Seni yazdım
Yunus Türkoğlu
Seher vakti Erek Dağı’nda kızıldan şafak,
Vangölü üzerinde gün batar mavi afak.
Karlar iniyor, ovalar-dağlar üzerine,
Zemheri, şarkılar söyler ibrişim rengine!
Gece kar yağar lapa lapa, sabahı ayaz,
Dağlar gelinlik giymiş, bağı bahçesi beyaz.
Aşka gelir ova, dağ-taş her şeyde bir telaş,
Gören ehli dil şaduman olur yavaş yavaş.
Yağan kar, sam yelidir dondurur nehirleri,
Hasretle sarsılmış, eser muhabbet yelleri…
Cadde ve sokaklarda gene aynı heyecan,
Karlı yollarında yürürsen olursun hayran.
Balalar okuldan dönerken karlar içinde,
Anneleri, yolunu gözler pencere önünde.
Sokaklar buzlu, çıkma dışarı Nimet abla!
Otur evinde, gurutlu sengeser yap abla…
Kar yağınca beni maziye götürür bir el,
O eski kışlar daha sessiz ve daha güzel.
Dışarıda kış var, soğuk var, karlar savrulur,
Sac üzerinde akşama kavurga kavrulur.
Soba fırınında ayva, patates, kestane,
Annem pişirirdi gece, yerdik tane tane.
Ateş, duman, kül kaldı sobamızda, ocakta,
Asuman lal olmuş, yıldızlar şimdi firakta…
5 Aralık 2024