Nedim İlikçi
Köşe Yazarı
Nedim İlikçi
 

Ölüm ve sürgün Osmanlı Müslümanlarının etnik kıyımı (1821-1922)

Değerli okurlar; Osmanlı Devletinin güç kaybetmesi sonucunda tabiiyetinde yaşayan farklı etnik, dini veya mezhebi özelliklere sahip olan (Yunan, Bulgar, Sırp, Arnavut, Ermeni, Arap vs.) halklar kendi devletlerini kurma çabası içine girmişler. Yüzlerce yıldır beraber yaşadıkları Müslüman halkları da Anadolu'ya göç etmeye zorlamışlar. Anadolu; Osmanlı Devletinin idaresinden çıkan bölgelerden gelen muhacirlerle dolup taşmış. Kırım Türkleri, Çerkezler, Lazlar, Abazalar,  Ahıskalılar, Dağıstanlılar, Balkan halkları ve daha nice Müslüman halklar Anadolu'ya muhacir olarak gelmek zorunda kalmışlar.                                     Emperyalist güçler Osmanlı coğrafyasındaki bu ayrılıkçı gelişmeleri desteklemişler. Ayrılıkçı hareketlerin fikri alt yapılanmasında ve sahada uygulanmasında gerekli olan askeri ve diplomatik desteği esirgememişler. Sonuçta Osmanlı coğrafyasını parçalamış ve altmışın üzerinde devlet oluşmasını sağlamışlar. Bu bölücü çabalarını Anadolu'da da uygulamaya çalışmışlar. Ruslar ve müttefikleri; Anadolu'da bir Ermenistan'ın kurulamayacağı ihtimaline karşı Kafkaslarda bir Ermenistan oluşturmanın ön hazırlıklarını yapmışlar.1850'lerden başlayarak Erivan civarında yaşayan Müslüman halkları Anadolu'ya göçe zorlamış, Anadolu'da yaşayan Ermenileri de Erivan civarına göçe özendirmişler. O bölgede Ermeni nüfusun artmasını, Müslüman nüfusun azalmasını sağlamışlar. Sonuçta; Anadolu'da bir Ermenistan kurduramasalar da güney Kafkasya da bir Ermenistan teşkil etmişler. . Osmanlı Devleti emperyalistlerin bu tasarrufuna engel olamamış.     Anadolu'nun batısında, İngilizlerin aklı ve desteği ile Anadolu Rumlarını Yunanistan'a bağlamak amacıyla Yunan ordusu tarafından yapılan askeri hareket başarılı olamamış. Bunun sonucunda Anadolu Rumları geri çekilen Yunan ordusu ile beraber Yunanistan'a dönmek zorunda kalmışlar. Bu göç Yunan ordusunun çekilmesinden sonra da yapılan mübadele anlaşması ile birkaç yıl daha devam etmiş. Anadolu Hıristiyanları Balkanlara, Balkanlardaki Müslüman ahali Anadolu'ya göçmüş.                                                                                                                                                                                        Van'ımızın Ruslar ve Ermeni çeteleri tarafından işgal edildiği 1915 yılında muhacirlik zirve yapmış. Van'da yaşayan Türkler ve Kürtler Anadolu'nun iç kısımlarına göçmüşler. Bir kısmı da( o dönem bizim toprağımız olan) Irak ve Suriye bölgelerine göçmüşler. Van işgalden kurtarıldıktan sonra, sağ kalabilen ve imkân bulan Vanlılar üç yıllık muhaceretten sonra Van'a dönmeye başlamışlar.                                                                                                                                                                        Van; Rus ve Ermeni işgalinden kurtarıldıktan sonra da, Ermeniler Van'da yaşayamaz olmuş ve bu günkü Ermenistan'a göç etmişler. Ermenilerin devlet kurma mücadelesinde onlara yardım eden Yezidiler Ermenilerle beraber Ermenistan'a gitmişler. Nesturiler; İran, Irak ve Suriye'ye göç etmek zorunda kalmışlar.  Kısacası muhacirlik Anadolu topraklarının yazgısı olmuş. Bu muhaceretten ilimiz de fazlasıyla nasibini almış. Onun için Vanlılar muhaceret kelimesinin söylendiği kadar kolay yaşanmadığını, anneyi evladından, bacıyı kardeşinden ettiğini, aileleri ayırdığını, açlık, yokluk, hastalık ve ölümü çağrıştırdığını iyi bilirler. Seferberliği yaşamış büyüklerimizin deyimi ile "Allah o günleri bir daha yaşatmasın. "Allah devlete ve millete zeval vermesin."diyelim…                                                                1821-1922 yıllarında Anadolu'da, Kafkaslarda ve Balkanlarda yaşanan bu muhacereti en iyi işleyen kitaplardan biri de Justın Mc Cartyh'nin "Ölüm ve Sürgün" isimli kitabıdır. Kitabın yazarının olaylara müdahil birçok devletin arşiv belgelerinden faydalanması kitabı da daha kıymetli kılmıştır. Dönemin olaylarının, neden ve sonuçlarını tamamen belgelere dayalı olarak anlatmıştır.                                                                                                    Kitapta Van'daki olaylar ve muhaceretten da bahsedilmiştir. Muhacir olan Vanlıların yollarının Ermeni çeteleri tarafından kesilip katledildikleri belgelerle anlatılmıştır. Hatta Ermeni çetelerinin, Van'dan Hakkâri yönüne doğru kaçmaya çalışan 300 kadar Yahudi'yi de katlettiklerinden bahsedilmiştir. " Ölüm ve Sürgün" kitabının yazarı Justın Mc Carthy, Louisville Üniversitesinde tarih bölümünde profesör olarak görev yapmaya devam etmektedir. Balkanlar ve Ortadoğu üzerine yaptığı çalışmalarla dünyaca tanınan ve kabul gören bir tarihçidir. Kitap Fatma Sarıkaya tarafından Türkçeye tercüme edilmiş ve 402 sayfadan ibarettir. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu; Türk Tarih Kurumu Yayınları tarafından 2014 yılında Ankara'da basılmıştır.                                                                                     1821-1922 yılları arasında hem ilimiz hem de Anadolu, Balkanlar ve Kafkasya'daki göç ve sürgünleri merak eden herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu belirtmek isterim... Kalın sağlıcakla…
Ekleme Tarihi: 27 Ekim 2019 - Pazar

