Köşe Yazıları Haber Girişi: 26.02.2022 - 09:16, Güncelleme: 26.02.2022 - 09:16

Van Gölü İncileri

 

Van Gölü İncileri

Van Gölü İncileri
BİRİKİMLER VE HAYALLER NEŞE DEMİR Birikim yapmak, akıp giden zaman içerisinde kıymet verdiğimiz şeylerden tasarruf yapmaktır. Bu maddi de olabilir manevi de. Irmak akarken testiyi doldyrabilmektir birikim yuapmak. Biliyoruz ki hayatımızda çok önemli yere sahiptir birikim. Her zaman para mı biriktirilir ki? Hayallerimizi de biriktirebiliriz gönül hazinemizde. Gneçliğimizden geçip gidenlerden güzellikler ayırarark. Zamanı gelince kullanmak için çok işimize yarayabilir maddi ve manevi birikimimiz. Birikimimiz geleceğimiz için hayallerimizin bir basamağıdır.  Tutumlu olup yaşamımız boyunca harcamalarıma dikkat etmeliyiz. Birikimlerimizi değişik yatırımlar yaparak uzun vadeli yapabiliriz. Hedefimimize ulaşmak için birikimimize yönelmemiz ve hayalimizi yavaş yavaş tamamlamaya başlamamız gerekir. Bu noktada birikim ve hayallerim ön plana çıkmaktadır. Birikim deyince akla sadece maddi anlamda değil, manevi olarak da... Sevgi, saygı ve sabır gerekir hayallere giden yolda birikim için çünkü bu ayrıcalığı biliyoruz ve kabulleniyoruz. Bunun için eğitim önemlidir. Aile ortamında ve anaokullarında bu güzelliklerin temelli atılmalıdır. Bu konuda büyüklerimizden ve öğretmenlerimizden destek bekleriz her zaman. Birikim ve hayallerim bu anlamda çok büyük önem taşır, her zaman kıymetini bilmeliyiz. Bu konuyla ilgili hedefimde olan hayalim maddiden çok manevi birikim ile vurgulanmaktadır.   GECEYE 1 KALA MERVE OFLAS Aşk; insanın kelimelere dökemediği, cümlelere sığdıramadığı bir girdaptır. Yarası hep tazedir aşkın. Hele özlersen gözlerine tutunmaz yaşların salıverir mektuplarına. Boğazında bir düğüm, çekemediğin nefesinin sebebidir. Günden güne bitirir seni. Senelerin kovaladığı bir gökyüzü var sabahı ayaz gecesi özlem kokan. İçinde sayfalara dökemediğin çığlığın yine bir sevda yakar canını. Giden ardında bıraktığı kalanı öldürür. Şimdi sayfalara sığmasa da bu sevda. Alaylı gülüşlere kaldı sevdalar. Yüreğin bin bir acının düğümü Gözlerinde sevdanın ağırlığı gülüşlerini götürürken kalkmaya hazırlanır yüreğindeki gemi. Geminin kaptanı yetip giderken o uçsuz bucaksız sahilden kaldırımda ölümle cebelleşen bir sen kalırsın. Şimdi yetim bir aşkın umut katiliyle yüzleşsen de kapanmıyor açılan yara. Geçecek diye beklediğin senelerin ağırlı var omuzlarında yetip giden yıllar geçirmez sadece alıştırır. Şimdi satırlarda düşman oldu sana. Mürekkepler bile gidişinle kurudu. Günleri ayları belki de senelerin isyanıydı. Şimdi ne serzenişler geçiyor şu arsız yüreğinde. Bıraktığın bir günahkar cebelleşir olduğu en derinlikleriyle. Ne kağıt kalem ne mürekkep sarılı oldu gidişine. şimdi hepsi birbiriyle savaş halinde yazmayı bıraktı. Ardında bıraktığın mülteci gecelerde arar oldu yanlızlığı. Gidişin öyle yaraladı ki bu bedeni içinde feryatlar kopar oldu. Senden geriye bir mülteci kaldı. Bilinmez bir gecenin bilinmez bir saatinde. Parmaklıklar ardında esir kaldığı zindanda yanlızlığın mahkumluğu yetirir oldu umutlarını şimdi gidişler geceye 1 kala. GİT ARTIK BİRSEN EKER Kendi içinde heyzanını yaşa git artık nerde yaşarsan yaşa hep benden uzakta bir daha arama sorma… git artık bir