Dr. Mine Kılavuz Ongün
Köşe Yazarı
Dr. Mine Kılavuz Ongün
 

Kısa Hikâyeler 5: Bayramlık

Bu bayram da, anne oğul her bayram yaptıkları gibi, ilk iş olarak, sık sık ziyaret ettikleri mezarın başında dua ediyorlardı. Mezar taşında yazan doğum ve ölüm tarihi birbirine ne kadar da yakındı. Bir trafik kazasında hayatını kaybeden bu genç adamın yüzünü bile görmedikleri halde, ona karşı derin bir minnet ve saygı duyuyorlardı. Her bayram onları buraya çeken, bu duyguları ve minnet borçları değil miydi? Yaşlı kadın, oğluna sevgi ve şükür dolu gözlerle bakarken o günü hatırladı: Üzerinde kocaman harflerle "ORGAN"  yazan kutu, özenle ve aceleyle taşınıyordu. Aslında taşınan, biten bir hayat, aynı zamanda yeni bir hayata göz kırpan bir umuttu. Bir ekip, hastane koridorlarında kalabalığı yararcasına koşuyordu. İkisi taşıyor, diğerleri onlara yolu açıyor, hiçbir aksaklık yaşanmasın diye çabalarken, bir yandan da zamanla yarışıyorlardı. Zira çok önemli bir operasyon için, taşıdıkları bu kalbi ameliyathanede bekleyen ayrı bir ekip ve hayatı sadece bu operasyona bağlı olan bir hasta vardı. Uygun kalbin bulunduğu haberi gelir gelmez, ameliyathane hazırlanmış, hasta da operasyon için hazır edilmiş, son durum ve eksikler gözden geçiriliyordu. "Kalbin büyümüş, bu yüzden de yetmezlik gelişmiş, bir süre sonra görevini yapamaz hale gelebilir. Yapılacak en doğru tedavi kalp nakli olur" demişti doktorlar. Ve dediklerine göre, kalp kaslarının doğuştan gelen yapısal bozukluğu sebebiyle yeterince kasılamamasına bağlı olarak, kalbin büyüyüp genişlemesi ile kalp yetmezliğine yol açan bir hastalıkmış bu. Son zamanlarda şikâyetleri iyice artmış, özellikle geceler nefes darlığı ile uyanmalar, kolay yorulmalar, göğüs ağrıları hayatını iyice etkilemeye başlamıştı. Gençti, hastalığı ortaya çıkınca askere alınmamış ve o yıl arkadaşlarını askere uğurlamıştı. Oysa askerlik yapmayı ne kadar çok istiyordu. En büyük hayali asker olmaktı. Anneciği kalp nakli gerektiğini öğrenince, gözünde yaşlarla: "Mümkün mü ha doktor? Mümkün mü kalbimi alıp ona vermeniz? Ne olur yapın bunu." demişti doktora. Böyle bir şey mümkün olamayacağı gibi, uygun kalbi bulmak ise bazı şartlara bağlı olduğu için, sabır ve metanet gerektiren bir süreçti bu. Ne kadar bekleyeceklerini bilmiyorlardı. Murat listeye alınmıştı, hem de acil çağrı listesindeydi. Hastalığı iyice ilerlemişti ve artık yatarak tedavi aşamasına gelmişti. Uygun kalp bulunamazsa kısa süre içinde kaybedilebilirdi. Bu gerçeği her ikisi de biliyor ve bekliyorlardı. Ne kadar süreceğini bilmeden. Tek bildikleri, Murat'ın yaşaması bu kalbe bağlıydı ve bulunabilirse, sahibinin hayatta olmayacağıydı. Murat bir yandan askere gideceği günün hayalini kurarken, bir yandan da, belki iyileşir de gidebilir diye bir miktar para biriktirmişti. Oysa artık gidemeyeceğini anlamıştı. Bayrama bir hafta vardı. Biriktirdiği bu para ile Onkoloji Servisinde kanser tedavisi gören çocuk hastalar için birer bayramlık alınmasını istedi annesinden. Oğlunun isteğini hiç düşünmeden kabul eden annesi, o günlerde ömrünün en buruk bayram alışverişini yaptı. Belki de bu, birlikte geçirecekleri son bayramları idi. Hediyeleri alırken, yüreğindeki derin acının yanında tuhaf bir mutluluk hissediyordu. Yaşam savaşı veren o minik yürekler kim bilir ne kadar çok sevineceklerdi. Hastaneye geldi. Oğlu yoğun bakımda yattığı için hediyelerden birini camdan gösterdi, işlem tamam işareti yaparak. Murat da beğenmiş olacak,gözlerini kırparak yanıt verdi. Sahiplerine bayramın ilk günü verilecek hediyeler, dolaba kaldırıldı. Bayramın birinci günüydü. O mavi büyük kutuyu koridorda telaş ve heyecanla taşırlarken , "İşte geldiler "dedi heyecanla yollarını gözleyen annesi. Bir müddet peşlerinden takip etti. Uzun süredir bekledikleri bu umut kutusu bir an önce ameliyathaneye ulaşmalıydı. Ameliyat da başarılı geçer ve her şey yolunda giderse, biricik oğluyla yeni bir hayata başlayacaklardı. Kalp bulundu haberini aldığından beri hastanenin koridorları, bahçesi, odaları yetmemişti ona. Elinde olsa gidip kendisi getirecek, kendi elleriyle oğluna hayat verecekti. Fakat biliyordu ki, bunu ehil eller yapacaktı ki, işlem bittikten sonra o ellere sarılıp öpmeyi hayal ederek bekliyordu. Ameliyathanedeki ekip heyecan ve titizlikle beklerken, nihayet içinde hayat olan kutu geldi. Zaten hazır olan sistem ve üstadlar işlerine başladılar. Göğüs kafesi titizlikle açılarak tüm bağlantılarından koparılan hasta kalp çıkarıldı ve gerekli işlemleri yapılmış olan diğer kalp yerine takılarak bağlantıları sağlandı. Bütün bu işlemler saatler aldı. Nakil başarılıydı. Geriye sadece operasyon sonrası durumun değerlendirilmesi ve takibi kalıyordu. Yaşadıkları bu zor süreç saniye saniye gözlerinin önünden geçerken, o bayramda oğlunun sevindirdiği çocukları düşündü. Ve aynı bayramda oğluna gelen bayramlığı. Çocuklar ve Murat, hediyelerini aynı gün almışlardı. Trafik kazasında hayata veda eden gencin yakınlarının bağışladığı kalp, en değerli bayram hediyesiydi. Anne oğlun hediyesi ise, her zaman yaptıkları gibi bayramlık çiçekleriyle, dualarını bırakıp geri dönmek olmuştu.
Ekleme Tarihi: 20 Ağustos 2019 - Salı