Ölüm ve sürgün Osmanlı Müslümanlarının etnik kıyımı (1821-1922)

Değerli okurlar; Osmanlı Devletinin güç kaybetmesi sonucunda tabiiyetinde yaşayan farklı etnik, dini veya mezhebi özelliklere sahip olan (Yunan, Bulgar, Sırp, Arnavut, Ermeni, Arap vs.) halklar kendi devletlerini kurma çabası içine girmişler. Yüzlerce yıldır beraber yaşadıkları Müslüman halkları da Anadolu'ya göç etmeye zorlamışlar. Anadolu; Osmanlı Devletinin idaresinden çıkan bölgelerden gelen muhacirlerle dolup taşmış. Kırım Türkleri, Çerkezler, Lazlar, Abazalar,  Ahıskalılar, Dağıstanlılar, Balkan halkları ve daha nice Müslüman halklar Anadolu'ya muhacir olarak gelmek zorunda kalmışlar.                                    

Emperyalist güçler Osmanlı coğrafyasındaki bu ayrılıkçı gelişmeleri desteklemişler. Ayrılıkçı hareketlerin fikri alt yapılanmasında ve sahada uygulanmasında gerekli olan askeri ve diplomatik desteği esirgememişler. Sonuçta Osmanlı coğrafyasını parçalamış ve altmışın üzerinde devlet oluşmasını sağlamışlar. Bu bölücü çabalarını Anadolu'da da uygulamaya çalışmışlar.

Ruslar ve müttefikleri; Anadolu'da bir Ermenistan'ın kurulamayacağı ihtimaline karşı Kafkaslarda bir Ermenistan oluşturmanın ön hazırlıklarını yapmışlar.1850'lerden başlayarak Erivan civarında yaşayan Müslüman halkları Anadolu'ya göçe zorlamış, Anadolu'da yaşayan Ermenileri de Erivan civarına göçe özendirmişler. O bölgede Ermeni nüfusun artmasını, Müslüman nüfusun azalmasını sağlamışlar. Sonuçta; Anadolu'da bir Ermenistan kurduramasalar da güney Kafkasya da bir Ermenistan teşkil etmişler. . Osmanlı Devleti emperyalistlerin bu tasarrufuna engel olamamış.    

