Şahbettin Uluat

Değiştik değişiyoruz

Şahbettin Uluat

Bu sabah da Van’a kar yağıyor. 

Kırk yıl önce yağdığı gibi yağıyor.

Yağmakta olan kar için o günlerdeki duygu ve düşüncelerim ile şimdikiler arasında farklar var. Hem ben yaşlandığım için hem yaşam ortamlarımız değiştiği için farklar var.

O günlerde tam şu an bir dairesinde yaşadığım apartmanın yerindeki kerpiçten yapılmış bir evde yaşıyorduk.

O günlerde bir de rüzgâr varsa dışarının soğuğunun kapı pencere aralarından soba ile ısıttığımız evlerimize dolduğunu da bilirdik.

O günlerde böyle bir sabaha uyandığımızda evimizin toprak damındaki, ön ve bahçe kapılarındaki karları temizlememiz gerektiğini bilirdik.

Bu yüzden genellikle kahvaltımızı yapmadan, kar’atanımızı, sekavül süpürgemizi alır, ağaçtan yapılmış merdivenden damlarımıza çıkar işe koyulurduk. 

Farkında değildik ama bu bizim için iyi bir sabah sporu olurdu.

İşimizi bitirip ellerimizi yıkar, kahvaltıya gelirdik. Çıtırdayarak yanan sobanın yanında yere hazırlanmış sofralarımızda otlu peynir, tatlı çay, lavaş ekmek ile kahvaltımızı yapmanın ayrı bir lezzeti olurdu. 

Şimdi o kerpiç evin yerine dikilmiş olan apartman dairesinde yani o toprak evin gökyüzünde, altıncı kattaki konutumun penceresinden komşuluğumuzdaki o günlerin son bahçesine ve son bahçeli evine bakarken bütün bunlar geliyor aklıma.

Artık ne kadar yağarsa yağsın kar süpürme, kar atma işi yok, kar atmakla yapılan spor, o sporla kazanılan sağlık da yok. 

Yer sofralarımız, küp peynirlerimiz varsa eğer bal kokan ballarımız,  evimizde pişen tandır ekmeklerimiz, bağdaş kurup sofraya oturmalarımız yok.

Artık soba yakmak, sobaya odun kömür, geven, tezek taşımak da yok.

Artık çoğumuz için kapı aralarından üfleyen rüzgâr da yok.

*

Onca şey değişirken biz olduğumuz gibi mi kaldık dersiniz. Hayır, kalmadık, bizler de değiştik. Hem yaş alıp, yaşlanıp değiştik hem değişen dünya ve çevre koşullarına uyum sağlarken değiştik.

Görünüşümüzle değiştik, fikir ve inançlarımızla değiştik, ilişkilerimizle çözülüp eklenen, eskiyip yenilenen bağ ve bağlantılarımızla değiştik, duygularımızla değiştik, 

Unuttuğumuz eskilerle tanıştığımız yenilerle değiştik, alıştığımız konforlarla ya da bazen alışıp bazen alışamadığımız konfor kayıplarıyla değiştik.

Beklentilerimiz, duygularımız, sevinçlerimiz, korkularımız, endişelerimiz umutlarımız, ilgilerimizi kaybettiklerimizle ilgi alanlarımıza girenlerimiz ile değiştik.

Şu ya da bu nedenle gidenleri yola salarken, onların boşluklarıyla yaşarken, şu ya da bu nedenle gelenleri karşılarken, onların doldurduğu yerlere alışırken değiştik.

Van’a kar yağıyor. İnsanlar, gündemler, dünya değişiyor.

29.01.2026 

Yazarın Diğer Yazıları