Haber Girişi: 23.08.2021 - 12:58, Güncelleme: 23.08.2021 - 12:58

TÜRSAB Doğu Anadolu Bölge Başkanı Özgökçe: Uçak biletleri tavan yaptı

 

TÜRSAB Doğu Anadolu Bölge Başkanı Özgökçe: Uçak biletleri tavan yaptı

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Doğu Anadolu Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Cevdet Özgökçe, 2019 yılında Van’a günlük 22 uçak seferinin yapıldığını belirterek, uçakların hangarlarda bekletilmesiyle seferlerin 9’a düştüğünü, bilet fiyatlarının da tavan yaptığını söyledi.
Hüseyin Geylani Akdaş – Rıdvan Can Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisinin en fazla etkilediği sektörlerin başında turizm sektörü gelmektedir. 7 bin yıllık tarihi olan Van’ı her yıl binlerce yerli ve yabancı turist ziyaret etmektedir. Kültür, inanç turizminin yanı sıra eğlence, alışveriş için Van’ı tercih eden İranlı turistler, pandemi tedbirleri ve iki ülke yetkililerinin sınır kapısındaki iletişim eksikliğinden dolayı sınır kapısının kapalı olması sebebiyle giriş çıkışların yapılamamasından turizm sektörü başta olmak üzere binlerce esnaf büyük ekonomik kriz yaşıyor. TÜRSAB Doğu Anadolu Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Cevdet Özgökçe, sektörün sorunları ve çözüm önerileri hakkında gazetemize açıklamalarda bulunarak, Van’a uçak seferlerinin azlığı ve bilet fiyatlarının yüksek olmasını THY’nin uçakları hangarlarda bekletmesinden kaynaklandığını belirterek, Van milletvekillerinin yaşanan sorunlara seyirci kaldığını belirtti. Özgökçe, Ak Parti Van milletvekillerine uçak seferlerinin artırılmasıyla ilgili ‘Devlet Hava Meydanları, Türk Hava Yolları ve Sivil Havacılık yetkilileriyle ortak toplantı önerisi sunduğunu ancak kabul edilmediğini ifade etti. “2019 yılında günlük 22 olan karşılıklı uçak seferleri 9’a düştü” 2019 yılında Van’dan, İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya illerine karşılıklı 20 ile 22 uçak seferi yapıldığını, 2021 yılı içerisinde sefer sayılarının 8 ile 9’a düştüğünü söyleyen Özgökçe, Van’a gelen yolcularda her geçen gün artış yaşanmasına rağmen sefer sayılarının artmaması üzerine THY ve diğer ilgili kurumlarla görüşme yaptıklarını sorunun hala devam ettiğini söyledi. Özgökçe ”Malumunuz pandemiyle birlikte uçakların neredeyse yüzde 60-70’i hangarlarda bekliyor. Çünkü İngiltere, Almanya, Amerika gibi ülkeler Türkiye’deki vaka sayılarının artması üzerine vatandaşlarına Türkiye’ye gitmemeleri uyarısı yapınca uçak seferleri de durma noktasına geldi.  Almanya’nın farklı şehirlerine Türkiye’den günlük olarak 30-40 uçak seferi yapılıyordu. Şimdi bu uçaklar gitmiyor. Nerede bu uçaklar? hangarlarda depolarda ya da havaalanında bekliyor” dedi. “Uçaklar hangarlarda, yolcular ise bilet bulmak için bekliyor” Uçakların hangarda bekletildiğini ileri süren Özgökçe, “Van’dan İstanbul’a Ankara’ya Antalya’ya, İzmir’e gitmek isteyen yolcu 10 gün öncesine bile bilet alamıyor. Uçaklar dolu ve fiyatlar 500 liradan başlayıp daha da yukarı rakamlara ulaşıyor. Yetkililer de bize verdikleri cevapta uçak sayılarının yetersiz olduğunu, Van’a gönderecekleri uçaklarının olmadığını söylüyorlar. Ancak uçakların yüzde 60-70’i hangarlarda bekliyor. Uçak seferleri yetersiz olunca yoğun talep karşısında bilet fiyatları da haliyle yükseliyor. Hava yolu bilet fiyatı tavan uygulaması da artık yapılmıyor” diye konuştu. “Van’ın siyasi lobisi çok zayıf” Van’a uçak sefer sayılarının azaltılması ve bilet fiyatlarının yüksekliğine karşı komşu illerde durumun tam tersi olduğunu kaydeden Özgökçe “Bizi üzen ilimize yakın Ağrı, Muş, Batman, Mardin, Diyarbakır ve Erzurum gibi illerde hem uçak sefer sayıları fazla hem de bilet fiyatları daha düşük. TÜRSAB Bölge Temsilciliği olarak yetkililere Van’daki uçak seferlerinin talebe cevap vermediğini,  bilet fiyatlarının neden çok yüksek olduğunu söylememize karşın bize alakasız cevaplar veriyorlar. Bu durum bizi hayli üzüyor. Van’ın siyasi lobisi çok zayıf. Biz bu durumu başka bir şehirdeki sektör temsilcileriyle konuştuğumuzda örnek olarak Şanlıurfa’da ki bölge başkanına sorduğumuzda ‘siz Şanlıurfa’da bir uçak sefer sayısını arttırma talebiniz olduğunda bu sorunu nasıl çözüyorsunuz? Onlar bize ‘İktidar partisinin milletvekillerinden birini arıyoruz. Sorunu ilettikten birkaç gün sonra bakıyoruz uçak seferleri artırılmış. Bunları duyunca gerçekten üzülüyoruz. Turizm sektörü ve Vanlılar bunu hak etmiyor. Geçmiş dönemlerde yılda en az 13-15 defa tur yapardım. Bu yıl tur yapamadım. Programlarımı iptal ettim. Tek sebebi de uçaklarda yer bulamamız. Yolcularımız tek kişilik yer bulamazken gruplar halinde ilimize gelecek 20 ila 80 kişilik bir kafileye nasıl yer bulacaksınız? Sektör olarak çok ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Uçakların bir an önce normale dönmesi, sefer sayılarının artması ve fiyatların cazip hale gelmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı. “Sektör olarak çok zor durumdayız” Kapıköy Gümrük Kapısı’nın pandemi önlemleri kapsamında 2020 Mart ayında giriş çıkışlara kapatıldığını söyleyen Özgökçe, 17 Haziran 2021 tarihinde kapının Türkiye tarafından açılmasına karşın iki ülke yetkilileri arasındaki iletişimsizlikten kaynaklı sorunlardan dolayı İran’ın geçişlere izin vermediğini söyledi. İran tarafındaki sorunları çözmek amacıyla İran İslam Cumhuriyeti yetkilileriyle yapılan görüşmelerde Türkiye’nin kendileriyle irtibata geçmeden kapıyı açmalarına tepkili olduklarını aktaran Özgökçe “İranlı yetkililerin gerekçesi ‘Türkiye devleti bize sormadan gümrük kapısını isteğine göre açıp kapatıyor. Buda bizim canımızı sıkıyor. Biz komşu ülkeleriz eğer kapı kapanacaksa bizimle bir takvim belirlenmesi lazım yada bizimle hareket etmesi lazım’ diyorlar. İran’ın tek taraflı olarak yolcu giriş-çıkışlarına izin vermemesinin turizm sektörü başta olmak üzere Van esnafını ekonomik yönden olumsuz etkiledi. Kapıköy Gümrük Kapısı Van’ın ve bölgenin kalbidir. Sınır ticareti bu bölgenin olmazsa olmazıdır. Biz yıllardır İran Devletiyle komşu iki kardeş ülkeyiz. Bütün dünya İran Devletine ambargo uygularken Türkiye Cumhuriyeti İran’la iki kardeş ülke olarak bugüne kadar ilişkilerini geliştirmiştir. Biz gerçekten sektör olarak çok zor durumdayız.  2019 yılı ve öncesi Van’ın Cadde ve sokaklarını herkes hatırlayacaktır. Her 10 kişiden mutlaka 3-4 kişi İranlıydı. Bırakın İranlıyı diğer turistlere de artık hasret kaldık” şeklinde konuştu. “Kapının biran önce açılmasını bekliyoruz” TÜRSAB olarak İranlı turistlerin Van’a ekonomik katkılarıyla yaptıkları araştırmada çok iyi bilgiler aldıklarını kaydeden Özgökçe “Bu insanlar bizim kara kaş, kara gözümüze hasret diye gelmiyorlar. Bizim yemek kültürümüze alışveriş ve eğlence kültürümüze geliyorlar burada ciddi paralar harcıyorlar. Bizim geçmiş yıllarda yönetimimizle yaptığımız çalışmayla İran’dan gelen bir misafir ilimizde veya ülkemizde ne kadar para harcıyor araştırmasını yaptık.  İranlı misafirlerle yüz yüze yaptığımız görüşmede ilimizde ortalama 3-4 gece konakladıklarını ve yaklaşık 1.000 (Bin) ABD Doları harcama yaptıklarını aktardılar. İranlı 3 kişilik bir ailenin Türk parası karşılığı yaptığı harcama 25-26 bin TL demektir. Yılda 200-250 bin İranlı turistin Van’a geldiğini hesaplarsak kent ekonomisi için çok ciddi bir rakam. Bizler gerçekten sektör olarak çok zor durumdayız. Gümrük kapımızın bir an önce açılması için iki ülke yetkililerinin karşılıklı diyaloglarıyla biran evvel açılmasını bekliyoruz. Biz gerçekten sektör olarak Van esnafı olarak çok zor durumdayız. Bu da bizim haklı talebimizdir. Lütfen yetkililerin sizlerin aracığıyla seslerimizi duymasını istiyoruz” diye konuştu. “Akdamar Adası’ndaki tuvaletlerin fosseptik sorunu çözüme kavuşmalı” Pandemi sebebiyle zor günler geçiren turizm sektörünün tarihi mekanlardaki sorunlarının çözülememesine tepki gösteren Özgökçe, Akdamar Adasına giriş ve tekne fiyatlarının yüksek olmasını da eleştirdi. Geçtiğimiz günlerde Van’ı ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısına konuyu aktardığını ve sorunların halen devam ettiğini belirten Özgökçe “Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Akdamar Adasında bulunan tuvaletlerdeki fosseptikten denize sızma olduğunu aktarmıştım. Sayın Valimize, Kültür Turizm İl Müdürümüze konuyu zamanında iletmiştim.  Ancak sorun hala devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde ilimizi ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcımıza da konuyu aktardım. Umarım kısa sürede bu sorun çözülür. Diğer bir sorun ise Akdamar Adası’na gitmek için ödenecek yüksek rakamlar. Van’dan Akdamar Adasına gitmek isteyen bir kişi şehir merkezinden minibüse 20 TL, tekne ile adaya gidiş-dönüş için 25 TL, Akdamar Adasına giriş bileti için de 35 TL ödemesi gerekiyor. Akdamar Adası’nda oturup dinlendiğinde sadece çay ve su içtiğinde kişi başı yaklaşık 100 TL ödemesi gerekiyor. 1 Vanlının ilimizin tarihi turistik ören yeri olan Akdamar Adasını gezdirmek istediği 4 kişilik bir aile için kendisiyle birlikte 500 TL ödeme yapması gerekir. Yetkililerden ücretlerin makul seviyeye indirmelerini bekliyoruz” dedi.
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Doğu Anadolu Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Cevdet Özgökçe, 2019 yılında Van’a günlük 22 uçak seferinin yapıldığını belirterek, uçakların hangarlarda bekletilmesiyle seferlerin 9’a düştüğünü, bilet fiyatlarının da tavan yaptığını söyledi.

