Bir öğretmenin güncesinden

Yeni eğitim-öğretim dönemi başlamıştı. Ders programına göre ilk gün lise birinci sınıflarla dersi vardı. O sabah özenle hazırlanıp geç kalmamak için de biraz erken bir vakitte okuluna gitmişti. Yeni bir okulda derse girmenin heyecanı ile okulun bahçe kapısından içeriye girdi.

Tüm öğretmenlere saygıyla

Yeni eğitim-öğretim dönemi başlamıştı. Ders programına göre ilk gün lise birinci sınıflarla dersi vardı. O sabah özenle hazırlanıp geç kalmamak için de biraz erken bir vakitte okuluna gitmişti. Yeni bir okulda derse girmenin heyecanı ile okulun bahçe kapısından içeriye girdi. Karşındaki geniş bahçede toplanan öğrencilere baktı. Acaba hangileri kendi öğrencisi olacaktı. Yan taraftaki kantinde oturanlar hem bir şeyler atıştırıyor hem de sohbet edip gülüşüyorlardı. Tatil boyunca birbirlerini özledikleri her hallerinden belli oluyordu. Okula yeni bir öğretmen geldiğini duymuş olacaklardı ki, yanlarından geçerken ona meraklı bakışlar atmışlardı.

 

Merdivenlere yönelip üst kattaki öğretmenler odasına çıktı. Ondan önce gelenlere selam verip kendi dolabına doğru gitti. Ceketini, çantasını ve diğer eşyalarını yerleştirdikten sonra odanın ortasındaki uzun oval masaya, çay içen meslektaşlarının yanına yaklaştı. Selamlaşıp tanıştılar. Aralarına katılmasından dolayı memnun olduklarını dile getirdiler nazikçe. İçlerinden biri meslek lisesinde görev yapmanın pek kolay olmadığını, yakın zamanda kendisinin de bunu fark edeceğini söyleyince hep bir ağızdan gülüştüler. O da daha önce birçok kişiden benzer yorumları duymuştu. Ama böyle bir deneyimi ilk kez yaşayacaktı. Meslekteki ilk yıllarıydı.

 

Oysa diğer öğretmenler ona göre epeyce kıdemliydiler. Bunu düşününce biraz endişelendi. Buradaki dersleri acaba nasıl geçecekti? Üç kuşak öğretmen bir ailedendi. Babası ve ağabeyleri başta olmak üzere akrabalarından da birçoğu öğretmendi. Bu onun için hep bir gurur kaynağı olmuştu. Bu hislerle elindeki mis kokulu çayından birkaç yudum aldı. Az sonra ilk ders zili çaldı. Kitapları, iki renkli tahta kalemleri elinde, diğer meslektaşlarına "iyi dersler" dileyerek sınıfına doğru yöneldi. Koridor, sınıflarına girmek için koşuşturan öğrencilerle doluydu. Kendi sınıfının önüne geldiğinde heyecanını yatıştırmak için derin bir nefes aldı. Zaten açık duran sınıf kapısından gülümseyerek içeri girdi.

 

Daha önce hiç bu kadar dolu bir sınıfa girmemişti. Sınıfın ortasına geldi öğrencilere döndü yüzünü. Kendisine bakan sayıları kırkın üzerindeki çocuklarla göz göze geldi. Öğrenciler yeni öğretmeni, öğretmen yeni öğrencilerini bir anlık sessizce inceledi.

 

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ...

Bakmadan Geçme