Ümit Kayaçelebi

Sinemanın Mahmut Hocası

Ümit Kayaçelebi

Münir Özkul, 1925 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Küçük yaşlardan beri tiyatroya ilgi duydu. Parlak bir öğrenim hayatı olmayan Özkul, lise yıllarında sanata yöneldi. Paşa olmasını isteyen anne ve babasının itirazlarına rağmen tiyatrodan vazgeçmedi. Ses Tiyatrosu’ndaki ilk oyununda sergilediği başarılı performansları dikkatleri üzerine çekmeyi başardı ve tiyatronun unutulmaz isimleri arasında yerini alacağı sanat hayatına ilk adımını atmış oldu.

Türk tiyatrosunun en önemli geleneklerinden biri olan kavuk, İsmail Dümbüllü tarafından Münir Özkul’a verildi. Kanlı Nigar oyunu oynanırken izleyiciler arasında bulunan Dümbüllü, oyundan sonra kavuğunu Özkul’a verdi.

İlk rol aldığı oyun “Mahcuplar”dı. Oyunda uşak rolünü üstlenen Özkul, sanatçı Rauf Aydın’ın rehberliğinde emin adımlarla ilerliyordu. Ancak Münir Özkul’u zapt etmek öyle kolay değildi. Piyes metinlerini ezberlemekten Özkul, oyun dışında da üzerine düşen görevlerden kaçıyordu. Hatta bu yüzden Rauf Aydın, Özkul’a bir ay sahneye çıkmama cezası bile vermişti.

Hababam Sınıfı’nın idealist öğretmeni Münir Özkul, kendi okul hayatı boyunca pek parlak bir öğrenci olmayı başaramamış. Arkadaşlarını esprili bir dille ‘mektebi göremiyorum’ diye kandıran Özkul, 11’e kadar kütüphanede vakit geçirip, sonrasında sinemaya gidermiş.3 senelik liseyi 8 yılda ve tam 8 ayrı lisede bitiren Münir Özkul, okuldaki öğretmenlerinden yana şikayetçi olduğunu söylemişti.

Münir Özkul’u beyaz perdeye kazandıran isimlerden biri de Sadık Şendil. Özkul’un çok yetenekli bir aktör olduğunu keşfeden Şendil, Ses Tiyatrosu’na katılması için girişimlerde bulunuyor. Münir Özkul’un o günlerini, “Ürkek bir çocuk, tabiri caizse kedi gibi bir şey” diye anlatan Şendil, sahneye çıktığı zaman ise büyük bir aktöre dönüştüğünü söylüyor. Şendil, bu öngörüsünü Münir Özkul’a da “Kardeşim sen kendine dikkat et, bugün hayran olduklarımızın daha üstünde bir aktörsün” diyerek belirtiyor. Özkul, bu konuşmadan bir buçuk sene sonra Ses Tiyatrosu’na katılıyor ve büyük başarılar elde ediyor

Sıkılgan yapısıyla dikkati çeken Özkul, Ses Tiyatrosu’ndaki ilk gününde de zorluk çekiyor. Rol arkadaşı Münevver Sim’le oynadıkları oyun çok beğenilir. Oyun içindeki şarkıyı üç defa tekrarlattıran seyirci, oyunun sonunda uzun süre ayakta alkışlar. Ancak genç Münir, birilerinin kendisini rezil etmek için seyircileri tuttuğunu düşünerek üzülür. Sirkeci’ye kadar ağlayarak yürür.

Münir Özkul bir dönem alkol bağımlılığı nedeniyle tedavi gördü. Hatta bu yüzden akıl hastanesine bile yattı. Özkul, hastaneye yatış sebebini şöyle anlatmıştı:

“Nedense bizim memleketimizde midesi bozulan insan hastaneye gidebilir ama kafası bozuldu mu kafası bozulmuş derler, onun hastanesine gittiğiniz zaman ayıp sayılır. Benim fırtınalı hayatımda kafam çok defa bozuldu, öyle zamanlarda gidip yatıyordum. Benim gibi topluma uyamayan, toplumla çelişkiye düşmüş insanlarla çok rahat ediyordum. O deli denen insanlarla çok iyi anlaşıyorum ben. Tiyatroda da böyle arkadaşlarımız çoktur. Ömrüm buralarda geçmiş. İyileşme kararındaydım. Çünkü bir gün Muhsin Bey bana, "Sen alkolü bırakacaksın, bu yüzden sana müsamaha ettim" demişti. Bu

yüzden bırakmalıydım. Bir de çocuklarımı fark ettim, iyi bir baba olmalıydım. Bu girdaptan çıkamıyordum. Sonunda hepsi yenildi."

