Köşe Yazıları (İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 14.08.2013 - 10:33, Güncelleme: 15.10.2020 - 08:19

ZAMAN İLERLİYOR, FİKİRLER DOĞUYOR!

 

ZAMAN İLERLİYOR, FİKİRLER DOĞUYOR!

Hep deriz; "Zamana yetişemiyoruz" Evet zaman hızla akıp gidiyor, giderken durmuyor, yeni gelişmeler ışığı her an daha çok parlıyor. Ve biz bunun farkına varmadan içerisinde sürüklenip gidiyoruz. Her geçen gün yeni bir şey öğreniyoruz. Bunun adı çağın gelişmesi aslında. Çünkü zaman ilerledikçe, çağ değiştikçe, insanlar yaşlanıp yeni nesiller geldikçe ortaya bambaşka düşünceler , bambaşka fikirler doğuyor . Yeni gelecek bizim arkamızdan değil, sanki önde gidiyor. Çünkü bizlerden daha ileriyi görebiliyor. Ona göre yaşıyor. Bu yaşantı da biz onları anlamıyoruz. Nedeni ise; Biz teknolojiden uzak yetişmemiz ve teknolojiye ayak uyduramamamızdır. Bu düşüncelerinden bir tanesinin adı ise ' Avrupalılaşma'Her ne kadar  bize çok uzak görünse de, istemesek te, örf adetlerimize uymasa da böyle bir gerçek var ve gençler buna çoktan ayak uydurdular bile…Yaşı ilerlemiş kişilere göre Avrupalaşma merakı yüzünden yok olup giden kültürün seyircisi haline geldik . ' Yılbaşı kutlaması ' , ' Noel baba ' , ' cadılar bayramı ' , ' sevgililer günü ' , ' Bekârlığa veda partisi ' gibi ve birçok Avrupa kültürünü özümser olduk. Bunların adı kimine göre günah, kimine göre ayıp, kimine göre bize yakışmasa da Avrupalaşma konusu gündemde yerini korumaya devam ediyor. Eskiden neler yapılırdı?. Hacivat - Karagöz gölge oyununu? Tiyatro? Açık hava sineması? Bunlar sosyal yaşamdı. Gün nasıl geçiyordu. Evde ekmek yaparak? Çay sohbetleri? Kahve kültürü? Gün toplantıları? Bunların yerine, 3 boyutlu sinemalar, interneti partiler, formlar, müzik, konser, doğa yürüyüşleri gibi şeyler aldı. Bırakın Avrupalaşalım. Bırakın sosyal ağlarda gezinelim. Unutmayın! Gençler bizden birkaç adım önde gidiyor. Çok yaratıcı, pratik zekalı, hazır cevap, araştırmacı bir nesil yetişiyor. Ben şahsen onlara güveniyorum. Eskiden yaşlılara danışılır onlar ne derse o yapılırdı. Kimse doğru yanlış bunun hesabını yapmaz dediğini aynen uygulardı. Oysa şimdi her gün internetten, kitaplardan araştıran bir nesil yetişti. Onların kararlarımıza karşı çıkması saygısızlıktan değil, tam tersi araştırıp doğruyu bilmelerinden kaynaklanıyor. Onlara güvenin, onların kendilerine güvenmesini sağlayın. İnsan yaşadığı dünya içinde öğrenmeye açık olmalı ki yarının dünden ve bugünün yarından farkı olsun. Yoksa birbirinin takipçisi günler arasında bir fark yoksa o hayat boştur. Her yeni gün, düne nazaran yeni bir şeyler vermemişse gün boştur.Sevgiyle ilerleyin…   vanhaber,van,haber,van haber Bedia Barak,insan,nazar,kitap,eski,avrupa,yaratıcı,internet,yaratıcı,zeka,pratik,teknoloji,zaman,Hacivat - Karagöz,gölge oyununu,formlar, müzik,konser,doğa,yürüyüş
Hep deriz; "Zamana yetişemiyoruz" Evet zaman hızla akıp gidiyor, giderken durmuyor, yeni gelişmeler ışığı her an daha çok parlıyor. Ve biz bunun farkına varmadan içerisinde sürüklenip gidiyoruz. Her geçen gün yeni bir şey öğreniyoruz. Bunun adı çağın gelişmesi aslında. Çünkü zaman ilerledikçe, çağ değiştikçe, insanlar yaşlanıp yeni nesiller geldikçe ortaya bambaşka düşünceler , bambaşka fikirler doğuyor .
Yeni gelecek bizim arkamızdan değil, sanki önde gidiyor. Çünkü bizlerden daha ileriyi görebiliyor. Ona göre yaşıyor. Bu yaşantı da biz onları anlamıyoruz. Nedeni ise; Biz teknolojiden uzak yetişmemiz ve teknolojiye ayak uyduramamamızdır.
Bu düşüncelerinden bir tanesinin adı ise ' Avrupalılaşma'
Her ne kadar  bize çok uzak görünse de, istemesek te, örf adetlerimize uymasa da böyle bir gerçek var ve gençler buna çoktan ayak uydurdular bile…
Yaşı ilerlemiş kişilere göre Avrupalaşma merakı yüzünden yok olup giden kültürün seyircisi haline geldik . ' Yılbaşı kutlaması ' , ' Noel baba ' , ' cadılar bayramı ' , ' sevgililer günü ' , ' Bekârlığa veda partisi ' gibi ve birçok Avrupa kültürünü özümser olduk.
Bunların adı kimine göre günah, kimine göre ayıp, kimine göre bize yakışmasa da Avrupalaşma konusu gündemde yerini korumaya devam ediyor.
Eskiden neler yapılırdı?. Hacivat - Karagöz gölge oyununu? Tiyatro? Açık hava sineması? Bunlar sosyal yaşamdı.
Gün nasıl geçiyordu. Evde ekmek yaparak? Çay sohbetleri? Kahve kültürü? Gün toplantıları? Bunların yerine, 3 boyutlu sinemalar, interneti partiler, formlar, müzik, konser, doğa yürüyüşleri gibi şeyler aldı.
Bırakın Avrupalaşalım. Bırakın sosyal ağlarda gezinelim. Unutmayın! Gençler bizden birkaç adım önde gidiyor. Çok yaratıcı, pratik zekalı, hazır cevap, araştırmacı bir nesil yetişiyor. Ben şahsen onlara güveniyorum.
Eskiden yaşlılara danışılır onlar ne derse o yapılırdı. Kimse doğru yanlış bunun hesabını yapmaz dediğini aynen uygulardı. Oysa şimdi her gün internetten, kitaplardan araştıran bir nesil yetişti. Onların kararlarımıza karşı çıkması saygısızlıktan değil, tam tersi araştırıp doğruyu bilmelerinden kaynaklanıyor.
Onlara güvenin, onların kendilerine güvenmesini sağlayın.
İnsan yaşadığı dünya içinde öğrenmeye açık olmalı ki yarının dünden ve bugünün yarından farkı olsun. Yoksa birbirinin takipçisi günler arasında bir fark yoksa o hayat boştur. Her yeni gün, düne nazaran yeni bir şeyler vermemişse gün boştur.
Sevgiyle ilerleyin…
 
Bedia Barak,insan,nazar,kitap,eski,avrupa,yaratıcı,internet,yaratıcı,zeka,pratik,teknoloji,zaman,Hacivat - Karagöz,gölge oyununu,formlar, müzik,konser,doğa,yürüyüş
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.