Ümit Kayaçelebi

YUSUF İLMEN VE VAN İL HALK KÜTÜPHANESİ

Ümit Kayaçelebi

Değerli dostlarım ben bugün sizlerin huzurunda bu gazetede köşe yazarı olarak sizlere seslenebiliyorsam bunu geçmişte çok kitap okumama borçluyum. Okumasaydım yazamazdım ve haliyle yazarda olamazdım.

Önce çok okudum çok dinledim ve sonra bir birikimim olunca bu tıpkı bir yanardağ gibi indifa edince yazar oldum.

Sanıyor musunuz ki her gün bir köşeniz olacak ve orada çok çeşitli konularda yazılar yazacaksınız ve insanlarda okuyucularda sizi zevkle takip edip yazılarınızdan keyif alacaklar. Bu o kadar kolay değil.

Bunun tek sebebi okumak..okumak..okumak.

Çocukluk yıllarımızda her kitabi alma şansımız yoktu. Bazen okul çıkışı çıkar yayınevinin önünde durur vitrindeki kitaplara bakar bakar ama bir türlü de nedense alamazdık.

Kitaplar da çok pahalı değil 50 kuruş 75 kuruş en fazla 1 lira! Lakin vitrinde arzı endam eden Kibritçi Kız, Ezop Masalları, Grimm Masalları, Andersen masalları, Binbir gece masalları, Kırmızı şapkalı kız ve nice bize göre olan çocuk kitaplarına böyle bakar bakar yanıp tutuşurduk ama bir türlü de alamazdık.

Çocukluğumda 125 kuruş verip bir Doğan Kardeş Dergisi alamadım ve bu içimde yıllarca bir ukde olarak kaldı. Arkadaşlarımız aldığında onunla beraber okuduğum yılları hiç unutamam.

Babam “Kanaat Kitabevi”nin sahibiydi ama küçük çapta bir kitapçıydı çok fazla sermayesi yoktu ve çok fazla da kitap alıp satamıyordu. İşte onda olan kitapları eve getirir okur sonra tez zamanda götürürdük. Gençlik Kitapevinin sahibi olan rahmetli Cavit Türkoğlu’nda envayi çeşit kitap vardı ama  onda kitap çok bizde yeterli para yok.

Böyle seneler geçti ve 60 lı yıllarda bir arkadaşımın tavsiyesi ile Van il Halk Kütüphanesine gittik. Kütüphane dediğimiz yer bir zamanlar Vanın Halkevi olan yer. Halkevi Kapanmış ve olmuş Şehir Sineması salondan arta kalan kısımda al sana kütüphane.

Sadece tek oda ve büyük bir ceviz masa. Masanın tarafında en fazla 20 kişinin oturup kitap okuyabileceği bir yer.

 Köşede Baş memur Rahmetli Hakkı Yakupoğlu, Yusuf İlmen, Ahmet..,İsa Oğuzcan, Ebubekir..bunlarda kütüphane personeli.

Buradaki hizmet fazla sürmedi daha sonra önce Kıza sanat Enstitüsü, Ticaret Lisesi olan bina (Şimdiki Şehir Parkının Yeri) başka yerlere gidince müstakil bir kütüphaneye taşındı.

Orası daha güzel ve kullanışlı bir bina idi ve iki salonu vardı hem kitap okunuyor hem de ders çalışılabiliyordu. Binanın altı da matbaa ve cilt eviydi.

O yıllarda gelen her kitap cilt hanede önce ciltlenir daha sonra okumak için kütüphaneye servis edilirdi ki bu işle uğraşan sırf ciltleme yapan üç personel vardı. Kütüphanede bulunun tüm kitaplar bila istisna hepsi ciltliydi.

Müzede binanın yan tarafındaydı.

İçeride kartoteklerden kitap seçerek istiyordunuz ve bu kitapları da aşağıdaki depodan getiren Yusuf İlmendi. Onun vazifesi oydu ve Baş memur Hakkı beyden sonra en yetkili isimde oydu ve ona karşı da sorumlu olduğu için en çok azar işiten de oydu.

