İkram Kali
Köşe Yazarı
İkram Kali
 

Devlet Van’ın farkına artık varmalı

Zorlu sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Sözün bittiği yerdeyiz. Türkiye ciddi sorunlarla uğraşıyor. Van’ın kendine özgü önemli sorunları var. Yıllar önce Gaziantep, Kayseri gibi üreterek gelişen bir kent olması hayal edilen Van, gelinen noktada köy kente dönüştü.  Bir şeyler yapılırken köylü mantığıyla artık nitelikten çok niceliğe bakılıyor. 30 yıl içinde kırsaldan aldığı niteliksiz göçler, verdiği nitelikli göçlerle demografik yapısı bozulan bir Van var.  Geçirdiği sosyal, toplumsal sarsıntılar sonucu Van’ın taşıyıcı kolonlarının direnci güç kaybederek zayıflıyor. Van, Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’nın Doğu’ya açılan yüzüdür.  Bölgenin cazibe merkezi, etkileşim noktası, geçiş köprüsü olan Van, tarihin her döneminde stratejik önemini korumuş merkezdir. Yaşanan son olaylar sonrası devlet-hükümet bölgeyi ve ilimizi ilgilendiren bir takım yeni ekonomik ve sosyal kararlar alıyor.   Buradan uyarıyoruz. Sınırda duran Van,  kaderine terk edilecek sıradan bir şehir değildir. Van Hakkâri’dir, Bitlis’tir, Muş’tur, Siirt’tir, Ağrı’dır, Iğdır’dır, İran’dır,  Azerbaycan’dır, Irak’tır nihayetinde Türkiye’dir. Yükü ağır, yolu uzun olan bu memleket hepimizindir. Mesajlarla, ziyaretlerle, güzel sözlerle toplantılarla artık olmuyor. Yalnızca zaman ve enerji kaybediliyor. Acemi birliğine teslim edilen Van ekonomik ve sosyal anlamda kriz geçiriyor. Van ile ilgili alınan kararlarda, uygulamalarda son 30 yılda çok ciddi yanlışlar yapıldı. Yanlış politikaları, eksiklikleri bu köşede defalarca ilgililerin, sorumluların dikkatine sunmaya çalıştık. Van’ın kırsaldan aldığı niteliksiz göçlere karşı hiç bir sosyal önlem alınmadığını, planlı bir hazırlık yapılmadığını belirttik. Van’dan göç eden bu şehrin kadim insanlarına, esnafına “Neden göç ediyorsunuz?  Nereye gidiyorsunuz? Sorununuz nedir?” diye nedense hiç sorulmadı dedik.   2011 depremi nedeniyle 40 bini aşan Vanlı doğdukları kenti bir şekilde terk etti.  Ama bu insanlarında kentlerine geri dönmeleri için teşvik edici hiçbir çaba gösterilmedi dedik. Siyasi bir yapıyla bağı olmayan daha doğrusu adamı, torpili bulunmayan özgür birey olarak yaşayan Van’ın yetişmiş nitelikli insan gücünü oluşturan çalışkan, dürüst ve ahlaklı insanları son 30 yıl içinde kamu kurumlarında, yerel yönetimlerde sahipsizlik nedeniyle adeta tasfiye edildi?  Memleketlerinde yabancı konumuna düşen, ötekileştirilen bu Vanlılar çareyi başka illere gitmekte buldu dedik. Kamu atamalarında ehliyet, liyakat esas alınması yerine son yıllarda siyasi ve kişiye endeksli tercihlere öncelik verilmesi nedeniyle kamuda yığılan niteliksiz kadrolar  ile hantallaşma meydana getirmiştir dedik. Şimdi tekrar uyarıyoruz: Devlet –hükümet Van’ın farkına artık varmalıdır. Buna göre hızlı sonuçlar verecek somut kararlar alınmalıdır. İlmezdeki kamu kurum ve kuruluşlarında disiplin, verimlilik sağlanarak  “Sallabaşı al maaşı” zihniyetine dur denilmelidir. Heyecanı, vizyonu olamayan halkla ilişkileri bulunmayan, şehrin sosyal ikliminde yaşamayan, evi ile iş yeri arasında mesaisini dolduran anlayışlar idarecilikten uzaklaştırılmalıdır. Sorumluluk almaktan, inisiyatif kullanmaktan, çözüm üretmekten uzak vizyonsuz kadrolar değiştirilmeli, toplumsal heyecan ve umut yaratacak, şehirle ve kendisiyle barışık kadrolar iş başına getirilmelidir. İlimiz sürgün ve acemi ocağı yeri olmaktan çıkarılarak tayin ve atamalarda bilgi birikim sahibi takım ruhuna inanan isimler “benim adamım-senin adamın”  ayrımına gidilmeden tercih edilmelidir. İlin ekonomik, sosyal sorunları artık çözülmeli, beklentileri karşılanmalıdır. Devlet gücünü, varlığını her yerde şefkati ve hizmetiyle hissettirerek toplumda yaşanan terk edilmişlik, sahipsizlik duygusunu yıkmalıdır. Korkarak işi oluruna bırakarak,“Dayanağım mevzuat,  işim idare-i maslahat, yöneticilik oh ne rahat” anlayışı ile bu şehir artık yönetilemez. Van’ın toparlanacak, kalkınacak umudu, heyecanı, potansiyeli fazlasıyla var. Yeter ki Van’ın gücünün farkına varılsın, yaralarına merhem olunsun.  Van’a ve Vanlıya yazık oluyor. Van kan kaybediyor. Van’ın bağışıklık sistemi çöküyor. Van, ışıktır sönerse bölge karanlığa gömülür. Van, motor gücüdür durursa sitem bozulur. Van, omurgadır kırılırsa bölge felç olur. Van, umuttur tükenirse çok sorun olur. Van, nezle olursa bölge grip olur. Bölge grip olursa Türkiye nezle olur. Bizden söylemesi.
Ekleme Tarihi: 21 Şubat 2016 - Pazar

