Nedim İlikçi
Köşe Yazarı
Nedim İlikçi
 

YADİGÂR-I VAN

ggg Değerli okurlar; Bir yerleşim yerinin kültürel zenginliğinin,  geçmiş uygarlıklardan günümüze ne kadar eser taşıdığı ile ölçüldüğünü biliyoruz. İlimizin tarihten bu güne taşıdığı tarihi ve kültürel değerler açısından son derece zengin olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz Binlerce yıl öncesine dayanan mağara ve kaya üstü resimleri, ilimizde yaşamın binlerce yıl öncesinden sürdüğünün kanıtıdır. İlimizin Hurri, Asurî, Urartu, Med, Pers, Bizans, Ermeni, Selçuklu, Osmanlı eserlerine ev sahipliği yapmış olması bu zenginliğimizin kanıtıdır. Bahse konu tarihi uygarlıkların, ilimizin kültürel mayasını yoğurduğu hususunda tüm araştırmacılar hemfikirdir. Yerel giysilerimizin, yemeklerimizin, gelenek ve göreneklerimizin, müziğimizin ve yaşam alışkanlıklarımızın coğrafyamızda yaşanmış olan bu kültür zenginliklerinden izler taşıdığı dikkatli gözlerden kaçmamaktadır. İlimiz tarih boyunca Kafkasya, İran, Orta Asya, Uzak Doğu ile Anadolu’ya ve Avrupa’ya göçlerin geçiş güzergâhı üzerinde bulunmuştur. Bu konumunu bu gün de devam ettirmektedir. Bu konumundan ötürü de her zaman renkli ve hareketli bir coğrafya olmuştur. Her türlü ticari ürünün geçtiği, tanındığı, alınıp satıldığı bir merkez olma özelliğini muhafaza etmiştir. Bu ticari hareketlilik ilimizin kültürel gelişimine önemli ölçüde katkılar sunmuştur. Anadolu’da varlık gösteren medeniyetlerin en önemlilerinden biri olan Urartular da Van’ımızı başkent edinmiş ve onlardan birçok eser günümüze ulaşmıştır. Urartu sanatkârlarının yaptığı suyolları bugün hala kullanılmaktadır. Yapılan arkeolojik kazılar sonucunda Urartu sanatına ait birçok obje gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu gün var olan el sanatlarımızda ki Urartu izleri dikkatli gözlerden kaçmamaktadır.  Bu hafta tanıtmaya çalıştığım Yadigâr-ı Van isimli kitap, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde “Van ve Çevresinde Tarih Öncesi Çağlardan Urartu’lara Sanat” başlığı altında, ilimizde tespit edilen ve tarih öncesinden günümüze ulaşan kaya üstü oyma ve mağara resimleri, Urartu sanatı, kemik,  ahşap ve toprak eşyalar, Urartu takıları, maden işleri, seramik eşyalar ve yontma taş işleri anlatılmış. İkinci bölümde “20.Yüzyılın Başlarında Van” başlığı altında yüzyılın başında ilimizde bulunan yapılar (binalar, evler, dükkânlar, resmi kurumlar vs.) anlatılmış. Üçüncü bölümde “Yadigâr-ı Van” başlığı altında Van’da üretilen savatlı gümüş sanatı ve ürünleri anlatılmış. Anlatılan tüm bu bilgiler son derece kaliteli fotoğraflar eşliğinde okuyucuların bilgi ve görgülerine sunulmuş. Bu kitabın fotoğraflarına bakmanın bile okuyuculara çok bilgi kazandıracağına olan inancımı siz okuyucularla paylaşmak isterim. Kitabın giriş yazısında yazarımız; Eski Van’ın, içinden daracık sokakların geçtiği bitişik nizam kerpiç yapıların bulunduğu sıradan bir Osmanlı şehri olduğunu belirtiyor. Ancak bu yapısıyla özgün bir yapıya sahip olduğunu söylüyor. Kitapta yer alan birçok eski fotoğraf yanında bu kitapta ilk kez yayınlanan “Van 1916” adını verdiği panoramik fotoğraftan alınacak detaylarla, bu özgün kimliğin bir bölümünün yeniden canlandırılmasının ilimize değer katacağını söylüyor.  Yazarımızın bu görüşüne can-ı gönülden katıldığımı söylemek istiyorum. Böyle bir çalışmanın Van’ın turizm ve kültürüne önemli katkılar sağlayacağından şüphemin olmadığını belirtmek istiyorum. Yazarımız, Konya’dan almış olduğu savatlı bir sigara tabakasının üzerinde Osmanlıca “Van” yazmasından ötürü duygulandığını ve Van’dan böyle bir sanatın çıkmış olmasından dolayı gururlandığını belirtiyor. Savatın, Urartular tarafından da kullanıldığına dair bulguların bulunduğunu söylüyor.  Van’da savat işçiliğinin bir ekol ve emsalsiz olduğunu savunuyor. Van savatını diğer işçiliklerden ayıran özelliğin, Van savatındaki motiflerin çok daha ince ve zarif olmasıdır diyor. Kitapta geçmişteki Vanlı savat ustalarından da bahsediyor. Van savat işlerinin “ince kalem” olarak adlandırıldığını söylüyor.  “Yadigâr- Van” isimli kitap Selçuk Güzeloğlu tarafından yazılmış. 2015 yılında Sistem Ofset Bas. Yay. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından basılmış. Kitabın dağıtım ve isteme adresi olarak Detay Yayıncılık, Adakale sok. No:14/1 Kızılay- Ankara olarak verilmiş. Kitapta ilimizin tarihi ve kültürünü yansıtan önemli fotoğraflar bulunmaktadır. Özellikle ilimizde imal edilen “savatlı gümüş ürünlerin” resimlerinin son derece özel olduğunu belirtmek isterim. Kitap 187 sayfadan ibarettir ve kuşe kâğıda basılıdır. İlimizin tarihi ve kültürü hakkında bilgi edinmek isteyen herkesin okuması ve kütüphanesinde bulundurması gereken bir kitap olduğunu tavsiye ederim. Kalın sağlıcakla….  
Ekleme Tarihi: 20 Aralık 2020 - Pazar