Hüseyin Geylani Akdaş – Rıdvan Can

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisinin en fazla etkilediği sektörlerin başında turizm sektörü gelmektedir. 7 bin yıllık tarihi olan Van’ı her yıl binlerce yerli ve yabancı turist ziyaret etmektedir. Kültür, inanç turizminin yanı sıra eğlence, alışveriş için Van’ı tercih eden İranlı turistler, pandemi tedbirleri ve iki ülke yetkililerinin sınır kapısındaki iletişim eksikliğinden dolayı sınır kapısının kapalı olması sebebiyle giriş çıkışların yapılamamasından turizm sektörü başta olmak üzere binlerce esnaf büyük ekonomik kriz yaşıyor. TÜRSAB Doğu Anadolu Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Cevdet Özgökçe, sektörün sorunları ve çözüm önerileri hakkında gazetemize açıklamalarda bulunarak, Van’a uçak seferlerinin azlığı ve bilet fiyatlarının yüksek olmasını THY’nin uçakları hangarlarda bekletmesinden kaynaklandığını belirterek, Van milletvekillerinin yaşanan sorunlara seyirci kaldığını belirtti.

Özgökçe, Ak Parti Van milletvekillerine uçak seferlerinin artırılmasıyla ilgili ‘Devlet Hava Meydanları, Türk Hava Yolları ve Sivil Havacılık yetkilileriyle ortak toplantı önerisi sunduğunu ancak kabul edilmediğini ifade etti.

