Nedim İlikçi
Köşe Yazarı
Nedim İlikçi
 

Kafkasya’da Ermeni Meselesi (1895-1912) Osmanlı Arşiv Belgeleri

Değerli okurlar; İlimizdeki sohbetlerde sıkça gündem olan 1915 Ermeni olayları, hem bizim hem de Ermenilerin hafızalarında önemli yer tutar. O günleri yaşayan dede ve ninelerimizin hatıraları hala hafızalarımızda canlılığını korur. Çünkü bu olaylar neticesinde hem bizler hem de Ermeniler büyük sarsıntılar yaşamışız. O döneme ait arşiv belgeleri gün yüzüne çıktıkça bu olayların ayrıntılarını da öğrenme şansına kavuşuyoruz. Olayların ayrıntılarına vakıf oldukça da bu olayların sebep ve sonuçlarını daha iyi kavrıyoruz. Arşiv belgeleri incelendikçe 1915’te yaşadığımız felaketin beyin takımının Avrupa’da ve Rusya’da olduklarını fark ediyoruz. Ancak bu olayların kuluçka yerinin de Kafkaslar olduğunu anlıyoruz. Kafkasların bu özelliğini bu gün de koruduğunu son yaşadığımız Ermenistan- Azerbaycan savaşından da fark edebiliyoruz. Ermeni milleti, kendilerini Hıristiyanlığın fedaileri olarak kullanan odakların oyunlarına geldikçe de Kafkasların sükûnet bulacağı zor görünüyor. Kafkaslarda ki Ermeni meselesi 1800’ lü yılların başında Rus-İran ve Rus Osmanlı savaşlarından sonra başlıyor. Ruslar, İran’la yaptıkları savaştan sonra İran’da yaşayan kırk bin Ermeni’yi Kafkaslara göç ettiriyorlar. Osmanlı ile yaptıkları savaşlardan sonra da Osmanlı coğrafyasından Ermenileri Kafkaslara göç ettiriyorlar. Ruslar, Kafkaslara göç ettirdikleri Ermenileri örgütleyerek onlar üzerinden hak ve güç devşirmeye çalışıyorlar. Kafkaslarda yaşayan Müslümanları göçe zorluyorlar ve azınlığa düşürmeye çalışıyorlar. Ruslar Kafkasların bütününde bu amaçlarına ulaşamasalar da 1920’ li yıllara gelince bu günkü Ermenistan’ı Ermenilere hasretmeyi başarıyorlar. Kafkaslarda bir araya getirilen Ermeniler sadece Rusların değil, Avrupalı emperyal devletlerin de maşası oluyorlar. Rusya, Fransa ve İngiltere Ermenilerin hamiliklerini üstleniyorlar. Bu hamiliklerini Osmanlı ile yaptıkları anlaşmalara da işletiyorlar.  Ermenilerin içlerinden devşirdikleri militanlarla komşu coğrafyaları şekillendirmeye çalışıyorlar. Emperyalistlerin bu çalışmaları bu coğrafyadaki Ermenilerin ve Müslümanların onulmaz acılar yaşamasına vesile oluyor. Emperyalistlerin Ermenilere olan bu hamilikleri bugün de devam etmektedir. Ermenilerin başına gelen her zorluk, emperyal güçlerin bu hamiliklerinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Adını yazı başlığım olarak kullandığım kitaptaki belgeler okununca; 1915’te ilimizi, bölgemizi ve İmparatorluğumuzu yakan ateşin kaynağının Kafkaslarda olduğunu fark ediyoruz.  Ermeni Taşnaklarının Kafkasları örgütlenme merkezi olarak kullandıklarını görüyoruz. Taşnakların coğrafyamızı şekillendirmek için var edilmiş ve desteklenmiş bir terör örgütü olduğu gerçeği ile yüzleşiyoruz. Taşnaklarının Kafkasya’yı adeta üs olarak kullandıklarını anlıyoruz. Taşnaklar ve emperyal hamileri, Kafkasya’da yaktıkları ateşi Ardahan’a, Kars’a, Nahcıvan’a, batı İran’a Tebriz’e, Hoy’a, Salmas’a, Van’a, Erzurum’a Kafkasya’nın diğer bölgelerine taşıdıklarına şahit oluyoruz. İran Hükümetinin Ermeni Taşnaklarına karşı kayıtsızlığına şahit oluyoruz. Taşnaklarca taşınan silah, bomba, muzir evrakın bahse konu bu bölgelerden ne tür organizasyonlarla ülkemize sokulduğunu anlıyoruz. Konu ile ilgili Van, Trabzon, Erzurum vs, Valiliklerine Sadaretten ne tür yazıların yazıldığını, valiliklerden Sadarete nelerin yazıldığını okuyoruz. İran’da, Gürcistan’da, Rusya’da ve Batı ülkelerinde bulunan konsolosluklarla bölgemiz ile ilgili ne tür yazışmaların yapıldığını öğreniyoruz. Kitapta Van’a özel birkaç belge bulunmaktadır. Ancak kitaptaki belgelerin tamamı okununca Van’da 1900’ lü yıllarda yaşanmış olayların sebep ve sonuçlarının daha iyi kavranacağından kimsenin şüphesi olmasın. Erzurum Vilayetinden Osmanlı Dâhiliye Nezaretine gönderilen 15 Mayıs 1908 tarihli bir belgede şöyle yazıyor:”… Rusya’nın Halfeli ve Hoşhaber karyeleriyle etrafı kuralarda, Ermeni Hazelesinden bir kısmı; bizim asker gibi siyah caket, pantolon, çamurluk ve kalpaklı, ikincisi; Lazları takliden kabalak zıbka, üçüncüsü; Hasenanlı aşireti müsüllü uzun keçe külah abalı oldukları halde, yevmiye üç defa talim etmekte ve bunları müşahade eden Rus zabitan ve efradı, müsamaha-u sükut eylemekte olup, kariben fırsat buldukça Van’a tecavüz ve Moson’a taarruz fikrinde bulundukları malumat-ı hususiye üzerine, Beyazıt Mutasarrıflığından işar olunarak, bu gibi hazeleden dahili vilayete bir ferdin bile adem-i duhulu hakkında, mahalline ve Hudud Kumandanlığına ehemmiyetle tebliğat-ı ekide icra kılındığı maruzdur.Ferman….Vali Abdulvahhab……”  “Kafkasya’da Ermeni Meselesi-(1895-1912 Osmanlı Arşiv Belgeleri)” isimli kitap neşre Qıyas Şükürov ve Vasıf Qazfarov tarafından hazırlanmış.  Teaş Yayıncılık A.Ş. tarafından 2018 yılında yayınlanmış. Kitap coğrafyamız ile ilgili 318 belge ihtiva etmektedir ve 754 sayfadan oluşmaktadır.  Kitabın dilinin dönemin devlet dili olduğunu, günümüz insanının bu dili anlamakta zorlanacağını ve sözlüğe sıkça müracaat edeceklerini belirtmek isterim. Kitabı, 1895-1912 yıllarında ilimiz ve bölgemizde yaşananları devlet belgeleri nezaretinde incelemek isteyen her hemşerimin okumasını tavsiye ederim. Kalın sağlıcakla…
Ekleme Tarihi: 05 Nisan 2021 - Pazartesi

