Azmi İlvan
Köşe Yazarı
Azmi İlvan
 

Köy Kent Yaşamı...

Bu terim Van'ın 1918 - 1980 dönemi için en uygun kelimedir.  Bir yandan şehir yaşantısı öbür yandan köy yaşantısı iç içeydi. 1960 ve 1980 yıllarını hafızamda canlandırdığım zaman, Cumhuriyet Caddesi ve çevresi kent yaşamı,  Merkezden uzak kesimler de köy yaşantısını yaşama şansını bulanlardanım. Şehir Merkezinde Sinemalar, Mağazalar, Kuyumcular, Terziler, Berberler, Fırınlar, Bankalar, Devlet Daireleri, Kahvehaneler, Halkevi, Müze, PTT, Spor Kulüpleri, Oteller, Okullar, Pastaneler, Sebze Pazarı içinde Kasaplar, Memurlar Kulübü altında bilardo salonu ve Meslek Lisesinin karşısında toprak Futbol sahası ( Saha Dört duvarla çevrili, kenarlarında ayakta seyirci, trübün hak getire ki zaten trübün için yer yoktu. Daha sonra İpek yolu kenarına Stad yapıldı ) ve Şehir Hamamları vardı. Yani, tüm ihtiyaçlarımızı karşılayan ÇARŞI diye nitelendirdiğimiz Cumhuriyet Caddesi boydan boya ve üst sokağı ve aşağı ara sokaklar. Hapsi hepsi ortalama 4 veya 5 dönümlük bir alan içindeydi. Ben hep şöyle düşünürdüm.  Van'ın orta yeri Dört yol ağzı olan, Maraş Caddesinin Cumhuriyet Caddesiyle buluştuğu yer bana göre Van'ın Ortasıydı. Orayı merkez kabul edip 3 km'lik bir daire cizdiğimizde, Kent yaşamı olan bölge ortaya çıkardı o yıllarda. Köy Kent dememin sebebi ise bu 3 km'lik alan dışında kalan Müstakil evlerin ve bahçelerin hatta tarlaların olduğu bölge.  Tarımla, Bostanla ve Hayvancılıkla uğraşan geçinen aileler. Nahır nedir bilirsiniz,  belki yeni nesil duymamış olabilir. Merkezden uzak mahallelerde büyükbaş hayvanları şehir dışına çıkarıp otlatmaya gönderirlerdi, Başlarında bir çoban sokaklardan geçerken hayvanları evlerden teslim alır,  akşam döndüklerin de Sığırlarını İneklerini teslim alır ahıra koyarlardı ve Süt sağma mesaisi başlardı. Taze Süt'ün keyfini çıkarırdık hele ki o sütlerden yapılan yoğurtlar. Tandır evleri vardı,  Hem ekmek yapılır hemde Van Balığı bişirirlerdi. Van'ın belirli bölgesi Kent yaşamı, diğer bölgeleri köy yaşamıydı,  ama iç içeydi.  Kentli Köylüler, Köylü Kentliler. Gün için de ikisini birden yaşayan Vanlılar. M. Kemal ATATÜRK, ''Köylüler Milletin Efendisidir'' derken biz Vanlılar Köy yaşamıyla Üreten, Kent Yaşamıyla tüketen memleketin insanlarıydık. Köy Kent olmanın avantajlarını doya doya yaşadık.  Bu arada unutmadan bir konuya da değinmek isterim. Eski yapılara, tarihi kimliği olan Okullara, Folklorik yaşam tarzına, Vanı van yapan değerlerimize, Kentin hafızasına sahip çıkalım ve Kentin Kimliğinden de uzaklaşmayalım. Ne demiş Çelebi ''Gez Dünyayı, Gör Van'ı'' Şimdiden, 2 Nisan Dünya Vanlılar Gününüz Kutlu olsun Canlar. Aze...
Ekleme Tarihi: 11 Şubat 2018 - Pazar

Köy Kent Yaşamı...

Bu terim Van'ın 1918 - 1980 dönemi için en uygun kelimedir.  Bir yandan şehir yaşantısı öbür yandan köy yaşantısı iç içeydi.

1960 ve 1980 yıllarını hafızamda canlandırdığım zaman, Cumhuriyet Caddesi ve çevresi kent yaşamı,  Merkezden uzak kesimler de köy yaşantısını yaşama şansını bulanlardanım.

Şehir Merkezinde Sinemalar, Mağazalar, Kuyumcular, Terziler, Berberler, Fırınlar, Bankalar, Devlet Daireleri, Kahvehaneler, Halkevi, Müze, PTT, Spor Kulüpleri, Oteller, Okullar, Pastaneler, Sebze Pazarı içinde Kasaplar, Memurlar Kulübü altında bilardo salonu ve Meslek Lisesinin karşısında toprak Futbol sahası ( Saha Dört duvarla çevrili, kenarlarında ayakta seyirci, trübün hak getire ki zaten trübün için yer yoktu. Daha sonra İpek yolu kenarına Stad yapıldı ) ve Şehir Hamamları vardı.

Yani, tüm ihtiyaçlarımızı karşılayan ÇARŞI diye nitelendirdiğimiz Cumhuriyet Caddesi boydan boya ve üst sokağı ve aşağı ara sokaklar. Hapsi hepsi ortalama 4 veya 5 dönümlük bir alan içindeydi.

Ben hep şöyle düşünürdüm.  Van'ın orta yeri Dört yol ağzı olan, Maraş Caddesinin Cumhuriyet Caddesiyle buluştuğu yer bana göre Van'ın Ortasıydı.

Orayı merkez kabul edip 3 km'lik bir daire cizdiğimizde, Kent yaşamı olan bölge ortaya çıkardı o yıllarda.

Köy Kent dememin sebebi ise bu 3 km'lik alan dışında kalan Müstakil evlerin ve bahçelerin hatta tarlaların olduğu bölge.  Tarımla, Bostanla ve Hayvancılıkla uğraşan geçinen aileler.

Nahır nedir bilirsiniz,  belki yeni nesil duymamış olabilir. Merkezden uzak mahallelerde büyükbaş hayvanları şehir dışına çıkarıp otlatmaya gönderirlerdi, Başlarında bir çoban sokaklardan geçerken hayvanları evlerden teslim alır,  akşam döndüklerin de Sığırlarını İneklerini teslim alır ahıra koyarlardı ve Süt sağma mesaisi başlardı. Taze Süt'ün keyfini çıkarırdık hele ki o sütlerden yapılan yoğurtlar. Tandır evleri vardı,  Hem ekmek yapılır hemde Van Balığı bişirirlerdi.

Van'ın belirli bölgesi Kent yaşamı, diğer bölgeleri köy yaşamıydı,  ama iç içeydi.  Kentli Köylüler, Köylü Kentliler. Gün için de ikisini birden yaşayan Vanlılar.

M. Kemal ATATÜRK, ''Köylüler Milletin Efendisidir'' derken biz Vanlılar Köy yaşamıyla Üreten, Kent Yaşamıyla tüketen memleketin insanlarıydık.

Köy Kent olmanın avantajlarını doya doya yaşadık.  Bu arada unutmadan bir konuya da değinmek isterim.

Eski yapılara, tarihi kimliği olan Okullara, Folklorik yaşam tarzına, Vanı van yapan değerlerimize, Kentin hafızasına sahip çıkalım ve Kentin Kimliğinden de uzaklaşmayalım.

Ne demiş Çelebi ''Gez Dünyayı, Gör Van'ı''

Şimdiden, 2 Nisan Dünya Vanlılar Gününüz Kutlu olsun Canlar.

Aze...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.