Sebebi bilinmez Hakkı bey en ufak bir hata olsun orada çocukların gençlerin içinde Yusuf Abiyi azarlardı. İnanın ben o zaman üzülürdüm. Adam böyle durup durup personeli azarlamaktan kükremekten ne zevk alırdı hala anlamış değilim.

Yusuf abi çok halim selim kendi halinde edepli hayalı bir memurdu başında hep kükreyen aslan biriyle baş başaydı.

Yusuf abiyle bir gönül bağı kurmuştum. Kardeş gibi ağabey gibiydik. Daha sonra üniversiteye gittiğinde hiç görüşmek nasip olmadı. Daha sonra vefatını öğrendiğimde çok üzüldüm.

Hakkı Yakupoğlu Yalnız Yusuf abiyi değil diğer personelleri de çok haşlardı ki bu yüzden adı da Hakkı Bülbüle çıkmıştı.

İyi idareciydi titizdi ama yerli yersiz personelini kırıp dökmesi hiç de hoş değildi.

Ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki beni tanıdığı ilk günden son güne kadar bana çok değer verdi ve her zaman her ortamda şunu da demekten geri kalmadı;

Ümit Kayaçelebi benim milli okurumdur” der ve şunu da eklerdi; “Ben onun kadar benim memurluğum döneminde çok kitap okuyan kimseyi görmedim” derdi.

Daha sonraki yıllarda da her kütüphaneler haftasında beni çağırdıklarında valinin, misafirlerin ve yardımcılarının huzurunda hep beni överdi.

İşte yıllar böyle gelip geçti o günlerde çocuktuk daha sonra genç olduk sonra derken geldik yetmişlere dayandık ve bu gün Van’da yaşayan en önemli insanlardan biri haline gelmişsem bu hayatım boyunca hep okumamdan ileri gelmiştir.

Geçti o günler o yıllar ve bu gün o kütüphaneli yılları hatırlarken bu gün hayatta olmayan Hakkı Yakupoğlu, İsa Oğuzcan, Ebubekir..Ahmet.. ve benim çok kıymetli addettiğim hala da her zaman hayırla yad Ettiğim Yusuf İlmen ağabeyimi rahmetle ve hürmetle anıyorum.

Onlar benim anılarımda her zaman yaşayacaklar ve  ben onları her zaman hayırla yad etmekten geri kalmayacağım.

NERDE KİTAP KURTLARI?

Güzelim kitaplar hep raf da kalmış

Hani nerde eski kitap kurtları

Kitap evleri de bir bir kapanmış

Hani nerde eski kitap kurtları.

**

Sen istediğin kadar yaz ve konuş

Para etmiyor ciddi fikir ve görüş

Kahveler dopdolu kütüphaneler boş

Hani nerde eski kitap kurtları.

**

Yeni nesil bilmez Yahya Kemal’i

Ne Han Duvarlarını ne çamlıbeli

Tanısalar şaşardım Orhan Veli’yi

Hani nerde eski kitap kurtları.

**

Dokundun mu beş yüz kanal çıkıyor

Cümle alem çifter çanak kuruyor

Gün boyu televizyona bakıyor

Hani nerde eski kitap kurtları.

**

‘Çalı Kuşu ’ nu şimdi alan yok

‘Beş hececiler’ kimdir bilen yok

Kitabı boş ver gazete alan yok

Hani nerde eski kitap kurtları.

**

Emekliler zaman öldürür kahvede

Gençlerse çetleşmede kafelerde

Gel gör kimse yok kütüphanelerde

Hani nerde eski kitap kurtları

.

**

Sor Reşat Nuri’yi kaç kişi tanır

Seyirden zevk alır okumaktan usanır

Sabahtan akşama internete takılır

Hani nerde eski kitap kurtları

.

**

Okumadan nasıl elde edilir ilim

Kahveden, kafeden çıkar mı alim

Herkes seyrediyor diziyle, film

Hani nerde eski kitap kurtları

 

Yazarın Diğer Yazıları