Erokspor deplasmanından alınan 1 puan kâğıt üzerinde “kötü değil” gibi durabilir. Ama sahaya bakınca gerçek şu: Vanspor yine korkak, yine silik, yine hedeflerinden bihaber.
90 dakika boyunca izlediğimiz şey futbol değil, bekleme oyunuydu. Top Erokspor’daydı, cesaret Erokspor’daydı, kazanma arzusu da Erokspor’daydı. Vanspor ise sahada “yenilmeyelim de ne olursa olsun” anlayışıyla dolaştı. Bu takımın hedefi ne? Play-off mu, orta sıra mı, yoksa sadece haftaları tüketmek mi?
Savunma yaparak futbol oynadığını sanan Vanspor, hücumda bir plan, bir ezber, bir reaksiyon ortaya koyamadı. Orta saha topu ayağına alınca ne yapacağını bilmiyor, kanatlar ya geç kalıyor ya da yanlış karar veriyor. Forvet desen, ya yalnız ya çaresiz. Böyle hücum olur mu?
Evet, kale ve bir nebze savunma disiplinliydi. Ama şunu açıkça söyleyelim:
Sadece savunarak hedefe varılmaz.
Bu ligde kim sadece kapanarak yukarı çıkmış?
Teknik heyet “basit hatalar yaptık” diyebilir. Ama bu basit hatalar değil, özgüven eksikliği. Bu futbol, “ben rakibimden çekiniyorum” futboludur. Vanspor’un ismi, geçmişi ve taraftarı bu oyunu hak etmiyor.
Asıl tehlike şurada:
Bu 0–0’lar, mağlubiyetler alışkanlık hâline gelirse, Vanspor bir süre sonra kazanmayı unutur. O zaman ne transferler konuşulur, ne hedefler… Sadece “ah vah” edilir.
Son söz net:
Bu puan Vanspor’a yazmaz, kaleci Çağlar' ın üstün performansı ve Erokspor’un kaçırdığı iki puan olarak tarihe geçer.
Vanspor eğer gerçekten bir şey olmak istiyorsa, önce korkularından, sonra da bu ruhsuz oyundan kurtulmak zorunda.
Çünkü bu futbol, Vanspor’u ileri götürmez…
Ancak yerinde saydırır.