Yunus Türkoğlu
Köşe Yazarı
Yunus Türkoğlu
 

Bisiklet Sevdası

ggg Hareketsiz hayat tarzı hem zihnimizi hem de kalbimizi yormaktadır. Bisiklet sürmenin ise her ikisine de iyi geldiği bir gerçektir. Bisiklet sayesinde vücudumuzda oksijen oranı artmakta, toksin oranı düşerken kalp daha iyi çalışmakla beraber kas, kemik ve zihin sistemimiz güçlenmiş oluyor. Bu durum stres katsayımızı düşürürken daha mutlu ve daha neşeli olmamızı sağlıyor. Trafikte otomobil sürenlere bakınca gergin ve sinirli olduklarını, bisiklet sürenlerin ise daha mütebessim ve stressiz olduklarını gözlemleyebilirsiniz. Yakıt tüketmediğimizden dolayı çevre kültürüne katkı sunmuş oluruz! Hepimiz, çocukluk yıllarında bisiklete binmeye bayılırdık. Birçoğumuzun bisikleti mutlaka olmuştur. Bisiklet üzerinde çekilen siyah beyaz fotoğraflarımız, anlattığımız güzel anılarımız ve düşüp elimizi-ayağımızı yaraladığımız vukuatlarımız vardır. Her ne olursa olsun bu hatıralar unutulmazdır. Çocukluktaki bu alışkanlığı devam ettiren çok az insan vardır. Nedense belli bir yaştan sonra bisiklet sürme terk edilir. Terk etmeyenlerde tabi ki vardır! Bisiklet kullanma konusunda Avrupa bizden epeyce öndedir. Biz bu konuda geride kalmış durumdayız. Üsküp Avrupa Üniversitesi Rektörü okuluna gidip gelirken bisiklet kullanıyor! Makam arabası olmayıp bisiklet kullanan Belediye başkanları var! Milyonlarca kişi işine bisikletle gidip gelmektedir! Avrupa’da bisiklet yolları konusunda yerel yönetimler duyarlı davranmaktadırlar!. Sayın Valimden, Van için daha çok bisiklet yolları yapılmasını istirham ediyorum… Bisiklet sürmek aşktır, sevdadır, hayattır. Bisiklet sürmek; o saf ve temiz çocukluk duygularının devam etmesi demektir. Kapitalist yönetimler için en tehlikeli bireyler bisiklet kullananlardır! Çünkü bunlar; Ulaşım Vergisi ödemez, araba satın almak için kredi kullanmaz, dolayısıyla yedek parça ve benzin tüketimi de olmaz. ÖTV, KDV, MTV ödemezler! Devamlı pedal çevirdikleri için stressiz ve sağlıklıdırlar! Sağlık Sigortası giderleri yoktur! Tam bir vatan haini! Diyenler var! Tam bir çevre dostu! Diyenler var! Bir yaz günü öğlen namaz vakti yaklaşırken, Rahmetli babam abdestini tazeledi, bisikletini köprünün üzerine çıkardı: ”- Hadi gidiyoruz!” deyip beni de arkaya bindirdikten sonra Cevdet Paşa Mahallesi’nden yola çıktık. Evimizin önündeki sokaktan kendimizi Haraba Mahalle’ye doğru bıraktık. Hafif esen rüzgâr yanaklarımızı okşayıp geçerken, Erek Mahallesi’nin sağlı sollu uzayıp giden tarihi Van evlerini seyretmekte içimde tarifsiz duygular hâsıl ediyordu. Şahelerin mıntıkayı geçince, sol tarafımızda ceviz ve söğüt ağaçları arasında kalmış tek katlı tipik Van evi tarzında yapılmış olan "Efsane Erek Karakolu"nun önündeki polis ve bekçilere selam verip geçiyoruz. Biraz daha ilerleyince üç yol ağzındayız, sol taraftan Hacı Bekir Mahallesi’ne doğru devam ediyoruz. Buradaki iğde ağaçlarının kokusunu ciğerlerimize çekip, doyumsuz manzaralarını izleyip geçerken kendimizi Memi Tepesi’nden aşağıya doğru salıyoruz. Çağlayarak akan derenin üstündeki köprüden geçiyoruz. Bu dere bağ ve bahçeleri sulayarak Sofu Baba Cami’sinin yanından akıp Terzioğlu Mahallesi’nden Şamran Kanalı’na dökülürdü. Hacı Bekir İlkokulu’nu solumuzda bırakıp, sağ tarafımızdaki sokağa dönerek, kavak ağaçlarının arasından kuşlar gibi süzülerek Şeyh Gazai Baba Camii önünde durup bisikletimizden iniyoruz… Babam bu caminin imamıydı, arada bir beraber gidip namazı kılıp dönerdik. Bisiklet ile olan dostluğum beş-altı yaşlarında başlamış oldu. Bisiklet sevdam hiç bitmedi, uzun yıllar geçmesine rağmen halen bisiklet sürmeye devam ediyorum. Babamınkine benzer ince teker, kiraz kırmızısı renginde “Şehir ve Tur” bisikletim var. Epeyce bir zamandır okula gidip geliyorum. Bu durumu ilk zamanlar biraz yadırgayanlar olduysa da sonradan hep olumlu tepkiler aldım. Arkadaşlarımdan ve komşulardan imrenip bisiklet sürmeye başlayanlar oldu! Aynı okulda göreve yaptığım değerli Öğretmen arkadaşımın kızı Dilşad'ın okula bisikletle gidip- gelmem ilgisini çekmiş, geçenlerde bana bu konuda samimi duygularını ifade eden bir mektup yazmıştı. Bu mektup beni son derece mutlu etti. Böylesine duyarlı çocukların olması Ülkemiz adına gurur vericidir! Düzenli bisiklet sürmenin faydaları: Kalp sağlığı için faydalıdır, kasları güçlendirir, dik duruş ve fit olmanızı sağlar, stresi azaltır, kanser savardır, eklemler için faydalıdır, uykusuzluk çekenler için çok ideal bir spordur. Son olarak, park yeri bulmak için uğraşmanıza gerek olmadığını da belirtmek isterim. Hâsılı; sizleri bisiklet sürmeye, akabinde sağlıklı ve çevreci olmaya davet ediyorum! Kask takmayı lütfen unutmayın. Hoşça kalınız.
Ekleme Tarihi: 29 Ekim 2020 - Perşembe