daha asla geri gelme…   Dönme geriye bu gözler seni asla affetmez bilsen de bilmesen de… git artık bir daha asla geri gelme…   Sen en iyisi bir daha sevme sevmeye ilk önce kendinden başla bir daha hiç bir kalpte bir daha hiç yara açma… git artık bir daha asla geri gelme…   BİR ADAM EMİRE KARAKOÇ Bir adam sevdim daha önce hiç sevilmemiş saçları okşanmamış sevgi sözcükleri duymamış   Kocaman elleri vardı nasırlıydı avuç içleri sevgisizlikten hırpalanmış   sesi şiir,  gülüşü huzur, varlığı umut bir adamdı   Bir adam sevdim kaşı ve gözü arasında bir beni vardı şiirden   En güzel ressamın çizdiği en güzel tabloydu duruşu, gülümsemesi içinde tutsak kalmış, hüzün yüzünde yer edinmiş.   HOŞÇA KAL CİVAN ATAY Hoşça kal sevgili. Gönlünden uzak olduktan sonra yanında olsam ne yazar. Bu eller senin, sadece senin için  atan ve her attığında senin adını zikreden... Kırdığın bu kalp için mezar kazabilirsin şimdi Bu mezar o kadar büyük ki yüzlerce adam sığar. Ama senin sevginle dolup taşan bu kalp sığamaz o yüzlerce adamlık  mezara.  Gitmeden önce son kez dönüp baktın bana. Ahh, işte benim için son bir umut ışığı doğdu. Çok cılız bir ışık bu. Her an sönebilir. Ben bu ışığın sönmesine izin vermedim. Hâlâ o pamuk ipliğine bağlı umuda tutunarak yaşıyorum. Sen yoksun çok soğuk. Elimi elinle, yüreğimi  yüreğinle ısıtamıyorum. Buz tuttu ikisi de. Şimdi tutunduğum umudum meyvesini verse ve sen çıkıp gelsen birden. Elimi tutsan, bana sımsıkı sarılsan, birleşse yüreklerimiz çözülmez miydi bu buzlar. Yanımdaki, aklımdaki olmadıktan sonra ben onunla yaşamam.  Yaşıyamam... Ama evet aklımdakiyle de ölürüm...   ATILIR MI ZEYNEP DENİZ Dört yıllık sevdalar kapandı çekmecelerin en kuytu köşelerine zifiriye atıldılar hep, yalnızlığa onca emek savruldu dört bir yana   Gittiğinden beri içim paramparça yokluğun sardı beynimi, yüreğimi ne kadar zormuş dayanabilmek, sessizlikle çığlık çığlığa kalmak içinde   Seni seviyorum cümleleri söylenmemiş gibi bırakıldılar bir kenara yüreğinin bir kenarına, ufak bir kıyısına mesken etseydin bari, sevdalar atılır mı hiç?   ANÂSIR-I ERB       HAMİYET KOPARTAN Hayat şifremiz anâsır-ı erbâ Kışımız, baharımız, yazımız bir Aynı gemideyiz, yönümüz Mevlâ Rotamız, kaderimiz, yazımız bir   Kimimiz efsane, kimimiz roman Aynı Musavvîr’in tasvirleriyiz Kimi hayvan, bitki, kimimiz insan Aynı Nur’un ayrı tenvirleriyiz   Kimi “melek”, kimi “cin”, kimi “şeytan” Hepimiz Halik’ın mahlûkatıyız Kimi ateştendir, kimi topraktan Hep aynı Allah’ın mevcudatıyız   Anadır, tohumu bağrına basar Allah’ın ikramı taamlar sunar Cansız bedenleri sır gibi saklar Topraktanız; lokmamız, aşımız bir   Gülün derdine bülbül gülzârdayken Hicran ehli yine ah ü zardayken Deryalar gelgitlerle efkârdayken Aynı ateş yakıyor, acımız bir   Hava, su ve toprağa düşmesini Beklediğimiz umut, cemremiz bir Dünyadaki kir, kalplerdeki kini Yıkayacak duamız, katremiz bir   Süleyman kuşlarla konuşuyorsa, Yunus çiçeklerle söyleşiyorsa, Ceylân, aslanla Hünkârlaşıyorsa Bektaş, demek ki tüm mahlukat biriz.
Van Gölü İncileri

BİRİKİMLER VE HAYALLER

NEŞE DEMİR

Birikim yapmak, akıp giden zaman içerisinde kıymet verdiğimiz şeylerden tasarruf yapmaktır. Bu maddi de olabilir manevi de. Irmak akarken testiyi doldyrabilmektir birikim yuapmak.