Kafkasya’da Ermeni Meselesi (1895-1912) Osmanlı Arşiv Belgeleri

Değerli okurlar; İlimizdeki sohbetlerde sıkça gündem olan 1915 Ermeni olayları, hem bizim hem de Ermenilerin hafızalarında önemli yer tutar. O günleri yaşayan dede ve ninelerimizin hatıraları hala hafızalarımızda canlılığını korur. Çünkü bu olaylar neticesinde hem bizler hem de Ermeniler büyük sarsıntılar yaşamışız. O döneme ait arşiv belgeleri gün yüzüne çıktıkça bu olayların ayrıntılarını da öğrenme şansına kavuşuyoruz. Olayların ayrıntılarına vakıf oldukça da bu olayların sebep ve sonuçlarını daha iyi kavrıyoruz.

Arşiv belgeleri incelendikçe 1915’te yaşadığımız felaketin beyin takımının Avrupa’da ve Rusya’da olduklarını fark ediyoruz. Ancak bu olayların kuluçka yerinin de Kafkaslar olduğunu anlıyoruz. Kafkasların bu özelliğini bu gün de koruduğunu son yaşadığımız Ermenistan- Azerbaycan savaşından da fark edebiliyoruz. Ermeni milleti, kendilerini Hıristiyanlığın fedaileri olarak kullanan odakların oyunlarına geldikçe de Kafkasların sükûnet bulacağı zor görünüyor.

Kafkaslarda ki Ermeni meselesi 1800’ lü yılların başında Rus-İran ve Rus Osmanlı savaşlarından sonra başlıyor. Ruslar, İran’la yaptıkları savaştan sonra İran’da yaşayan kırk bin Ermeni’yi Kafkaslara göç ettiriyorlar. Osmanlı ile yaptıkları savaşlardan sonra da Osmanlı coğrafyasından Ermenileri Kafkaslara göç ettiriyorlar. Ruslar, Kafkaslara göç ettirdikleri Ermenileri örgütleyerek onlar üzerinden hak ve güç devşirmeye çalışıyorlar. Kafkaslarda yaşayan Müslümanları göçe zorluyorlar ve azınlığa düşürmeye çalışıyorlar. Ruslar Kafkasların bütününde bu amaçlarına ulaşamasalar da 1920’ li yıllara gelince bu günkü Ermenistan’ı Ermenilere hasretmeyi başarıyorlar.

Kafkaslarda bir araya getirilen Ermeniler sadece Rusların değil, Avrupalı emperyal devletlerin de maşası oluyorlar. Rusya, Fransa ve İngiltere Ermenilerin hamiliklerini üstleniyorlar. Bu hamiliklerini Osmanlı ile yaptıkları anlaşmalara da işletiyorlar.  Ermenilerin içlerinden devşirdikleri militanlarla komşu coğrafyaları şekillendirmeye çalışıyorlar. Emperyalistlerin bu çalışmaları bu coğrafyadaki Ermenilerin ve Müslümanların onulmaz acılar yaşamasına vesile oluyor. Emperyalistlerin Ermenilere olan bu hamilikleri bugün de devam etmektedir. Ermenilerin başına gelen her zorluk, emperyal güçlerin bu hamiliklerinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.

Adını yazı başlığım olarak kullandığım kitaptaki belgeler okununca; 1915’te ilimizi, bölgemizi ve İmparatorluğumuzu yakan ateşin kaynağının Kafkaslarda olduğunu fark ediyoruz.  Ermeni Taşnaklarının Kafkasları örgütlenme merkezi olarak kullandıklarını görüyoruz. Taşnakların coğrafyamızı şekillendirmek için var edilmiş ve desteklenmiş bir terör örgütü olduğu gerçeği ile yüzleşiyoruz. Taşnaklarının Kafkasya’yı adeta üs olarak kullandıklarını anlıyoruz. Taşnaklar ve emperyal hamileri, Kafkasya’da yaktıkları ateşi Ardahan’a, Kars’a, Nahcıvan’a, batı İran’a Tebriz’e, Hoy’a, Salmas’a, Van’a, Erzurum’a Kafkasya’nın diğer bölgelerine taşıdıklarına şahit oluyoruz. İran Hükümetinin Ermeni Taşnaklarına karşı kayıtsızlığına şahit oluyoruz. Taşnaklarca taşınan silah, bomba, muzir evrakın bahse konu bu bölgelerden ne tür organizasyonlarla ülkemize sokulduğunu anlıyoruz. Konu ile ilgili Van, Trabzon, Erzurum vs, Valiliklerine Sadaretten ne tür yazıların yazıldığını, valiliklerden Sadarete nelerin yazıldığını okuyoruz. İran’da, Gürcistan’da, Rusya’da ve Batı ülkelerinde bulunan konsolosluklarla bölgemiz ile ilgili ne tür yazışmaların yapıldığını öğreniyoruz.

Kitapta Van’a özel birkaç belge bulunmaktadır. Ancak kitaptaki belgelerin tamamı okununca Van’da 1900’ lü yıllarda yaşanmış olayların sebep ve sonuçlarının daha iyi kavranacağından kimsenin şüphesi olmasın. Erzurum Vilayetinden Osmanlı Dâhiliye Nezaretine gönderilen 15 Mayıs 1908 tarihli bir belgede şöyle yazıyor:”… Rusya’nın Halfeli ve Hoşhaber karyeleriyle etrafı kuralarda, Ermeni Hazelesinden bir kısmı; bizim asker gibi siyah caket, pantolon, çamurluk ve kalpaklı, ikincisi; Lazları takliden kabalak zıbka, üçüncüsü; Hasenanlı aşireti müsüllü uzun keçe külah abalı oldukları halde, yevmiye üç defa talim etmekte ve bunları müşahade eden Rus zabitan ve efradı, müsamaha-u sükut eylemekte olup, kariben fırsat buldukça Van’a tecavüz ve Moson’a taarruz fikrinde bulundukları malumat-ı hususiye üzerine, Beyazıt Mutasarrıflığından işar olunarak, bu gibi hazeleden dahili vilayete bir ferdin bile adem-i duhulu hakkında, mahalline ve Hudud Kumandanlığına ehemmiyetle tebliğat-ı ekide icra kılındığı maruzdur.Ferman….Vali Abdulvahhab……”

 “Kafkasya’da Ermeni Meselesi-(1895-1912 Osmanlı Arşiv Belgeleri)” isimli kitap neşre Qıyas Şükürov ve Vasıf Qazfarov tarafından hazırlanmış.  Teaş Yayıncılık A.Ş. tarafından 2018 yılında yayınlanmış. Kitap coğrafyamız ile ilgili 318 belge ihtiva etmektedir ve 754 sayfadan oluşmaktadır.  Kitabın dilinin dönemin devlet dili olduğunu, günümüz insanının bu dili anlamakta zorlanacağını ve sözlüğe sıkça müracaat edeceklerini belirtmek isterim. Kitabı, 1895-1912 yıllarında ilimiz ve bölgemizde yaşananları devlet belgeleri nezaretinde incelemek isteyen her hemşerimin okumasını tavsiye ederim. Kalın sağlıcakla…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.