Emperyalizme ABD'ye hizmet budur
İkram Kali
Demokratik Toplum Kongresi'ne yönelik Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 26 Aralık 2016 günü gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Kocaeli Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi'ne konulan HDP Eş Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk'un annesi Hatun Tuğluk önceki gün vefat etti.
Cezaevinden özel izinle çıkan Tuğluk, jandarma eşliğinde annesinin cenaze törenine katıldı, ama katılamadı dersek daha doğru olur. Çünkü defin işlemi gerçekleştirilemedi. Mezarlıkta toplanan bir grubun "Burada şehit cenazesi var, buraya terörist cenazesi gömdürmeyiz" diyerek cenazeye katılanlara saldırması sonucu mezarlığa gömülen cenaze mezardan çıkarıldı! Hatun Tuğluk'un cenazesi dün Tunceli'de toprağa verildi.
Ankara'da akıl tutulması yaşanmıştır.
Evi Ankara İncek'te olan bir kadının cenazesinin aynı yerde bulunan mezarlığa defnedilmesinin sebep ne olursa olsun engellenmesi hiçbir dine, ahlaka, vicdana, töreye sığmaz.
Hangi dine, kökene, siyasi görüşe sahip olursa olsun vefat eden bir kadının son yolculuğunda maruz kaldığı çirkin davranış asla kabul edilemez.
İncek Mezalığı'nda üzüntü veren fitne fesat amaçlı, tehlikeli provakatif olay toplum vicdanını yaralamıştır. Toplumun her kesimden tepki gören olay tüm boyutlarıyla araştırılarak sorumlular hakkında gerekli yasal işlem yapılmalıdır.
Olayın ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun saldırganlarla ilgili gözaltı işlemlerinin başladığını açıklaması, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ'ın saldırı için "Bu saldırıyı kınıyor ve yapanları lanetliyorum. Bu çirkinliği yapan şahıslarla ilgili adli tahkikat başlatıldı. Adli yargı önünde yaptıklarının hesabını vereceklerdir" tepkisi ve sözü devlet onuruna yakışan olumlu bir gelişmedir.
Aysel Tuğluk'un siyasi görüşünden dolayı annesinin cenazesinin defnedilmesini engelleyenlerin buna hakkı yoktur. Saldırganlar mezarlıklarda yatan diğer mevtaların hangi siyası görüşe, etnik kökene, ahlaka sahip olduklarını biliyorlar mı? Mezarlıklar imanlı, namuslu, vatanseverler kadar hainlerin, hırsızların alçakların mezarlarıyla dolu değil mi?
Elazığlı Zaza kökenli bir ailenin ferdi olan 2007'de DTP bünyesindeki eşbaşkanlık görevini kongre sonucunda bırakan ve 2009'da kapatılan DTP ile birlikte milletvekilliği görevini noktalayan 2011 seçimlerinde Van'dan bağımsız milletvekili seçilen Aysel Tuğluk'un atamayla Van'dan aday gösterilmesinin yanlış olduğunu belirterek o günlerde eleştirmiştim.
Aysel Tuğluk 30 Ekim 2013 tarihinde TBMM'ne verdiği kanun teklifiyle medeniyetler beşiği aziz Van ilimizin bin yıllık adının "Wan" olarak değiştirilmesi girişiminde bulunmuştu.
Tuğluk'un kabul edilmesi mümkün olmayan, kentimizi yaralayan talihsiz teklifinin kentin tarihi, kültürüyle bağdaşmadığını ve Vanlılar arasında tepkiyle karşılandığını vurgulayarak, "Van'ın ismi neden değişsin ki?" başlıklı yazımda eleştirmiştim. Yazımda özetle, "Binlerce yıldır adı Van olan bu kentin isminin yazılışını değiştirmeyi düşünmek gereksiz bir girişimdir. Bir vekilin yasa teklifi ile kadim bir şehrin isminin değiştirilmesi antidemokratik durumdur. Teklifi katılımcı, çoğulcu demokrasiye de sığdırmak mümkün değil. Yerel seçimler arifesinde yapılan "W" girişimi BDP'ye fayda sağlamaz" demiştim.
Kim olursa olsun siyasilerin, topluma karşı sorumluluğu olan kişilerin, makamların yanlış bulduğumuz söz ve eylemlerini dün olduğu gibi bugünde kamuoyu adına eleştirmeye devam edeceğiz. Doğru, yararlı söz ve çabalarını de destekleyeceğiz. Bu bağlamda siyasi görüşlerine, söylemelerine katılmadığım Tuğluk'un annesinin cenazesine yönelik olayı kabullenmek mümkün değildir.
Yapılan saldırı aynı zamanda suçtur. Siyasi bir görüşe, kişiliğe demokratik şekilde karşı olmak başkadır, dini ve insani bir hakkı engellemek başkadır. Kimse kendi kafasına göre toplumda yasa, kural koyamaz, koyarsa hukuk devleti zarar görür, kaos çıkar.
Ülkemizin her zamankinden daha fazla barışa kardeşliğe, sağduyuya, duyarlılığa ihtiyaç duyduğu bu zorlu dönemde.. Emperyalistlerin aç kurtlar gibi ülkemize alçakça saldırdığı süreçte Ankara'da yaşanan olay Türke, Kürde, Laza, Çerkeze ve kardeşliğimize zarar vermiştir.
Zamanlaması düşündürücü olan olay, bölgeyi kan gölüne çeviren, Ortadoğu'da yeni haritalar çizmeye çalışanı hazırladıkları 2017-2027 raporunda Türkiye'de 10 yıl içinde iç savaş çıkmasını beklediklerini ve askeri müdahale yapacaklarını açık seçik açıklayan ABD'ye, emperyalistlere, silah tüccarı ülkelere, bölücülere, vatan hainlerine yaramıştır.
Tuğluk'un annesinin cenazesinin defnedilmesini engelleyen güruh ABD ve emperyalistlere hizmet etmiştir.
Yazıklar olsun.