Nedim İlikçi
Köşe Yazarı
Nedim İlikçi
 

ŞEREFNAME

ggg Değerli okurlar; ilimiz ve bölgemizin tarihine ışık tutan en önemli kitaplardan biri de Bitlis Bey'i Şerefhan Bitlisi tarafından yazılmış ve 1597 yılında tamamlanmış olan Şerefname isimli kitaptır. Şerefhan farsça olarak yazdığı Şerefname isimli kitabını dönemin Osmanlı padişahı III. Mehmed'e ithaf etmiştir. Kitabında padişaha ithafen: " 1005 yılının zilhicce ayının sonuna (Ağustos 1597)rastlayan bu gün itibarıyla, Yüce Hakan, Ebu'l Muzaffer Sultan III. Muhammed Han'ın (Allah onu zamanın ve olayların afetlerinden korusun)devleti ve bereketi sayesinde, bu fakir Şerefhan, varisi olduğu vilayetini yönetmektedir." demektedir. Kitap; Şerefname hakkında yazılmış el yazması nüshaları, matbu kitapları, makaleleri ve sempozyumlara sunulan tebliğler hakkında bilgiler vermekle başlamaktadır. Bu bilgiler de Şerefname'nin önemine ve bilim dünyasındaki yerine işaret etmektedir. Kitabın bendeki baskısı iki ciltten oluşmaktadır. Birinci cildinde yazıldığı dönemin öncesinden başlayarak 1597 yılına kadar bölgemizde hüküm süren idareciler ve olaylar hakkında bilgiler verilmiş. İkinci cildinde Osmanlı Hükümdarları, İran hükümdarları, Osmanlı-İran ilişkileri, Osmanlı- Avrupa ilişkileri hakkında bilgiler verilmiş. Kitap, Anadolu Selçukluları, Artuklular, Akkoyunlular, Karakoyunlular, Safaviler, Anadolu ve İran Beylikleri hakkında da önemli bilgiler içermektedir. Birinci cildin sonunda Şerefhan kendi hayat hikâyesinden bahseder. Babasının takdir gereği acem diyarına yerleştiğini söyler.  Orada annesiyle evlendiğini ve kendisinin bu evlilikten 27 Mart 1543 yılında Irak'taki Kum kentine bağlı Kerhured kasabasında doğduğunu belirtir. Annesinin Bayındırlı Tokat lakabıyla bilinen Türkmen Emir Bey'in kızı olduğunu söyler. Yaşının elliyi aşıp atmışa yaklaştığını ve yaşamının her döneminde bilginler ve fazilet sahipleriyle yan yana olduğunu, faziletli bilginlere hizmet etmekten hiçbir zaman uzak kalmadığını belirtir. Şerefhan çocukluğunun İran Şahlarının saraylarında geçtiğini ve eğitimini orada almış olduğunu belirtir. Kitaptan ilimizin tarihi hakkında önemli bulduğum bir bölümü özetleyerek siz okuyucularla paylaşmak istiyorum." Sultan Süleyman bazı sebeplerden ötürü Konya'da ikamet eden Şehzade Sultan Selim Han'ın Amasya'ya, Amasya'da ikamet eden Şehzade Sultan Beyazıt'ın Konya'ya gitmelerini emreder. Sultan Beyazıt bazı gerekçelerle bu emre karşı gelir. Bu asiliği Sultan Süleyman'ın öfkelenmesine sebep olur ve Sultan Beyazıt'ın yakalanmasını ister. Bunun üzerine Sultan Beyazıt çocukları ve mahiyetindekilerle beraber Erzurum üzerinden İran'a gider ve Şah Tahmasp'a sığınır. Sultan Süleyman, Van Beylerbeyi Hüsrev Paşa'yı bir heyetle İran Şahı Tahmasp'a gönderir. Bu heyet Sultan Beyazıt'ı, çocuklarını ve mahiyetindekileri Şah Tahmasp'tan istemek için Kazvin'e gider. İran şahına Sultan Beyazıt'ın iadesine karşılık paha biçilmez hediyeler sunarlar. Ayrıca iadenin gerçekleşmesi halinde Erzurum'da muhafaza edilen yüksek miktarda paranın da Şah'a ulaştırılacağını söylerler. Şahzade Sultan Selim'in yazdığı mektubu da Şah Tahmasp'a sunarlar. Şah Tahmasp mektubu okuduktan sonra Şahzade Beyazıt'ı evlatları ile beraber Hüsrev Paşa'ya ve heyetine teslim eder. Heyet, Şahzade Sultan Beyazıt'ı Kazvin'in At Meydanı'nda evlatları ile beraber öldürür. Cesetlerini tabuta koyup arabaya bindirir ve Van'a naklederler. Cenazeleri Van'dan İstanbul'a nakledip defnetmek isterler. Ancak Sultan Süleyman cenazelerin İstanbul'a getirilmemesini, Sivas'ta defnedilmelerini emreder. Cenazeler Sivas'ta defnedilir. Ancak talihin ne garip tecellisidir ki bir zaman sonra Sultan Beyazıt'ın evlatları ile öldürüldüğü Kazvin'deki At Meydanında Şah Tahmasp'ın çocukları da Şah İsmail tarafından öldürülür." Şerefhan bu olayı hicri 969 yılının olaylarını naklederken anlatır. Şerfname'yi okuyunca daha ayrıntılı bilgilere ulaşacağınızı belirtmek isterim.  Kitabın çevirmeni önsözde, önceki tarihlerde Şerfname'nin Arapça ve Fransızcadan Türkçeye tercümelerinin yapıldığını, kendilerinin ise kitabı orijinal yazım dili olan Farsçadan Türkçeye tercüme ettiklerini söyler. Çevirinin, Viladimir Veliaminof Zernov tarafından 1860 yılında, Petersburg'da Rusya İmparatorluk Akademisi Matbaasında basılan, Farsça Şerefname kitabından yapıldığını belirtir.      "Şerefname" isimli kitap Bitlis Beyi Şeref Han tarafından yazılmış. Şerefname'nin, bölgemizin tarihine ilgi duyanların vazgeçilmezi olduğunu belirtmek isterim. Ben de bulunan kitabın birinci cildi Abdullah Yeğin tarafından ikinci cildi Osman Aslanoğlu tarafından Farsçadan Türkçeye tercüme edilmiş. Kitabın baskısı Nubihar Yayınları tarafından 2013 yılında yapılmış. Kitap iki cilt ve toplam 783 sayfadan ibarettir. Bölgemizin tarihini merak eden herkesin okumasını tavsiye edeceğim bir kitap olduğunu söylemek isterim. Kalın sağlıcakla… 
Ekleme Tarihi: 27 Aralık 2020 - Pazar

