Okul öncesi deyip geçmeyin

Bir grup mini miniyi okul heyecanı sardı bu aralar. Anneler, babalar çocuklardan daha fazla heyecanlı, daha fazla tedirgin. Öyle ki gelin sizin ufaklığı falanca üniversiteye yerleştirelim deseniz hayır demeyecekler nerdeyse. Ee kolay mı. Sen büyüt bu yaşa getir. Alsınlar okula koysunlar.

Bir grup mini miniyi okul heyecanı sardı bu aralar. Anneler, babalar çocuklardan daha fazla heyecanlı, daha fazla tedirgin. Öyle ki gelin sizin ufaklığı falanca üniversiteye yerleştirelim deseniz hayır demeyecekler nerdeyse. Ee kolay mı. Sen büyüt bu yaşa getir. Alsınlar okula koysunlar.

 

Okul öncesinden bahsediyoruz tabi. Tüm okulların en önemlisi. Tüm eğitimlerin en önemlisi. Çocuk ilk 24 ay annesiyle birlikte yaşamalı. Anne sütü, anne sıcaklığı, anne kokusu her şeyden önemlidir. Hayatla barışık, pozitif düşünebilen, sağlıklı kararlar alabilen bireyler 24 aylık bu temel kazanımı almış bireylerdir. Çocukları bundan mahrum etmemek gerek, mahrum olanlara da kol kanat germek gerek.

 

36 aydan itibaren çocuğun sosyalleşme evresi başlıyor. Günümüzde özel ve resmi anaokulları, okul öncesi sınıfları var artık. Çocuğun anneden ayrılması, akranlarıyla zaman geçirmesi ve ayaklarının üzerinde durması gerekir. Aslına bakarsanız bu süreç hiç de kolay bir süreç değildir. Çocuk ile anne arasında çok güçlü bir bağ vardır. Annenin çocuğuna olan bağı daha da güçlüdür. İşte bu yüzdendir ki anneyi çocuktan ayırmak oldukça zordur. Bir yanı artık gitsin der, bir yanı onu bir türlü bırakmaz. Çocuğunu ilk kez okula gönderen anne ve babaların bilinç altı karma karışıktır. Bilinç altında çocuklarına ihanet ettikleri, onu kendilerinden uzaklaştırmak istedikleri düşüncesine kapılırlar. Gönderecekleri okul ne kadar iyi olursa olsun bu okula ve öğretmene karşı alttan alttan olumsuz duygular beslerler. Ne zamana kadar? Ta ki çocuk okula adapte olup eve geldiğinde anne ve babasına mutluluğunu gösterene kadar.

 

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Bakmadan Geçme