Haber Girişi: 16.11.2021 - 20:44, Güncelleme: 16.11.2021 - 20:44

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar: 1 Ocak'tan itibaren 261 bin 137 geçiş engellendi

 

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar: 1 Ocak'tan itibaren 261 bin 137 geçiş engellendi

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, sınırlarla ilgili olarak, “1 Ocak’tan itibaren 261 bin 137 geçiş engellendi. Geldikleri görülüyor, tedbir alınıyor, bizimkiler yolları kapatıyorlar, geri ittiriliyorlar. Bunun dışında geçtikten sonra yakalanan 98 bin 763 kişi var. Bunların arasında 406 terörist var” dedi.
2022 Merkezi Yönetim Bütçe ve 202 Kesin Hesap Kanun Teklifi görüşmeleri Milli Savunma Bakanlığı ve bağlı kuruluşların bütçeleri ile devam etti. Bakan Akar milletvekillerinin sorularını cevapladı. Akar, yaptıklarının savunma ve güvenliğin devlet işi olduğunu, devletin tamamını, vatan topraklarını, deniz, semaları 84 milyon vatandaşı görmenin önemine değinerek, “Egemenliğimiz için, bağımsızlığımız için 84 milyonunu güvenliği için yapmaya çalışıyoruz. Yoğunlaşmış olmamız eksiklik değil, bilakis üstünde durmamız gereken bir husus. Ötekileştirici dil kötü. Biz 84 milyonunun 780 bin km vatan toprağında bütün halinde güvenle çalışıyoruz. Menfaatlerimiz için bütün halinde çalışıyoruz. Bir takım hedefler, kararlar alınıyor. Bütünüyle bunlar doğrultusunda çalışıyoruz. Eskilerin söylediği şey var. Bütün görüşler muhterem ama muteber değil. Çalışmalarımızı mevzuata uygun şekilde çevreye dünyaya uygun şekilde yapmaya gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı. S400 konusunda ise Akar, “Savunma sistemi olduğu için bunu herhangi bir şekilde tenkit edilmesi uygun değil. 84 milyonun güvenliği için savunacağız. Biz 90'lı yıllardan beri ülkemizi ve milletimiz uzun menzille bölge ve hava savunma sistemi tedarik için çalıştık. Kriterlerimiz var, ortak üretime kadar şartlar var. Amerika Birleşik Devletleri'ni dolaştık, en sonunda şartları karşılayan S400 oldu. Açık yapıldı bu. S400 nerede? Türkiye'ye hava taarruzu oldu da mı kullanmadık. Hava savunma sistemi bu. Güvenlik konusu bu. Her şeyi sahne yapacak halimiz yok. Gerekli zamanda ve yerde kullanacağız. Bazı şeylere gizli. Ülkelerin kendi milli sırları. Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ne yapıyor biliyor musunuz? Söyler mi? Araya birtakım sorular, endişeler sokmak son derece yersiz. Devlet son derece duruma hakim. Kurumlar çalışmalarını yapıyor” şeklinde konuştu. Tank palet fabrikasına ilişkin olarak Akar, “Tank aletinin mülkiyeti Hazine'ye ait. İtirazlar oldu. Hukuku tanıyalım. Danıştay'a üç itiraz oldu. Cumhurbaşkanı kararıyla ilgili ve hepsi bozuldu. Yasal olduğu, normal olduğu kararı var. Fabrikamızda bir yıl boyunca altı adet fırtına obüsü imal edildi. Bunun dışında bakım onarım, imal faaliyeti varsa aynen devam ediyor” diye konuştu. Akar, şöyle konuştu: “2020-2024 yılları arasında 14 milyon ABD doları yatırım söz konusu, bu yatırımın 3 milyon 240 bin doları gerçekleştirmiş durumda. Bu manada oradaki faaliyetlerin yürütülmesi için Bakanlık devlet savunma sanayi başkanlığı olarak tank üretimi yapılabilmesi, motoruyla, transmisyonuyla bunları imal etmemiz ve tedarik için tüm olasılıkları değerlendirmek suretiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Firmaya Eylül 2019'dan itibaren alınan mal ve hizmetler