Ümran Öztürk

Hıdrellez İnsanlığa Kutlu olsun

Ümran Öztürk

Bu gece umut ateşlerinin bir kez daha yakılacağı, birçok coğrafyada dileklerin dilendiği, duaların edildiği, coşkunun ve umudun bayramı olarak kabul edilen Hıdrellez kutlanacak. 

Hızır ile İlyas peygamberlerin her yıl buluştukları gün olarak kabul edilen Hıdrellez binlerce yıldan beri farklı inanış ve geleneklerde farklı isimlerle kutlansa da geleneksel bir bayram olarak görülür birçok coğrafyada.

Türkiye'nin yanı sıra Balkanlar, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan, İran, Yunanistan ve Doğu Akdeniz ülkelerinde 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gece kutlanan mevsimlik bir bayramdır.

Doğanın uyanışı, umudun hikâyesi olarak bilinen Hıdrellez;  yıllardır Hıdrellez ritüelleri yörelere göre farklılıklar gösterse de niyet hep aynıdır. Hep bir umut, beklenti vardır güzelliğe, bolluğa, berekete, sevgiye,barışa, aşka dair.

Bundan dolayıdır ki baharın müjdecisi Hıdrellez gecesinde dilekler dilenir ve dualar edilir.

Yaygın bir inanca göre Hızır, hayat suyu (ab-ı hayat) içerek ölmezliğe ulaşmış; zaman zaman özellikle baharda insanlar arasında dolaşarak zor durumda olanlara yardım eden, bolluk-bereket ve sağlık dağıtan, Allah katında ermiş bir ulu ya da peygamberdir.

Yine bir rivayette, ölümsüzlük suyu içtiğine, bastığı toprağa bereket ve bolluk getirdiğine inanılan Hızır isimli gencin, İlyas Peygamber ile bir gül ağacı gölgesinde buluştuğu gece olarak kabul ediliyor. 

Bir başka rivayete göre de Hızır ile İlyas iki kardeştir ve yılda bir defa (6 Mayıs gününün gecesi), bir gül ağacının dibinde buluşurlar.

O nedenle de her yıl 6 Mayıs Hıdır Ellez (Hızır-İlyas) günü olarak kutlanan Hıdrellez de baharın gelişini kutsayan ritüeller yer alır.

Hıdrellez ritüelleri arasında en yaygın olanı her tür hastalık ve kötülükten korunmak için yakılan ateşin üzerinden gerçekleşmesini istedikleri dilekleri tutup üç kez atlayarak sağlık, mutluluk, bereket dilerler. Yine herkesin umudunu bağladığı bu gece, gülfidanlarının dibine dileklerini resmedip para keselerini gülfidanlarına asarlar. Bazı yörelerde bereket getirmesi için karınca yuvalarından toplanan topraklar bir yıl boyunca küçük keseler içinde cüzdanlarda, çantalarda taşınır.

Yine bereket getireceği düşünülerek keselere konan bakliyat, gül ağacına asılarak 1 gece bekletiliyor, bu malzemeler 1 yıl boyunca yemeklere azar azar konarak tüketiliyor.

Deniz kenarından kırık dalgalardan bir kaba doldurulan deniz suyunu da bolluk ve bereket için evin içerisine serpiştirirler.

Hıdrellez günü, güneş doğmadan su kenarlarına giden kadınlar bu suyla ellerini, yüzlerini yıkarlar.

Kâğıtlara yazdıkları dilekleri ve dere kenarından topladıkları çakıl taşlarını suya atarak dileklerde bulunurlar.

Kurulan salıncakta oturan genç kızı evlenmek istediği delikanlı sallayarak evlenme arzusunu dile getirerek dilek tutar.

Bolluk getireceği inancıyla kapı önleri Hıdrellez sabahı evin yönüne doğru süpürülür

Tüm bunlar Hıdrellez gecesi Hızır’ın uğradığı yerlere ve dokunduğu şeylere bereket vereceği, dileklerin kabul edileceği inancına dayanır.

Hıdrellez Günü Yapılmaması Gerekenler

Doğaya zarar verilmemesi, süt sağılmaması, çift sürülmemesi, boya, badana, tamirat yapılmaması, çamaşır yıkanmaması gibi inanışlar vardır.

Hıdrellez Duası

“Evime, mutfağıma, gelirime tıkanmış, yavaşlamış, durmuş işlerime Hızır’ın eli değsin. Bedenime, sağlığıma kavuşmanın mutluluğu gelsin… Dünyaya, memleketime, hayatıma barış, huzur, sevgi ve bereket aksın.”

Zamanla kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze kadar gelen, halkın kaynaşmasına, buluşmasına katkı sağlayan, gündelik yaşama renk katan ve geleneksel bir bayram olan Hıdrellez bugün evrensel bir nitelik kazanarak varlığını sürdürmektedir. Hıdrellez insanlığa kutlu olsun.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları