Şahin AKÇAP
Köşe Yazarı
Şahin AKÇAP
 

Deprem kentinden manzaralar (4)

Deprem kentinden manzaralar    (4)    "Kadere inanacaksın ancak kaderci olmayacaksınız." Sözünü çok tutarım.Van'da dördüncü günüm geride kalırken, deprem sonrası geride kalanları cep telefonumla sokak sokak ve cadde cadde gezerek görüntü olarak kayıt ettim. Ve garip ve çok tuhaf bir gerçektle yüz yüze geldim.Depremler kentinin insanı onca acı, ızdırap ve sıkıntıdan sonra çok seyi kabullenmek zorunda kalmış. Sanki sokaktaki insan:"Her şey olabilir,kader!"Ortak paydasında buluşmuş,boyun eğmiş.Onca yardıma  ve hala süren devlet desteğine rağmen kentin atardamarı sayılacak caddelerinin,mahallelerin sokaklarının sağlı ve solu kenarlarında ağızdaki  çürük bir diş gibi sallanan deprem ağır hasarlı binalar öylece duruyor. Ve o apartmanların hemen yanından motorlu araçlar, yaya insanlar geçiyor. Sanki yanından geçtikleri binalar sağlam ve yıkılmayacak gibi kaygı duymadan, umursamadan.Her kes bilir ki insanların yoğun olarak bulunduğu cadde ve sokaklarda, kent merkezine yakın noktalarda bir inşaat yapıldı mı tedbirler alınır,inşaattan düşme ihtimali olan malzemeler için korunak branda veya ötrülerle çepçevre kuşatılır.İmar yasa koyucularının bu çok önemli kuralı dünyanın her yanında olduğu gibi ülkemizde de sürdürülür.Ama bakınız ki depremde dumura uğramış bir kentin en çok insan sirkülasyonunun olduğu caddelerin kenarlarında,yol boylarında deprem yaralı beş katlı,altı katlı devasa binalar çatlayan,kolonları patlayan haliyle öylesine terkeedilmiş halde duruyor.Ve hiçbir Allah'ın kulu çıkıp da:"Artçı depremlerle bu binalar yerle yeksan olabilir.Güvenlik şeridi içinde tutulmalı."Demiyor.İşte bunun adı kaderciliktir ve her şeyi Allah'a havale etme aymazlığıdır.Her an yıkılabilecek ağır hasar tesbitli bu yapılar için Van kentini yönetenler harekete geçmeli,yeni acıların yaşanmaması için tedbirler almalıdır.Yarın olacak bir yıkılma sonrası ortaya çıkacak acılı görüntülerin olmaması için hemen ve derhal gereği yapılmalıdır.Depremin çehresine çentikler attığı kentin sokaklarını dolaştıktan sonra Japon yapı tekniğiyle yapılmıış  devasa apartmanın olduğu yerede soluğu alıyorum.Deprem öncesi yapılan binada tek bir çizik, kolon patlaması yok! Ancak Japon tekniğiyle yapılan binanın hemen arkasındaki çok katlı yapı nın duvarları ve kolonları patlayıp, çatlamış ve ilgililer tarafından ağır hasarlı raporu verildiği için yıkım gününü bekliyor.Cumhuriyet İlköğretim Okulunun kuzeyinde yer alan Hafıziye Mahallesindek binanın önünde birkaç kare görüntü aldıktan sonra  durup düşünüyorum.-Bizde insan hayatının değeri para kısacası ekonomik güç! Diyorum. Hemen yanımdan geçen yurttaş selam veriyor el sıkışıp sohbet ediyoruz.Diyor ki:"Bu gördüğünüz binanın mühendisleri Japonlar.İnanın beyim, ana kolonu koca dev bir tır aracı ile getirdiler.Çelikten ve binayı her tarafından dengeleyen.Bakınız bu dev binanın zemin katında ne var biliyor musunuz? Yüzme havuzu!" Dedi.Van depreminin kahramanları arasında yer alan ve deprem esnasında hayatını yitiren Miyazeki'nin mühendislerini ayakta alkışlamamak olur mu?Ve bizim yaptıklarımız. Çimentosu eksik,demiri yetersiz,kumu vasıfsız Allahlık konutlar yaparak başımızı soktuğumuz konutlar.Yüzde sekseni duman olmuş durumda.Samsun sel felaketi skandalının ardından yazdığım yazıda TOKİ'nin Van'da yaptığı deprem konutlarını hatırlatmıştım:-Samsun felaketi ibret,ders omalı!Demiştim.Ve yine diyorum.Sağlam yapılar inşa etmek için illa çekik gözlü olmak,Japon olmak gerekmiyor.Zemin etüdlerinin analizi, fay hatlarının olmadığı alanların seçiminin yapılacağı bilimsel çalışmalar gerekiyor.TOKİ'lerin kentin merkezinden uzakta yapılmasından huzursuz olan hemşerilerime derim ki:-Endişelenmeyiniz.Dünyanın her yerinde insanların yaşadığı mahalleler,yerleşim merkezleri ticaret merkezlerinin uzağında yapılıyor.Daha temiz bir çevre, hava ve gürültü kirliliğinin  olmadığı kırsal alanlar yaşamak için en ideal yerlerdir.Bir önceki yazımda Van kentini soluksuz bırakan tozdan söz etmiştim.Depremde patlayan doğal gaz hatları için kazılan yolların ve hasarlı binaların yıkımının yarattığı bu çirkinlik alt yapı çalışmaları hızla bitirildikten sonra Van'ı  terkedip gidecek.Bu arada bütün okurlarımın mübarek Ramazan ayını kutlar,hayırlara vesile olmasını dilerim.
Ekleme Tarihi: 26 Ağustos 2013 - Pazartesi