karşılığı yaklaşık 40 milyon ABD doları ödeme yapılmıştır. Savunma Sanayi Başkanlığımız dünyadaki bütün motor imalatçıları ile temasta. Bilinmesi gereken husus adı konulmamış ambargolarla karşı karşıyayız. Sadece Savunma Sanayi konularında değil diğer sivil üretim konularında bile dost bildiğimiz müttefiklerimizden dahi istediğimiz cevapları alamıyoruz. Daha sonra daha sonra şekilde uzatmalarla gidiyor. Bütün bunlarla rağmen bu eksiklerin önlenebilmesi için gayretler gösteriyoruz.” Makine Kimya Endüstrisi Anonim Şirketine ilişkin soruya, Akar, “Personele mevcut maaşın en üz yüzde 10 fazlasıyla sözleşme önerildi. Oradaki kardeşlerimizle görüşüyoruz. Eksikliğe, aksaklığa mahal vermemek için bütün tedbirler alıyor. Mağduriyet yaşanmaması için çalışıyoruz. 6 bin 614 personelden bin 293 mavi yaka personelin özlük hakları korunarak Milli Savunma Bakanlığına ye bağlı kuruluşlara atamaları yapıldı. Bu personelin yerine mavi yaka için ilana çıkılmış, 35 bin 521 aday müracaat etmiştir. İş deneyimi üç yıl ve diploma notu 60'ın üzerinde olan adaylar yazılı sınava çağırılmıştır. Kriterlere uyan adaylardan 11 bin 904 yazılı sınava davet edilmiş, bunların 8 bin 851'de yazılı sınava çağırılmıştır. Taşeron işçilerimizin işten çıkarılması asla söz konusu değildir. Taşeron işçiler görevlerine devam ediyor” ifadelerini kullandı. Yunanistan ile ilgili olarak Akar, “Askeri yargı ve disiplin konusunda 24 Haziran'da düzenlemeler yapıldı. Bunları takip ediyoruz. Yeni düzenlemelerle ilgi sıkıntılar oluyor, tekrar düzenliyoruz. Askeri yargının etkin şekilde çalışması hayati öneme sahip, yapmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu. Kara Harp Okulu ile ilgili bölünme olup olmadığına ilişkin Akar, “Akademik dersler için bunlarla alakalı kariyer sahibi sivil kesimlerden destek almamız söz konusu. Önceki uygulamalardan farklı bir şey değil. Askeri derslerin sayısı yüzde 32 oranında arttırıldı” diye konuştu. Kimyasal silah konusunda Akar, “Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde, envanterinde, herhangi bir yerinde kesinlikle asla gaz kimyasal silah yoktur. Ne alınmış, ne alındı, ne satıldı, ne gizli. Bunun bu şekilde bilinmesi lazım. Nereden yapılıp nereye gidildiğinin takibi basit zaten. Türkiye'de böyle bir işin olmadığı açık ve net. Bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Mehmetçiğin son derece onurlu terörle mücadelesini lekelemek için bu tür iddialar periyodik bir şekilde tekrarlanıyor, aslı yoktur” diye konuştu. Bedelli askerlik konusunda Akar, “Bütün ilgili kurumlarla tartışıldı, konuşuldu. Üniversitelerle tartışıldı, ölçümleri, istatistikleri oldu. En optimal neyse milletimiz halkımız için şimdi hatırlayın. En önemli konu öngörülebilirlik bedelli ne zaman çıkacak? 35 yaşına kadar teciller var. O yaştan sonra ne askerlik olur ne de yarar sağlar. Hepsi konuşuldu ve para konusu var mesela her seferinde 30-50 bin lira olması sabitleyelim dendi. En düşük maaş nerde. Asteğmen maaşının altı. Otomatik olarak ona bağlandı. Asteğmen maşı artınca o da artıyor. Döviz olunca eşit olması lazım denildi. Kanunda bir arkadaşımız eleştirisini duyduk. Hemen görüştük düzelttik. Kur 1 Ocak itibarıyla dediler değiştik onu ne zaman para ödeniyorsa konsoloslukta hesabı yapılıp, ödeme yapılıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri ihtiyacını karşılıyor. İkinci altı ayda bir maaş karşılığı yapma meselesi vardı gençlerimiz teveccüh etmeye başladı. İki yıllık okuyanların farkı yoktu liseyle. Meslek okullarının görünürlüğü bakımından yedek astsubaylık getirdik. Sistem bütünlük içinde çalışıyor bu sistemi bozdurmamamız lazım. Parayı süreyi değiştirelim gibi şeylerle sistemi bozmayalım. 