Dımso
Ümit Kayaçelebi
İstediğin kadar dolan
Dımso sana gız vermezler
Sana gülen yüzler yalan
Dımso sana gız vermezler.
**
Kılıktan kılığa bürün
Çoban kolonyası sürün
Semoşunda toyu bu gün
Dımso sana gız vermezler.
**
Kendini hiç boşa yorma
Tatlı Hayallar de kurma
Dibek başında oturma
Dımso sana gız vermezler.
**
Caddede atarsın tağla
Marifetin kenden sağla
İş bitmez bıyığ burmağla
Dımso sana gız vermezler.
**
İç zernebat kana kana
Belki şifa olur sana
Kızlara bağ yana yana
Dımso sana gız vermezler.
**
Çayını iç hep kur hayal
Biraz kırık leblebi al
İstersen kırk kapıyı çal
Dımso sana gız vermezler.
**
Hayallerin döğ dibekte
Suyuda ele elekte
Kabahat bulma felekte
Dımso sana gız vermezler.
**
Sağa sola yalanmağla
Her gördüğen sulanmağla
Mercimekte dolanmağla
Dımso sana gız vermezler.
**
Girmişsen yirmi yaşına
Dolanma boşu boşuna
Gezinip dur tek başına
Dımso sana gız vermezler.
**
Dana Mustafa siperde
Vuracak gördüğü yerde
Başımızı sokma derde
Dımso sana gız vermezler.
**
Türkü deyip saz da çalsan
Yusuf gibi güzel olsan
Van’da erkek bir sen kalsan
Dımso sana gız vermezler
BABANIN FERYADI
Güzel insan Harun Konak kardeşimin aziz anısına ithaftır.
Dal budak salmadan körpe fidanım
Harunum gitti ve fidanım gitti
Daha bitmez benim feryat figanım
Harunum gitti ve civanım gitti.
**
Suyu tutar mı hiç kalbur ve elek
Ne zaman kabul olur bilinmez dilek
Gücüm yetmez sana ey kahpe felek
Harunum gitti ve Evladım gitti.
**
Dertlerim sıra sıra sıralı benim
Bahtım da ne çok karalı benim
Teselli bulmaz gönlüm yaralı benim
Harunum gitti ve Her şeyim gitti.
**
Kim ne zaman ne olacak bilinmez
Ne Tedbir alsan da takdir önlenmez
Giden canın oğul bir daha gelmez
Harunum gitti ve cananım gitti.
**
Ecel soldurdu Yusufun gonca gülünü
Toprağı eledi ve serpti külünü
Yirmi yedi Ekim bir Salı günü
Harunum gitti ve sevdalım gitti.
**
Son buldu ne yazık yaşama hevesi
Bu acı haber üzdü Vanda herkesi
Annesinin çok nazlı bir tanesi
Harunum gitti ve Göz nurum gitti.
**
Felek sillesini çok fena çaldı
Yaralı gönlüm gamla, kedere daldı
Oğul gidince boynum bükülü kaldı
Harunum gitti ve hayatım gitti.
**
Her zaman gülen yüzümdü o benim
Dünyayı gören gözümdü o benim
Tatlı kelamım ve sözümdü o benim
Harunum gitti ve Bir yanım gitti.
**
Bu dayanılmaz bir kahır Allahım
Feryadım arşa varır Allahım
Dayanılmaz bir acı sabır Allahım
Harunum gitti ve yarınım gitti
**
Harunu evladım kadar severdim. Gitti dayanılmaz bir acı vererek gitti. Allah Yusuf babaya ve anasına sevenlerine sabır versin. Nurlar içinde yatsın.
DERTLİ KAZIM
Kalender bir adamdır Kazım Gülle
Asla ondan zuhur etmez hille
Zira, kendisi gayet beyefendi bir kişidir
Istırap çekmekte ‘Dertli Kazım’ ın işidir
Mest eder uzun havalarıyla bizi
Gönülden mızrap da da anardı bendenizi
Üstelik her ikimiz de Konyalı hemşeriyiz
Lakin Van’da yaşadığımız için ‘Koçyiğitiz’
Lafta, nice ferasetsiz anlamasa da seni
Edep, erkan bilenler takdir ediyor sen.
FIRINCI BABA
Yılmaz şite ithaftır
İnsan denince en önde
Gidensin fırıncı baba
Hem var gün de hem dar günde
Koşarsın fırıncı baba
Dertli ozanın teliyle
Bülbülü şeyda diliyle
Olanlara hoş görüyle
Bakarsın fırıncı baba
Hızlı esen bir yel olup
Baharlarda bir gül olup
Bendin yıkan bir sel olup
Akarsın fırıncı baba
Emrah selbinin ilinden
Kerem aslının külünden
Nıce düşenin elinden
Tutarsın fırıncı baba
Uğrama hiç keder yese
Mühim değil kasa kese
Yanlış konuşan herkese
Çatarsın fırıncı baba
Kırmazsın asla bir kalbi
Düşünmezsin fazla cebi
Şu hayatı adam gibi
Yaşarsın fırıncı baba
Cümle alem senden razı
Elden koymazsın niyazı
Duygulanıp bazı bazı
Taşarsın fırıncı baba
Erler bir bir sayilanda
Hal ve hatır sorulanda
Fallar hayra yorulanda
Coşarsın fırıncı baba
Açık olsun daim bahtın
Sevda meşalesin yaktın
Nice gönüllere tahtın
Kurarsın fırıncı baba
Halimi arz ettim şaha
Yazacak çok şey var daha
Gün gelir bıze fatiha
Okursun fırıncı baba