Bisiklet Sevdası

Hareketsiz hayat tarzı hem zihnimizi hem de kalbimizi yormaktadır. Bisiklet sürmenin ise her ikisine de iyi geldiği bir gerçektir. Bisiklet sayesinde vücudumuzda oksijen oranı artmakta, toksin oranı düşerken kalp daha iyi çalışmakla beraber kas, kemik ve zihin sistemimiz güçlenmiş oluyor. Bu durum stres katsayımızı düşürürken daha mutlu ve daha neşeli olmamızı sağlıyor.

Trafikte otomobil sürenlere bakınca gergin ve sinirli olduklarını, bisiklet sürenlerin ise daha mütebessim ve stressiz olduklarını gözlemleyebilirsiniz. Yakıt tüketmediğimizden dolayı çevre kültürüne katkı sunmuş oluruz!

Hepimiz, çocukluk yıllarında bisiklete binmeye bayılırdık. Birçoğumuzun bisikleti mutlaka olmuştur. Bisiklet üzerinde çekilen siyah beyaz fotoğraflarımız, anlattığımız güzel anılarımız ve düşüp elimizi-ayağımızı yaraladığımız vukuatlarımız vardır. Her ne olursa olsun bu hatıralar unutulmazdır. Çocukluktaki bu alışkanlığı devam ettiren çok az insan vardır. Nedense belli bir yaştan sonra bisiklet sürme terk edilir. Terk etmeyenlerde tabi ki vardır!

Bisiklet kullanma konusunda Avrupa bizden epeyce öndedir. Biz bu konuda geride kalmış durumdayız. Üsküp Avrupa Üniversitesi Rektörü okuluna gidip gelirken bisiklet kullanıyor! Makam arabası olmayıp bisiklet kullanan Belediye başkanları var! Milyonlarca kişi işine bisikletle gidip gelmektedir! Avrupa’da bisiklet yolları konusunda yerel yönetimler duyarlı davranmaktadırlar!.

Sayın Valimden, Van için daha çok bisiklet yolları yapılmasını istirham ediyorum…

Bisiklet sürmek aşktır, sevdadır, hayattır. Bisiklet sürmek; o saf ve temiz çocukluk duygularının devam etmesi demektir.

