Rıdvan Kadeş

Van'ın Suvağları

Rıdvan Kadeş

Kışın buz kesmiş havasında insanın aklına önce elleri gelir; sonra ayakları... 

Ama asıl üşüyen hafızadır. 

İnsanların hafızası olurda, köylerin, kasabaların, sokakların olmaz mı? 

Olur... 

Hem de ne hafıza. 

Bizim çocukluk yıllarında İlk oturduğumuz yer Mercimek Mahallesi idi. Sokakların çoğu eğri, büğrü ve çıkmaz sokaklar dan ibaretti. 

Biz onlara sokak demezdik: 

Van ağzıyla "suvağ" derdik. 

Nasıl ki şakaya henek, sopaya değnek diyorsak.

Sokağa da suvağ derdik.

Ama şimdiki nesil nerden bilsin, sokağın aslında suvağ olduğunu. 

Suvağ'tan söz açılmışken... 

Bizim mahallenin Kuzey tarafından başlayan dere suvağı, etrafı yüksek duvarlarla çevrilmiş çamur mohre duvarların arasından başlayıp, Hafiziye'ye varırdı. Cumhuriyet ilkokulu kavşağıyla birleşirdi. 

Aşağı doğru inerken yol boyunca yeşil bahçeleri süsleyen kavak ağaçları.. 

Uzun, ince sanki gökyüzüne not düşer gibi. Ve tabi ki kavakların arasında, koku saçan Leylak ağaçları, 

Sokak, meşeyi teğet geçerek, Çalık sokağında ki tarihe not düşen kerpiç evlerin arasından seyrederdi. 

Bir betimlemesini yaparsak, 

Kim bilir o suvağ'tan kaç çırpaç, kaç çocuk geçti? 

Kaç kadın, yol boyu akan kerhiz suyunda yün yıkadı, kilim çitiledi?

Şamran kanalı gibi suyolları vardı bu şehirde. 

Birde tartışmasız temizlikte zirve olan Van gölünün sodalı suyu... 

Suvağlar Van'ın sohbet yollarıydı. 

En işlek ve en gelişmişi de Sıhke suvağı idi. Sıhke’den dere sokağına taş çıkaran şey neydi bilir misin? 

Sokağın iki yanından berrak kerhiz sularının akması... 

Birde modern Van, bay ve bayanlarının binmesini bekleyen konforlu faytonların beklediği durak. Adeta küçük bir istasyon gibi. 

Bu şehirde o kadar çok suvağ vardı ki sokağa çıkanlar akşama zor dönerdi evlerine, o yüzden bir değime dönüşmüştü:

"Çok gezmiş suvağları sızlıyor tabanları" 

Betimleme dedik ya. 

Gelin, bu şehrin hep beraber bir fotoğrafını çekelim. 

Hatta biraz dışına çıkalım. 

Akköprü deresi, Keklik Bulağı, Çoravanıs'ın kaliteli sularını... 

Van kalesinin eski şehire bakan horhorun altından çıkan su. 

Bunlar Allah'ın bir mucizesi. 

Yeni nesil nerden bilsin bunları? 

Van'a sonradan gelenler kaçını bilir?

Amik kalesi, Hoşap kalesi, Akdamar Adası, Muradiye Şelalesi, Kanisipi ve Bendimahi'yi belki bilir. 

Mesala Avereğin düzü, Avereğin külünün bir beddua malzemesi olduğunu.. 

Vanlı birini küçümseyen durumda, 

"Averegin külü başan olsun" dediğini. 

Güzel derenin kamyonculara korku salan rampasını, Kuskunkıran, Tasmalının çekilmez yokuşunu. 

Gelin güvey taşının hikâyesini kuvet taşında kimlerin kuvet sınavını. 

Veli bulağı, taşlı Bulak ve Çerkes deresinde kimlerin su içtiğini?

Orta dere, kerhiz dere, miço deresi, sıçan deresinden kimlerin geçtiğini... 

Eski At Yarışları, Van oturma geceleri nerede kaldı? 

Sorayım sana:

Erek Dağına çıktın mı? 

Zirveden Van gölüne baktın mı? 

Uçkun topladın mı? 

Van kalesinden Horhora indin mi? 

Gevaş tan Akdamar’a geçtin mi? 

Edremit’ten, İskeleden Üniversiteye, sahil yolunu gördün mü,? 

Erçek gölünde, Sıhke gölünde, Sarı Mehmet ve Zernek barajlarında yüzdün mü? 

Şikaradan , Akköprü ye Mermit çayında Van balığı tuttun mu,? Evlanganis köprüsünden yaya Çarşıya gittin mi? 

Kabak tepeden, Çerkez kayadan kara keçeye sürüm yaptın mı?

Sofu baba, Çomaklı baba, Nanyemez baba, şeyh Abdurrahman baba, Bayram dede ve gök oğlanı ziyaret ettin mi? 

Şehir yolunu, Zeve yolunu kale ve fidanlık yolunu duydun mu? 

Memedik boğazından Gergeli'ye, Abaga'dan Tımara, çaldıran ovasından geçtin mi? 

Birde sorayım kaç kez, sinema ya gittiniz?

Eğer bunları gördüysen,

Eğer bunları bildiysen,

Evet, sen Vanlısın.

Sevgi ve özlemle…

Yazarın Diğer Yazıları