YADİGÂR-I VAN

Değerli okurlar; Bir yerleşim yerinin kültürel zenginliğinin,  geçmiş uygarlıklardan günümüze ne kadar eser taşıdığı ile ölçüldüğünü biliyoruz. İlimizin tarihten bu güne taşıdığı tarihi ve kültürel değerler açısından son derece zengin olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz Binlerce yıl öncesine dayanan mağara ve kaya üstü resimleri, ilimizde yaşamın binlerce yıl öncesinden sürdüğünün kanıtıdır. İlimizin Hurri, Asurî, Urartu, Med, Pers, Bizans, Ermeni, Selçuklu, Osmanlı eserlerine ev sahipliği yapmış olması bu zenginliğimizin kanıtıdır. Bahse konu tarihi uygarlıkların, ilimizin kültürel mayasını yoğurduğu hususunda tüm araştırmacılar hemfikirdir. Yerel giysilerimizin, yemeklerimizin, gelenek ve göreneklerimizin, müziğimizin ve yaşam alışkanlıklarımızın coğrafyamızda yaşanmış olan bu kültür zenginliklerinden izler taşıdığı dikkatli gözlerden kaçmamaktadır.

İlimiz tarih boyunca Kafkasya, İran, Orta Asya, Uzak Doğu ile Anadolu’ya ve Avrupa’ya göçlerin geçiş güzergâhı üzerinde bulunmuştur. Bu konumunu bu gün de devam ettirmektedir. Bu konumundan ötürü de her zaman renkli ve hareketli bir coğrafya olmuştur. Her türlü ticari ürünün geçtiği, tanındığı, alınıp satıldığı bir merkez olma özelliğini muhafaza etmiştir. Bu ticari hareketlilik ilimizin kültürel gelişimine önemli ölçüde katkılar sunmuştur.