Kapitalist yönetimler için en tehlikeli bireyler bisiklet kullananlardır!

Çünkü bunlar; Ulaşım Vergisi ödemez, araba satın almak için kredi kullanmaz, dolayısıyla yedek parça ve benzin tüketimi de olmaz. ÖTV, KDV, MTV ödemezler!

Devamlı pedal çevirdikleri için stressiz ve sağlıklıdırlar!

Sağlık Sigortası giderleri yoktur!

Tam bir vatan haini! Diyenler var!

Tam bir çevre dostu! Diyenler var!

Bir yaz günü öğlen namaz vakti yaklaşırken, Rahmetli babam abdestini tazeledi, bisikletini köprünün üzerine çıkardı:

”- Hadi gidiyoruz!” deyip beni de arkaya bindirdikten sonra Cevdet Paşa Mahallesi’nden yola çıktık. Evimizin önündeki sokaktan kendimizi Haraba Mahalle’ye doğru bıraktık. Hafif esen rüzgâr yanaklarımızı okşayıp geçerken, Erek Mahallesi’nin sağlı sollu uzayıp giden tarihi Van evlerini seyretmekte içimde tarifsiz duygular hâsıl ediyordu.

Şahelerin mıntıkayı geçince, sol tarafımızda ceviz ve söğüt ağaçları arasında kalmış tek katlı tipik Van evi tarzında yapılmış olan "Efsane Erek Karakolu"nun önündeki polis ve bekçilere selam verip geçiyoruz. Biraz daha ilerleyince üç yol ağzındayız, sol taraftan Hacı Bekir Mahallesi’ne doğru devam ediyoruz. Buradaki iğde ağaçlarının kokusunu ciğerlerimize çekip, doyumsuz manzaralarını izleyip geçerken kendimizi Memi Tepesi’nden aşağıya doğru salıyoruz. Çağlayarak akan derenin üstündeki köprüden geçiyoruz. Bu dere bağ ve bahçeleri sulayarak Sofu Baba Cami’sinin yanından akıp Terzioğlu Mahallesi’nden Şamran Kanalı’na dökülürdü. Hacı Bekir İlkokulu’nu solumuzda bırakıp, sağ tarafımızdaki sokağa dönerek, kavak ağaçlarının arasından kuşlar gibi süzülerek Şeyh Gazai Baba Camii önünde durup bisikletimizden iniyoruz…

Babam bu caminin imamıydı, arada bir beraber gidip namazı kılıp dönerdik. Bisiklet ile olan dostluğum beş-altı yaşlarında başlamış oldu. Bisiklet sevdam hiç bitmedi, uzun yıllar geçmesine rağmen halen bisiklet sürmeye devam ediyorum.

Babamınkine benzer ince teker, kiraz kırmızısı renginde “Şehir ve Tur” bisikletim var. Epeyce bir zamandır okula gidip geliyorum. Bu durumu ilk zamanlar biraz yadırgayanlar olduysa da sonradan hep olumlu tepkiler aldım. Arkadaşlarımdan ve komşulardan imrenip bisiklet sürmeye başlayanlar oldu!

Aynı okulda göreve yaptığım değerli Öğretmen arkadaşımın kızı Dilşad'ın okula bisikletle gidip- gelmem ilgisini çekmiş, geçenlerde bana bu konuda samimi duygularını ifade eden bir mektup yazmıştı. Bu mektup beni son derece mutlu etti. Böylesine duyarlı çocukların olması Ülkemiz adına gurur vericidir!

Düzenli bisiklet sürmenin faydaları: Kalp sağlığı için faydalıdır, kasları güçlendirir, dik duruş ve fit olmanızı sağlar, stresi azaltır, kanser savardır, eklemler için faydalıdır, uykusuzluk çekenler için çok ideal bir spordur. Son olarak, park yeri bulmak için uğraşmanıza gerek olmadığını da belirtmek isterim.

Hâsılı; sizleri bisiklet sürmeye, akabinde sağlıklı ve çevreci olmaya davet ediyorum! Kask takmayı lütfen unutmayın.

Hoşça kalınız.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Mustafa Kılıçelli
(11.12.2020 17:52 - #72155)
Kalemine sağlık Yunus Hoam. 1980'lerin sonunda yaşama bahtiyarlığına eriştiğimiz Van'a bir hayal türü yaptırdınız.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.