(İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 05.03.2015 - 10:27, Güncelleme: 15.10.2020 - 08:20

Osman Kaya Erciş'te Gazeteciler İle Biraraya Geldi

 

Osman Kaya Erciş'te Gazeteciler İle Biraraya Geldi

AK Parti Van Milletvekili Aday Adayı Osman Kaya, Erciş’te basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Vanyolu Caddesi üzerinde bulunan bir kahvaltı salonunda gerçekleşen toplantıda açıklamalarda bulunan AK Parti Van Milletvekili Aday Adayı Osman Kaya, konuşmasını dört ana başlık altında sıraladı. Türkiye’nin Ortadoğu’ya komşu bir ülke olduğunun altını çizen Kaya, alt kademeden en üst kademeye kadar herkesin ülkeyi bu ateş çemberinden uzak tutması için çaba sarf etmesi gerektiğini söyledi. Kaya, “7 Haziran 2015 tarihinde ülkemizde yapılacak olan milletvekilliği seçimleri için ben de Van’dan aday adayı oldum. AK Parti’ye müracaatımızı yaptık. Temayül yoklaması gerçekleştirildi. Parti teşkilatı, STK ve esnaflarımızı ziyaret ettik ve ziyaretlerimize devam etmekteyiz. Bugün de siz değerli basın mensubu arkadaşlarımızla kahvaltıda bir araya gelmek istedik. Milletvekili aday adayı olanların belli hedefleri olması lazım. Bizim de belli hedeflerimiz var. Hedeflerimiz genel ve toplumsal anlamdadır. Bizim aldığımız kültürden, aldığımız eğitimden, yaşadığımız ortamdan kaynaklı olarak, bizim hedeflerimiz kişisel değil, toplumsal hedeflerdir. Milletvekili olmamız durumunda yapacağım hedeflerimi dört ana başlıkta toplayabilirim. Birincisi, ülkemizin durumunu biliyoruz. Ortadoğu’ya komşu bir devletiz. Şu anda Ortadoğu’da bir ateş çemberi var. Suriye ve Irak’ta yaşanan durum hiçbir şekilde uluslararası hukuka uymayan, özgürlüklerin ve insan haklarının var olmadığı bir sistem içindedir. Biz bu sistem içinde ülke olarak bir ateşe komşuyuz. Bu ateşinin her an ülkemize sıçrama ihtimali mevcut. Bana göre bu ülkenin hangi makamında olursanız olun, bu memleketi, bu memlekette yaşayan insanları, bu ateş çemberi dışında tutmak durumdayız. İkincisi, ülkemizde bir çözüm süreci meselesi var. Yüzlerce yıldan beri süregelen bir süreçtir, Kürt meselesi memleketimizde. Son 40 yıl içinde değil, ta 1850’lere dayanan bir durumdur. O tarihi süreci incelediğimizde biz bunu görürüz. Ama son 40 yılda biz bunu yaşadığımız için görüyoruz. Bu bir kanayan yaradır. Bunun düzeltilmesi lazım. AK Parti’nin açmış olduğu bir çığır var. Bir çözüm süreci var. Öncelikle buna çok özen gösterip, çok dikkat edilip ve bunun sonuca ulaştırılması gerek. Ülkemizde Kürtlerle Türklerin durumu hiçbir şekilde Irak’taki gibi değildir. Irak’ta belli lokal bölgeler vardır. Bugün Kuzey Irak Bölgesi vardır. Kürtlerin yaşadığı yerlerdir. Ama bizim ülkemizde böyle bir durum yok. Biz de Kürt nüfusun yüzde 65 oranı Anadolu’nun batısında yaşıyor. Böyle bir problem sadece doğuyu yakmaz. Böyle bir problem bütün Türkiye’yi yakar. Çözüm sürecinin sağlıklı bir şekilde sonuçlandırılması gerekiyor. Bunun için mücadele edeceğim. Üçüncüsü de Van, genel anlamda ilimiz, bilindiği üzere büyüyen bir şehir. Göç alan ve göç veren bir şehir. Son zamanlarda nüfusuna baktığımızda anakent konumundadır. Ama bu hızlı