
Bir köylünün günlüğünden Büyük Taarruz
Dr. Mine Kılavuz Ongün
24 Ağustos 1922
Köy sessiz,yorgun, üzgün. Kadınlar günlerdir ekmek pişiriyor. Askerler geceler köye gelip ekmek, su alıyor. Erkekler cephede. Havada barut kokusu…
26 Ağustos
Erkenden top sesleriyle uyandık. Artık düşmana aman yoktu. Vatanın her bir karışına göz dikenlerle hesaplaşma vakti gelmişti. Kocatepe’deki koca komutan ordunun başında.. Gözünü kırpmadan çalışıyor, yol gösteriyor.
27 Ağustos
Köye yaralı askerler geliyor. Çadırlarda yaraları sarılıyor. Köylü su taşıyor.
30 Ağustos
Top sesleri susmuyor. ”İlk hedefiniz Akdeniz’dir “ diyordu Paşa. Bu sözle İzmir’in yolu görünmüştü. Anadolu’yu adım adım düşmandan arındıracaktı. Ordu bu sözlerle gücünü katladı. Çok iyi biliyordu ki düşmanı püskürtmek yetmeyecekti. Medeniyetin, bilimin, sanatın edebiyatın denizine de açılmak gerekiyordu.
Bu sözle anladık: Aylardır beklediğimiz günler yakındır.
Düşman yenilmiş, geri çekiliyor. Güneşi kaplayan pus açılmak üzere.
9 Eylül
İzmir kurtulmuş. Davul, zurna sesleri her yerde. Paşa ve askerleri gururla dolaşıyor İzmir’in sokaklarında. Topraklarımızı almış, bağımsızlığımızı kazanmıştık.
Bağımsızlığa olan inancımız öylesine büyüktü ki, mücadele yolunda gözümüz hiçbir şeyi görmedi. Vatan sağolsun yeter dedik.
Zaferimiz bir kahramanlık destanı yazdı. Birlik, dayanışma nasıl olur tüm dünyaya gösterdi. Sarsılmaz inanç, fedakârlık, sabır dersi verdi.
Ve ………..Bizden sonra gelecek nesiller : Eğer kıymet bilirseniz hakkımız size helaldir.