Ömer Gündüz

EFSANE BELEDİYECİLİĞE HASRET KALDIK

Ömer Gündüz

 

            Seksen yıllık Cumhuriyet tarihinde, efsane belediyecilik dediğimiz dillere destan belediye hizmetleri ile ilk olarak halkımız 1990’lı yıllarda tanıştı. Hemen herkesin ismini andığımda çok iyi hatırlayacakları bir dünya hareketi ve siyasette birçok ilki başaran; halka hizmeti, hak’ka hizmet bilen Milli Görüş Belediyelerini duymayanımız yoktur. Hatta öyle ki mevcut Türkiye Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, adını halka Milli Görüş belediyeciliği ile duyurmuş; o günlerde yapılan ve başarılması zor ve bir o kadar takdire şayan hizmetlerle adından sıkça bahsettirmiştir. Sadece o yıllarda İstanbul Belediyesi değil Türkiye’nin birçok Milli Görüş belediyeleri benzeri hizmetleri yapmış; yıllarca bu ülkede çöplerin toplanmadığı, alt yapı ve üst yapı hizmetlerinin götürülmediği, rüşvet alınmadan bir işin sonlandırılmadığı, yatırımın hiç mi hiç bahsinin geçmediği, halkımızın bu anlayışla çalışan yerel yönetimlerden bezdiği bir dönemde, milletimiz "inanç teke’den süt çıkartır” sözü ile hareket eden bir belediyecilik anlayışı ile tanışmış ve bir can simidi gibi sarılmıştır. Ne yazık ki o yıllardaki belediyecilik anlayışının yerinde şimdilerde ise yeller esmektedir.

            Çok değil birkaç ay sonra ilimiz kendi belediye başkanını yeniden seçecek ve bir beş yılda daha tabiri caizse yaşadığı memleketinin kaderini kendi elleri ile belirleyecektir. Önceki yıllara nisbeten bu dönemki belediye seçimleri daha faklı olacaktır. Çünkü artık Van ili büyük şehir ünvanını kazanmış bir nüfusa ve büyüklüğe kavuşmuştur. Ancak büyük şehir kisvesine bürünen ilimiz ne yazık ki halkın yaşam standartlarını karşılayacak ne bir konuma ve nede bir şehir statüsüne sahip. Yıllardır süregelen belediyecilik anlayışı ve uygulaması, ünvanı büyük şehir olmasına karşın, gelişimi ve halkın isteklerini karşılama noktasında bu çağın gerisinde kalmıştır. Bu memleketin insanı her zaman yerel yönetimlerden hizmet yapmasını bekler. Seçilen belediye başkanının göreve geldiği ilk günde hangi partiden seçilirse seçilsin hangi zihniyete sahip olursa olsun; ideolojisini bir kenara bırakarak halkına hizmetkar olmayı şiar edinmeli ve görevi süresince de böyle devam etmelidir. Aksi takdirde nefsi ve ideolojisi onu halkına hizmet etmekten, memleketine faydalı olmaktan alıkoyar. Yukarıda bahsettiğim 90’lı yıllardaki belediyecilik anlayışını gerçekten de özler olduk. Artık ülkede bu kadim millet Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle her alanda olduğu gibi belediyecilikte de efsane hizmetler beklemekte ve hayal etmektedir. 

Peki böylesi zor ve mesuliyetli bir göreve gelecek belediye başkanı ne gibi özelliklere sahip olması gerekmektedir, sorusuna karşılık, sayabileceğimiz bir çok meziyeti olmalıdır:

Belediye başkanının vizyonu ve bunu gerçekleştirmek için gerekli prensip ve kuralları olmalıdır. Hizmetine talip olduğu kentin, sosyal ve kültürel özelliklerini çok iyi bilmeli, takip edilen amaçlar hiçbir zaman kişisel olmamalıdır. Belediye başkanı seçilmek için vaat ettiği tüm talepleri, seçildikten sonra, koltuğa oturduğunda da unutmamalı, yerine getirmelidir. Makamının kapısı vatandaşa her zaman açık olmalı, ulaşılamayan değil, vatandaşla iç içe olan biri olmalıdır. Kentin ve yaşayanların sorunlarını yerinde dinleyen ve zamanında çözüm getiren biri olmalı, temsil ettiği kentteki insanlarla birlikte yaşadığını unutmamalı, onların dertlerini ve sevinçlerini paylaşarak hissetmeli ve onlardan biri olmalıdır. Halkın çıkarları her zaman ilk hedefi olmalı, çalışmalarını en üst düzeyde yılmadan yapmalıdır. Adil, haktan ve halktan yana, şeffaf ve güvenilir olmalı, verdiği sözleri tutmalı, kararlı ve dürüst olmalı, ekip çalışmasına yatkın, önerilere ve fikirlere açık olmalı, teknolojiyi, dünyadaki gelişmeleri, kentleşme ile ilgili yenilikleri yakından takip etmeli, kendini sürekli yenilemelidir. Yeniliklerde ve hizmetlerde öncü olmalı, olayları objektif değerlendirerek, doğru analiz etmeli ve doğru kararlar almalıdır. Mücadeleci bir ruha sahip olmalı ve hiçbir zorluktan yılmamalı, hızlı düşünme, karar verme ve karar alma yeteneğine sahip olmalıdır. Kibar, anlayışlı ve uzlaşmacı bir tavır sergilemeli, cesur olup, kararlarının arkasında durmalıdır. Partiler üstü hizmet vermeli, din, dil, ırk ayrımı gözetmemelidir. Onurlu ve gururlu olmalı, tek başına değil, vatandaşıyla birlikte hareket etmelidir. İnanç değerlerine bağlı, helal-haram düsturuna göre hareket eden, çalıp, çırpmayan bir anlayışa sahip olmalıdır.

 O halde seçim sabahı vicdanımıza danışmalı ve her zaman olduğu gibi Rabbimin sözüne kulak vermeliyiz. Yüce Mevlam Kur’an’ında: “Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.” (Nisa/58) buyurmaktadır.

Sözün özü, seçildiği ilk gün “Rüşvet alanda, verende mel’undur” hadisi şerifini belediye kapısına asacak bir belediye başkanını görmek istiyoruz.

 

            Selam ve muhabbetle…

Yazarın Diğer Yazıları