Ümran Öztürk

Yüreğim Sessiz, Kırılgan Bir Coğrafya…

Ümran Öztürk

Bazen insan, kendi iç sesini susturup kalbinin koridorlarında dolaşınca anlıyor;

hayat aslında tamamlanmamış vedaların uzun bir toplamı.

 

Ne hiçbir yol bütünüyle bitiyor

ne de hiçbir iz tamamen siliniyor.

Her adımda biraz eksiliyor insan,

biraz da istemeden çoğalıyor.

Belki de bu yüzden, şairin dediği gibi

içimiz hep bir “hoşça kal ülkesi.”

Gidenlerin gölgesini, kalanların sızısını saklayan

mahzun, sessiz, kırılgan bir coğrafya…

 

Zaman orada ağır ilerler;

hatıralar toprak gibi çöker insanın içine.

Her gitmekte bir tortu kalır geriye,

her kalmakta görünmeyen bir eksiklik.

Ve insan, bazen en çok giderken yorulur;

ardında bıraktığı sessizlik,

attığı adımlardan daha ağır olur.

Çünkü ses susar ama iz kalır,

bakış biter ama yankı sürer.

Bir valize değil aslında,

en çok kalbine sığdıramadıklarını yüklenir insan.

 

Söylenememiş cümleleri, yarım kalan duyguları,

tam kapanmamış kapıları…

Her biri kalpte yer ister,

ama hiçbirine tam bir yer bulunamaz.

Belki de bu yüzden,

her vedada biraz daha büyür içimizdeki boşluk;

her kavuşmada ise kalbimiz biraz daha ürkek olur.

 

Çünkü bilir artık:

hiçbir geliş, bir gidişin izini tamamen silemez

ve hiçbir kalış, gitme ihtimalini bütünüyle ortadan kaldıramaz.

İnsan bu yüzden

kendi yüreğinde yaşar en çok;

sessiz, kırılgan

ve hep biraz yarım kalan bir coğrafyada.

Yazarın Diğer Yazıları