Şahbettin Uluat
Köşe Yazarı
Şahbettin Uluat
 

Bayramlar şekerler değişen alışkanlıklar

Kurban Bayramı da bitti. Kesenler birinci gün kurbanlarını kesip eşe dosta dağıttılar. Bu bayram daha bir az geldi kurban eti. Pek çok kimse yardım dernekleri aracılığıyla yurt içinde ve dışında ihtiyaç sahiplerine gönderdiler kurbanlarını. İkinci, üçüncü, dördüncü gün de su gibi akıp tükendi. Eğer evinizdeki baklavalar ile çikolatalar, şekerler fazla kaldıysa oturup bunun nedenini konuşmaya başladınız. Görülen o ki, işler beklediğiniz gibi gitmedi. Yani umduğunuz kadar misafir gelmedi.  Bir şeyler eksik kaldı. Şimdi onun hesabını yapıyorsunuz eşinizle. "Yahu hanım," diyorsunuz, "biz falancalara niye gitmedik?" "Niye gidelim," diyor hanım. "Onlar geçen bayram bize geldiler mi ki, gidelim!" Uzatmıyorsunuz. Kısa bir süre sonra usulca yeniden soruyorsunuz. "Acaba, birileri de bize benzer nedenlerle gelmemiş olabilirler mi?" O omuz silkiyor.  Siz düşünmeye devam ediyorsunuz. "Şimdi başkalarının da tatlıları ve şekerleri ellerinde kalmıştır," diye geçiyor aklınızdan. Bu bir başka soruya kapı aralıyor. "Kaldıysa neden böyle oldu?" Sizler mi eli bol davranıp "ne olur, ne olmaz," diyerek gereğinden fazla aldınız yoksa gerçekten gelenler mi azaldı? Gelenler azaldıysa niye azaldı? Evet, şehirler büyüdü, yerleşim yerleri birbirinden uzak kaldı yani ulaşım kimileri için sorun haline gelmeye başladı.  Edremit TOKi bir dağın başında, Kevenli TOKi bir başka yerde, Bardakçı TOKİ üniversite yerleşkesini geçtikten sonra… Yani gelecek olanlar yaşlı kimselerse, arabaları da yoksa gelemeyebilirler. Bu yüzden bir - iki ziyaretçi azalabilir. Tabi, bu olasılıklardan sadece bir tanesi.  Başkaları da var. Van büyüdü, yoksulumuz, kırsaldan taşınıp gelenimiz arttı ama hali vakti yerinde olanlarımız da arttı. Van Gölü kıyılarında artık çok sayıda yazlık var. Yazlıkların karşısında ya da yakınında tertemiz sularıyla denizimiz var. Hani hazır bayram tatili nedeniyle iş güç yokken; çalışılan zamanlarda yeterince yorulmuşken, hem çoluk çocuk anne babalarının gözlerinin içine bakıyorken insanlar çıkıp yazlıklarına gitmişlerdir. Beş gün de beş gündür.  Hangi çalışanın eline kolay kolay geçer böyle bir fırsat.  Onlara da hak vermek gerekir. Geçmiş bayramlarda ziyaretinize gelmiş olanların bir kısmı da şehir dışına çıkmışlardır. Yeni akımlardan biri de bu.Sık sık televizyon haberlerine düşmüyor mu ulaşım araçlarının yüzde yüz dolu olduğu, ek seferler konulduğu haberleri. Eskiden tanıdıkların üçü, beşi giderdi kimse bilmezdi. Şimdi herkesin elinde akıllı telefonlar var, sosyal medya grupları var. Günler öncesinden herkesin, her şeyden haberi oluyor. Falancalar gitmiş, filancalar da bu akşam ya da yarın gidiyor, siz evde kalabilir misiniz? Kalıp ta çoluk çocuğun sesini kesebilir misiniz? Yüreğiniz el verir mi? Çıkıp gitmişlerdir. Siz de elinizde avucunuzda yoksa sırtınızı dayıyorsunuz kredi kartına, gidiyorsunuz. Bir de bu tatil zamanlarında düzenlenen turlar var.  Karadeniz Yayla Turu, Kapadokya Turu, yurt dışı turlar. Uçakla, gemiyle, trenle gidilenler. O da bir seçenek. Size olmasa da başkasına. Velhasıl kentler, mahalleler, evler boşalıyor, millet yollara düşüyor böyle zamanlarda. Bayramdır, ziyaretçilerimiz gelecek, ziyaretlere gideceğiz diye bekleyenler de ya gidip duvar olan kapılarla yüzleşiyorlar ya da evde oturup günde bir - iki ziyaretçi gelirse şükrediyorlar. Baklavalar ve çikolatalar bayramda tüketilmediyse her durumda tüketilir. Gelecek bayramda daha temkinli olmaya, daha az tatlı ve şeker almaya karar veriyorsunuz. Kesin olarak anlıyorsunuz ki eski bayramlar artık yok. Değişen zaman, farklılaşan olanaklar ile onlara bağlı olarak değişip dönüşen fikirler, beklentiler ve eylemler var. Zaten pek çok yakınınızdan da akıllı telefonlarınıza çeşit çeşit ve her biri diğerinden daha güzel resimler halinde tebrik mesajları da geldi ve yanıtlandı. Bayramlaşma işi tamam. Bundan sonraki ilk bayramda bir yerlere gitmek için önceden rezervasyon yapmak üzere anlaşıyorsunuz. Ne de olsa bu konuda deneyim kazanmış tanıdıklarınız var ve onlar size yardımcı olacaklar, biliyorsunuz.
Ekleme Tarihi: 19 Ağustos 2019 - Pazartesi

Bayramlar şekerler değişen alışkanlıklar

Kurban Bayramı da bitti.

