Emrah Diyarı Van'da YYÜ'de neden âşıklar şenliği yapılmıyor!
Ümit Kayaçelebi
Âşık halk edebiyatı, halk diliyle ve hece vezniyle meydana getirilen, saz eşliğinde söylenen şiirlerden oluşan geleneksel Türk edebiyatı dalıdır. âşıkların oluşturduğu eserlerin bütününe verilen isimdir. Halk edebiyatı içerisinde yer alır.
Anonim ürünlerin dışında kalan şiirlerin (koşma, destan, semâî, kalenderî vb.) oluşturduğu edebi ürünler toplamıdır. Kimi âşıkların başından geçen ve yaygınlaşıp ünlenen hikâyeler de âşık edebiyatı içinde incelenir.
Âşıklık, Anadolu'da toplumun öncüsü olmuş bir gelenek, halka mal olmuş bir kültürdür. Yaşamını halkla birlikte idame ettiren ozan, sazıyla sözüyle halkın sesidir.
Toplumdaki olumlu ya da olumsuz gelişmeler, ozanın sazına, sözüne ve sesine konu olur. Ozanlar toplumun sorunlarını dile getirmek, olup biteni daha erken görmek ve gelecek nesillere mesaj vermek özellikleriyle de tanınmıştır. Böylece halka mal olmuşlardır.
Ozanlık geleneğinde doğa sevgisi vardır, halk sevgisi vardır, vatan sevgisi vardır, hak sevgisi vardır. Halkın bağrından kopar ve temsil ettiği toplumun sorunlarını, mesajlarını sazıyla anlatır. Yaşadıkları dönemlerde her halk ozanının farklı bir yeri vardır. Ama tüm halk ozanlarımızın buluştuğu yer, halkın gönlüdür.Türkiye,de aşıklık geleneği hala canlı olarak sürdürülmektedir.
Çok sayıda aşık yaşamıştır ancak günümüze kadar adı gelen aşık sayısı azdır. Bunda âşıklığın sözlü bir edebiyat dalı olmasının payı büyüktür. Günümüzde isimleri hala yaşamakta olan âşıkların türkülerine borçlu oldukları söylenebilir. Yani bir âşığın türküsü dilden dile dolaşıyorsa o âşık ölümsüzleşmiştir diyebiliriz.
Âşıklık geleneğinde sazlı veya sazsız , doğaçlama yoluyla kaleme alınan veya birkaç özelliği birden taşıyan geleneğe bağlı olarak şiirlerden oluşur. Aşıklık kavramında söyleyen kişiye "âşık", bu söyleme biçimine "âşıklık - âşıklama", âşıkları yönlendiren kurallar bütününe de "âşıklık geleneği" adı verilir."
Aşıklığın halk edebiyatı olduğu kadar toplum içerisinde manevi değerleri de mevcuttur. Aşık olmanın belirli gelenekleri bulunmaktadır. Bunlar; Mahlas Alma Rüya Sonrası Âşık Olma. (Bade içme) Usta - Çırak Atışma - Karşılaşma Leb - değmez (dudak değmez) Askı (muamma) Dedim - Dedi Tarzı Söyleyiş Tarih Bildirme Nazire Söyleme ve Saz Çalma'dır.
Sadede gelirsek, Van’da geçmişte bir çok halk aşığının gelip geçtiği ve bahusus Âşık Emrah başta zikredeceğimiz aşıklar diyarıdır. Özellikle Erciş her zaman bu geleneğin sürdürülmesi hususunda başrol oynamıştır. Geçmişte bu topraklardan âşık Emrah gelip geçmişse bu günde aramızda yaşayan ve âşıklık geleneğini sürdüren Poyrazoğlu mahlaslı Ahmet Poyrazoğlumuz var.
Komşunun tavuğu her zaman komşuya kaz görünür derler ya insanoğlu her zaman elindeki değerlerinin kıymetlerini bilmez ve başkalarını matah bir şey gibi görür. Oysaki başkalarına da değer verelim ama önce kendi değerlerimizi payelendirelim!
Bu gün kim ne derse desin Ahmet Poyrazoğlu kardeşimiz Türkiye’de aşıklık geleneği alanında isim yapmış en önemli isimlerden ustalardan birisidir. Böyle değerler kolay kolay çıkmıyor ama ne yazık ki biz bir türlü fark edemiyoruz.
Erciş te yapılan festival ve kutlamaların dışında Poyrazoğlunu Van’daki bir etkinlikte görememek ne kadar üzücü. Oysaki aşık Poyrazoğlu bu toprağın sesidir istersek türlü bahanelerle çağırabilir etkinlik de onunla buluşabiliriz ama nedense bu senelerdir hiç olmadı.
Eski YYÜ Rektörü sayın Prof.Dr. Peyami Battal’n rektörlük yaptığı dönemlerde YYÜ Âşıklar Şenliği düzenlenmiş ve onunla birlikte ülkemizin çeşitli yörelerinden çok tanınmış ve ünlü ozanlarımız Van’a gelerek aşıklık geleneğini şenlendirmişlerdi.
Hatta bu arada kadim dost Ahmet Poyrazoğlu YYÜ Aşıklar Şenliğine misafir olarak katıldığım halde her programda beni de sahneye davet ederek beni de halk şairi olarak lanse etmiş ve beni onore etmişti.
Sanıyorum ya 3 veya 4 yıl bu şenlikler devam etti ondan sonra bir türlü devamı da bir türlü gelmedi.
Oysa bu şenlikler devam ettirilmeliydi YYÜ salon ve seyirci konusunda hiçbir sıkıntısı yok. Buna rağmen sayın Peyami Battal dan dan sonra bu şenliklerin devam etmesi ettirilmesi hususunda hiçbir adım atılmadı. Ben bu eksikliği hatırlatmak istedim hepsi o kadar. Bizim kültür ve sanat adamı olarak bazı uyarılar da bulunuruz yapılır yapılmaz hepsi o kadarla kalır.
Her yıl üniversitede çeşitli etkinlikler yapılmakta ancak âşık şenliği yapılması nedense bir türlü düşünülmemekte ve akla gelmemektedir. Oysa âşık Ahmet Poyrazoğlu ustamızın önderliğinde bu şölenler devam ettirilse Aşık Emrah ve bu topraklardan gelip geçen nice aşığımızın ozanımızın ruhları şad olur.
Geleneksel bir âşıklar şenliği düşünülse ve kapsamı da biraz genişletilse bu Poyazoğlu ustamızı ve Van halkını da çok mutlu eder.
Bu Mutluluğu yaşamak istiyoruz. Bunun içinde YYÜ den sayın rektörümüzden ve Kültür erbabından istiyor ve arzu ediyoruz.
Benden hatırlatması ama son söz elbette ki YYÜ dedir inşallah bu talebizi kaale alılar inşallah.