Devlet Van’ın farkına artık varmalı

Zorlu sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz.

Sözün bittiği yerdeyiz.

Türkiye ciddi sorunlarla uğraşıyor.

Van’ın kendine özgü önemli sorunları var.

Yıllar önce Gaziantep, Kayseri gibi üreterek gelişen bir kent olması hayal edilen Van, gelinen noktada köy kente dönüştü.  Bir şeyler yapılırken köylü mantığıyla artık nitelikten çok niceliğe bakılıyor.

30 yıl içinde kırsaldan aldığı niteliksiz göçler, verdiği nitelikli göçlerle demografik yapısı bozulan bir Van var.  Geçirdiği sosyal, toplumsal sarsıntılar sonucu Van’ın taşıyıcı kolonlarının direnci güç kaybederek zayıflıyor.

Van, Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’nın Doğu’ya açılan yüzüdür.  Bölgenin cazibe merkezi, etkileşim noktası, geçiş köprüsü olan Van, tarihin her döneminde stratejik önemini korumuş merkezdir.

Yaşanan son olaylar sonrası devlet-hükümet bölgeyi ve ilimizi ilgilendiren bir takım yeni ekonomik ve sosyal kararlar alıyor.  

Buradan uyarıyoruz.

Sınırda duran Van,  kaderine terk edilecek sıradan bir şehir değildir.

Van Hakkâri’dir, Bitlis’tir, Muş’tur, Siirt’tir, Ağrı’dır, Iğdır’dır, İran’dır,  Azerbaycan’dır, Irak’tır nihayetinde Türkiye’dir.

Yükü ağır, yolu uzun olan bu memleket hepimizindir.

Mesajlarla, ziyaretlerle, güzel sözlerle toplantılarla artık olmuyor. Yalnızca zaman ve enerji kaybediliyor. Acemi birliğine teslim edilen Van ekonomik ve sosyal anlamda kriz geçiriyor.

Van ile ilgili alınan kararlarda, uygulamalarda son 30 yılda çok ciddi yanlışlar yapıldı.

