Ümit Kayaçelebi

Boğazlıyan Kaymakamı Aziz Şehidimiz Kemal Bey 

Ümit Kayaçelebi

(01 Mart 1884-10 Nisan 1918)

Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde kaymakam iken, Türk Ordusu’nu arkadan vuran Ermeniler hakkında, hükümet mecburî sevk ve iskân kararı almıştı. Kemal Bey, bu kararı uyguladı. Mütâreke yıllarında Ermenilerin kışkırtması ile İngilizler, Kemal Bey’in mahkemeye çıkartılmasını istediler. DâmâtFerid Paşa hükümeti, İngilizlerin baskısına boyun eğerek mahkemeye baskı yaptı. Kürt asıllı Nemrut Mustafa Paşa başkanlığındaki mahkeme idam kararı verdi. Karar infaz edildi. İdam sehpasında Kemal Bey’in son sözleri: ‘Ne yaptıysam vatanım, milletim için yaptım. Yaşasın vatan’ Oldu.  Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi, şehit kaymakamın: ‘Çocuklarımı Türk Milleti’ne emanet ediyorum’  Sözüne uygun olarak eş ve çocuklarına şehit aylığı bağladı.

Devlet hizmetinde bir ömür tüketmiş olan emekli gümrük müdürü Ârif Beyin oğlu olarak dünyâya geldi. Antalya ve İzmir liselerinde okuduktan sonra Mülkiye Mektebi olarak anılan Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni 1908 yılında pekiyi derece ile bitirdi. Beyrut ve Cezayir Büyükelçiliklerindeki görevlerinden sonra Toyran, Gebze ve Karamürsel kaymakamlıkları yaptı.  Son görevi Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesi kaymakamlığı idi. Bu sebeple ‘Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Beğ’ olarak anılır. Aynı zamanda mutasarrıf vekili idi. Bu görevi O’nun, yakın bir gelecektevâliliğe terfi ettirileceğinin işâreti olarak kabul edilir. 

Osmanlı – Rus Harbinde,  Ruslara yardım maksadıyla Türk askerini arkadan vuran Ermenilerin bölgeden uzaklaştırılması, Batı Anadolu’nun değişik yerlerine ve savaş alanı olmayan Anadolu dışındaki şehirlere yerleştirilmesi kararlaştırılmıştı.  Kemal Bey, yerleştirme işlemlerine nezâret etmekle görevlendirildi. Birinci Dünya Savaşı, Almanya’nın mağlûbiyeti ile sonuçlanınca, Osmanlı devleti de mağlup sayılmış ve İtilâf Devletleri tarafından İstanbul işgal edilmiş, Anadolu’nun değişik bölgeleri de aralarında paylaşılmıştı.  Ermeniler, işgalci İtilâf Devletleri’nin Türkiye’deki temsilcilerini ikna ettiler. Temsilciler, yönetim kadrolarında bulunan bakanları ve üst düzey bürokratları yönlendirdiler. Ermenilere kötü muamele ettiği iddialarıyla Kemal Beğ mahkemeye sevk edildi. Baskı altındaki mahkeme idam kararı verdi. Karar, 10 Nisan 1919 tarihinde Beyazıd Meydanı’nda infaz edildi.

Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Beğ’in asılarak şehit edilmesi, büyük üzüntüye yol açan bir cinâyet idi. Üstelik, tek değildi. Haksızlıklar ve insanlık dışı uygulamalar, Millî Mücâdele taraftarlarının bağımsızlık heyecanını ve azmini artırdı. O heyecanla, idamdan 39 gün sonra 19 Mayıs 1919’da kurtuluş mücâdelesi başlatıldı.

Sonraki nesiller millî şehidimiz Kemal Beğ’i unutmadılar. Yozgat’ta Şehit Kemal Bey İlköğretim Okulu inşa edilip hizmete açıldı. Ayrıca Kemal Bey Ormanı oluşturuldu.

Mahkeme, mahkeme olmaktan çıkmış, evvelden verilen bir emrin yerine getirilmesine memur bir heyet hâlini almıştı. Heyet, kendisine emredileni yaptı ve kararını açıkladı: İdam!

Kemal Bey’i, Bayazit Meydanı'na çıkardılar. Son sözü soruldu. O zaman, Kemal Bey, halka hitap etti: ‘Sevgili vatandaşlarım! Ben bir Türk memuruyum. Aldığım emri yerine getirdim. Vazifemi yaptığıma inancım ve vicdanım emindir. Sizlere yemin ederim ki ben mâsumum, son sözüm bugün de budur, yarın da budur. Ecnebî devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adâlet buna diyorlarsa, kahrolsun böyle adâlet!’ Heyecandan boğulan çâresiz millet bir ağızdan cevap veriyordu:

-Kahrolsun böyle adalet!İstilacı devletlerin emri üzerine alınan karar, infaz edildi.

***  

Sirkeci Gümrük Müdürlüğü'nden emekli Ârif Bey, oğluna yemek getirmişti. Acı gerçeği öğrendi. Bayazıt meydanına koşarak geldi. Sehpada sallanan, oğlu Kemal Bey'in cesediydi! Bir feryat kopararak yere yığıldı.

İdamda hazır bulunmak üzere Bayazıt'a gelmiş olan Merkez Kumandanı Osman Şâkir Paşa, o tarafa doğru koştu. Ârif Bey'in perişan hâlini görünce sordu:

-Kimsiniz?

--Babasıyım.

Osman Şakir Paşa birden kıpkırmızı kesildi, titremeye başladı:

-Emriniz?

-Evlâdımı bana veriniz?

Derhal emir verildi. Kemal Bey'in cesedi sehpadan indirildi. Bahtsız baba hıçkırıklar içinde sarsılarak, oğlunun henüz tamamiyle soğumamış cesedine kapandı.

Ertesi gün, bütün İstanbul ayaklanmıştır. Özellikle yüksek tahsil gençleri cenâze evinin önünü doldurmuştu. Üzerinde ‘Türklerin büyük şehidi Kemal Bey’ yazılı bir çelenk getirmişlerdi.

Cenâzemerâsimi, terör ve baskıya rağmen, çok manâlı ve muhteşem oldu. Kadıköy İtfaiye Karakolu önündeki bir takım asker, cenâze geçerken, kendiliğinden selâm durdu. Her adımda kalabalıklaşan cenâze alayının geçtiği sokaklardaki evlerden kadınlar hıçkırarak gözyaşları ile mâteme iştirak ettiler.

Tabut, gençlerin elleri üzerinde, muhteşem bir kalabalıkla Kuşdili'ne, Mahmud Baba Türbesi'ne götürüldü.Cenâzenin başucunda konuşanlar genç, milliyetçi öğrencilerdi. Bir Tıbbiyeli gencin feryadını, arkadaşları gözyaşları içinde dinledi.

Kaynak: Oğuz Çetinoğlu
 

Yazarın Diğer Yazıları