Kısa Hikâyeler 5: Bayramlık

Bu bayram da, anne oğul her bayram yaptıkları gibi, ilk iş olarak, sık sık ziyaret ettikleri mezarın başında dua ediyorlardı. Mezar taşında yazan doğum ve ölüm tarihi birbirine ne kadar da yakındı. Bir trafik kazasında hayatını kaybeden bu genç adamın yüzünü bile görmedikleri halde, ona karşı derin bir minnet ve saygı duyuyorlardı. Her bayram onları buraya çeken, bu duyguları ve minnet borçları değil miydi? Yaşlı kadın, oğluna sevgi ve şükür dolu gözlerle bakarken o günü hatırladı:

Üzerinde kocaman harflerle "ORGAN"  yazan kutu, özenle ve aceleyle taşınıyordu. Aslında taşınan, biten bir hayat, aynı zamanda yeni bir hayata göz kırpan bir umuttu.

Bir ekip, hastane koridorlarında kalabalığı yararcasına koşuyordu. İkisi taşıyor, diğerleri onlara yolu açıyor, hiçbir aksaklık yaşanmasın diye çabalarken, bir yandan da zamanla yarışıyorlardı. Zira çok önemli bir operasyon için, taşıdıkları bu kalbi ameliyathanede bekleyen ayrı bir ekip ve hayatı sadece bu operasyona bağlı olan bir hasta vardı. Uygun kalbin bulunduğu haberi gelir gelmez, ameliyathane hazırlanmış, hasta da operasyon için hazır edilmiş, son durum ve eksikler gözden geçiriliyordu.

"Kalbin büyümüş, bu yüzden de yetmezlik gelişmiş, bir süre sonra görevini yapamaz hale gelebilir. Yapılacak en doğru tedavi kalp nakli olur" demişti doktorlar. Ve dediklerine göre, kalp kaslarının doğuştan gelen yapısal bozukluğu sebebiyle yeterince kasılamamasına bağlı olarak, kalbin büyüyüp genişlemesi ile kalp yetmezliğine yol açan bir hastalıkmış bu. Son zamanlarda şikâyetleri iyice artmış, özellikle geceler nefes darlığı ile uyanmalar, kolay yorulmalar, göğüs ağrıları hayatını iyice etkilemeye başlamıştı. Gençti, hastalığı ortaya çıkınca askere alınmamış ve o yıl arkadaşlarını askere uğurlamıştı. Oysa askerlik yapmayı ne kadar çok istiyordu. En büyük hayali asker olmaktı.

