Kişiliğinizle gurur duyuyor musunuz…
Mustafa M. Atilla
Sınıf, öğrencilerinin gürültü patırtısıyla sallanırken sert görünümlü hoca kapıda beliriyor. Sınıfa bir bakış atıp kürsüye geçiyor.
Biraz sonra;
Tebeşirle tahtaya kocaman bir(1) rakamı çiziyor’’Bakın’’ çocuklar diyor bu kişiliktir.Hayatta sahip olabileceğiniz en değerli şey…
Sonra (1)’ in yanına bir 0 koyuyor.’’Bu başarıdır..Başarılı bir kişilik (1)’i (10) yapar sonra bir (0) daha koyuyor..’’Bu tecrübedir.(10) ken (100) olursunuz.
Sıfırlar böyle uzayıp gider:
Yetenek..Disiplin..Sevgi..Saygı..Hoşgörü..eklenerek her yeni (0)’ın, kişiliği 10 kat zenginleştirdiğini vurgulayarak anlatmış hoca..
Sonra eline silgiyi alıp en baştaki (1) ‘i siliyor. Geriye bir sürü sıfır kalıyor ve hoca arkasından yorumu patlatıyor..
‘’Kişiliğiniz yoksa öbürleri hiçtir’’
Sınıf mesajı alıp sessizliğe gömülür.. benim gibi.
Ardından eminim ki çok doğru diyip bir birlerine bakmışlardır.
Yediğim yemekleri,tanıştığım yeni insanların isimlerini,seyrettiğim filimleri hep unuturum. fakat ne zaman nerede,hangi kitaptan,kitap reyonundan,dergiden okursam okuyayım bu gibi öğrencileri ve insanları sessizliğe büründüren alıntıları söyleşileri,nasihatleri hiç bir zaman asla unutmam değerli okurlarım.Çünkü dikkatimi toplayarak hiç unutmamak üzere aklıma yazdığım değerli alıntılardır.
Kişilik üzerine yaptığı konuşma aslında her şeyi ne kadar güzel ne kadar pratik sayısal açıklamayla zihinde kalıcı anlamla anlatmış oluyor.
Eklenecek çok şey var mı? bilmiyorum ama yinede benimde ekleyebileceğim bir şeyler olmalı diye düşündüğümde zihnim; bir frekansını kullanarak kalemim ucuna doğru mürekebi itekliyor gibiydi.
Ben her konuda kişiliğimiz bizi her zaman ele verir diye düşünürüm.Ya bizi biz yapar, yahut bizi sıfır yapar.Hangi ortama girerseniz,hangi kişilikli insanlara takılırsanız,etiketli olanlarla düşer kalkarsanız,ortaklık kurup kendinizi sınıf atlatma çabası içine girerseniz girin O sıfırlar değişmez, çoğaldıkça artık önüne ‘’bir’’ getirseniz de, dokuz da ekleseniz ON olma ihtimali koca bir sıfırdır.,
Bu konuyu özellikle seçtim. çünkü; yaşamım için de tanıştığım,tanıştırıldığım insanlarda kişilik bozuklukları olduğu gibi adam gibi adam diyebileceğim güzel kişilikli,şahsiyetli insanlar etrafında bulunmayı,dostluk kurmayı,arkadaşlık etmeyi veya sürdürmeyi başarmışımdır..
Kişilik bozukluğu olan bir kısım insanda zamanla kendilerini toparlamış hayatın içinde bir yerlere gelmişlerdir.Önemli olan yanlıştan dönmektir.Kendine fazla hasar vermeden yeniye dahil olmaktır.
Her insan islam doğduğu gibi,yaradılışından itibaren yönlendirme ve etkileşimin oluşturacağı kişilik ve karekter üzerine doğar.Belki birazını genlerinden alır fakat asıl kişiliğini sırasıyla aile,okul,çevre,sokak,arkadaş vs gibi seçim hakkının elinde olmadığı durum,yer,ortamlardan kapar ve oluşturmaya çalışır,büyüdükçede şekillenir.
Kişiliğin; açıklamasını,gelişmesini,değişkenliğini,çatışmalarını,vs bir tarafa yani ilgili alanda uzmanına bırakıp kişiliği,şahsiyeti,karekteristik tüm güzel özellikleri, içine sindirmiş, yaşam tarzını ona göre bir kalıba sokmuş’’ Van’’ insanının kişiliğinden biraz bahsedilim. öğrenilsin.
Aileden başlayarak gelen kökleşmiş davranış biçiminin geleneği ile büyüyen Vanlı: kişiliğinden ödün vermeden bugünlere geldi.
Belki bana denk gelmemiş olabilir ben bu güne kadar bir Vanlının Almanya’ya gidip o insanların alt hizmetlerini yapma girişimini duymuş değilim.
Ben bir vanlının cinayet işlediğini duymadım,kadın sattığını işitmedim,askere kurşun sıktığına,sıkacağına ihtimal vermedim,çoluk çocuğun kanına uyuşturucu zerk edep hayattan koparacağına inanmadım,dostunu,arkadaşını yarı yolda bırakıp menfaatinin peşinden koşacağına inanmak istemedim, fakat aynı kaptan suyu aynı kaşıkla çorbayı yudumladığını, başa bakılacağını,ayağa bakılmayacağını gördüm.
Ekmeğini paylaştığını,en sıkıntılı zamanında bile gülen yüzünü arkaya çevirmediğine şahit oldum.
Hürmette kusur etmediğini,önünü iliklerken saygının kusursuz olması gerektiğini,yedirip içirmenin malı eksiltmediğini,Anneye, Babaya öf bile diyemiyeceğini bildiğim için Van insanın kişiliğini anlamak; insanı anlamak kadar zor değildir diyebiliyorum.
O KADAR ÇOK ŞEY VAR Kİ ‘’VAN İNSANINI’’ ANLATMAYA.içinden birkaç çürük ceviz çıkabilir ihtimaldir.
Ayıklarsın olup biter..
Antalya da yaşadığım uzun yıllar içinde hep şahit olduğum bir şey var.O,da şu! ve bir gerçek,
Şive yakınlığını kullanıp ev kiralamada,iş yeri kiralamada veya satın almada Vanlı olduklarını
söyleyen doğu illeri kökenli insanlar,Van’ın insanının bu güne kadar Antalya insanı üzerinde bıraktığı güzel izlenimini kendi artılarına yol oluşturdukları gerçeğini de buradan yazımın sonuna gururla iliştirdim.
Vanlı olmak ayrıcalıktır..gururla, kişiliğimden ödün vermeden.