Daha sonra alkol belasından kurtulan Özkul, Allah’a yöneldi… Allah inancıyla beraber sonsuz bir huzur ve güç hissettiğini belirten Özkul, bir röportajında şunları anlatmıştı:

Bir de şundan korkuyorum. İçki dedim, sonuna kadar gittim, tadını kaçırdım. Tiyatro dedim o da öyle… Şimdi de Allah diyorum. Benim için, bunun da sonuna kadar olmaması imkânsız. Acaba o zaman ne yaparım. Bunda da aşırı gidip sapıkça şeyler yaparım diye korkuyorum. Bu de beni biraz frenliyor. Ancak, o duyguyu, Allah inancını içinde hissettiğim zaman sonsuz bir huzurla beraber, sonsuz bir güç buluyorum. Bunların neticesi olarak da tarifsiz bir güven duygusu içimi kaplıyor. Aslında benim bütün hayatım boyunca daima aradığım şey bu imiş.. Anlatamam nasıl bir zevk veren duylar bunlar… Bunları da eşimle beraber konuşuyoruz ve buluyoruz. Bu yolda onun büyük yardımlarını desteğini ve teşviğini gördüğümü söylemeliyim.

Ömrü arayışlarla geçen Münir Özkul, sinemada ve tiyatroda zirveyi gördükten sonra Allah inancına yöneldi. Alkolü ve o hayatını geride bıraktı. Mütevazı bir yaşam sürmeye devam eden Özkul, ara ara film ve dizi projelerinde yer aldı. 53 yıllık sanat hayatı boyunca onlarca film ve tiyatro oyununda rol alan Özkul, sahneye taşıdığı karakterler ve usta oyunculuğuyla hep örnek olmaya devam etti.

2003 yılında Yeşilçam'ın usta ismine demans ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı teşhisi kondu. 15 yıl boyunca bu hastalıklarla mücadele eden Münir Özkul, 5 Ocak 2018'de Cihangir'deki evinde vefat etti.

Sinemanın o unutulmaz Mahmut hocasını rahmetle yad ederken vefat ettiği günlerde onun aziz anısına ithafen yazmış olduğum şiiri de sizlerle paylaşmak istiyorum.

MAHMUT HOCA

Münir Özkul’un aziz anısına ithafen.

Gayrı yolun açık olsun

Güle güle Mahmut Hoca

Makberin nurlarla dolsun

Güle güle Mahmut Hoca.

**

Buraya kadardı çaban

Senle geçti bunca zaman

Yolunu bekliyor şaban

Güle güle Mahmut Hoca.

**

Hayat çok kısa vesselam

Söz tükendi bitti kelam

Adile teyzeye selam

Güle güle Mahmut Hoca.

**

Seninleydik inan her gün

Güdük Necmiyi de üzdün

Hayta İsmail çok üzgün

Güle güle Mahmut Hoca

**

Ecel kula vermez geçit

Gel dendi mi çabucak git

Yolun bekler Damat Ferit

Güle güle Mahmut Hoca.

**

Arkadaşın Paşa Nuri

Sırdaşın Külyutmaz Necmi

Nöbettedir Asker Hilmi

Güle güle Mahmut Hoca.

**

Müfettişle doktor Bekir

Acep nerde Kalem Şakir

Bacaksız hep gündemdedir

Güle güle Mahmut Hoca

**

Akil Hoca asla görmez

Kemal Hoca asri olmaz

Çalışkan Ahmet hiç durmaz

Güle güle Mahmut Hoca.

**

Semra Hoca hep kanıyor

Şevkette deney yapıyor

Tulum Hayri hiç doymuyor

Güle güle Mahmut Hoca.

**

Bozum Cahit, Süslü Selim

Hürrem Hoca da çok zalim

Beden hocası da film

Güle güle Mahmut Hoca

**

Dilaver Öğretmen, Avni

Kürt Sıtkı ve Domdom Ali

Çok saftır Veysel Efendi

Güle güle Mahmut Hoca.

**

Domates Güzeli Ayşeni

Unutmadık Adile Teyzeyi

Andık Palamut Recebi

Güle güle Mahmut Hoca

**

Muharrem Müdüre selam

Hayat çok kısa vesselam

Öksüz ve yetim Ha babam

Güle güle Mahmut Hoca.

Yazarın Diğer Yazıları