göç aynı zamanda da sorunları da beraberinde getirmektedir. Dikkat ediniz, Van’dan sermaye göçü vardır. Bu çok önemli. Sermaye göçünün olduğu yerde yoksullaşma başlar, işsizlik başlar. Bizim temel hedefimiz Van’daki bu göçer sermayeyi durdurmak, geri döndürmek veya teşvik edip özel sermayeye devletin Van’a yatırımlarını sağlamak. Bir turizm potansiyeli var. Bu potansiyelini hayata geçirmektir. Gerçekten hiçbir yerin sahip olmadığı bin 700 rakımında bir Van Gölü var. Bu denizi değerlendirmek lazım. Her şey yapılabilinir burada. Ama öncelikle huzurun olması lazım bu ülkede, Van’da Erciş’te. Bunu sağladığınız takdirde para da gelir, turizm de gelir, iş de gelir, istihdam da gelir. İnsanlar hiçbir şekilde cebindeki parayı kavga ortamına atmaz. Onun için çözüm sürecinin gerçekleşmesi lazım. Van’a bu konuda destek vermek lazım. Dördüncü durum ise, asıl acımız, asıl sıkıntımız, asıl meselemiz olan Erciş’tir. 2011 yılında bir deprem yaşadık. Halen belimizi doğrultamadık. Halen yaraları saramadık. Erciş’e baktığımızda karşımızda sanki savaştan çıkmış bir Afganistan kenti görüyoruz. Erciş 200 bin nüfusu olan devasa bir ilçe. Ülkemizdeki birçok şehirden daha büyük. Binlerce yıllık tarihi var. Birçok medeniyete de başkentlik yapmış bir yer. Ayrıca, kendisine özgü kültürü var. Bu çok önemlidir. Doğuda hiçbir yerin sahip olmadığı özel bir kültürel yapısı var. Bunu düşünmek lazım. Ve uzun zaman yaşadığımız yerde görüyoruz bir ticaret şehri idi Erciş. Bölgenin ticaret merkeziydi. Van, Bitlis ve Ağrı illerinin ortasında kendisince bir merkez oluşmuş, bir ticaret ve kültür şehri iken, bugün ne vaziyette olduğumuzu görüyoruz. Asıl bunun için uğraşmak lazım. Hani Van için de uğraşılacaktır. Ama asıl yaşadığımız yer için uğraşmamız gerekiyor. Erciş’in bir an önce eski güzel günlerine dönüştürülmesi gerekiyor. Bir kentsel dönüşüm süreci var. Bir türlü gerçekleştiremedik. Bunların acısını yaşamak, bunları gerçekleştirmek lazım. Ben 12 yıldır aralıksız olarak Erciş’te yaşıyorum. Bu süre içinde Erciş’te iki kara gün yaşadım. Bunun birisi 23 Ekim 2011 tarihinde meydana gelen deprem. İkincisi de 6-7 Ekim 2014 olayları ve Erciş esnafının işyerlerinin yakılması. Bu çok acı bir durum. Gerçekten konuştuğumuz zaman bunu boğazımız düğümleniyor. Bu süreci burada yaşamayan bu derdi anlayamaz. Ben bunu herkesin bilmesini istiyorum. Eğer depremde sallanmamışsa, eğer o acı dumanı hissetmemişse o gün, sen Erciş’in derdini anlayamasın kardeşim. Biz de, bu işi yapacağız diyen insanlar vardır. Ama öncelikle o acıyı insanların hissetmesi gerekiyor. Biz bunu hissettik ve buna çare olmak istiyoruz. Eğer buna çare üretemezsek, eğer Erciş’i o eski güzel günlerine döndüremezsek biz bu işe ne soyunalım, ne de uğraşalım. Bizim bütün hedefimiz budur. AK Parti’ye bu konuda düşen görevler var. Biz AK Parti’nin bu işi yapacağına inanıyoruz. Yapmasa da öyle bir durum olursa yaptıracağımıza inanıyoruz. Bu şekilde inşallah Erciş’i o güzel günlerine kavuşturacağız. Hedeflerim bunlardır. Davetimize icabet ettiğiniz için siz basın mensubu arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum” dedi.
