Sanat hayatımda koskoca 59 yıl geride kaldı
Ümit Kayaçelebi
Kolay değil koskoca 59 yıl içinde neler var neler.
Bu macera bu yazma işi 60 lı yıllarda başladı. o yıllarda ben daha orta okul sıralarındaydım.
Okumayı çok seviyordum rahmetli babamın kitapçı olması okumaya meraklı olması ve ailede hemde dedemin öğretmen olmaları beni haliyle etkilemişti.
Elime geçen gazete dergi ne bulsam okuyordum okurken de o yazarlara şairlere gazetecilere sanat alemindeki insanlara imreniyordum.
Bazen aklımdan geçmiyor da değildi acaba ben de onlar gibi olabilecek miyim gibi sorular soruyordum kendime.
Ancak düşündüğümde kendi dediğime, kendimde inanamıyordum. Zaten şöhret olmak ünlü olmak hiç aklımın kenarından bile geçmedi.
O zamanlar da şair, yazar, gazeteci olarak çok ünlü isimler vardı adeta şöhretlerin resmi geçit yaptığı yıllardı.
Gazeteler dolu, dolu makaleler ile fıkralar ile dolu aldığın zaman oku babam oku. Her bir yazıda ayrı bir tat ve her bir yazar da ayrı bir tarz ve renk var.
Birden ben de yazma merakı başladı ve şiirle başladım bu işe.
Yıl 1964 daha ben 14 yaşındayım aldım elime kalemi şiir yazmaya başladım.
Eh o yaşta sanat şaheseri yaratacak halimiz yok. Ölçü nizam düzen bilmeden çeşit çeşit şiirler yazdım. Tabi ki bu şiirler o yaşın haleti ruhiyesi ile başta esen kavak yellerinin esintisi ile yazılmış anlık şiirler.
Daha sonraki yıllarda bu şiirlerimi o zamanki ulusal gazetelere gönderdim ilk şiirim yayınlanınca kendime öz güvenim arttı.
Artık dergilere gazetelere çeşitli şiirlerimi göndermeye başladım ve her şiir yayınlandıkça ufkumda genişlemeye başladı.
Ulusal dergiler, gazeteler alabildiğince çok , yurdun çeşitli yörelerindeki gazete ve dergilere gönderince yayın alanımda genişledi haliyle.
Artık 1968 yılına geldiğimde işleri daha da ciddiye almıştım biraz daha özenli yazıyordum işte bu şiirler Saklambaç, Kelebek, Haftalık Resimli roman, Hey dergisi, Tohum, Yeni Asya, Bizim Anadolu, Her gün Milli Fikir, İttihad, Babıalide sabah, Bursa Yenişehir, Nazilli, Mersin, Adana gazeteleri Akbaba dergisi derken artık her yere böyle sarmaşık gibi yayılmıştım.
Şöyle diyeyim ben hayatımda yüzün üzerinde, dergi ve gazeteye şiir yazı hikaye gönderdim sayısını hatırlamam mümkün değil.
Hatta o yıllarda Haftalık Resimli Romanda, Ahmet Selçuk İlkanla şiirlerimiz aynı sayfalarda paylaşılıyordu.
Zaman içinde birçok ödüller, hediyeler, aldım derecelerimiz oldu ve bütün bunlar beni daha bir motive edince kendime özgüvenim daha da arttı.
Bu arada 1968 yılında bir de Muhabirliğe başladım o zamanın gazetelerinden Rahmetli Mehmet Şevket Eyginin Gazetesi Babıali de sabah, Her gün, O zamanki zaman gazetesinde muhabirliğe başladım.
Çalışıyordum işi amatörce yapıyordum.
O yıllarda Rahmetli Yalçın Kitapçı Milliyet, Faruk Turhan Günaydın, Ferzande Durmaz, Enver Özkahraman, İhsan Arslan Tecüman, Enver acar, Saatçi Salih İnsel de Van da muhabirlik yapmaktaydılar. Hatırladığım muhabirler bunlar.
Önce şiir, sonra muhabirlik derken askerlik dönüşü bu kez yazı yazmaya daha olgun ve tecrübeli olarak Allah rahmet etsin Demiray Şaşıhüseyinoğlunun yeni açtığı
Fakat 1980 yılında darbe olunca gazete kapandı ve bizim ilk maceramız çok uzun sürmeden bitti.
Bu arada ben Van’daki hiçbir gazetede sürekli yer almadım. Ama ulusal gazetelerde dergiler de şiirden öte köşe yazarı olarak işimi şiirden öte yazar olarak sürdürdüm.