Anadolu’da varlık gösteren medeniyetlerin en önemlilerinden biri olan Urartular da Van’ımızı başkent edinmiş ve onlardan birçok eser günümüze ulaşmıştır. Urartu sanatkârlarının yaptığı suyolları bugün hala kullanılmaktadır. Yapılan arkeolojik kazılar sonucunda Urartu sanatına ait birçok obje gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu gün var olan el sanatlarımızda ki Urartu izleri dikkatli gözlerden kaçmamaktadır. 

Bu hafta tanıtmaya çalıştığım Yadigâr-ı Van isimli kitap, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde “Van ve Çevresinde Tarih Öncesi Çağlardan Urartu’lara Sanat” başlığı altında, ilimizde tespit edilen ve tarih öncesinden günümüze ulaşan kaya üstü oyma ve mağara resimleri, Urartu sanatı, kemik,  ahşap ve toprak eşyalar, Urartu takıları, maden işleri, seramik eşyalar ve yontma taş işleri anlatılmış. İkinci bölümde “20.Yüzyılın Başlarında Van” başlığı altında yüzyılın başında ilimizde bulunan yapılar (binalar, evler, dükkânlar, resmi kurumlar vs.) anlatılmış. Üçüncü bölümde “Yadigâr-ı Van” başlığı altında Van’da üretilen savatlı gümüş sanatı ve ürünleri anlatılmış. Anlatılan tüm bu bilgiler son derece kaliteli fotoğraflar eşliğinde okuyucuların bilgi ve görgülerine sunulmuş. Bu kitabın fotoğraflarına bakmanın bile okuyuculara çok bilgi kazandıracağına olan inancımı siz okuyucularla paylaşmak isterim.

Kitabın giriş yazısında yazarımız; Eski Van’ın, içinden daracık sokakların geçtiği bitişik nizam kerpiç yapıların bulunduğu sıradan bir Osmanlı şehri olduğunu belirtiyor. Ancak bu yapısıyla özgün bir yapıya sahip olduğunu söylüyor. Kitapta yer alan birçok eski fotoğraf yanında bu kitapta ilk kez yayınlanan “Van 1916” adını verdiği panoramik fotoğraftan alınacak detaylarla, bu özgün kimliğin bir bölümünün yeniden canlandırılmasının ilimize değer katacağını söylüyor.  Yazarımızın bu görüşüne can-ı gönülden katıldığımı söylemek istiyorum. Böyle bir çalışmanın Van’ın turizm ve kültürüne önemli katkılar sağlayacağından şüphemin olmadığını belirtmek istiyorum.

Yazarımız, Konya’dan almış olduğu savatlı bir sigara tabakasının üzerinde Osmanlıca “Van” yazmasından ötürü duygulandığını ve Van’dan böyle bir sanatın çıkmış olmasından dolayı gururlandığını belirtiyor. Savatın, Urartular tarafından da kullanıldığına dair bulguların bulunduğunu söylüyor.  Van’da savat işçiliğinin bir ekol ve emsalsiz olduğunu savunuyor. Van savatını diğer işçiliklerden ayıran özelliğin, Van savatındaki motiflerin çok daha ince ve zarif olmasıdır diyor. Kitapta geçmişteki Vanlı savat ustalarından da bahsediyor. Van savat işlerinin “ince kalem” olarak adlandırıldığını söylüyor.

 “Yadigâr- Van” isimli kitap Selçuk Güzeloğlu tarafından yazılmış. 2015 yılında Sistem Ofset Bas. Yay. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından basılmış. Kitabın dağıtım ve isteme adresi olarak Detay Yayıncılık, Adakale sok. No:14/1 Kızılay- Ankara olarak verilmiş. Kitapta ilimizin tarihi ve kültürünü yansıtan önemli fotoğraflar bulunmaktadır. Özellikle ilimizde imal edilen “savatlı gümüş ürünlerin” resimlerinin son derece özel olduğunu belirtmek isterim. Kitap 187 sayfadan ibarettir ve kuşe kâğıda basılıdır. İlimizin tarihi ve kültürü hakkında bilgi edinmek isteyen herkesin okuması ve kütüphanesinde bulundurması gereken bir kitap olduğunu tavsiye ederim. Kalın sağlıcakla….

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.