Ümit Kayaçelebi

Şarkıların hikayeleri

Ümit Kayaçelebi

Olmaz İlaç Sine-i Sad Pareme

Olmaz ilaç sine-i sad pareme

Çare bulunmaz bilirim yareme

Baksa tabiban-ı cihan çareme

Çare bulunmaz bilirim yareme

Kastediyor tir-i müjen canıma

Gözleri en son girecek kanıma

Şerh edemem halimi cananıma

Çare bulunmaz bilirim yareme

Çok iyi bir müzik adamı olan Hacı Arif Bey padişah Abdülmecit zamanında saraydaki cariyelere müzik dersi vermektedir. Cariyelerden Zülf-i Nigâr isimli Çerkez güzeline gönlünü kaptırır ve dedikoduların ayyuka çıkması üzerine padişahın fermanıyla evlenirler. İlk çocuklarının doğumundan sonra ağır bir hastalığa yakalanan karısının acısıyla da bu şarkıyı besteler Hacı Arif Bey.

Körfezdeki Dalgın Suya Bir Bak Göreceksin

Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin

Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde

Mehtâb iri güller ve senin en güzel aksin

Velhasıl o rûya duruyor yerli yerinde

Yahya Kemal, ünlü şair Nazım Hikmet’in annesi ressam Celile Hanımla büyük aşk yaşamış, ancak hem Nazım’ın karşı çıkması hem de şairin evlenmek istememesi nedeniyle Celile Hanım, Yahya Kemal’i ve İstanbul’u terk ederek Avrupa’ya gitmiştir. Şairin bu dizeleri Celile Hanım’ın hasretiyle yazdığı söylenir. (Beste: Osman Nihat Akın)

Beni Kör Kuyularda Merdivensiz Bıraktın

Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın,

Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın,

Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı;

Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın

Aşk ve ayrılık denince akla ilk gelen şairlerdendir Ümit Yaşar Oğuzcan. Melankoli dolu ruhu ve bunları satırlara döktüğü şiirleriyle tanınan Oğuzcan’ın yapıtlarında aslında yaşadıklarının etkisi çok büyüktür. Çünkü Oğuzcan, 24 kez intihar etmeye teşebbüs edecek kadar karamsar bir ruh haline sahiptir. Baba Oğuzcan’ın bu hayatı büyük oğlu Vedat Oğuzcan’ı olumsuz yönde etkiler. Babasının hayata bakış açısı Vedat Oğuzcan’ın da aklında intihar fikrini getirir. Babasının başarısız intihar girişimlerinin aksine, Vedat Oğuzcan ilk girişiminde Galata Kulesi’nden atlar ve 17 yaşında hayatını kaybeder. Hayatını şiirlerine yansıtan yazar bu acısını da yine dizelere dökerek yenmeye çalışır. (Beste: Münir Nurettin Selçuk)

Kimseyi Böyle Perişan Etme Allah’ım Yeter

Kimseyi böyle perişan etme Allah’ım yeter.

Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir haber

Ağlamaktan gözlerim etrafı artık görmüyor

Hazreti Yakup’a döndürdü beni hükmü kader

Zamanın en tanınmış ruh doktoru olan Rahmi Duman’ın 15 yaşındaki oğlu 12 Mart olayına neden olan o karışık günlerde yasa dışı bir örgüt tarafından fidye için kaçırılır. Rahmi Duman parayı zorlukla denkleştirir, fidyeyi öder ve oğlunu kurtarır. Oğlunun rehin tutulduğu günlerde bir baba olarak yaşadığı kaygı ve acıyı ifade ettiği güfteyi bestekar Alaeddin Yavaşça’ya bestelemesi için verir ve ortaya bir babanın evlat sevgisini, hasretini ve acısını çok dokunaklı biçimde anlatan bir şarkı çıkar.

Aylar Geçiyor Sen Bana Hâlâ Geleceksin

Aylar geçiyor sen bana hala geleceksin

Yetmez mi bu hasret daha yıllarca mı sürsün

Hülyalarımın membaı bir taze çiçeksin

Bekletme yazık sen de solar sen de çürürsün

Atıfet Hanım Taksim’de bulunan Panorama Gazinosu’nda kadınlar matinesine gider. O gün Selahattin Pınar da tambur ile Münir Nurettin Selçuk’a eşlik etmektedir. Selahattin Pınar, Atıfet Hanım ile göz göze gelir ve hayran olur. Üstat yıldırım aşka tutulmuş olacak ki Atıfet hanıma hemen o gün evlenme teklif eder. Arkadaşlıklarının ilerlemesine rağmen, Selahattin Pınar’ın 37, Atıfet Hanımın ise 19 yaşında olması nedeniyle kızın ailesi evlenmelerine razı olmaz. Bunun üzerine Selahattin Pınar Burhan Bey’in şiirini Rast makamında besteleyerek Atıfet Hanım’a gönderir. Bu şarkıyı dinleyen Atıfet Hanım bohçasını topladığı gibi Selâhattin Pınar’a kaçar. Evlenirler ve Selâhattin Pınar ölene kadar beraber yaşarlar.

Nereden Sevdim O Zâlim Kadını

Nereden sevdim o zalim kadını

Bana zehretti hayatın tadını

Sormayın söylemem asla adını

Bana zehretti hayatın tadını

Bir bahar akşamı İstanbul Kuşdili çayırında Hafız Burhan konserinde rastlaştılar Selahattin Pınar ile tiyatro sanatçısı Afife Jale. İkisi de 25 yaşındadır. Çok severler birbirlerini ve evlenirler. Ancak Afife önceleri tedavi olmak için başladığı morfine alışmıştır. Bu kötü alışkanlığından kurtulması için çok mücadele ederler ama olmaz. Afife’nin ısrarı ile ayrılırlar sonunda ve ikisi için de kötü günler başlar. Afife Jale 39 yaşında yoksul ve kimsesiz hayata veda ederken Selahattin Pınar da acılar içinde yaşayacaktır.

Kaynak: Prof. Dr. Hazım Gökçen

Yazarın Diğer Yazıları