
OSMAN BÖLÜKBAŞININ TARİHE GEÇEN SÖZLERİ
Ümit Kayaçelebi
Osman Bölükbaşı meclis kürsüsünde konuşmaktadır.Muhalif kanattan bir milletvekili kürsüye doğru seslenir. -Erkek misin sen be! Osman Bölükbaşı gayet soğukkanlı bir şekilde: -Ben erkekliğimin zekatını versem sen bile erkek olurdun. der ve konuşmasına devam eder.
* Bir keresinde Bölükbaşı, İsmet İnönü ve İnönü'nün o zamanlar küçük yaşta olan torunu uçaktadırlar ve yan yana oturmaktadırlar. Bu esnada İsmet İnönü'nün torunu dedesine dönüp, "dede, aşağıya ekmek atsam insanlar mutlu olur mu?" diye sorar. Daha İnönü yanıt vermeden Bölükbaşı verir cevabı:"dedeni atsan çok daha mutlu olurlar!"...
* Düzce'deki bir mitinginde 8 saat 35 dakika konuşarak rekor kırmış, Demokrat Parti iktidarına yönelik olarak "iktidar konuşmayı yasakladı, bakışmayı da yasaklamadan önce birbirimizi doya doya süzelim" diyerek kendisini izlemeye gelen kalabalıkla uzun uzun bakışmış.
* Meydanlarda gürler, büyük alkış alır, fakat oylar sayılınca hep muhalefette kalan Osman Bölükbaşı, dinleyicilerine hep yakınırdı: ‘‘Sizin harmanınız büyük de, taneniz çıkmıyor... Burada beni dinlerken aşka gelip Rahman'ı (Allah'ı) alkışlarsınız, sandık başına gidince şeytana sarılırsınız.’’
* 12 mart 1971 tarihinde, komutanlar muhtıra verince, Demirel başbakanlıktan istifa etmiş ardından, CHP genel sekreteri Bülent Ecevit de, "bu hareket, bana karşı" diyerek, görevinden ayrılmıştır. bu gelişmeler üzerine Osman Bölükbaşı: "Azrail adalet Partisi’ne girdi ama, cenaze CHP'den çıktı." diyerek durumu çok güzel özetlemiştir.
* 9 Eylül 1973 günü siyasete veda eden Osman Bölükbaşı , sebebini soranlara, şunları söyledi: "Yüzünde, göz izi yok sanarak, siyaset denilen Leylâya gönül verdim. Sonradan anladım ki; benden önce, kırk bin kişinin nikâhından geçmiş."
* 1975'te, Senato seçimleri sırasında, AP'den adaylık teklifi gelince kendilerine teşekkür eden Bölükbaşı şu cevabı verdim: "Halkın, gönlünde bayrak gibi direğe çektiği insanlar, başkasının koltuğu altına giremez."
* ''Çoğu insan, siyaseti makam ve mevki için yapar. Benim, o işlerde hiç gözüm olmadı. Çünkü, imânım padişahtır. Ben de onun veziriyim. Bundan büyük rütbe olur mu?''
1977 yılı Aralık ayında, Adalet Partili 11 milletvekili, bakanlık uğruna CHP'ye geçer. Ardından, bir gensoru önergesi ile Demirel Hükümeti düşürülür. Bu olaydan hemen sonra, Süleyman Bey'e "geçmiş olsun" ziyaretinde bulunana Osman Bölükbaşı , Kendisine, şunları söyler: "Süleyman Bey, üzülme. Benim bağrım, ihanetin Karacaahmet Mezarlığı'na döndü. Senin bağrındaki ise, daha köy mezarlığı."
* 12 Eylül 1980 İhtilâlı öncesinde, devrin Başbakanı Süleyman Bey'i ziyaret ederek, kendisine şunları söyler: "Süleyman Bey, görüyorum ki sel geliyor. Önünde durma, kenarında dur."
* 12 Eylül sonrası kurulan partiler için değerlendirme yapan Bölükbaşı ANAP için şunları söyler ve haklı çıkar : "ANAP, bulunmuş eşya deposu gibi. Bilirsiniz, tramvaylarda, otobüslerde bulunan her çeşit eşya, bir ambarda depolanır. Bunların içinde, ayakkabılar, şapkalar, cüzdanlar ve aklınıza ne gelirse her şey vardır. Ayrıca bunların, birbiriyle bağdaşacak hiçbir yanı yoktur. Tesadüfen bir araya gelmişler, dağılacaklardır.
* “Evlilik insan hayatının en büyük kumarıdır. Bu kumarda kazandığını söyleyen bazı yalancılara rastlanır. İlk günlerde döperle (dopink veren) kazanırsın, sonunda floş ruayelle (kumar) kaybedersin. Bu yüzüğün esareti, cellâdın kemendinden daha acımasızdır. Hayattaki en pahalı hovardalık evliliktir”.
* Bölükbaşı Kızılay’da dolmuş durağında beklerken kendini tanıyan bir vatandaşın “siz de mi dolmuş kuyruğunda sıra bekliyorsunuz?” sorusun karşılık şunu söylemiştir “ne yapalım yavrum zamanında cebimizi doldurmadık şimdi dolmuşu dolduruyoruz”.
* Miting meydanlarında Bölükbaşı’yı coşkuyla dinleyen büyük kalabalıkların, seçim sandığında partisine oy vermemeleri konusunda Bölükbaşı şunları söylemiştir: “Bizim tanesi çıkmayan harmanımız boldur. Sapı uzun, tanesi kıt Türk milleti; meydanlarda veriminiz bol, benden alkışlarınızı esirgemezsiniz, ama sandık başına gidince başkasına oy verirsiniz.”
*
Behiye Aksoy'a ithafen,
Bende saç ağarmış, gönül tüter mi,
Kül olmuş sinemde çiğdem biter mi ,
Viran yerde ahu bülbül öter mi,
Geçelim güzelim gel bu sevdadan''
Dörtlüklerini yazmıştı.Bunları Behiye Aksoy İçin mi yazdınız diye soranlara Osman Bölükbaşı şu cevabı vermiş ; ''Eli elime değmedi ama lafı anamı belledi''
* Osman Bölükbaşı, siyaset sahnesinden rüzgâr gibi geçti. 1972 yılında MP Büyük Kongresi sırasında, "Artık enerjim tükendi. Gemi aslanı gibi lider olmak istemiyorum. Ama, beni peşinen ölüme mahkum etmek istiyorsanız, yine genel başkan seçin." diyordu.
* Bölükbaşı, bir büyük hayâl kırıklığı içindeydi. Kimin elinden tutmuşsa, onun ihanetiyle karşılaşmıştı. 1950'de, MP'den tek başına milletvekili oldu. 1954 ve 1957 seçimlerinde kendisiyle birlikte, parlamentoya yeni isimler taşıdı.
"Bu memlekette fazilet mücadelesi yapanlar, daha sonra sefalet mücadelesi verirler."
* Tüm bu olaylar, Bölükbaşı'nı siyasetten soğutmuştu. Artık, "Leylâ'sı"na elveda demek istiyordu. 14 Ekim 1973'de yapılacak seçimleri dahi beklemeden, 9 Eylül 1973 günü hem partisinden, hem de milletvekilliğinden istifa etti.
* Artık, "Anadolu Fırtınası" dinmişti. Koca Bölükbaşı, o gün bugün şunları mırıldanır:
Kulluk, g”ran (ağır) geldi dünyada kula,
Hürriyet aşkı ile düştük bir yola,
Sonunda leylâmız gitti bir pula,
Bize inkisârı (kırgınlık), hicrânı (keder) kaldı.
Kaynak: Habertürk