ŞEREFNAME

Değerli okurlar; ilimiz ve bölgemizin tarihine ışık tutan en önemli kitaplardan biri de Bitlis Bey'i Şerefhan Bitlisi tarafından yazılmış ve 1597 yılında tamamlanmış olan Şerefname isimli kitaptır. Şerefhan farsça olarak yazdığı Şerefname isimli kitabını dönemin Osmanlı padişahı III. Mehmed'e ithaf etmiştir. Kitabında padişaha ithafen: " 1005 yılının zilhicce ayının sonuna (Ağustos 1597)rastlayan bu gün itibarıyla, Yüce Hakan, Ebu'l Muzaffer Sultan III. Muhammed Han'ın (Allah onu zamanın ve olayların afetlerinden korusun)devleti ve bereketi sayesinde, bu fakir Şerefhan, varisi olduğu vilayetini yönetmektedir." demektedir.

Kitap; Şerefname hakkında yazılmış el yazması nüshaları, matbu kitapları, makaleleri ve sempozyumlara sunulan tebliğler hakkında bilgiler vermekle başlamaktadır. Bu bilgiler de Şerefname'nin önemine ve bilim dünyasındaki yerine işaret etmektedir.

Kitabın bendeki baskısı iki ciltten oluşmaktadır. Birinci cildinde yazıldığı dönemin öncesinden başlayarak 1597 yılına kadar bölgemizde hüküm süren idareciler ve olaylar hakkında bilgiler verilmiş. İkinci cildinde Osmanlı Hükümdarları, İran hükümdarları, Osmanlı-İran ilişkileri, Osmanlı- Avrupa ilişkileri hakkında bilgiler verilmiş. Kitap, Anadolu Selçukluları, Artuklular, Akkoyunlular, Karakoyunlular, Safaviler, Anadolu ve İran Beylikleri hakkında da önemli bilgiler içermektedir.

