HALA SULTAN VE KIBRIS FETHİ

E. İl Müftüsü Nimetullah Arvas yazdı...

Peygamber efendimiz zaman zaman nurlu Medine'nin dışına çıkar ziyaretlerde bulunurdu. Uhud'da şehitlerin efendisi Hazreti Hamza'yı ziyaret ederek eski hatıraları yad ederlerdi. Bir defasında Uhud bizi sever bizde Uhud'u severiz buyurmuştur. Her cumartesi günü, nurlu Medine'ye yakın Kuba köyünü ziyaret eder orada ikamet edenlerin hatırlarını sorar onlarla sohbet ederlerdi. Kuba, Efendimizin Hicret ederken Medine şehrine girmeden durakladığı istirahat ettiği ve aynı zamanda Mekke'den hicret edip muhacir sahabilerin Peygamber efendimizle buluştuğu yerdir. Yine bir cumartesi günü Kuba yolculuğu esnasında yol üzerinde Hala Sultan olarak bilinen Ümmü Haram Binti Milhan adında süt halasının evi bulunuyordu. Arapça da Hala kelimesi Teyze demektir. Ümmü Haram Binti Milhan'ın ilk kocası bütün çabalara rağmen İslamiyeti kabul etmeyip müşrik olarak hayat sürdüğünden Peygamber Efendimizin süt teyzesi ondan ayrılmıştır. Daha sonra Ubade Bin Samıt adında büyük sahabiyle evlenmiştir.

Hazreti Peygamber Efendimiz her ziyaretinde olduğu gibi bu ziyaretinde de Hala Sultan'ın evini istirahat etmekle şereflendirmiştir. Kaylule vakti (öğle vakti uykusu) biraz uyuduktan sonra tebessümle uyandı. Süt halası kendisine anam babam sana feda olsun, seni güldüren nedir Ya Resulallah. Efendimiz, ben rüyamda ümmetimden Allah yolunda masmavi deniz üzerinde padişahların koltuklarına oturur gibi oturdukları halde Allah yolunda cihada çıktıklarını gördüm. Ümmü Haram yani Hala Sultan ey Allah'ın resulü dua ette bende onlarla beraber Gazaya gideyim. Peygamber Efendimiz onlarla beraber olması için dua etti. Tekrar mübarek başını koydu tebessüm ederek uyandı. Seni güldüren nedir ya Resulallah. Efendimiz birinci defada olduğu gibi ümmetimden Allah yolunda cihada çıkan kimselerin gemide padişahların koltuklarına oturuyor oldukları halde gördüm deyince süt halası dua et bende bunlardan olayım dedi. Efendimiz, hayır Sen ilklerden olacaksın diye buyurdu.

İslam orduları, o dönemin iki süper gücü olan Sasani(İran) ve Bizans(Doğu Roma) İmparatorluklarını mağlup etmiş, Şam, Kudüs ve Mısır Bizans'ın elinden alınmıştır. Hızlı bir fütuhat neticesinde Doğu Akdeniz sahilleri Müslümanların kontrolüne geçmişti. Şam Valisi Hazreti Muaviye Kıbrıs'ı almak için çok sabırsızlanıyordu. Hazreti Ömer döneminde Kıbrıs'a çıkartma yapmak için izin istediyse de Hazreti Ömer İslam ordusunun deniz savaşı tecrübesi olmadığından buna müsaade etmedi. Hazreti Osman'ın hilafeti döneminde İslam Halifesinden Kıbrıs'ın fethi için ısrarcı oldu. Hatta 'Kıbrıs'ta uluyan köpeklerin ve öten horozların seslerini işitiyoruz' diyerek ısrarcı tutumundan vazgeçmedi. Hazreti Osman o halde gönüllülük esasına göre gazaya katılmak şartıyla çıkmalarına izin verdi. Müslümanlar, Doğu Akdeniz'de Trablusşam, güneyde ise İskenderiye tersanelerini kullanarak Zimmi Sanatkarları ve teknik elemanlardan oluşan ekiplerle gemileri inşa etmeye daha önce ele geçirdikleri eski gemileri de onararak bir İslam donanmasını hazır hale getirmeyi başarmışlardır.