2022 yılında 51 bin 603 vatandaşımız bedelli için başvurdu işlemleri devam ediyor. Toplam hükümlü sayısı 1 Ocak 2020-31 Aralık 2021 kadar 112 bin 661 bedelli askerlik için gelen olmuş. Bunlardan 4 milyar tahsilat yapılmış” şeklinde konuştu. Akar şunları kaydetti: “Burada biz teröristle oradaki insanları ince bir şekilde ayırıyoruz. DEAŞ ile mücadele eden koalisyon güçlerinin kendi web sayfalarında her gün ne kadar sivilini ölümüne sebep oldukları yazıyor. Kastımız olmadan DEAŞ ile mücadele sırasında öldürüldü şeklinde yazıyor. Bizde çok şükür böyle bir şey yok.” Akar, Yunan tarafı ile görüşmelerinin olumlu etkiler yaptığına işaret ederek, “Çipras ve partisinin mensupları açık şekilde bizim söylediklerimizden hareketle mevcut yunan hükümetinin saldırgan hareketleri, eylemleri Yunan halkında endişeye sevk ediyor. Biz bir şey yaparken, sizin de hakkınızı savunuyoruz. Yunanistan ile sorunlarımızı barışçıl yönden çözmek için her türlü gayreti gösteriyoruz. Brüksel'de yaptığımız olumlu görüşmede daha önce başlattığımız güven artırıcı önlemler çerçevesinde dördüncü toplantımızı Ankara'da yapacağız, gelmelerini bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Libya ile ilgili olarak Akar, “Libya'daki kardeşlerimizle iş birliği yapmasaydık, Hafter güçlerinin Trablus'a beş kilometre kalmıştı. Şu anda Trablus olmazdı seçimler olmazdı, Hafter girmek üzereydi. Sizin tezkeresiyle yapılan müracaat, Ulusal Mutabakat Hükümeti başındaki Saraç şahsi mektuba istinaden biz gittik. Yayılmacılık, saldırganlık yok, vefa, ihtiyaç var. 500 yıllık dostluk, kardeşlik var” diye konuştu. Suriye konusunda Akar, “Ağzımızın içinde. Biz nasıl oraya kayıtsız kalırız? Bekleyelim mi onları? Terör koridoru adı konundu bunun. Seyir mi etseydik? Tamamen uluslar arası hukuk, Birleşmiş Milletler kararına uygun şekilde insan haklarına saygılı, oradaki dini tarihi sanat eserlerine azami dikkat etmek suretiyle bu operasyonlar yapıldı. Yurtdışındaki mücadeleyi işgalci görmek emperyal dili kullanmak demek. Emperyaller bizim gibi ülkelerin olmasını istemezler. Tezgah kurmuşlar, devam etsin istiyorlar” şeklinde konuştu. Hudutlarla ilgili konuya Akar, “Burada gerçekten bu duvarlar, hendekler kuleler, kameralar pusu keşif devriye yolları dahil İran hududu çok açık. Orada herhangi bir şey görünce mobil kuvvetlerimiz, timlerimiz var, yönlendirilmiyor. Herhangi biri yurdumuza girmeden durduruluyor. 1 Ocak'tan itibaren 261 bin 137 geçiş engellendi. Geldikleri görülüyor, tedbir alınıyor, bizimkiler yolları kapatıyorlar, geri ittiriliyorlar. Bunun dışında geçtikten sonra yakalanan 98 bin 763 kişi var. Bunların ilave 406 PKK, YPG, FETÖ terörist var. Bunlar dahil tamamı kolluk kuvvetlerine teslim edildi” dedi.  
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, sınırlarla ilgili olarak, “1 Ocak’tan itibaren 261 bin 137 geçiş engellendi. Geldikleri görülüyor, tedbir alınıyor, bizimkiler yolları kapatıyorlar, geri ittiriliyorlar. Bunun dışında geçtikten sonra yakalanan 98 bin 763 kişi var. Bunların arasında 406 terörist var” dedi.