Birinci cildin sonunda Şerefhan kendi hayat hikâyesinden bahseder. Babasının takdir gereği acem diyarına yerleştiğini söyler.  Orada annesiyle evlendiğini ve kendisinin bu evlilikten 27 Mart 1543 yılında Irak'taki Kum kentine bağlı Kerhured kasabasında doğduğunu belirtir. Annesinin Bayındırlı Tokat lakabıyla bilinen Türkmen Emir Bey'in kızı olduğunu söyler. Yaşının elliyi aşıp atmışa yaklaştığını ve yaşamının her döneminde bilginler ve fazilet sahipleriyle yan yana olduğunu, faziletli bilginlere hizmet etmekten hiçbir zaman uzak kalmadığını belirtir. Şerefhan çocukluğunun İran Şahlarının saraylarında geçtiğini ve eğitimini orada almış olduğunu belirtir.

Kitaptan ilimizin tarihi hakkında önemli bulduğum bir bölümü özetleyerek siz okuyucularla paylaşmak istiyorum." Sultan Süleyman bazı sebeplerden ötürü Konya'da ikamet eden Şehzade Sultan Selim Han'ın Amasya'ya, Amasya'da ikamet eden Şehzade Sultan Beyazıt'ın Konya'ya gitmelerini emreder. Sultan Beyazıt bazı gerekçelerle bu emre karşı gelir. Bu asiliği Sultan Süleyman'ın öfkelenmesine sebep olur ve Sultan Beyazıt'ın yakalanmasını ister. Bunun üzerine Sultan Beyazıt çocukları ve mahiyetindekilerle beraber Erzurum üzerinden İran'a gider ve Şah Tahmasp'a sığınır. Sultan Süleyman, Van Beylerbeyi Hüsrev Paşa'yı bir heyetle İran Şahı Tahmasp'a gönderir. Bu heyet Sultan Beyazıt'ı, çocuklarını ve mahiyetindekileri Şah Tahmasp'tan istemek için Kazvin'e gider. İran şahına Sultan Beyazıt'ın iadesine karşılık paha biçilmez hediyeler sunarlar. Ayrıca iadenin gerçekleşmesi halinde Erzurum'da muhafaza edilen yüksek miktarda paranın da Şah'a ulaştırılacağını söylerler. Şahzade Sultan Selim'in yazdığı mektubu da Şah Tahmasp'a sunarlar. Şah Tahmasp mektubu okuduktan sonra Şahzade Beyazıt'ı evlatları ile beraber Hüsrev Paşa'ya ve heyetine teslim eder. Heyet, Şahzade Sultan Beyazıt'ı Kazvin'in At Meydanı'nda evlatları ile beraber öldürür. Cesetlerini tabuta koyup arabaya bindirir ve Van'a naklederler. Cenazeleri Van'dan İstanbul'a nakledip defnetmek isterler. Ancak Sultan Süleyman cenazelerin İstanbul'a getirilmemesini, Sivas'ta defnedilmelerini emreder. Cenazeler Sivas'ta defnedilir. Ancak talihin ne garip tecellisidir ki bir zaman sonra Sultan Beyazıt'ın evlatları ile öldürüldüğü Kazvin'deki At Meydanında Şah Tahmasp'ın çocukları da Şah İsmail tarafından öldürülür." Şerefhan bu olayı hicri 969 yılının olaylarını naklederken anlatır. Şerfname'yi okuyunca daha ayrıntılı bilgilere ulaşacağınızı belirtmek isterim. 

Kitabın çevirmeni önsözde, önceki tarihlerde Şerfname'nin Arapça ve Fransızcadan Türkçeye tercümelerinin yapıldığını, kendilerinin ise kitabı orijinal yazım dili olan Farsçadan Türkçeye tercüme ettiklerini söyler. Çevirinin, Viladimir Veliaminof Zernov tarafından 1860 yılında, Petersburg'da Rusya İmparatorluk Akademisi Matbaasında basılan, Farsça Şerefname kitabından yapıldığını belirtir.    

 "Şerefname" isimli kitap Bitlis Beyi Şeref Han tarafından yazılmış. Şerefname'nin, bölgemizin tarihine ilgi duyanların vazgeçilmezi olduğunu belirtmek isterim. Ben de bulunan kitabın birinci cildi Abdullah Yeğin tarafından ikinci cildi Osman Aslanoğlu tarafından Farsçadan Türkçeye tercüme edilmiş. Kitabın baskısı Nubihar Yayınları tarafından 2013 yılında yapılmış. Kitap iki cilt ve toplam 783 sayfadan ibarettir. Bölgemizin tarihini merak eden herkesin okumasını tavsiye edeceğim bir kitap olduğunu söylemek isterim. Kalın sağlıcakla… 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.