“2019 yılında günlük 22 olan karşılıklı uçak seferleri 9’a düştü”

2019 yılında Van’dan, İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya illerine karşılıklı 20 ile 22 uçak seferi yapıldığını, 2021 yılı içerisinde sefer sayılarının 8 ile 9’a düştüğünü söyleyen Özgökçe, Van’a gelen yolcularda her geçen gün artış yaşanmasına rağmen sefer sayılarının artmaması üzerine THY ve diğer ilgili kurumlarla görüşme yaptıklarını sorunun hala devam ettiğini söyledi. Özgökçe ”Malumunuz pandemiyle birlikte uçakların neredeyse yüzde 60-70’i hangarlarda bekliyor. Çünkü İngiltere, Almanya, Amerika gibi ülkeler Türkiye’deki vaka sayılarının artması üzerine vatandaşlarına Türkiye’ye gitmemeleri uyarısı yapınca uçak seferleri de durma noktasına geldi.  Almanya’nın farklı şehirlerine Türkiye’den günlük olarak 30-40 uçak seferi yapılıyordu. Şimdi bu uçaklar gitmiyor. Nerede bu uçaklar? hangarlarda depolarda ya da havaalanında bekliyor” dedi.

“Uçaklar hangarlarda, yolcular ise bilet bulmak için bekliyor”

Uçakların hangarda bekletildiğini ileri süren Özgökçe, “Van’dan İstanbul’a Ankara’ya Antalya’ya, İzmir’e gitmek isteyen yolcu 10 gün öncesine bile bilet alamıyor. Uçaklar dolu ve fiyatlar 500 liradan başlayıp daha da yukarı rakamlara ulaşıyor. Yetkililer de bize verdikleri cevapta uçak sayılarının yetersiz olduğunu, Van’a gönderecekleri uçaklarının olmadığını söylüyorlar. Ancak uçakların yüzde 60-70’i hangarlarda bekliyor. Uçak seferleri yetersiz olunca yoğun talep karşısında bilet fiyatları da haliyle yükseliyor. Hava yolu bilet fiyatı tavan uygulaması da artık yapılmıyor” diye konuştu.

“Van’ın siyasi lobisi çok zayıf”

Van’a uçak sefer sayılarının azaltılması ve bilet fiyatlarının yüksekliğine karşı komşu illerde durumun tam tersi olduğunu kaydeden Özgökçe “Bizi üzen ilimize yakın Ağrı, Muş, Batman, Mardin, Diyarbakır ve Erzurum gibi illerde hem uçak sefer sayıları fazla hem de bilet fiyatları daha düşük. TÜRSAB Bölge Temsilciliği olarak yetkililere Van’daki uçak seferlerinin talebe cevap vermediğini,  bilet fiyatlarının neden çok yüksek olduğunu söylememize karşın bize alakasız cevaplar veriyorlar. Bu durum bizi hayli üzüyor. Van’ın siyasi lobisi çok zayıf. Biz bu durumu başka bir şehirdeki sektör temsilcileriyle konuştuğumuzda örnek olarak Şanlıurfa’da ki bölge başkanına sorduğumuzda ‘siz Şanlıurfa’da bir uçak sefer sayısını arttırma talebiniz olduğunda bu sorunu nasıl çözüyorsunuz? Onlar bize ‘İktidar partisinin milletvekillerinden birini arıyoruz. Sorunu ilettikten birkaç gün sonra bakıyoruz uçak seferleri artırılmış. Bunları duyunca gerçekten üzülüyoruz. Turizm sektörü ve Vanlılar bunu hak etmiyor. Geçmiş dönemlerde yılda en az 13-15 defa tur yapardım. Bu yıl tur yapamadım. Programlarımı iptal ettim. Tek sebebi de uçaklarda yer bulamamız. Yolcularımız tek kişilik yer bulamazken gruplar halinde ilimize gelecek 20 ila 80 kişilik bir kafileye nasıl yer bulacaksınız? Sektör olarak çok ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Uçakların bir an önce normale dönmesi, sefer sayılarının artması ve fiyatların cazip hale gelmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Sektör olarak çok zor durumdayız”

Kapıköy Gümrük Kapısı’nın pandemi önlemleri kapsamında 2020 Mart ayında giriş çıkışlara kapatıldığını söyleyen Özgökçe, 17 Haziran 2021 tarihinde kapının Türkiye tarafından açılmasına karşın iki ülke yetkilileri arasındaki iletişimsizlikten kaynaklı sorunlardan dolayı İran’ın geçişlere izin vermediğini söyledi.