AK Parti Van Milletvekili Aday Adayı Osman Kaya, Erciş’te basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Vanyolu Caddesi üzerinde bulunan bir kahvaltı salonunda gerçekleşen toplantıda açıklamalarda bulunan AK Parti Van Milletvekili Aday Adayı Osman Kaya, konuşmasını dört ana başlık altında sıraladı. Türkiye’nin Ortadoğu’ya komşu bir ülke olduğunun altını çizen Kaya, alt kademeden en üst kademeye kadar herkesin ülkeyi bu ateş çemberinden uzak tutması için çaba sarf etmesi gerektiğini söyledi. Kaya, “7 Haziran 2015 tarihinde ülkemizde yapılacak olan milletvekilliği seçimleri için ben de Van’dan aday adayı oldum. AK Parti’ye müracaatımızı yaptık. Temayül yoklaması gerçekleştirildi. Parti teşkilatı, STK ve esnaflarımızı ziyaret ettik ve ziyaretlerimize devam etmekteyiz. Bugün de siz değerli basın mensubu arkadaşlarımızla kahvaltıda bir araya gelmek istedik. Milletvekili aday adayı olanların belli hedefleri olması lazım. Bizim de belli hedeflerimiz var. Hedeflerimiz genel ve toplumsal anlamdadır. Bizim aldığımız kültürden, aldığımız eğitimden, yaşadığımız ortamdan kaynaklı olarak, bizim hedeflerimiz kişisel değil, toplumsal hedeflerdir. Milletvekili olmamız durumunda yapacağım hedeflerimi dört ana başlıkta toplayabilirim. Birincisi, ülkemizin durumunu biliyoruz. Ortadoğu’ya komşu bir devletiz. Şu anda Ortadoğu’da bir ateş çemberi var. Suriye ve Irak’ta yaşanan durum hiçbir şekilde uluslararası hukuka uymayan, özgürlüklerin ve insan haklarının var olmadığı bir sistem içindedir. Biz bu sistem içinde ülke olarak bir ateşe komşuyuz. Bu ateşinin her an ülkemize sıçrama ihtimali mevcut. Bana göre bu ülkenin hangi makamında olursanız olun, bu memleketi, bu memlekette yaşayan insanları, bu ateş çemberi dışında tutmak durumdayız. İkincisi, ülkemizde bir çözüm süreci meselesi var. Yüzlerce yıldan beri süregelen bir süreçtir, Kürt meselesi memleketimizde. Son 40 yıl içinde değil, ta 1850’lere dayanan bir durumdur. O tarihi süreci incelediğimizde biz bunu görürüz. Ama son 40 yılda biz bunu yaşadığımız için görüyoruz. Bu bir kanayan yaradır. Bunun düzeltilmesi lazım. AK Parti’nin açmış olduğu bir çığır var. Bir çözüm süreci var. Öncelikle buna çok özen gösterip, çok dikkat edilip ve bunun sonuca ulaştırılması gerek. Ülkemizde Kürtlerle Türklerin durumu hiçbir şekilde Irak’taki gibi değildir. Irak’ta belli lokal bölgeler vardır. Bugün Kuzey Irak Bölgesi vardır. Kürtlerin yaşadığı yerlerdir. Ama bizim ülkemizde böyle bir durum yok. Biz de Kürt nüfusun yüzde 65 oranı Anadolu’nun batısında yaşıyor. Böyle bir problem sadece doğuyu yakmaz. Böyle bir problem bütün Türkiye’yi yakar. Çözüm sürecinin sağlıklı bir şekilde sonuçlandırılması gerekiyor. Bunun için mücadele edeceğim. Üçüncüsü de Van, genel anlamda ilimiz, bilindiği üzere büyüyen bir şehir. Göç alan ve göç veren bir şehir. Son zamanlarda nüfusuna baktığımızda anakent konumundadır. Ama bu hızlı göç aynı zamanda da sorunları da beraberinde getirmektedir. Dikkat ediniz, Van’dan sermaye göçü