Kesenler birinci gün kurbanlarını kesip eşe dosta dağıttılar. Bu bayram daha bir az geldi kurban eti. Pek çok kimse yardım dernekleri aracılığıyla yurt içinde ve dışında ihtiyaç sahiplerine gönderdiler kurbanlarını.

İkinci, üçüncü, dördüncü gün de su gibi akıp tükendi.

Eğer evinizdeki baklavalar ile çikolatalar, şekerler fazla kaldıysa oturup bunun nedenini konuşmaya başladınız. Görülen o ki, işler beklediğiniz gibi gitmedi.

Yani umduğunuz kadar misafir gelmedi.  Bir şeyler eksik kaldı.

Şimdi onun hesabını yapıyorsunuz eşinizle.

"Yahu hanım," diyorsunuz, "biz falancalara niye gitmedik?"

"Niye gidelim," diyor hanım. "Onlar geçen bayram bize geldiler mi ki, gidelim!"

Uzatmıyorsunuz. Kısa bir süre sonra usulca yeniden soruyorsunuz. "Acaba, birileri de bize benzer nedenlerle gelmemiş olabilirler mi?"

O omuz silkiyor.  Siz düşünmeye devam ediyorsunuz.

"Şimdi başkalarının da tatlıları ve şekerleri ellerinde kalmıştır," diye geçiyor aklınızdan. Bu bir başka soruya kapı aralıyor.

"Kaldıysa neden böyle oldu?"

Sizler mi eli bol davranıp "ne olur, ne olmaz," diyerek gereğinden fazla aldınız yoksa gerçekten gelenler mi azaldı?

Gelenler azaldıysa niye azaldı?

Evet, şehirler büyüdü, yerleşim yerleri birbirinden uzak kaldı yani ulaşım kimileri için sorun haline gelmeye başladı.  Edremit TOKi bir dağın başında, Kevenli TOKi bir başka yerde, Bardakçı TOKİ üniversite yerleşkesini geçtikten sonra…

Yani gelecek olanlar yaşlı kimselerse, arabaları da yoksa gelemeyebilirler. Bu yüzden bir - iki ziyaretçi azalabilir.

Tabi, bu olasılıklardan sadece bir tanesi.  Başkaları da var.

Van büyüdü, yoksulumuz, kırsaldan taşınıp gelenimiz arttı ama hali vakti yerinde olanlarımız da arttı.

Van Gölü kıyılarında artık çok sayıda yazlık var.

Yazlıkların karşısında ya da yakınında tertemiz sularıyla denizimiz var.

Hani hazır bayram tatili nedeniyle iş güç yokken; çalışılan zamanlarda yeterince yorulmuşken, hem çoluk çocuk anne babalarının gözlerinin içine bakıyorken insanlar çıkıp yazlıklarına gitmişlerdir.

Beş gün de beş gündür.  Hangi çalışanın eline kolay kolay geçer böyle bir fırsat.  Onlara da hak vermek gerekir.

Geçmiş bayramlarda ziyaretinize gelmiş olanların bir kısmı da şehir dışına çıkmışlardır. Yeni akımlardan biri de bu.Sık sık televizyon haberlerine düşmüyor mu ulaşım araçlarının yüzde yüz dolu olduğu, ek seferler konulduğu haberleri.

Eskiden tanıdıkların üçü, beşi giderdi kimse bilmezdi. Şimdi herkesin elinde akıllı telefonlar var, sosyal medya grupları var. Günler öncesinden herkesin, her şeyden haberi oluyor.

Falancalar gitmiş, filancalar da bu akşam ya da yarın gidiyor, siz evde kalabilir misiniz? Kalıp ta çoluk çocuğun sesini kesebilir misiniz? Yüreğiniz el verir mi?

Çıkıp gitmişlerdir. Siz de elinizde avucunuzda yoksa sırtınızı dayıyorsunuz kredi kartına, gidiyorsunuz.

Bir de bu tatil zamanlarında düzenlenen turlar var.  Karadeniz Yayla Turu, Kapadokya Turu, yurt dışı turlar. Uçakla, gemiyle, trenle gidilenler.

O da bir seçenek. Size olmasa da başkasına.

Velhasıl kentler, mahalleler, evler boşalıyor, millet yollara düşüyor böyle zamanlarda.

Bayramdır, ziyaretçilerimiz gelecek, ziyaretlere gideceğiz diye bekleyenler de ya gidip duvar olan kapılarla yüzleşiyorlar ya da evde oturup günde bir - iki ziyaretçi gelirse şükrediyorlar.

Baklavalar ve çikolatalar bayramda tüketilmediyse her durumda tüketilir.

Gelecek bayramda daha temkinli olmaya, daha az tatlı ve şeker almaya karar veriyorsunuz.

Kesin olarak anlıyorsunuz ki eski bayramlar artık yok.

Değişen zaman, farklılaşan olanaklar ile onlara bağlı olarak değişip dönüşen fikirler, beklentiler ve eylemler var.

Zaten pek çok yakınınızdan da akıllı telefonlarınıza çeşit çeşit ve her biri diğerinden daha güzel resimler halinde tebrik mesajları da geldi ve yanıtlandı. Bayramlaşma işi tamam.

Bundan sonraki ilk bayramda bir yerlere gitmek için önceden rezervasyon yapmak üzere anlaşıyorsunuz.

Ne de olsa bu konuda deneyim kazanmış tanıdıklarınız var ve onlar size yardımcı olacaklar, biliyorsunuz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.