Atatürk Lisesinden gelip geçenler (4)
Ümit Kayaçelebi
76 yıllık şanlı geçmişi olan içinden değil sadece öğretmen ve öğrenciler dolayısıyla burada okuyupta daha sonra nice nice güzel makamlara eren ün yapan çok değişik alanlarda isim yapan birçok da insanımız var.
Hal böyle olunca bu güzel insanları bir cümle ile olsa dahi anmadan geçemezdik. Hem bu okula ve hem de bu okuldan mezun olan güzel insanlara bir vefa bir gönül borcu olacak bu yazıYI kaleme almak aklıma geldi.
İnşallah ara ara okulumuzdan yolu geçen insanlarımızı burada hatırladıkça anmaya devam edeceğiz.
ZEKAİ DAĞTEKİN
Kendisi, maliyeden muhasebeden anlayan biri olarak kendisi de muhasebeci olması hasebiyle ortaokul sıralarında iken o yıllarda müfredatta var olan <Ticaret bilgisi> dersine dışarıdan gelen bir hocamızdı
Yıllar sonra bir vesile ile konuştuğumda benim yazar olduğumu bildiği için bana dönerek; Bak ne güzel yıllar sonra eski bir öğretmen ve bu okuldan çıkan bir yazar olarak beni onurlandırdı sağ olsun.
NEVZAT TÜRKÖZÜ
Yıllarca Milli Eğitimin çeşitli kademelerinde öğretmen olarak idareci olarak vazife gören Nevzat Türközü de bu okuldan yolu geçenlerdendir.
Hayatı Kız Sanat Enstitüsünde geçti hem kendi okulunda hem de Milli Eğitim Camiasında farklı alanlarda görüldü ve devrinin renkli simalarından biri oldu.
Bizim Milli Bayramlarımız şimdiki değildi âdeta bir düğün havasında geçerdi. Özellikle 2 Nisan Bayramlarımız çok farklı kutlanırdı. O günkü yaşayan dedelerimiz, babalarımız, gazilerimiz Bayrama ayrı bir renk katarlardı.
Hepsi bu kadar değil Bayramda günün mana ve ehemmiyetini belirten konuşmalar olurdu,. Bazen günün programına uyarak şiirler okurlardı bazense günün mana ve önemini ifade ederlerdi.
Ve Bayramda mutlaka bir sunucu (Takdimci) olurdu bu işi Van’da yıllarca deruhte den en önemli isim olarak hep Nevzat hocamız gelmiştir.
Bu bayramlarda bir de onun yanı sıra çok uzun süre sürmese de Recai Turhan hocamızın da isminden bahsetmek isterim.
Ancak resmi bayramlarda en uzun süre sunuculuk görevini ifa eden Nevzat Hocamızdır.
Bu arada 2 Nisan bayramlarında şiirleriyle konuşması ile rahmetli amcamız Kaya Kayaçelebi de 2 Nisan bayramlarının her zaman aranan ve özlenen kişisi olarak Van tarihine geçmiştir.
Bu eski bayramlardan bahsederken bana ilginç sayılabilecek bir anısını anlattı ben de size aktarayım bari;
Ben diyor yine bir 19 Mayıs Bayramında sunucu olarak vazifeli idim. Sunucu olarak bana verilen programa uymak ve onu öyle anons etmek durumundayım.
Programın içerisinde halk oyunları var ve Belediyenin getireceği üç ayrı davul zurna ile folklor ekibi herkes görsün diye sahanın üç yerinde oynayacak diye program belirlenmişti.
Ben programa göre her etkinliği anons ettim sıra folklar ekibine gelmek üzere iken belediyeden gelen görevliler bana hocam vallahi değil üç, tek bir davulcu bile bulamadık.
Sen sakın ola ki folklor var demeyesen dediklerinde ben program kâğıdını onlara göstererek; Kardeşim ben bu program kâğıdını anons etmek zorundayım hiç bana dert yanmayın.
Ve ben mikrofonu elime aldım aynen şunu anons ettim sahadakilere;
- Muhterem misafirlerimiz programımızda sahada üç ayrı yerde folklor ekipleri oyunlarını oynayacaklardı ancak Belediye Başkanlığı davulcu zurnacı bulamadığı içindir ki folklor gösterimiz iptal edilmiştir..
Belediye başkanı da protokol tribünün de o anda buz kesse de belediye görevlileri bana kızıp küsseler de ben onları dinlemedim ve uydum kâğıda o gün. Bu anımı hiç unutamam dedi Nevzat hocamız.
NECMETTİN YAZICI
Necmettin Yazıcı bizim aile dostumuz olan rahmetli Cemal Yazıcı ve Nuriye teyzenin oğullarından biriydi. Aslen Başkaleli idiler. Rahmetli Cemal Hoca hem Başkale de hem de Van da uzun yıllar Hocalık yapmıştı. Ancak sıradan bir hoca değildi ilim sahibi bir âlimdi de ailece görüşürdük.
Necmettin Yazıcı iyi bir edebiyat hocası idi konuşması ile şiir okumasıyla biraz sıra dışı insandı. Hayatı hep oradan oraya geçmiş pervasız bir insandı.
Demokrat bir insandı sosyal yönü vardı. Bizim Vanlılar sebebi Hikmeti bilinmez nedense ona <Deli neco > dediler bir zamanlar.
İşte o da bu okuldan yolu geçenlerdendir. Sıradan biri olmak istemedi ve bu dünyadan kendi istikametinde sıra dışı biri olarak ebedi âleme göçtü gitti. Bu Van halkının bizim huyumuzdur işimize gelmedi mi hemen deli yaftasını sararız boyuna bir daha da indirmeyiz.
YILMAZ EFE
Yılmaz Efe. Yiğit namıyla anılır derler ya biz onu hep <EFO> olarak andık bu güne kadar. Atatürk Lisesinde aynı sınıflarda idik çok anılarımız oldu. Ancak o farklıydı geçmiş yıllarda o da Vanın kabadayı gençlerinden biri idi. Yinede öyle anılır. Onun okul boyu hiç vaz geçmediği bir arkadaşı vardı. Kim derseniz? Rahmetli Ahmet Eriş. Okul bitinceye kadar hiç birbirlerinden kopmadılar ayrılmadılar. Geçenlerde yazmıştım rahmetli Turgut Altaylının geometri dersinde sınıfa Efo horoz atınca onun yüzünden Bahattin hocadan bi ton sopa yemiştik.
Bugünlük bu kadar devam edeceğiz inşallah.