Yusuf Kazak

Çin-Japonya Gerilimi

Yusuf Kazak

Geçtiğimiz günlerde, Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi’nin, Çin’in Tayvan’a yönelik olası müdahalesine askeri karşılık verilebileceğine dair sözleriyle gerilen Çin-Japonya hattı, Asya-Pasifik bölgesinde uzun zamandır süren hareketliliğe yeni bir ivme katmış görünmektedir. Bölge temelinde uzunca bir emperyal geçmişe sahip olan ve belirli bir dönem Çin’i de işgal etmiş bulunan Japonya’nın bu adımı, Çin’in bölgedeki hegemonik emellerine tehdit oluşturmasına paralel olarak Pekin yönetiminin uzun bir geçmişe dayanan intikam arayışını tetiklemiş görünmektedir. 

Çin-Japonya Gerilimi

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra pasif bir konumda politika üretmeye çalışan Japonya’nın, bugünlerde eski mirasını hatırlamaya ve ordusunu güçlendirmeye dönük yaklaşımı, bölgedeki güç dengesini ve Çin’in küresel hedeflerini değiştireceğe benzemektedir. Bu bağlamda, eski müdahaleci kimliğini yakalamaya çalışan Tokyo yönetimi, bölgedeki sorunlara ve gelişmelere daha fazla duyarlı bir yaklaşım içerisindedir. 

Japonya ile uzunca bir mücadele geçmişine sahip olan ve bilhassa 1937 yılından itibaren şiddetli bir işgale uğrayan Çin, Japonya’nın halihazırda Tayvan üzerinden dillendirmeye başladığı askeri müdahale beyanlarına, geçmişin travmatik hatıraları ve Çin ulusunun onurunu kurtarma güdüsüyle yaklaşmaktadır. Küresel bir güç olma yolunda uzun zaman ve yüksek maliyetler sarf etmiş bulunan Pekin yönetiminin, küresel liderlik sürecinde kendini kanıtlamak için Japonya’nın püskürtülmesine özel bir önem atfettiği açıktır. Buna mukabil, daha kendi bölgesinde liderlik gösteremeyen bir Çin faktörünün global sahnede itibarını koruması da oldukça zor bir ihtimal olacaktır. 

Çin-Japonya Gerilimi

Öte taraftan, Amerika Birleşik Devletleri’nin(ABD) bölgedeki en önemli müttefiklerinden olan Japonya’nın takındığı aktif askeri ve politik tutum, son yıllarda artan Çin-ABD rekabetine yeni bir boyut kazandıracağa benzemektedir. Japonya’nın, kendi öz dinamikleriyle mi yoksa vekil güç etiketiyle mi yol alacağı sorunsalı da ayrı bir tartışma sahasıdır.

Yazarın Diğer Yazıları