Anadolu'nun batısında, İngilizlerin aklı ve desteği ile Anadolu Rumlarını Yunanistan'a bağlamak amacıyla Yunan ordusu tarafından yapılan askeri hareket başarılı olamamış. Bunun sonucunda Anadolu Rumları geri çekilen Yunan ordusu ile beraber Yunanistan'a dönmek zorunda kalmışlar. Bu göç Yunan ordusunun çekilmesinden sonra da yapılan mübadele anlaşması ile birkaç yıl daha devam etmiş. Anadolu Hıristiyanları Balkanlara, Balkanlardaki Müslüman ahali Anadolu'ya göçmüş.                                                                                                                                                                                      

 Van'ımızın Ruslar ve Ermeni çeteleri tarafından işgal edildiği 1915 yılında muhacirlik zirve yapmış. Van'da yaşayan Türkler ve Kürtler Anadolu'nun iç kısımlarına göçmüşler. Bir kısmı da( o dönem bizim toprağımız olan) Irak ve Suriye bölgelerine göçmüşler. Van işgalden kurtarıldıktan sonra, sağ kalabilen ve imkân bulan Vanlılar üç yıllık muhaceretten sonra Van'a dönmeye başlamışlar.                                                                                                                                                                       

Van; Rus ve Ermeni işgalinden kurtarıldıktan sonra da, Ermeniler Van'da yaşayamaz olmuş ve bu günkü Ermenistan'a göç etmişler. Ermenilerin devlet kurma mücadelesinde onlara yardım eden Yezidiler Ermenilerle beraber Ermenistan'a gitmişler. Nesturiler; İran, Irak ve Suriye'ye göç etmek zorunda kalmışlar.

 Kısacası muhacirlik Anadolu topraklarının yazgısı olmuş. Bu muhaceretten ilimiz de fazlasıyla nasibini almış. Onun için Vanlılar muhaceret kelimesinin söylendiği kadar kolay yaşanmadığını, anneyi evladından, bacıyı kardeşinden ettiğini, aileleri ayırdığını, açlık, yokluk, hastalık ve ölümü çağrıştırdığını iyi bilirler. Seferberliği yaşamış büyüklerimizin deyimi ile "Allah o günleri bir daha yaşatmasın. "Allah devlete ve millete zeval vermesin."diyelim…       

                                                       

1821-1922 yıllarında Anadolu'da, Kafkaslarda ve Balkanlarda yaşanan bu muhacereti en iyi işleyen kitaplardan biri de Justın Mc Cartyh'nin "Ölüm ve Sürgün" isimli kitabıdır. Kitabın yazarının olaylara müdahil birçok devletin arşiv belgelerinden faydalanması kitabı da daha kıymetli kılmıştır. Dönemin olaylarının, neden ve sonuçlarını tamamen belgelere dayalı olarak anlatmıştır.                                                                                                   

Kitapta Van'daki olaylar ve muhaceretten da bahsedilmiştir. Muhacir olan Vanlıların yollarının Ermeni çeteleri tarafından kesilip katledildikleri belgelerle anlatılmıştır. Hatta Ermeni çetelerinin, Van'dan Hakkâri yönüne doğru kaçmaya çalışan 300 kadar Yahudi'yi de katlettiklerinden bahsedilmiştir.

" Ölüm ve Sürgün" kitabının yazarı Justın Mc Carthy, Louisville Üniversitesinde tarih bölümünde profesör olarak görev yapmaya devam etmektedir. Balkanlar ve Ortadoğu üzerine yaptığı çalışmalarla dünyaca tanınan ve kabul gören bir tarihçidir. Kitap Fatma Sarıkaya tarafından Türkçeye tercüme edilmiş ve 402 sayfadan ibarettir. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu; Türk Tarih Kurumu Yayınları tarafından 2014 yılında Ankara'da basılmıştır.                                                                                    

1821-1922 yılları arasında hem ilimiz hem de Anadolu, Balkanlar ve Kafkasya'daki göç ve sürgünleri merak eden herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu belirtmek isterim...

Kalın sağlıcakla…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.