2022 Merkezi Yönetim Bütçe ve 202 Kesin Hesap Kanun Teklifi görüşmeleri Milli Savunma Bakanlığı ve bağlı kuruluşların bütçeleri ile devam etti. Bakan Akar milletvekillerinin sorularını cevapladı. Akar, yaptıklarının savunma ve güvenliğin devlet işi olduğunu, devletin tamamını, vatan topraklarını, deniz, semaları 84 milyon vatandaşı görmenin önemine değinerek, “Egemenliğimiz için, bağımsızlığımız için 84 milyonunu güvenliği için yapmaya çalışıyoruz. Yoğunlaşmış olmamız eksiklik değil, bilakis üstünde durmamız gereken bir husus. Ötekileştirici dil kötü. Biz 84 milyonunun 780 bin km vatan toprağında bütün halinde güvenle çalışıyoruz. Menfaatlerimiz için bütün halinde çalışıyoruz. Bir takım hedefler, kararlar alınıyor. Bütünüyle bunlar doğrultusunda çalışıyoruz. Eskilerin söylediği şey var. Bütün görüşler muhterem ama muteber değil. Çalışmalarımızı mevzuata uygun şekilde çevreye dünyaya uygun şekilde yapmaya gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı.

S400 konusunda ise Akar, “Savunma sistemi olduğu için bunu herhangi bir şekilde tenkit edilmesi uygun değil. 84 milyonun güvenliği için savunacağız. Biz 90'lı yıllardan beri ülkemizi ve milletimiz uzun menzille bölge ve hava savunma sistemi tedarik için çalıştık. Kriterlerimiz var, ortak üretime kadar şartlar var. Amerika Birleşik Devletleri'ni dolaştık, en sonunda şartları karşılayan S400 oldu. Açık yapıldı bu. S400 nerede? Türkiye'ye hava taarruzu oldu da mı kullanmadık. Hava savunma sistemi bu. Güvenlik konusu bu. Her şeyi sahne yapacak halimiz yok. Gerekli zamanda ve yerde kullanacağız. Bazı şeylere gizli. Ülkelerin kendi milli sırları. Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ne yapıyor biliyor musunuz? Söyler mi? Araya birtakım sorular, endişeler sokmak son derece yersiz. Devlet son derece duruma hakim. Kurumlar çalışmalarını yapıyor” şeklinde konuştu.

Tank palet fabrikasına ilişkin olarak Akar, “Tank aletinin mülkiyeti Hazine'ye ait. İtirazlar oldu. Hukuku tanıyalım. Danıştay'a üç itiraz oldu. Cumhurbaşkanı kararıyla ilgili ve hepsi bozuldu. Yasal olduğu, normal olduğu kararı var. Fabrikamızda bir yıl boyunca altı adet fırtına obüsü imal edildi. Bunun dışında bakım onarım, imal faaliyeti varsa aynen devam ediyor” diye konuştu.

Akar, şöyle konuştu:
“2020-2024 yılları arasında 14 milyon ABD doları yatırım söz konusu, bu yatırımın 3 milyon 240 bin doları gerçekleştirmiş durumda. Bu manada oradaki faaliyetlerin yürütülmesi için Bakanlık devlet savunma sanayi başkanlığı olarak tank üretimi yapılabilmesi, motoruyla, transmisyonuyla bunları imal etmemiz ve tedarik için tüm olasılıkları değerlendirmek suretiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Firmaya Eylül 2019'dan itibaren alınan mal ve hizmetler karşılığı yaklaşık 40 milyon ABD doları ödeme yapılmıştır. Savunma Sanayi Başkanlığımız dünyadaki bütün motor imalatçıları ile temasta. Bilinmesi gereken husus adı konulmamış ambargolarla karşı karşıyayız. Sadece Savunma Sanayi konularında değil diğer sivil üretim konularında bile dost bildiğimiz müttefiklerimizden dahi istediğimiz cevapları alamıyoruz. Daha sonra daha sonra şekilde uzatmalarla gidiyor. Bütün bunlarla rağmen bu eksiklerin önlenebilmesi için gayretler gösteriyoruz.”