İran tarafındaki sorunları çözmek amacıyla İran İslam Cumhuriyeti yetkilileriyle yapılan görüşmelerde Türkiye’nin kendileriyle irtibata geçmeden kapıyı açmalarına tepkili olduklarını aktaran Özgökçe “İranlı yetkililerin gerekçesi ‘Türkiye devleti bize sormadan gümrük kapısını isteğine göre açıp kapatıyor. Buda bizim canımızı sıkıyor. Biz komşu ülkeleriz eğer kapı kapanacaksa bizimle bir takvim belirlenmesi lazım yada bizimle hareket etmesi lazım’ diyorlar. İran’ın tek taraflı olarak yolcu giriş-çıkışlarına izin vermemesinin turizm sektörü başta olmak üzere Van esnafını ekonomik yönden olumsuz etkiledi. Kapıköy Gümrük Kapısı Van’ın ve bölgenin kalbidir. Sınır ticareti bu bölgenin olmazsa olmazıdır. Biz yıllardır İran Devletiyle komşu iki kardeş ülkeyiz. Bütün dünya İran Devletine ambargo uygularken Türkiye Cumhuriyeti İran’la iki kardeş ülke olarak bugüne kadar ilişkilerini geliştirmiştir. Biz gerçekten sektör olarak çok zor durumdayız.  2019 yılı ve öncesi Van’ın Cadde ve sokaklarını herkes hatırlayacaktır. Her 10 kişiden mutlaka 3-4 kişi İranlıydı. Bırakın İranlıyı diğer turistlere de artık hasret kaldık” şeklinde konuştu.

“Kapının biran önce açılmasını bekliyoruz”

TÜRSAB olarak İranlı turistlerin Van’a ekonomik katkılarıyla yaptıkları araştırmada çok iyi bilgiler aldıklarını kaydeden Özgökçe “Bu insanlar bizim kara kaş, kara gözümüze hasret diye gelmiyorlar. Bizim yemek kültürümüze alışveriş ve eğlence kültürümüze geliyorlar burada ciddi paralar harcıyorlar. Bizim geçmiş yıllarda yönetimimizle yaptığımız çalışmayla İran’dan gelen bir misafir ilimizde veya ülkemizde ne kadar para harcıyor araştırmasını yaptık.  İranlı misafirlerle yüz yüze yaptığımız görüşmede ilimizde ortalama 3-4 gece konakladıklarını ve yaklaşık 1.000 (Bin) ABD Doları harcama yaptıklarını aktardılar. İranlı 3 kişilik bir ailenin Türk parası karşılığı yaptığı harcama 25-26 bin TL demektir. Yılda 200-250 bin İranlı turistin Van’a geldiğini hesaplarsak kent ekonomisi için çok ciddi bir rakam. Bizler gerçekten sektör olarak çok zor durumdayız. Gümrük kapımızın bir an önce açılması için iki ülke yetkililerinin karşılıklı diyaloglarıyla biran evvel açılmasını bekliyoruz. Biz gerçekten sektör olarak Van esnafı olarak çok zor durumdayız. Bu da bizim haklı talebimizdir. Lütfen yetkililerin sizlerin aracığıyla seslerimizi duymasını istiyoruz” diye konuştu.

“Akdamar Adası’ndaki tuvaletlerin fosseptik sorunu çözüme kavuşmalı”

Pandemi sebebiyle zor günler geçiren turizm sektörünün tarihi mekanlardaki sorunlarının çözülememesine tepki gösteren Özgökçe, Akdamar Adasına giriş ve tekne fiyatlarının yüksek olmasını da eleştirdi.

Geçtiğimiz günlerde Van’ı ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısına konuyu aktardığını ve sorunların halen devam ettiğini belirten Özgökçe “Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Akdamar Adasında bulunan tuvaletlerdeki fosseptikten denize sızma olduğunu aktarmıştım. Sayın Valimize, Kültür Turizm İl Müdürümüze konuyu zamanında iletmiştim.  Ancak sorun hala devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde ilimizi ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcımıza da konuyu aktardım. Umarım kısa sürede bu sorun çözülür. Diğer bir sorun ise Akdamar Adası’na gitmek için ödenecek yüksek rakamlar. Van’dan Akdamar Adasına gitmek isteyen bir kişi şehir merkezinden minibüse 20 TL, tekne ile adaya gidiş-dönüş için 25 TL, Akdamar Adasına giriş bileti için de 35 TL ödemesi gerekiyor. Akdamar Adası’nda oturup dinlendiğinde sadece çay ve su içtiğinde kişi başı yaklaşık 100 TL ödemesi gerekiyor. 1 Vanlının ilimizin tarihi turistik ören yeri olan Akdamar Adasını gezdirmek istediği 4 kişilik bir aile için kendisiyle birlikte 500 TL ödeme yapması gerekir. Yetkililerden ücretlerin makul seviyeye indirmelerini bekliyoruz” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.