Biliyoruz ki hayatımızda çok önemli yere sahiptir birikim. Her zaman para mı biriktirilir ki? Hayallerimizi de biriktirebiliriz gönül hazinemizde. Gneçliğimizden geçip gidenlerden güzellikler ayırarark. Zamanı gelince kullanmak için çok işimize yarayabilir maddi ve manevi birikimimiz. Birikimimiz geleceğimiz için hayallerimizin bir basamağıdır.

 Tutumlu olup yaşamımız boyunca harcamalarıma dikkat etmeliyiz. Birikimlerimizi değişik yatırımlar yaparak uzun vadeli yapabiliriz. Hedefimimize ulaşmak için birikimimize yönelmemiz ve hayalimizi yavaş yavaş tamamlamaya başlamamız gerekir. Bu noktada birikim ve hayallerim ön plana çıkmaktadır.

Birikim deyince akla sadece maddi anlamda değil, manevi olarak da... Sevgi, saygı ve sabır gerekir hayallere giden yolda birikim için çünkü bu ayrıcalığı biliyoruz ve kabulleniyoruz. Bunun için eğitim önemlidir. Aile ortamında ve anaokullarında bu güzelliklerin temelli atılmalıdır. Bu konuda büyüklerimizden ve öğretmenlerimizden destek bekleriz her zaman. Birikim ve hayallerim bu anlamda çok büyük önem taşır, her zaman kıymetini bilmeliyiz.

Bu konuyla ilgili hedefimde olan hayalim maddiden çok manevi birikim ile vurgulanmaktadır.

 

GECEYE 1 KALA

MERVE OFLAS

Aşk; insanın kelimelere dökemediği, cümlelere sığdıramadığı bir girdaptır. Yarası hep tazedir aşkın. Hele özlersen gözlerine tutunmaz yaşların salıverir mektuplarına. Boğazında bir düğüm, çekemediğin nefesinin sebebidir.

Günden güne bitirir seni. Senelerin kovaladığı bir gökyüzü var sabahı ayaz gecesi özlem kokan. İçinde sayfalara dökemediğin çığlığın yine bir sevda yakar canını. Giden ardında bıraktığı kalanı öldürür. Şimdi sayfalara sığmasa da bu sevda. Alaylı gülüşlere kaldı sevdalar. Yüreğin bin bir acının düğümü Gözlerinde sevdanın ağırlığı gülüşlerini götürürken kalkmaya hazırlanır yüreğindeki gemi. Geminin kaptanı yetip giderken o uçsuz bucaksız sahilden kaldırımda ölümle cebelleşen bir sen kalırsın. Şimdi yetim bir aşkın umut katiliyle yüzleşsen de kapanmıyor açılan yara. Geçecek diye beklediğin senelerin ağırlı var omuzlarında yetip giden yıllar geçirmez sadece alıştırır.

Şimdi satırlarda düşman oldu sana. Mürekkepler bile gidişinle kurudu. Günleri ayları belki de senelerin isyanıydı. Şimdi ne serzenişler geçiyor şu arsız yüreğinde. Bıraktığın bir günahkar cebelleşir olduğu en derinlikleriyle. Ne kağıt kalem ne mürekkep sarılı oldu gidişine. şimdi hepsi birbiriyle savaş halinde yazmayı bıraktı. Ardında bıraktığın mülteci gecelerde arar oldu yanlızlığı. Gidişin öyle yaraladı ki bu bedeni içinde feryatlar kopar oldu. Senden geriye bir mülteci kaldı. Bilinmez bir gecenin bilinmez bir saatinde. Parmaklıklar ardında esir kaldığı zindanda yanlızlığın mahkumluğu yetirir oldu umutlarını şimdi gidişler geceye 1 kala.