Deprem kentinden manzaralar (4)

Deprem kentinden manzaralar    (4)    
"Kadere inanacaksın ancak kaderci olmayacaksınız." Sözünü çok tutarım.
Van'da dördüncü günüm geride kalırken, deprem sonrası geride kalanları cep telefonumla sokak sokak ve cadde cadde gezerek görüntü olarak kayıt ettim. Ve garip ve çok tuhaf bir gerçektle yüz yüze geldim.
Depremler kentinin insanı onca acı, ızdırap ve sıkıntıdan sonra çok seyi kabullenmek zorunda kalmış. Sanki sokaktaki insan:
"Her şey olabilir,kader!"Ortak paydasında buluşmuş,boyun eğmiş.
Onca yardıma  ve hala süren devlet desteğine rağmen kentin atardamarı sayılacak caddelerinin,mahallelerin sokaklarının sağlı ve solu kenarlarında ağızdaki  çürük bir diş gibi sallanan deprem ağır hasarlı binalar öylece duruyor. Ve o apartmanların hemen yanından motorlu araçlar, yaya insanlar geçiyor. Sanki yanından geçtikleri binalar sağlam ve yıkılmayacak gibi kaygı duymadan, umursamadan.
Her kes bilir ki insanların yoğun olarak bulunduğu cadde ve sokaklarda, kent merkezine yakın noktalarda bir inşaat yapıldı mı tedbirler alınır,inşaattan düşme ihtimali olan malzemeler için korunak branda veya ötrülerle çepçevre kuşatılır.İmar yasa koyucularının bu çok önemli kuralı dünyanın her yanında olduğu gibi ülkemizde de sürdürülür.
Ama bakınız ki depremde dumura uğramış bir kentin en çok insan sirkülasyonunun olduğu caddelerin kenarlarında,yol boylarında deprem yaralı beş katlı,altı katlı devasa binalar çatlayan,kolonları patlayan haliyle öylesine terkeedilmiş halde duruyor.Ve hiçbir Allah'ın kulu çıkıp da:
"Artçı depremlerle bu binalar yerle yeksan olabilir.Güvenlik şeridi içinde tutulmalı."Demiyor.
İşte bunun adı kaderciliktir ve her şeyi Allah'a havale etme aymazlığıdır.
Her an yıkılabilecek ağır hasar tesbitli bu yapılar için Van kentini yönetenler harekete geçmeli,yeni acıların yaşanmaması için tedbirler almalıdır.
Yarın olacak bir yıkılma sonrası ortaya çıkacak acılı görüntülerin olmaması için hemen ve derhal gereği yapılmalıdır.
Depremin çehresine çentikler attığı kentin sokaklarını dolaştıktan sonra Japon yapı tekniğiyle yapılmıış  devasa apartmanın olduğu yerede soluğu alıyorum.
Deprem öncesi yapılan binada tek bir çizik, kolon patlaması yok! Ancak Japon tekniğiyle yapılan binanın hemen arkasındaki çok katlı yapı nın duvarları ve kolonları patlayıp, çatlamış ve ilgililer tarafından ağır hasarlı raporu verildiği için yıkım gününü bekliyor.
Cumhuriyet İlköğretim Okulunun kuzeyinde yer alan Hafıziye Mahallesindek binanın önünde birkaç kare görüntü aldıktan sonra  durup düşünüyorum.
-Bizde insan hayatının değeri para kısacası ekonomik güç! Diyorum. Hemen yanımdan geçen yurttaş selam veriyor el sıkışıp sohbet ediyoruz.Diyor ki:
"Bu gördüğünüz binanın mühendisleri Japonlar.İnanın beyim, ana kolonu koca dev bir tır aracı ile getirdiler.Çelikten ve binayı her tarafından dengeleyen.Bakınız bu dev binanın zemin katında ne var biliyor musunuz? Yüzme havuzu!" Dedi.
Van depreminin kahramanları arasında yer alan ve deprem esnasında hayatını yitiren Miyazeki'nin mühendislerini ayakta alkışlamamak olur mu?
Ve bizim yaptıklarımız. Çimentosu eksik,demiri yetersiz,kumu vasıfsız Allahlık konutlar yaparak başımızı soktuğumuz konutlar.Yüzde sekseni duman olmuş durumda.
Samsun sel felaketi skandalının ardından yazdığım yazıda TOKİ'nin Van'da yaptığı deprem konutlarını hatırlatmıştım:
-Samsun felaketi ibret,ders omalı!Demiştim.Ve yine diyorum.
Sağlam yapılar inşa etmek için illa çekik gözlü olmak,Japon olmak gerekmiyor.
Zemin etüdlerinin analizi, fay hatlarının olmadığı alanların seçiminin yapılacağı bilimsel çalışmalar gerekiyor.
TOKİ'lerin kentin merkezinden uzakta yapılmasından huzursuz olan hemşerilerime derim ki:
-Endişelenmeyiniz.Dünyanın her yerinde insanların yaşadığı mahalleler,yerleşim merkezleri ticaret merkezlerinin uzağında yapılıyor.Daha temiz bir çevre, hava ve gürültü kirliliğinin  olmadığı kırsal alanlar yaşamak için en ideal yerlerdir.
Bir önceki yazımda Van kentini soluksuz bırakan tozdan söz etmiştim.Depremde patlayan doğal gaz hatları için kazılan yolların ve hasarlı binaların yıkımının yarattığı bu çirkinlik alt yapı çalışmaları hızla bitirildikten sonra Van'ı  terkedip gidecek.
Bu arada bütün okurlarımın mübarek Ramazan ayını kutlar,hayırlara vesile olmasını dilerim.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.