Makine Kimya Endüstrisi Anonim Şirketine ilişkin soruya, Akar, “Personele mevcut maaşın en üz yüzde 10 fazlasıyla sözleşme önerildi. Oradaki kardeşlerimizle görüşüyoruz. Eksikliğe, aksaklığa mahal vermemek için bütün tedbirler alıyor. Mağduriyet yaşanmaması için çalışıyoruz. 6 bin 614 personelden bin 293 mavi yaka personelin özlük hakları korunarak Milli Savunma Bakanlığına ye bağlı kuruluşlara atamaları yapıldı. Bu personelin yerine mavi yaka için ilana çıkılmış, 35 bin 521 aday müracaat etmiştir. İş deneyimi üç yıl ve diploma notu 60'ın üzerinde olan adaylar yazılı sınava çağırılmıştır. Kriterlere uyan adaylardan 11 bin 904 yazılı sınava davet edilmiş, bunların 8 bin 851'de yazılı sınava çağırılmıştır. Taşeron işçilerimizin işten çıkarılması asla söz konusu değildir. Taşeron işçiler görevlerine devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Yunanistan ile ilgili olarak Akar, “Askeri yargı ve disiplin konusunda 24 Haziran'da düzenlemeler yapıldı. Bunları takip ediyoruz. Yeni düzenlemelerle ilgi sıkıntılar oluyor, tekrar düzenliyoruz. Askeri yargının etkin şekilde çalışması hayati öneme sahip, yapmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

Kara Harp Okulu ile ilgili bölünme olup olmadığına ilişkin Akar, “Akademik dersler için bunlarla alakalı kariyer sahibi sivil kesimlerden destek almamız söz konusu. Önceki uygulamalardan farklı bir şey değil. Askeri derslerin sayısı yüzde 32 oranında arttırıldı” diye konuştu.

Kimyasal silah konusunda Akar, “Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde, envanterinde, herhangi bir yerinde kesinlikle asla gaz kimyasal silah yoktur. Ne alınmış, ne alındı, ne satıldı, ne gizli. Bunun bu şekilde bilinmesi lazım. Nereden yapılıp nereye gidildiğinin takibi basit zaten. Türkiye'de böyle bir işin olmadığı açık ve net. Bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Mehmetçiğin son derece onurlu terörle mücadelesini lekelemek için bu tür iddialar periyodik bir şekilde tekrarlanıyor, aslı yoktur” diye konuştu.

Bedelli askerlik konusunda Akar, “Bütün ilgili kurumlarla tartışıldı, konuşuldu. Üniversitelerle tartışıldı, ölçümleri, istatistikleri oldu. En optimal neyse milletimiz halkımız için şimdi hatırlayın. En önemli konu öngörülebilirlik bedelli ne zaman çıkacak? 35 yaşına kadar teciller var. O yaştan sonra ne askerlik olur ne de yarar sağlar. Hepsi konuşuldu ve para konusu var mesela her seferinde 30-50 bin lira olması sabitleyelim dendi. En düşük maaş nerde. Asteğmen maaşının altı. Otomatik olarak ona bağlandı. Asteğmen maşı artınca o da artıyor. Döviz olunca eşit olması lazım denildi. Kanunda bir arkadaşımız eleştirisini duyduk. Hemen görüştük düzelttik. Kur 1 Ocak itibarıyla dediler değiştik onu ne zaman para ödeniyorsa konsoloslukta hesabı yapılıp, ödeme yapılıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri ihtiyacını karşılıyor. İkinci altı ayda bir maaş karşılığı yapma meselesi vardı gençlerimiz teveccüh etmeye başladı. İki yıllık okuyanların farkı yoktu liseyle. Meslek okullarının görünürlüğü bakımından yedek astsubaylık getirdik. Sistem bütünlük içinde çalışıyor bu sistemi bozdurmamamız lazım. Parayı süreyi değiştirelim gibi şeylerle sistemi bozmayalım. 2022 yılında 51 bin 603 vatandaşımız bedelli için başvurdu işlemleri devam ediyor. Toplam hükümlü sayısı 1 Ocak 2020-31 Aralık 2021 kadar 112 bin 661 bedelli askerlik için gelen olmuş. Bunlardan 4 milyar tahsilat yapılmış” şeklinde konuştu.

