BESMELENİN KEŞFEDİLEN BİR SIRRI
Ömer Gündüz
Dinimiz bize her işe başlarken mutlaka “Allah’ın adıyla” başlamamızı yani “Bismillahirrahmanirrahim” dememizi emreder. Hikmetlerini tam bilmesekte besmelenin her işin anahtarı olduğuna inanırız.
İlmin ilerlemesi, araştırmaların çoğalması besmelenin hikmetlerini de ortaya çıkarmaya vesile oluyor. Yapılan son araştırmaların birinde besmele ile kesilen etlerin, besmelesiz kesilenlerden daha sağlıklı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bilimsel araştırmalar sonucunda bilim adamları besmelenin tıbbi bir hikmetini keşfetmişlerdir. İnternetteki Arapça sitelerinden “moheet.com” da yer alan bir haberde, Suriye’nin muhtelif üniversitelerinden tıbbın farklı alanlarında uzman 30 profesörden oluşan bir araştırma grubu Şam’da üç sene süre ile besmele ile kesilen hayvan etleri ile besmelesiz kesilen hayvan etleri arasındaki farkı ortaya çıkarmak için laboratuar ortamında deneyler yapmışlar. İlim adamları hayvan kesimlerinde dinen farz olan “Bismillahi Allah’u Ekber” ifadesi ile kesilen hayvanın etleri üzerinde etkileri olduğu sonucuna vardıklarını belirtmişlerdir.
Grup adına araştırmanın sonucunu açıklayan Prof. Dr. Haid Haleve: Labaratuvar ortamında yapılan deneylerde besmelesiz kesilen hayvanların et dokularında pıhtılaşmış kan, çoğalmaya müsait bakteri ve mikroplar tespit edilirken, besmele ile kesilen hayvan eti dokularında ise kan, mikrop ve bakterilere rastlanmadığını araştırmanın sonucunu insan sağlığı açısından tıpta bilimsel bir devrim olduğunu belirtiyor. Grubun bir başka üyesi ise Şam Üniversitesi Eczacılık Fakültesi eski dekanlarından Prof. Dr. Nebil Şerif’te: Besmele ile kesilen hayvanların etlerinde ve besmelesiz kesilen aynı cins hayvanların etlerinden numuneler alarak özel laboratuarlarda mikroskopik inceleme yaptıklarını; her iki numune etleri kuru bir ortamda 48 saat beklettiklerini; bu zaman sonunda besmele ile kesilen hayvan et numuneleri açık kırmızı gül rengi alırken, besmelesiz kesilen et numuneleri ise siyaha yakın koyu kırmızı bir renk aldığını söylüyor. Buna ilaveten besmeleli etlerde herhangi bir mikroba da rastlanmadığı; besmelesiz etlerin teşhisinde ise sürekli çoğalan büyük ölçüde zararlı mikrop ve bakteriler tespit edildiğini de ifadelerine ekliyor. Ayrıca besmelesiz kesilen hayvan etlerinin dokularındaki kanlar da iltihaplı akyuvarlar ve alyuvarlar tespit edilirken; besmeleli kesilen hayvan etlerinde buna benzer herhangi bir tespit yapılmadığını belirtiyor.
Hayvan kesimi anında çekilen besmele ve tekbirin hayvana yaptığı tesir ve heyecan hayvanın organ ve adelelerinde meydana getirdiği hareket, hayvanın vücudundaki kanın azami miktarını dışarıya atmasına yol açıyor. Kesim anında besmelenin terk edilmesi halinde bu kanın önemli bir miktarı vücutta kaldığını; bu kalan kan daha önce vücutta var olan mikropların çabuk gelişip çoğalmasına sebep oluyor. Bu mikroplar ağız yolu ile vücuda gidiyor. Kalp sektesi sebebi ile ölenlerin ölüm sebeplerinin %20’si işte bu mikroplardan kaynaklandığını da açıklamalarında özellikle belirtiyorlar.
İslami usül ile kesilen hayvanlar daha az eziyet çekiyor. Bundan dolayı etleri daha sağlıklı oluyor. Batıda uyuşturularak öldürülen hayvanların kanı vücutta kaldığı için bu tür etler daha çabuk bozuluyor. Kuran’ı Kerimde Allah’ın adı anılmadan kesilen hayvan etini yemeyin, buyrulmaktadır. “Üzerine Allah’ın ismi anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin. Çünkü o fasıklıktır. Şüphesiz şeytanlar telkinde bulunurlar.” (Hac/121) Bu ilahi emir hayvan kesiminde çekilen besmelenin ardındaki hikmeti araştırmaya sevketmiş ve bizlerin bir kez daha Kur'an'ın mucizeviliğini keşfetmemize sebep olmuştur.
Şimdi yılın 362 günü et ve et ürünlerini aksırıncaya hatta tıksırıncaya kadar yiyenler; iş Kurban Bayramı’na gelince hayvan sever kesilir, hayvanlara ne kadar acıdıklarından dem vururlar. Kendi içkilerine meze yaptıkları hayvanların tarlada yetiştiğine inanan bu zümre evde hayvan beslemeyi en büyük ibadet, hayvanları iki üç gün sevmekle cennetlik olacaklarını sanırlar. Hayvanları çok sevenler konu insana gelince her nedense sus pus olurlar. Kendi kişisel haklarını önceleyen bu zihniyet mevzu Müslüman olunca ve dini vecibeleri olunca hiç düşünmezler bunların da insan olabileceğini ve inanç haklarının bulunduğunu. Hatta inanç hakkının en önde gelen hak olduğunu akıllarına bile getirmezler.
Fakat elhamdulillah yine bu yılda kurban bayramına kavuştuk. “Bismillahi Allah’u Ekber” mucizevi kelamı ile kurbanlarımızı kestik ve bir ibadeti daha yerine getirmenin, Mevlamızı razı edebilmeninin endişesiyle kestiğimiz kurban etlerini komşularımıza, akbaraya, fakir fukaraya dağıttık. İslamdaki paylaşmanın, merhametin ve yakınlaşmanın bir kez daha uygulamasını gerçekleştirmiş olduk. Mevlamızın ilahi kelamında buyrulduğu gibi “Biz, her ümmete -(Kurban kesmeye uygun) hayvan cinsinden kendilerine rızık olarak verdiklerimiz üzerine Allah'ın adını ansınlar diye kurban kesmeyi gerekli kıldık. İmdi, İlahınız, bir tek İlah'tır. Öyle ise, O'na teslim olun. (Ey Muhammed!) O ihlaslı ve mütevazi insanları müjdele!” (Hac/34) emri mukabilince ibadetin hazzına vardık.
Selam ve dua…