Ömer Gündüz

Şimdi okullu olduk

Ömer Gündüz

Haftalardır kamuoyunda tartışılan dersaneler konusu, Türkiye'nin tek gündemi haline gelmiş ve bir çırpıda gündemdeki daha önemli ve elzem ülke ve dünya mes'eleleri unutulmuş gibi gözükoyur. Nedir efendim ders+haneden okul+haneye geçişin tartışması almış başını gitmiştir. “Değirmeni kaybetmiş, şakşağını arar” misali dönüp durmaktayız. Çökmüş ve mahvolmuş eğitim-öğretim sistemi üzerine kafa yormayıp; mevcut köhnemiş maarif sistem içersinde bir takım lokal müdahalelerle çırpınıp durmaktayız. Bu bataklığı nasıl kurutabiliriz üzerine proje geliştirmeli, kökten   bir eğitim müfredatı üzerine çabalamalıyız.

            Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki eğitim mekanları sadece okul veya dersane ortamlarından ibaret değildir..   İnsanoğlu doğar doğmaz her alanda eğitimi başlar ve ölünceye kadar da bu böyle devam edip gider. Ülkemizden örnekle ilkokul çağına kadar anne-baba, televizyon, ilkokul çağından başlayarak tüm okul evrelerinde ise eğitim kurumları yani öğretmenler, anne-baba, arkadaş ve çevre ve yine televizyon sürekli, insan zihninde eğitimini yapmakta; insanımızın olumlu-olumsuz her türlü olgunluk dersini düzenlemektedir. Madem, çocuklarımızı ve gençliğimizi her alanda donanımlı, ahlak ve maneviyat üzerine yetiştirmek istiyoruz ve bunuda eşit şartlara haiz gençlik üzerinde planlıyorsak; o zaman devletin eğitim kurumlarının bir çok eksiğini ve gediğini kapatan dersaneleri ortadan kaldırmak, devlet merkezli bir eğitim kurumu ve müfredatı oluşturmak en makul ve mantıklı iş olsa gerek. Yoksa toplumun bir takım kesimlerini gererek, defalarca yazılarımda belirttiğim gibi suni gündemler oluşturarak, bu ülkenin asıl gündemi olan aş, iş, eğitim sorunlarını tek bir gerekçeye bağlamak çokta mantıklı olmasa gerek.

            Çünkü “Şimdi okullu olduk, sınıfları doldurduk, sevinçliyiz hepimiz, yaşasın okulumuz” dizelerini tekrarlamak bu gençliğimize hiç bir şey kazandırmadı, kazandırmayacak. Adam gibi adam yetiştirmek için öncelikli yukarıda bahsini ettiğim tüm eğitim alanlarına, yani en büyük eğitimciler olan anne-babalar üzerine, okul eğitimi dediğimiz, müfredat ve öğretmenler üzerine, çevre dediğimiz, sokak çocuklarına, oyun ve eğlence merkezlerine ve  en önemlisi televizyon yayınları dediğimiz, aileler üzerinde ahlaki ve maddi çöküntüye sebep olan, yuvaların dağılmasına, hatta cinayet derslerinin verildiği tv yayınlarına el atılmalı; topyekün bir eğitim seferberliği ve reformu başlatılmalıdır.

            Yoksa dersaneyi kapatmak veya kapatmamak, yerine özel okullar açmak, gençliğimiz üzerinde çok bir değişim oluşturmayacaktır. Ancak bu değişiklikler belki fırsat eşitliğininin ve devlet okullarına gereken önemin artmasını sağlayacaktır, o kadar.

 

            Dünya Öğretmenler Günü

            Aydınlık karanlığı, Hak batılı, iman küfrü nasıl yok ediyorsa, gerçek ve insanlara faydalı olan ilim de cehaleti öyle yok eder. İlmin olduğu yerde cehalet, terör ve zulüm olmaz. Bunun içindir ki yüce dinimiz İslam, ilme ve ilim tahsiline büyük önem vermiştir. İlim tahsil eden ve bu ilmi başkalarına öğreten öğretmenlere de ayrıca büyük değer vermiştir.

            Dinimiz ilme o kadar önem veren bir dindir ki daha ilk inen ayet-i kerimelerde Cenab-ı Hak beşeriyete ilmin kapılarını ardına kadar açmış ve şöyle buyurmuştur: “Yaratan Rabbinin adıyla oku; O, insanı bir Alakadan yarattı. Oku! İnsana bilmediklerini öğreten, kalemle (yazmayı) belleten Rabbin, en büyük Kerem sahibidir."(Alak/1-2-3-4) Sevgili Peygamberimiz de  öğretmenlerin değerini belirten sözlerinde: “Bilmeyenlere ilim öğretmek sadakadır. Sadakanın en faziletlisi de bir Müslüman'ın ilim öğrenmesi ve başkalarına öğretmesidir.” (İbn. Mace, Mukaddime,16).

            Evet ilim öğrenmek dinimizde o kadar önemlidir ki kadın, erkek bütün Müslümanların üzerine farz kılınmıştır. Bu farziyeti yerine getirebilmemiz içinde ilim adamlarına yani öğretmenlere ihtiyacımız vardır. Öğretmenler bizleri iyiye, güzele, aydınlığa ve bilgiye götüren dünyamızın birer yıldızlarıdır. İlimsiz, bilgisiz ve öğretmensiz bir dünya felakettir, karanlıktır.

            Bu duygu ve düşüncelerle tüm öğretmenlerimizin dünya öğretmenler gününü kutluyor, bana emeği geçen, tüm öğretmenlerimin ellerinden öpüyorum.

            Selam ve muhabbetle...

Yazarın Diğer Yazıları