Mustafa M. Atilla

Bir nefes ötemizde…

Mustafa M. Atilla

Sosyal medyanın bir nefes ötemizde, çok önemli bir yere konumlandığını görebiliyoruz..Geçmiş gelecek, bugün, fark etmeden,her şey oralar da dijital ağlarla sağlanan,sağmalcıların sağım kovası gibi.

Yanlışlar doğrular,faydalı bilgi ve görseller,halk,halkları ilgilendiren konular, hayata dair herşey,dünyanın her yerinde insanlar tarafından zihin algoritmasında eğitimine göre,idrakine göre,çıkarı ve ideolojisine göre,

inancına göre,yaşamıyla alakalı gelir gider dengesinde ki, ayağıda kalma koşullarının, matematiksel hesaplarına kadar,sanal ortamda ki kullanımında 

şekil kazanıyor.

Yine bugün siyasetin korkulu rüyası haline gelmesi, bu mecraların etkisi ve paylaşım girişimlerinin kısa zamanda görsel ve işitsel yayın ağına takılmasından kaynaklanıyor.O nedenle bir nevi kontrolsüz çalışan denetim mekanizmasını bu sanal ortam çalıştırıyor.

Anında her paylaşımın metni ve videoları insanların 

elinde ki oyuncaklarda kayar hale geliyor.

Çünkü bu platformda bir insan zihni, adil ve mantık terazisini kurduktan sonra aklına yüklemeye çalıştığı her soru’nun,her sorun’un, mantalitesini kolaylıkla bir tıklamayla bulabiliyor.Bu yüzden sosyal medyanın

zararı kadar faydasını önemsiyorum.

Fakat, bununla birlikte yıpratıcı bir tarafı da var.O da şu, zihinsel kirliliğin medya ayağındaki hin ve kirli insanlar,bu mecrada dolaşırken durup anlamaya çalıştığın veya seyretmeye daldığın konuda,anın da düşünceni okuyormuşcasına karşına çıkmasını sağlıyor. Yalan,iftira,yanıltma,tıpatıp fotoğraf, ses kayıtları,olmayanı olmuş ,içmeyeni içmiş gibi gösteren velhasıl;mahluk diye tabir ettiğim insanların, yapay zekayı kötüye kullanarak yaydıkları görüntü ve yazılarla, insanları aldatma işinde bayağı yeteneklerini

sergiliyorlar.

Hevesli görünenlerle beraber yapay zekâ teknolojileri, o tür insanları hızla çoğaltıyor. Bu yapay zeka gelişiminin bir yönü hayatımızı kolaylaştırsa da, sosyal medyada bazı olumsuz durumları da beraberinde getirmektedir.

Sosyal medyada yapay zekâ ile oluşturulan sahte fotoğraflar, videolar ve sesler gerçekmiş gibi paylaşılabilmektedir. Bu içerikler sayesinde sahte hesaplar açılmakta ve insanlar kandırılmaktadır. Özellikle gerçek olmayan yüzler, taklit edilen sesler ve yanlış bilgiler kullanıcılar için ciddi risk oluşturmaktadır.

Bu tür aldatmalar,eğitimsiz insanların yanlış bilgilere inanmasına, güven duygusunun zedelenmesine ve maddi ya da manevi zararlara yol açabiliyor.Özellikle gerçeğini sahtesinden ayıramayan kullanıcılar, bu durumdan daha kolay etkilendiklerini görebiliyoruz.

Bu nedenle sosyal medyada bilinçli olmak çok önemlidir. Her görülen bilgiye hemen inanılmamalı, tanınmayan hesaplara karşı dikkatli olunmalı ve kişisel bilgiler paylaşılmamalıdır. Şüpheli durumlarda güvendiğimiz kişilerden yardım istenmeli.

Zaman zaman anımsatmaya çalıştığım kul hakkının, bu mecrada,emin olmadıkları halde,sonunu düşünmeden kanıt oluşturamadıkları yalan yanlış paylaşımları ve görselleri yayınlayan veya yayan kişi ve kişiler üzerinden,kopyala at şeklinde kendi takipçilerine yayınlayanlar vebal oluşturduklarını

bilmeleri gerekir.

Sonuç olarak yapay zekâ ve sosyal medya paylaşımları,bir yerde güçlü,faydalı bir teknoloji ve platformdur.Ancak kötü amaçlarla kullanıldığında tehlikeli ve haksızlık yaratan bir hâle gelebiliyor. Sosyal medyada dikkatli ve bilinçli davranarak bu tür aldatmalardan korunmak mümkündür.Araştır ve doğruluğundan emin ol,sonra paylaş.Bilimsel araştırmalarda kullan ve faydasını gör.

Bir başka açıyla;

Bu platformda,bir nebzede olsa insan ilişkileri,akrabalık bağları, arkadaşlık ve mazide kalmış okul, sokak,gurup dostlukları,öğrenci öğretmen unutulmuşlukları gibi bir sürü izini kaybettiğimiz fakat bulmaya çalıştığımız,

anılarda kalan insanları önümüze çıkaran medya kuruluşları,ısrarla şöyle diyor;”tanıyor olabileceğin kişi”,işte bu yazıda ikinci başlık olarak bahsetmek istediğim burası.

Ben şahsen önüme çıkan uzaktan yakından tanıdığım,

geçmişte bende iz bırakan kişi ve simaları gördüğümde

yayından kaldırılmadan, arkadaşlık isteğini oluşturacak tıklamayı beklemeden yapıyorum.O beni takip etsin ben onu niye demeden.

O izi ,o bağı,o yaşanmışlığı, kayıt altına almayı,geri gelmeyecek günlerin,zamanın,hissinde; tanışlığın,

güncel yazışmalarda sürdürülebilir sıcak konuma geldiğini,”teknolojinin para kazanmadaki sinsi tuzağı”olduğunu bilmeme nazaran,unutulmuşlukların önüme çıkması hoşuma gidiyor.

Çünkü doğru ve güzel olan her şeye değer verirken,

uzun bir aradan sonra yeniden bir çeşit 

zenginliğimiz saydığım dostluk,akrabalık,arkadaşlık ilişkilerinin tamda unutulmaya yüz tutmuş iken yeniden

filizlendiğini gördüğüm de, ayrı bir duyguda;.. işte buydu,işte şuydu,mahalle arkadaşımdı, sınıf arkadaşımdı,öğretmenimdi vs diyebiliyorum.

NOT:

Elimize tutuşturulmuş oyuncakları kullanırken,uzun süreli kalınması koşulu,kullanana cep yakıcı,kullan

dırana cep doldurucu ekonomik fırsatı verdiği için,

anında isteklere,meyillere,ilgilenilen konulara,cevap mahiyetinde anlık dönüşler yapıyorlar.Çok kalmamak üzere; insanın her aradığı bilgiye ulaşması,olan bitenden haberdar olması, istendiğinde küresel teknolojiyi bize sunması,adına vs müthiş bir oyuncak.

Çok komik olan özelliği, siyasilerin geçmişteki unutulur gider dedikleri komikliklerini,yalanlarını,atıp tuttukları vaatlerini, evirip çevirip yüzlerine vurulmasına imkan tanıyor.

Yazarın Diğer Yazıları