Yanlış politikaları, eksiklikleri bu köşede defalarca ilgililerin, sorumluların dikkatine sunmaya çalıştık.

Van’ın kırsaldan aldığı niteliksiz göçlere karşı hiç bir sosyal önlem alınmadığını, planlı bir hazırlık yapılmadığını belirttik.

Van’dan göç eden bu şehrin kadim insanlarına, esnafına “Neden göç ediyorsunuz?  Nereye gidiyorsunuz? Sorununuz nedir?” diye nedense hiç sorulmadı dedik. 

 2011 depremi nedeniyle 40 bini aşan Vanlı doğdukları kenti bir şekilde terk etti.  Ama bu insanlarında kentlerine geri dönmeleri için teşvik edici hiçbir çaba gösterilmedi dedik.

Siyasi bir yapıyla bağı olmayan daha doğrusu adamı, torpili bulunmayan özgür birey olarak yaşayan Van’ın yetişmiş nitelikli insan gücünü oluşturan çalışkan, dürüst ve ahlaklı insanları son 30 yıl içinde kamu kurumlarında, yerel yönetimlerde sahipsizlik nedeniyle adeta tasfiye edildi?  Memleketlerinde yabancı konumuna düşen, ötekileştirilen bu Vanlılar çareyi başka illere gitmekte buldu dedik.

Kamu atamalarında ehliyet, liyakat esas alınması yerine son yıllarda siyasi ve kişiye endeksli tercihlere öncelik verilmesi nedeniyle kamuda yığılan niteliksiz kadrolar  ile hantallaşma meydana getirmiştir dedik.

Şimdi tekrar uyarıyoruz:

Devlet –hükümet Van’ın farkına artık varmalıdır. Buna göre hızlı sonuçlar verecek somut kararlar alınmalıdır.

İlmezdeki kamu kurum ve kuruluşlarında disiplin, verimlilik sağlanarak  “Sallabaşı al maaşı” zihniyetine dur denilmelidir.

Heyecanı, vizyonu olamayan halkla ilişkileri bulunmayan, şehrin sosyal ikliminde yaşamayan, evi ile iş yeri arasında mesaisini dolduran anlayışlar idarecilikten uzaklaştırılmalıdır.

Sorumluluk almaktan, inisiyatif kullanmaktan, çözüm üretmekten uzak vizyonsuz kadrolar değiştirilmeli, toplumsal heyecan ve umut yaratacak, şehirle ve kendisiyle barışık kadrolar iş başına getirilmelidir.

İlimiz sürgün ve acemi ocağı yeri olmaktan çıkarılarak tayin ve atamalarda bilgi birikim sahibi takım ruhuna inanan isimler “benim adamım-senin adamın”  ayrımına gidilmeden tercih edilmelidir.

İlin ekonomik, sosyal sorunları artık çözülmeli, beklentileri karşılanmalıdır.

Devlet gücünü, varlığını her yerde şefkati ve hizmetiyle hissettirerek toplumda yaşanan terk edilmişlik, sahipsizlik duygusunu yıkmalıdır.

Korkarak işi oluruna bırakarak,“Dayanağım mevzuat,  işim idare-i maslahat, yöneticilik oh ne rahat” anlayışı ile bu şehir artık yönetilemez.

Van’ın toparlanacak, kalkınacak umudu, heyecanı, potansiyeli fazlasıyla var. Yeter ki Van’ın gücünün farkına varılsın, yaralarına merhem olunsun. 

Van’a ve Vanlıya yazık oluyor.

Van kan kaybediyor. Van’ın bağışıklık sistemi çöküyor.

Van, ışıktır sönerse bölge karanlığa gömülür.

Van, motor gücüdür durursa sitem bozulur.

Van, omurgadır kırılırsa bölge felç olur.

Van, umuttur tükenirse çok sorun olur.

Van, nezle olursa bölge grip olur. Bölge grip olursa Türkiye nezle olur.

Bizden söylemesi.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.