Kürt Pilavı
Yunus Türkoğlu
Bin dokuz yüz doksanlı yılların başında Ankara’nın Haymana ilçesine bağlı Yenice Bucağı İlkokulu’na sınıf öğretmeni olarak atandım. Şubatın ilk haftasıydı hava oldukça soğuk, puslu ve karlıydı. Pazartesi sabahı Ankara Etlik minibüs garajından Haymana Belediyesi’ne ait otobüse binip yola çıktık. Gölbaşı ilçesini geçtikten sonra göz alabildiğine uzanan kar tarlasında seyri seferdeydik. Arada akarsu yataklarının olduğu vadilere dalıp buz tutan derelerin üzerindeki köprülerden geçip tekrardan Haymana Ovası’na çıkıp yola devam ediyorduk.
Karlar, kilim yapıp gönlünü yeryüzüne serdiğini, yeryüzünü şereflendirdiğini söylemez, belki de söyleyemez.
Otobüsteki yolcular son derece samimi ve cana yakınlar. Sohbet ediyoruz ve bazılarıyla tanışıyorum. Yabancı olduğumu görünce soru soruyorlar ve diyalog başlıyor. Ön ve arka tarafta oturanların konuşmalarına ister istemez kulak misafiri oluyorum. Kürtçe konuşanlarda var, duyuyorum fakat pek anlayamıyorum. Sonra kendi kendime ”Bu Kürtçe
Van’da konuşulandan biraz farklı gibi…” diye düşünüyorum.
Otobüsümüz yol güzergâhında bulunan beldelere uğrayıp yolcu alıp, yolcu indiriyordu. Yaklaşık bir buçuk saatin sonunda ilçe merkezine varmıştık. Haymana ilçesi Ankara’ya 70 km mesafededir. Kaplıcalarıyla meşhurdur. İsmini Osman Gazi’nin annesi Hayma Hatun’dan almıştır. Tarihi ve şirin bir Anadolu ilçesidir.
Belediye binası önünde duran otobüsten indikten sonra etrafı biraz seyrettim, sonra tertemiz havayı ciğerlerime çekip yürümeye başladım. Gidiş geliş istikametindeki iki yolun ortasında park, karşısında merkez cami var. Gelirken görmüştüm, Kaymakamlık binasının önünden geçmiştik ve o istikamete doğru ilerliyorum. Dükkânlar açılıyor, bacalardan dumanlar tütüyordu. İşe gidenler ve okuluna doğru koşuşturan çocuklar vardı.
Hatırladıkça geçen günleri yüreğimde artıyor hüzün ve elem, her kalbe geleni yazmıyor işte kalem…
Hükümet binasının önündeyim. Kalın taş duvarlar, büyük giriş kapısı, merdiven basamakları ve zemini mozaik işlemeli olan tarihi bir yapıdır burası. Kapıdaki görevliye selam verip İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yerini soruyorum. Birinci katta olduğunu söyleyince merdivenlerden üst kata çıkıp koridordan yürürken bir an için çocukluğuma gittim, kendimi Van Hükümet Binası içinde hissettim! Uzun ve loş koridor, kirli sarı renge boyanmış duvarlar, gri tahta kapılar, tavanlarda yıllanmış, toz tutmuş avizeler, duvarlara monte edilmiş hantal kalorifer petekleri ve mahkeme sırasını bekleyen insanlar, resmi kıyafetli görevlileri seyrederek geçip İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün olduğu bölüme ulaşıyorum…
Atama bölümüne gidip evraklarımı verip arkadaşlarla tanışıp oturuyorum. Bir çay içip soluklanıyorum. Şefimiz beni ilgili şube müdürümüzün odasına götürüyor. Tanışma ve sohbetten sonra atandığım okulun müdürünü arıyor;”-İzzet bey, okulunuza yeni atanan öğretmen geldi, müsaitsen gel…” diyor. Resmi işlemler devam ederken yaklaşık olarak yirmi-yirmi beş dakika sonra okul müdürümüz geliyor. Müdür buranın insanı, yıllarca bu bölgede öğretmenlik ve idarecilik yapmış tecrübeli biridir. Kısa bir tanışmadan sonra Yenice’ye doğru yola çıkıyoruz…
Müdürün canavar gibi dediği Beyaz Opel marka arabasına binip karlı yollardan devam ediyoruz. Haymana ile Yenice Bucağı arası 13 km. civarındadır. Arada ufak tepeleri saymazsanız dümdüz bir yol güzergâhı var. Çevrede akan dereler buz tutmuş, ağaçlar karlar altında uykuda gibiler, birkaç köyü geçip ilerliyoruz. Son tepeye çıkınca Müdürümüz geldik dedi. Ve karşımızda karlar içindeki Yenice Bucağı bizi karşılıyor...
Hafif bir inişle köyün içine doğru ilerliyoruz. Solda Sağlık Ocağı ve lojmanlar var, genellikle tek katlı olan evleri geçiyoruz, sağ taraftaki Jandarma Karakolunu geçtikten sonra dere üstündeki köprüden geçip dört yol ağzına geliyoruz. Sol tarafımızda taş duvarlar ardında kalan okul, karşı çaprazında PTT binası ve lojmanı, kahveler ile lokanta var. Anayol bucağın içinden geçip Konya’ya doğru devam ediyor...
Yağmur yağdı, kar yağdı bazen dereler buzların altından, bazen ovalardan çağladı aktı. Yeşerdi ve kurudu bağlar. Gönül çağlar, zaman ağlar ve Haymana’da, Yenice’de muhabbetle, sevgiyle, dostlukla geçti-gitti yıllar…
Haymana, Konya’nın Cihanbeyli ve Kulu ilçelerinin bulunduğu bu üçgende, Doğu Anadolu Bölgesi’nden vakti zamanında göçüp gelen Kürt vatandaşlarımız yaşamaktadırlar. Diğer ilçelerdekini bilmem fakat Yenice Bucağı’na yerleşenler Elazığ’ın Palu ilçesinden göçmüşler. Adet, gelenek-göreneklerine bağlı son derece vatanperver ve mert insanlardırlar. Burada görev yapmaktan ve bu insanları tanımaktan dolayı memnuniyetimi her zaman ifade etmişimdir. Buradaki değerli dost ve ahbaplarımı sevgiyle yâd ediyorum…
Okulun dış kapısından bahçeye giriyoruz. Sağ tarafta boylu boyunca uzanan 3 derslikli tek katlı bina, karşımızda ayrı tarihlerde yapıldığı anlaşılan 2 derslikli eski okul binası var. Ortada voleybol ve basketbol sahası olan oyun bahçesi, yeşil alan ve sol tarafımızda yeni yapıldığı belli olan okul ile arka tarafında lojmanın olduğu Yenice Bucağı İlkokulu’ndayız…
Nasipse devam edeceğiz.
Allah’a emanet olunuz…