Kıbrıs'a yapılacak sefer için beklenenin çok üstünde mücahit katılmıştır. Gönüllüler ordusu arasında Ebuzer, Ebu Derda, Ümade Bin Samit ve onun zevcesi Ümmü Haram Binti Milhan(Hala Sultan) hazretleri gibi meşhur sahabeler de vardı. (Allah'u Teala hepsinden razı olsun)

Abdullah Bin Kays Hazretleri, bu orduya komutan tayin edilmiştir. İslam tarihinde ilk deniz seferi Kıbrıs seferidir. Bazı kaynaklarda bu sefer için binyediyüz gemiyle bir donanma hazırlanmıştır. Abdullah Bin Kays, amiral olarak bu seferi yönetmiştir demek yanlış olmaz. Bu sefer için iki ordu hazırlanmıştır. Bir tanesi Trablusşam limanından diğeri ise İskenderiye limanından denize açılmış ve bu iki ordu Larnaka önlerinde birleşerek adaya çıkartma yapmışlardır. İslam ordusu kısa zamanda üstünlük sağlayarak Rum'ları Cizye'ye (vergiye) bağlamıştır. Bu olay Hicri 28, Miladi 648/649'da cereyan etmiştir.

Burada esas üzerinde durmamız gereken hususlardan bir tanesi İstanbul fethi gibi Kıbrıs'ın fethi de gelecekle ilgili Peygamber Efendimizin gaybi müjdeli mucizelerindendir. Hala Sultan'ın ikinci kez gördüğü rüyada cihada çıkan askerlerle birlikte olamayacağını belirtmiştir.

Hala Sultan Radıyallahü anha hazretleri Larnaka'da bineğinden düşerek mübarek kafası bir kaya parçasına çarpmış ve orada şehiden vefat etmiştir. Kabri ve türbesi Larnaka'dadır ve çok sayıda Müslümanlar tarafından ziyaret edilmektedir.

Eyüp Sultan Hazretleri İstanbul'un manevi bekçisidir. Hala Sultan hazretleri de Yavru Vatanımızın bekçisidir. Eyüp Sultan hazretleri 90 yaşlarında İstanbul'da şehit olmuştur. Hala Sultan ise 85 yaşında Kıbrıs'ta şehit olmuştur. Milletimiz Peygamber Efendimize muhabbetinden dolayı onun sahabesini de sevmiş ve gönüllerine sultan yapmışlardır.

11 Kasım 2022'de Özbekistan'ın Semerkant kentinde bir araya gelen Türk Devletleri Teşkilatı tarafından alınan bir kararla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ninde bundan böyle gözlemci sıfatıyla katılmasını kararlaştırmışlardır.

Peygamber Efendimizin fethini müjdelediği Hala Sultan'ın şehadet şerbetini içerek şehid olduğu Kıbrıs'a İslam dünyasının bigane kalmaması ve sahip çıkması ümmet üzere bir vecibedir. Peygamber Efendimizin tarif ettiği masmavi denize, Akdeniz'e dikkatlerimizi çekmiştir. Kıbrıs'ın şehit, fatih ve gazilerini ve 1974 tarihinde Kıbrıs Barış Harekatında şehit olan şehitlerimizi ve belhayat olan muharip gazilerimizi rahmetle, minnetle anıyoruz.

Yüce Allah ordumuzu mansur ve muzaffer eylesin. Yurdumuzu her türlü tasallut ve taarruzdan korusun.

24 Kasım Öğretmenler Günü münasebetiyle bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü tebrik ediyor ve başarılar diliyorum.

Allah'ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun…

Yorumlar 5
Alaattin Demirel 27 Kasım 2022 21:19

Cenab-ı Allah razı olsun Muhterem hocam. Hz. Mevla bizleri öncü nesil olqn sahâbe'nin izinden ayırmasın

Alaattin Demirel 27 Kasım 2022 21:19

Cenab-ı Allah razı olsun Muhterem hocam. Hz. Mevla bizleri öncü nesil olqn sahâbe'nin izinden ayırmasın

Osman Gül ilahiyatçı 24 Kasım 2022 22:06

Muhterem Nimetullah Arvas Hocamıza çok teşekkür ederiz. Kıbrısta subay olarak askerlik görevini yapmış biri olarak Kıbrısın tarihi ve manevi hususiyetlerini çok sarih bir şekilde izah etmişlerdir..Allahü teala razı olsun. Osman Gül ilahiyatçı

Recep TUĞRUL 24 Kasım 2022 20:24

Aydınlattığınız için teşekkür ederiz. Allah razı olsun.

Recep TUĞRUL 24 Kasım 2022 20:24

Aydınlattığınız için teşekkür ederiz. Allah razı olsun.

Bakmadan Geçme