'Gençliğin Kitabı' yeniden
Şahbettin Uluat
Zaman su gibi akıp geçiyor.
Daha dün kucağımıza almıştık dediğimiz çocuk beş yıl sonra bir anaokulu öğrencisi olarak çıkıyor karşımıza.
Beş yıl bizlerdeki görünen, görünmeyenleri de değiştiriyor. Hareketlerimiz, kültürümüz, düşünce ve inançlarımız değişiyor. Bilgi ve becerilerimiz değişiyor.
Hem bizler değişiyoruz, hem sahip olduklarımız, etkileşim içinde olduklarımız değişiyor.
Çocuklarımızın gereksinimleri, talepleri değişiyor.
Beş yıl önce taşınmış olduğumuz ev boya, bakım istiyor.
Bütün bunlar gibi yazmış olduğumuz bazı kitaplar da zaman karşısında yoruluyor; değişime, güncellenmeye gereksinim duyuyor.
Üç şiir kitabından sonra yayınlanmış olan Gençliğin Kitabı adlı eserim onlardan biridir. Uzun zamandır güncelleme bekleyen kitabım sonunda gözden geçirilip yeniden basılarak siz kıymetli okurlarının dikkatine sunulmuştur.
Kitap iki bölümden oluşmaktadır.
Birinci bölümde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde öğrenci olan bazı gençler ile şehir dışından geçici bir süreliğine gelip üniversitede kitap sergisi açmış Bilge Kitapçı Engin ile aralarındaki diyaloglara yer veriliyor.
Gençlerle iletişim kurmayı seven Kitapçı Engin ile öğrenciler arasında geçen konuşmaların konuları hepimizi ilgilendiren türden şeylerdir.
Kitabın ikinci bölümü Kitapçı Engin’in gençler için yazmış olduğu yazılarını toplamış olduğu “Gençliğin Kitabı” adlı bir başka kitaptır.
Üniversitelerde açtığı kitap sergilerinde yaptığı satışlarla geçinen Kitapçı Engin, meslekte geçirdiği yıllar boyunca pek çok gençle görüşüp konuşmuş, gözlemler yapmış biriktirmiş olduğu fikir ve önerilerini bir araya getirip böyle bir kitap ortaya çıkarmıştır.
Gençliğin Kitabı’nın iki bölümlerinden üç kısa alıntı ile son sözü siz kıymetli okurlarımın takdirine bırakayım.
*
“Ben kitap satarken ülkenin her yerini geziyorum. Gençliğin durumunu da en az aileleri, hocaları kadar biliyorum. Evet, sıkıntılarımız var. İş ve ekmek hesabı yapan genç nüfusumuz çok. Buna karşılık girişimcimiz çok az. Beceri sahibi ara elemanımız yetersiz. Ülkenin ekonomik olanakları genç nüfusumuz gibi hızlı artmıyor.”
Bölüm 3,Sayfa 30
…
“Bir yetkilinin kendisini kapısına gelmiş olan gerçek ihtiyaç sahibini fark etmesi, yanına çağırıp güler yüz göstermesi, derdini dinleyip zaten yetkisi içinde olan desteği ile mutlu kılması, bu yolla o mağdur insanın dünyasında kalıcı bir yer edinmesi ne takdire şayandır.
Bir doktorun kendisini hasta ya da hasta yakını yerine koyabilmesi, öte yandan hastanın ve hasta yakınının doktorun yaptığı zor görevi anlamaya çalışması ne inanılmazdır.”
Sayfa 147 Empati Kurmak
…
Pek çoğumuz için sorun harekete geçememek.
En yenisinden en eskisine, en güçlüsünden en güçsüzüne pek çok arabanın yan yana olduğunu düşünün.
Onlar harekete geçmedikleri sürece yeni ve güçlü olmalarının ne önemi var!
Sizler bir şeylerin yolunda gitmediğini biliyorsanız, bundan ciddi şekilde rahatsız oluyorsanız ve harekete geçmiyor, geçemiyorsanız bu rahatsızlıkların ne önemi var.
Sayfa 105 Harekete Geçelim Abi