Akar şunları kaydetti:
“Burada biz teröristle oradaki insanları ince bir şekilde ayırıyoruz. DEAŞ ile mücadele eden koalisyon güçlerinin kendi web sayfalarında her gün ne kadar sivilini ölümüne sebep oldukları yazıyor. Kastımız olmadan DEAŞ ile mücadele sırasında öldürüldü şeklinde yazıyor. Bizde çok şükür böyle bir şey yok.”

Akar, Yunan tarafı ile görüşmelerinin olumlu etkiler yaptığına işaret ederek, “Çipras ve partisinin mensupları açık şekilde bizim söylediklerimizden hareketle mevcut yunan hükümetinin saldırgan hareketleri, eylemleri Yunan halkında endişeye sevk ediyor. Biz bir şey yaparken, sizin de hakkınızı savunuyoruz. Yunanistan ile sorunlarımızı barışçıl yönden çözmek için her türlü gayreti gösteriyoruz. Brüksel'de yaptığımız olumlu görüşmede daha önce başlattığımız güven artırıcı önlemler çerçevesinde dördüncü toplantımızı Ankara'da yapacağız, gelmelerini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Libya ile ilgili olarak Akar, “Libya'daki kardeşlerimizle iş birliği yapmasaydık, Hafter güçlerinin Trablus'a beş kilometre kalmıştı. Şu anda Trablus olmazdı seçimler olmazdı, Hafter girmek üzereydi. Sizin tezkeresiyle yapılan müracaat, Ulusal Mutabakat Hükümeti başındaki Saraç şahsi mektuba istinaden biz gittik. Yayılmacılık, saldırganlık yok, vefa, ihtiyaç var. 500 yıllık dostluk, kardeşlik var” diye konuştu.

Suriye konusunda Akar, “Ağzımızın içinde. Biz nasıl oraya kayıtsız kalırız? Bekleyelim mi onları? Terör koridoru adı konundu bunun. Seyir mi etseydik? Tamamen uluslar arası hukuk, Birleşmiş Milletler kararına uygun şekilde insan haklarına saygılı, oradaki dini tarihi sanat eserlerine azami dikkat etmek suretiyle bu operasyonlar yapıldı. Yurtdışındaki mücadeleyi işgalci görmek emperyal dili kullanmak demek. Emperyaller bizim gibi ülkelerin olmasını istemezler. Tezgah kurmuşlar, devam etsin istiyorlar” şeklinde konuştu.

Hudutlarla ilgili konuya Akar, “Burada gerçekten bu duvarlar, hendekler kuleler, kameralar pusu keşif devriye yolları dahil İran hududu çok açık. Orada herhangi bir şey görünce mobil kuvvetlerimiz, timlerimiz var, yönlendirilmiyor. Herhangi biri yurdumuza girmeden durduruluyor. 1 Ocak'tan itibaren 261 bin 137 geçiş engellendi. Geldikleri görülüyor, tedbir alınıyor, bizimkiler yolları kapatıyorlar, geri ittiriliyorlar. Bunun dışında geçtikten sonra yakalanan 98 bin 763 kişi var. Bunların ilave 406 PKK, YPG, FETÖ terörist var. Bunlar dahil tamamı kolluk kuvvetlerine teslim edildi” dedi.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.