GİT ARTIK

BİRSEN EKER

Kendi içinde

heyzanını yaşa

git artık nerde yaşarsan yaşa

hep benden uzakta

bir daha arama

sorma…

git artık bir daha asla geri gelme…

 

Dönme geriye

bu gözler seni asla affetmez

bilsen de bilmesen de…

git artık bir daha asla geri gelme…

 

Sen en iyisi bir daha sevme

sevmeye ilk önce kendinden başla

bir daha hiç bir kalpte

bir daha hiç yara açma…

git artık bir daha asla geri gelme…

 

BİR ADAM

EMİRE KARAKOÇ

Bir adam sevdim

daha önce hiç sevilmemiş

saçları okşanmamış

sevgi sözcükleri duymamış

 

Kocaman elleri vardı

nasırlıydı avuç içleri

sevgisizlikten hırpalanmış

 

sesi şiir,  gülüşü huzur,

varlığı umut bir adamdı

 

Bir adam sevdim

kaşı ve gözü arasında

bir beni vardı şiirden

 

En güzel ressamın çizdiği

en güzel tabloydu duruşu,

gülümsemesi içinde tutsak kalmış,

hüzün yüzünde yer edinmiş.

 

HOŞÇA KAL

CİVAN ATAY

Hoşça kal sevgili. Gönlünden uzak olduktan sonra yanında olsam ne yazar. Bu eller senin, sadece senin için  atan ve her attığında senin adını zikreden... Kırdığın bu kalp için mezar kazabilirsin şimdi

Bu mezar o kadar büyük ki yüzlerce adam sığar. Ama senin sevginle dolup taşan bu kalp sığamaz o yüzlerce adamlık  mezara.  Gitmeden önce son kez dönüp baktın bana. Ahh, işte benim için son bir umut ışığı doğdu. Çok cılız bir ışık bu. Her an sönebilir. Ben bu ışığın sönmesine izin vermedim. Hâlâ o pamuk ipliğine bağlı umuda tutunarak yaşıyorum.

Sen yoksun çok soğuk. Elimi elinle, yüreğimi  yüreğinle ısıtamıyorum. Buz tuttu ikisi de. Şimdi tutunduğum umudum meyvesini verse ve sen çıkıp gelsen birden. Elimi tutsan, bana sımsıkı sarılsan, birleşse yüreklerimiz çözülmez miydi bu buzlar.

Yanımdaki, aklımdaki olmadıktan sonra ben onunla yaşamam.  Yaşıyamam... Ama evet aklımdakiyle de ölürüm...

 

ATILIR MI

ZEYNEP DENİZ

Dört yıllık sevdalar kapandı

çekmecelerin en kuytu köşelerine

zifiriye atıldılar hep, yalnızlığa

onca emek savruldu dört bir yana

 

Gittiğinden beri içim paramparça

yokluğun sardı beynimi, yüreğimi

ne kadar zormuş dayanabilmek,

sessizlikle çığlık çığlığa kalmak içinde

 

Seni seviyorum cümleleri

söylenmemiş gibi bırakıldılar bir kenara

yüreğinin bir kenarına, ufak bir kıyısına

mesken etseydin bari, sevdalar atılır mı hiç?

 

ANÂSIR-I ERB      

HAMİYET KOPARTAN

Hayat şifremiz anâsır-ı erbâ

Kışımız, baharımız, yazımız bir

Aynı gemideyiz, yönümüz Mevlâ

Rotamız, kaderimiz, yazımız bir

 

Kimimiz efsane, kimimiz roman

Aynı Musavvîr’in tasvirleriyiz

Kimi hayvan, bitki, kimimiz insan

Aynı Nur’un ayrı tenvirleriyiz

 

Kimi “melek”, kimi “cin”, kimi “şeytan”

Hepimiz Halik’ın mahlûkatıyız

Kimi ateştendir, kimi topraktan

Hep aynı Allah’ın mevcudatıyız

 

Anadır, tohumu bağrına basar

Allah’ın ikramı taamlar sunar

Cansız bedenleri sır gibi saklar

Topraktanız; lokmamız, aşımız bir

 

Gülün derdine bülbül gülzârdayken

Hicran ehli yine ah ü zardayken

Deryalar gelgitlerle efkârdayken

Aynı ateş yakıyor, acımız bir

 

Hava, su ve toprağa düşmesini

Beklediğimiz umut, cemremiz bir

Dünyadaki kir, kalplerdeki kini

Yıkayacak duamız, katremiz bir

 

Süleyman kuşlarla konuşuyorsa,

Yunus çiçeklerle söyleşiyorsa,

Ceylân, aslanla Hünkârlaşıyorsa

Bektaş, demek ki tüm mahlukat biriz.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.