Uzun bir aradan sonra 1998 de Rahmetli Remzi Perihan amcamızın Vansesi Gazetesine yazı ve şiirlerimle katkıda bulundum.
Bu arada Bölge gazetesinde, İki nisan gazetesinde, Şark Yıldızı, Van Postasında ara ara köşe yazarı olarak bulundum. Şöyle söyleyeyim Van da günlük bir iki gazete dışında yazmadığım ve yer almadığım gazete kalmadı.
Yani 1998 yılından sonra yazmaya hiç ara vermeden sevgili Vansesi’nde yazmak üzere 59.yılımda burada sevenlerimleyim.
Tabi ki Van’ın en eski Gazetesinde Rahmetli Remzi Perihan’ın eseri olan böyle geçmişinde çok mümtaz şahsiyetlerin yer aldığı ve emek verdiği böyle bir gazetede yazmak beni alabildiğince mutlu ediyor.
Mesele burada yazı yazmak köşe kapmak değil burada bir aidiyet duygusu ile yazıyorum.
Bizim gönül bağlarımız var ki yıllar öncesine dayanır. Bu gün Remzi amca yok oğlu Erdal Perihan da bize baba yadigarıdır. O da benim aziz bir kardeşimdir her zaman görüşüyoruz ve yıllardan beri süre gelen sinema muhabbetini Van’ın geçmişinde yaşanan güzellikleri anarak bu günde burada devam ettiriyoruz.
Her gün yazı yazmak yazı hazırlamak öyle sanıldığı kadar da kolay değil.
Ancak gazete ile gönül bağınız, ondan aldığınız sıcaklık sayesinde hiç de yorulmuyorsunuz.
Yazıyoruz tabi ki ilk önceliğimiz dede baba yurdu Van’dır. Yazılar ile şehrimizin geçmişini hatırlatıyoruz bizi başka illerden takip eden insanlarda şehrimizi daha iyi tanıyorlar.
Bu yazılar sayesinde ülkemizin çok güzel insanlarıyla dostluk köprüsü kuruyoruz.
Gurbetteki hemşerilerimize de bir an dahi olsa biraz sılayı hatırlatıp hasretlerini dindirmeye çalışıyoruz.
Hayat bizden ibaret değil Ülkemiz de ve Van da yaşayıp gelip geçen insanlarımızı da bu arada hatırlayıp onlarında o güzelim yazılarını alıp sizlere sunarak geçmişte olup bitenleri hatırlatıyoruz.
Muhtelif yazı ve şiirler sunarak sizleri tek düze yeknesak olarak sıkmadan çeşitli konuları ele alarak dün de yaşananları da sizlere hatırlatmak da istiyorum.
Yaş dediğiniz şey yerinde saymıyor her gün takvimden birer yaprak düşerken de herkes gibi bizim de ömrümüz tükeniyor.
Önümüzde seksene doğru gidiş var cenabı Allah sağlık ve huzurlu günler nasip kılarsa musallaya kadar yazmaya devam edeceğim ve inşallah daha ne kadar zaman beraber olacağımızı bilmesem de sizlerden aldığım destek ve dualarınızla yazmaya devam edeceğim.
İlgi ve alakanıza minnettarım. Bazı eksik ve yanlışlarımız da olursa bunları da hoş görmenizi isterim. Asla ve kata bilerek olmuyor ama neticede insanız.
Bu arada Erdal Perihan ve diğer yazar ve çalışan arkadaşlarımızla bir beraber olmak benim için saadetlerin en büyüğü. Arkadaşlarımızın her biri de değerlidirler onlara da başarılar diliyorum. Bu işler sabır işidir gençler biraz sabırlı olsunlar çırak kalfa usta hiyerarşisini bilsinler.
Gün gelecek zaman onları da bizim gibi bir yerlere mutlaka getirecektir bu da benim genç arkadaşlarıma acizane buradan bir tavsiyem olsun.
Yıllarca hiçbir yanlışa yapmadan doğru, düzgün, şahsiyetli onurlu çizgimden ayrılmadan kalemimi kelamımı satmadan, kiralamadan göbekten bağlı değil gönülden bağlı olarak şanla şerefle 59 yılı geride bıraktığım için yüce Yaradana sonsuz şükürler diyorum, hamdü senalar olsun.
Allah ömür verirse 2024 te 60. yıl da yine birlikte güzel günlerde görüşmek, yazılarımı yazıp siz saygıdeğer takipçilerimle olmak ümidiyle hepinize sevgi ve saygılarımı iletiyorum.
İyi ki varsınız.