Şahbettin Uluat

Bir kitap bir şarkı ve düşündürdükleri

Şahbettin Uluat

Jeffrey J. Fox tarafından yazılmış İş dünyası ile ilgili Zirvenin Yolu adlı kitabı okuyorum. 

Kitabın altıncı bölümünde bir baba evlatlarına öğüt verirken şöyle diyor:

 “Paranızın olmaması fakir olduğunuz anlamına gelmez. Paranızın olmaması darda olduğunuz anlamına gelir. Parası olmayan birçok insanın zihni zengindir, kalbi zengindir. Paranın olmaması gururumuz olmayacağı anlamına gelmez. Evsiz bir insan da tertipli ve onurlu olabilir. Fakirlerin de zengin olabileceğini anlamak için Dolly Parton’un klasik parçası ‘A Coat of Many Colors’ı dinlemeniz yeter.”

Şarkıyı merak ediyorum. Kitaptaki babanın ne demek istediğini anlamak için elimdeki telefondan internet arama motorunu açıyorum.

A Coat of Many Colors’u bulmam zor olmuyor. 

Şarkının bir hikâyesi var ve o hikâyenin insana dokunan, duygularını harekete geçiren bir yanı var.

Şarkıda yoksulluğun soğuk yüzünü tertemiz emeğiyle ısıtan bir anne ve bunun çok iyi farkında olan bir çocuk ile onları anlamakta güçlük çeken başka çocuklar anlatılıyor.

Şarkı hikâyesi ile yüreklere dokunuyor.

Aklıma Sarı Çizmeli Mehmet Ağa,  Halil İbrahim Sofrası, Ali Yazar Veli Bozar, Arkadaşım Eşek, Nane Limon Kabuğu, Ahmet Beyin Ceketi, Yeni Bir Gün gibi şarkıları ile Sanat Elçimiz Barış Manço’yu; Hani Benim Gençliğim, Şafak Türküsü, Metris’in Önünde Durdum, Biz Üç Kişiydik, Hoşça Kal Gözüm, Telgrafçı Akif ve diğer şarkıları ile Ahmet Kaya’yı getiriyor.

Şarkıların konusunun her zaman aşk olmadığına ve olması da gerekmediğine, başka duygulara dokunan başka şarkılarla da güzel işler çıkarılabileceğine, bu alanın zenginleşeceğine dikkat çekmek istiyorum.

Ve yazımı kitaptan şarkıya, şarkıdan şarkılara olan esin yolculuğumu Çok Renkli Ceket şarkısının sözleri ile bitiriyorum.

Çok Renkli Ceket

Yıllarca geriye bir kez daha

Gençlik mevsimime dönüyorum

Birinin bize vermiş olduğu

Bir kutu bez parçasını

Ve annemin onları nasıl kullanılır kıldığını hatırlıyorum

Pek çok renkten bez parçaları vardı

Ve benim bir ceketim yoktu

Sonbahar kapıdaydı

Annem bez parçalarını birbirine dikti

Her parçayı sevgi ile birleştirdi

Benim çok renkli 

Çok gurur duyduğum ceketimi yaptı

Dikerken bana okumuş olduğu İncil’den Joseph’in giydiği

Çok renkli bir ceket hakkında bir hikâye anlattı

Belki de bu ceket sana iyi şans ve mutluluk getirecek dedi

Ve onu giymek için sabırsızlanıyordum

Ve annem onu bir öpücükle kutsadı

Paramız olmamasına rağmen

Annemin benim için yaptığı ceket 

Yalnızca bez parçalarındandı

Ama ben onu paramız olmamasına rağmen

Öyle gururla giydim ki

Annemin bana yaptığı çok renkli ceketimin içinde

Ne kadar olabilirsek o kadar zengindim

Böylece pantolonumdaki yamalarla

Ayakkabılarımdaki deliklerle

Çok renkli ceketimle

Aceleyle okuluma gittim

Annemin benim için diktiği çok renkli ceketimin içinde

Kendimi zengin hissederken

Annemin her parçayı nasıl sevgi ile diktiğini

Ve dikerken bana anlattığı hikâyeyi anlatırken

Ve çok renkli ceketimin neden onların tüm giysilerinden

Daha değerli olduğunu söylerken

Yoksulluğun (kader değil) kişinin seçimi olduğunu anlatırken

Diğer öğrencilerin bana güldüklerini

Benimle alay ettiklerini gördüm

Onlar anlamadılar

Şimdi biliyorum ki paramız olmasa da

Çok renkli ceketimin içinde

Ne kadar olabilirsem o kadar zengindim

 

 

Yazarın Diğer Yazıları