Hizmet ve proje siyaseti başlamalı
İkram Kali
Yerel seçimler sonrası vatandaş belediyeleri kim kazandı, kim kaybetti tartışmasına girmiyor. Bu vatandaşı çok ta ilgilendirmiyor. Vatandaş seçimden başarıyla çıkan belediyelerden yalnızca hizmet bekliyor.
Yerel seçimlerin üzerinden yılın üçte biri, yani 3 ay geçti. Vatandaş belediyelerden beklediği heyecanı, atağı göremedi.Sandıktan çıkan belediye başkanları birkaç gün sonra 100 günü geride bırakacaklar. Başkanlar ilk 100 günün muhasebesini yapıyorlar mı veya yapacaklar mı onu bilemiyorum. Ama krize giren inşaat sektörü, kan ağlayan esnaf, ruhsat alamayan bina sahibi, park isteyen kadınlar, spor alanı isteyen çocuklar, sokakların çirkin ve bakımsız görünümünden rahatsız olan vatandaş 100 günün muhasebesini tutuyor.
Kışı sert ve uzun geçen Van gibi bir memlekette dört mevsimin en değerli 100 günü geride kalacak. Hala tık yok. Yaprak kımıldamıyor. Heyecan ise sıfır. Belediyeler kaplumbağa, Van deyimiyle tosbağa hızıyla hareket ediyor. Usta siyasetçiler, sosyal bilimciler, analistler seçim sonrası ilk 100 günü moral motivasyon, takım ruhu yaratma, hedefe ulaşma, başlama vuruşu değerleri yönünden çok önemsiyorlar. İlk 100 günü bir uçağın tekerlerinin yerden kesildikten sonra pik yapması gökyüzüne hızla, başarıyla, inançla ve güvenle yükselmesi gibi görüyorlar Uçak pistten ilk kalkışta ne kadar hızlı ve seri kalkarsa o kadar uzun ve güvenli yol alabilir diyorlar. Bu anlamda belediyelerin pistten kalkışı düşük hızda ve heyecansız olmuştur.
Van depremden çıkmış, hızla toparlanması gereken bir kenttir. Yani iş, hizmet üretmek için yaz aylarını verimli kullanmak ve planlamak gerekiyor. Karınca ile cırcır böceği hikâyesinde olduğu gibi çalışma aylarını dolu kullanmalısınız. Yoksa cırcır böceğinin durumuna düşmek kaçınılmaz olur.
Kutlamalar, toplantılar, ziyaretler, geziler, komisyonlar, hukuksal iddialar, polemikler, adama iş ayarlamalar, senin adamın benim adamım çekişmeleri falan filan derken 100 iş günü geride kalacak. 100 günde devlet kurulur ama belediyeler hala yapılanmalarla uğraşıyor. Vatandaş sandıktan başarıyla çıkan, vatandaştan yetki alan, sorumluluğa talibim diyen sensin. O zaman artık şikayet etmek, mazeret üretmek, bahane aramak yerine kolları sıvayarak bu kente canla başla hizmete başlamalısın. Ama gel gör ki öyle olmadı.
Geçen değerli iş zamanına çok yazık oluyor.
Belediyeler şirket, yönetenler ise patron değildir. Belediyeler kişisel egoları tatmin, birilerine rant kapısı yaratma yeri değildir. Devlet kurumları hele ki belediyeler vatandaşa efelenme, vatandaşı küçük görme azarlama, tavuk gibi yolma, yorma ve bıktırma yeri de değildir. Özellikle de belediyeler vatandaşa hizmet etme yerleridir. Kaldı ki belediyelerde bütün çalışanlar garibanı halktan toplanan vergiler ve oluşan kaynaklardan maaşlarını alıyorlar. Vatandaşın vergilerini harcayarak hizmet yapıyorlar. Kimse kendi cebinden yol, su, alt yapı için harcama yapmıyor. Neticede vatandaşın parası vatandaşa harcanıyor! O zaman doğru harcanmalı.
Belediye başkanları kimlik siyasetine nokta koyarak hizmet ve proje siyasetine ağırlık vermelidir. Unutamamalıdır ki en iyi, en başarılı siyaset hizmet ve proje siyasetidir. Bölgede 30 Mart seçimlerinin tartışmasız galibi BDP’dir. Ancak BDP Batman, Van, Diyarbakır, Hakkari illerinde seçimlerde kazandığı belediye sayısı bakımından rakamsal olarak başarılı görünse de bölgede ciddi anlamda oy kaybına uğradığını herkes biliyor. Konuştuğumuz bölgeyi iyi bilen gazeteci meslektaşlarımız bunu BDP’li belediyelerin hizmet siyasetinde yeterince başarılı olamamalarına bağlıyorlar. BDP-HDP oy vermeyen vatandaşın da oyunu kazanmak, oy vereni memnun etmek istiyorsa ki bütün siyasi partiler vatandaştan oy almak ister o zaman popülizmden uzak Van’a, vatandaşa yakışan hizmetler, projeler üretilmelidir. Gelin şu vatandaşı mutlu edin, vatandaşın yüzünü güldürün. En önemlisi de belediyelerde personelin işini yapması yerine siyaset yapmasına izin vermeyin. Siyaseti milletvekilleri, siyasetçiler yapsın çalışanlarda görevlerini.
Belediyeler siyaseten başarılı olmak için projeler ve hizmetler gerçekleştirmeleri gerekiyor. Fakat hizmet güzel sözlerle olmuyor. Vanlılar sokakta, günlük yaşamlarında, yolda, kaldırımda, trafikte, çarşıda, pazarda, imarda, sosyal alanlarda düzen, disiplin bakım, denetim sağlayan dinamik bir belediyecilik görmeyi arzuluyor. Van’da yaşayan herkes mutluluk duyacağı, nimetlerinden faydalanacağı modern şehirde gönlünce yaşamak istiyor.