vardır. Bu çok önemli. Sermaye göçünün olduğu yerde yoksullaşma başlar, işsizlik başlar. Bizim temel hedefimiz Van’daki bu göçer sermayeyi durdurmak, geri döndürmek veya teşvik edip özel sermayeye devletin Van’a yatırımlarını sağlamak. Bir turizm potansiyeli var. Bu potansiyelini hayata geçirmektir. Gerçekten hiçbir yerin sahip olmadığı bin 700 rakımında bir Van Gölü var. Bu denizi değerlendirmek lazım. Her şey yapılabilinir burada. Ama öncelikle huzurun olması lazım bu ülkede, Van’da Erciş’te. Bunu sağladığınız takdirde para da gelir, turizm de gelir, iş de gelir, istihdam da gelir. İnsanlar hiçbir şekilde cebindeki parayı kavga ortamına atmaz. Onun için çözüm sürecinin gerçekleşmesi lazım. Van’a bu konuda destek vermek lazım. Dördüncü durum ise, asıl acımız, asıl sıkıntımız, asıl meselemiz olan Erciş’tir. 2011 yılında bir deprem yaşadık. Halen belimizi doğrultamadık. Halen yaraları saramadık. Erciş’e baktığımızda karşımızda sanki savaştan çıkmış bir Afganistan kenti görüyoruz. Erciş 200 bin nüfusu olan devasa bir ilçe. Ülkemizdeki birçok şehirden daha büyük. Binlerce yıllık tarihi var. Birçok medeniyete de başkentlik yapmış bir yer. Ayrıca, kendisine özgü kültürü var. Bu çok önemlidir. Doğuda hiçbir yerin sahip olmadığı özel bir kültürel yapısı var. Bunu düşünmek lazım. Ve uzun zaman yaşadığımız yerde görüyoruz bir ticaret şehri idi Erciş. Bölgenin ticaret merkeziydi. Van, Bitlis ve Ağrı illerinin ortasında kendisince bir merkez oluşmuş, bir ticaret ve kültür şehri iken, bugün ne vaziyette olduğumuzu görüyoruz. Asıl bunun için uğraşmak lazım. Hani Van için de uğraşılacaktır. Ama asıl yaşadığımız yer için uğraşmamız gerekiyor. Erciş’in bir an önce eski güzel günlerine dönüştürülmesi gerekiyor. Bir kentsel dönüşüm süreci var. Bir türlü gerçekleştiremedik. Bunların acısını yaşamak, bunları gerçekleştirmek lazım. Ben 12 yıldır aralıksız olarak Erciş’te yaşıyorum. Bu süre içinde Erciş’te iki kara gün yaşadım. Bunun birisi 23 Ekim 2011 tarihinde meydana gelen deprem. İkincisi de 6-7 Ekim 2014 olayları ve Erciş esnafının işyerlerinin yakılması. Bu çok acı bir durum. Gerçekten konuştuğumuz zaman bunu boğazımız düğümleniyor. Bu süreci burada yaşamayan bu derdi anlayamaz. Ben bunu herkesin bilmesini istiyorum. Eğer depremde sallanmamışsa, eğer o acı dumanı hissetmemişse o gün, sen Erciş’in derdini anlayamasın kardeşim. Biz de, bu işi yapacağız diyen insanlar vardır. Ama öncelikle o acıyı insanların hissetmesi gerekiyor. Biz bunu hissettik ve buna çare olmak istiyoruz. Eğer buna çare üretemezsek, eğer Erciş’i o eski güzel günlerine döndüremezsek biz bu işe ne soyunalım, ne de uğraşalım. Bizim bütün hedefimiz budur. AK Parti’ye bu konuda düşen görevler var. Biz AK Parti’nin bu işi yapacağına inanıyoruz. Yapmasa da öyle bir durum olursa yaptıracağımıza inanıyoruz. Bu şekilde inşallah Erciş’i o güzel günlerine kavuşturacağız. Hedeflerim bunlardır. Davetimize icabet ettiğiniz için siz basın mensubu arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.