Anneciği kalp nakli gerektiğini öğrenince, gözünde yaşlarla: "Mümkün mü ha doktor? Mümkün mü kalbimi alıp ona vermeniz? Ne olur yapın bunu." demişti doktora. Böyle bir şey mümkün olamayacağı gibi, uygun kalbi bulmak ise bazı şartlara bağlı olduğu için, sabır ve metanet gerektiren bir süreçti bu.

Ne kadar bekleyeceklerini bilmiyorlardı. Murat listeye alınmıştı, hem de acil çağrı listesindeydi. Hastalığı iyice ilerlemişti ve artık yatarak tedavi aşamasına gelmişti. Uygun kalp bulunamazsa kısa süre içinde kaybedilebilirdi. Bu gerçeği her ikisi de biliyor ve bekliyorlardı. Ne kadar süreceğini bilmeden. Tek bildikleri, Murat'ın yaşaması bu kalbe bağlıydı ve bulunabilirse, sahibinin hayatta olmayacağıydı.

Murat bir yandan askere gideceği günün hayalini kurarken, bir yandan da, belki iyileşir de gidebilir diye bir miktar para biriktirmişti. Oysa artık gidemeyeceğini anlamıştı. Bayrama bir hafta vardı. Biriktirdiği bu para ile Onkoloji Servisinde kanser tedavisi gören çocuk hastalar için birer bayramlık alınmasını istedi annesinden. Oğlunun isteğini hiç düşünmeden kabul eden annesi, o günlerde ömrünün en buruk bayram alışverişini yaptı. Belki de bu, birlikte geçirecekleri son bayramları idi. Hediyeleri alırken, yüreğindeki derin acının yanında tuhaf bir mutluluk hissediyordu. Yaşam savaşı veren o minik yürekler kim bilir ne kadar çok sevineceklerdi.

Hastaneye geldi. Oğlu yoğun bakımda yattığı için hediyelerden birini camdan gösterdi, işlem tamam işareti yaparak. Murat da beğenmiş olacak,gözlerini kırparak yanıt verdi. Sahiplerine bayramın ilk günü verilecek hediyeler, dolaba kaldırıldı.

Bayramın birinci günüydü. O mavi büyük kutuyu koridorda telaş ve heyecanla taşırlarken , "İşte geldiler "dedi heyecanla yollarını gözleyen annesi. Bir müddet peşlerinden takip etti. Uzun süredir bekledikleri bu umut kutusu bir an önce ameliyathaneye ulaşmalıydı. Ameliyat da başarılı geçer ve her şey yolunda giderse, biricik oğluyla yeni bir hayata başlayacaklardı. Kalp bulundu haberini aldığından beri hastanenin koridorları, bahçesi, odaları yetmemişti ona. Elinde olsa gidip kendisi getirecek, kendi elleriyle oğluna hayat verecekti. Fakat biliyordu ki, bunu ehil eller yapacaktı ki, işlem bittikten sonra o ellere sarılıp öpmeyi hayal ederek bekliyordu.

Ameliyathanedeki ekip heyecan ve titizlikle beklerken, nihayet içinde hayat olan kutu geldi. Zaten hazır olan sistem ve üstadlar işlerine başladılar. Göğüs kafesi titizlikle açılarak tüm bağlantılarından koparılan hasta kalp çıkarıldı ve gerekli işlemleri yapılmış olan diğer kalp yerine takılarak bağlantıları sağlandı. Bütün bu işlemler saatler aldı. Nakil başarılıydı. Geriye sadece operasyon sonrası durumun değerlendirilmesi ve takibi kalıyordu.

Yaşadıkları bu zor süreç saniye saniye gözlerinin önünden geçerken, o bayramda oğlunun sevindirdiği çocukları düşündü. Ve aynı bayramda oğluna gelen bayramlığı. Çocuklar ve Murat, hediyelerini aynı gün almışlardı. Trafik kazasında hayata veda eden gencin yakınlarının bağışladığı kalp, en değerli bayram hediyesiydi. Anne oğlun hediyesi ise, her zaman yaptıkları gibi bayramlık çiçekleriyle, dualarını bırakıp geri dönmek olmuştu.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.