İkram Kali
Köşe Yazarı
İkram Kali
 

Normalleşme

Çin'in Vuhan kentinde geçen yıl aralık ayında görülmeye başlayan dünyayı kasıp kavuran koronavirüs ülkemizi de etkiledi. Türkiye'de ilk vaka 11 Mart'ta görüldü. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 11 Mart'ta yaptığı açıklamada, Avrupa üzerinden gelen bir hastanın test sonuçlarının pozitif çıktığını, 13 Mart'ta da ikinci bir kişinin de testlerinin pozitif olduğunu söyledi İlk vakaya rastlanmasının ardından Türkiye genelinde kademli olarak yeni tedbirler kapsamında evde kal, sosyal mesafeyi koru, izolasyona dikkat et uyarıları yapıldı. İlk ve ortaokullar ile liselerin, 16 Mart itibarıyla iki hafta tatil edilmesine, öğrencilerin 23 Mart'tan itibaren bir hafta süreyle evden internet ve televizyon kanalları üzerinden eğitimlerine devam etmesine karar verildi. Üniversiteler, 16 Mart tarihinden itibaren 3 hafta süreyle tatil edildi. Spor müsabakalarının nisan ayı sonuna kadar seyircisiz oynanması kararlaştırıldı. Kamu görevlilerinin yurt dışına çıkışı izne tabi oldu. Vaka, pozitif hasta ve ölüm sayısı arttıkça yeni sıkı tedbirler uygulanmaya başlandı. Uygulamalarla iş yerleri kapandı, çalışanlar işlerinden ayrıldı. Üretim, ihracat, ithalat durdu. Bazı günler sokağa çıkma yasakları getirildi. Özgürlüklerimiz kısıtlandı, hayat tam anlamıyla durdu. Korona sürecinde ekonomik, sosyal sorunlar hissedilmeye başlandı. Ülkenin ve günlük hayatın uzun süre bu şekilde devam edemeyeceği anlaşıldı.  Toplumda bu kaygılar sürerken Cumhurbaşkanı Erdoğan normalleşme süreciyle ilgili açıklamalarda bulunarak normalleşme sürecinin 4 aşamada gerçekleştirileceğini belirtti. Normalleşme planına göre… BİRİNCİ AŞAMADA berberler, kuaförler ve AVM'ler belirli kısıtlamalar kapsamında dün itibariyle açıldı.  İKİNCİ AŞAMADA sokağa çıkma kısıtlamalarının kademeli olarak kaldırılması planlanıyor. 65 yaş için serbest gün sayısı artacak. Pazar günü yaşlılar ilk kez sokağa çıktı. Kafe ve lokantalar belli sınırlamalarla hizmet verecek. Camilerde cuma namazının dış mekan ile birlikte topluca kılınmaya başlaması ise 12 Haziran öngörülüyor. Cuma namazında fiziki mesafe ve maske zorunlu olacak. Ağustos ayında açık hava konserleri, tiyatro gibi toplu etkinliklere sayı kısıtlaması ile izin verilmesi de planlar arasında. Konserlerde de birer koltuk boşluk bırakılacak, maske ile izlenebilecek. ÜÇÜNCÜ AŞAMA 1 Eylül'den başlayıp yılsonuna kadar devam edecek. 31 Aralık 2020'de kamu tam kapasite olarak çalışacak fakat bazı toplantılar telekonferans ile yapılmaya devam edecek. Okullar açılacak fakat öğrenci ve öğretmenler bazı tedbirlerle okula gidecek. Hijyen kurallarına dikkat edilecek. Kapalı alanda konser, düğün gibi etkinlikler başlayabilecek. Büyük katılımlı toplantılar da bazı tedbirler ile yapılmaya başlanabilecek. DÖRDÜNCÜ AŞAMA 2021 yılı ocak ayının ilk haftası başlaması planlanıyor. Dördüncü aşama ile birlikte hayatın artık tam olarak normale dönmesi hedefleniyor. Maske ile ilgili zorunluluklar neredeyse hiç olmayacak. Tüm noktalara uçuş serbestliği sağlanacak. Her şey yolunda gider, ikinci dalga virüs yaşanmazsa normalleşme gerçekleşecek. Öte taraftan; Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyeleri normalleşme sürecinde de kalabalık oluşturulmaması, maske takılması, sosyal mesafenin korunması, temas ve hijyene dikkat edilmesi uyarısında bulunuyorlar.  Normalleşmeden şunu anlıyorum: BİR: Devlet, hükümet olarak biz sorumluluklarımız çerçevesinde korona salgınına karşı gerekli önlemleri alarak mücadele ettik.  Bu kapsamda ekonomi, eğitim, sosyal ve kültürel faaliyetleri durdurduk. Seyahati, tatili, hangi amaçla olursa olsun zorunlu olmadıkça il dışına çıkmayı, toplantı yapmayı yasakladık. İKİ: Ülkeler ekonomik faaliyetlerle, üretimle, ticaretle ayakta durmaktadır. Ekonomik faaliyetler başta olmak üzere günlük yaşamın bu şekilde salgın sıfırlanıncaya kadar devam etmesi mümkün değildir. Hiçbir ülkenin ekonomisi buna dayanamaz. Hele Türkiye hiç dayanamaz. ÜÇ: Salgının başlangıcından itibaren toplumun büyük çoğunluğu kurallara uydu ama vakalar devam ediyor.Normalleşmeyle birlikte salgınla mücadelede bireylere düşen görev ve sorumluluklar daha fazla olacak.  DÖRT: Geçen zaman içinde toplumda salgından korunma ve mücadele kültürü oluştu. Edinilen bu kültür ve disiplin kapsamında her birey önce kendisinden sonra da çevresindeki insanlardan sorumlu olacak. Azmi dikkat edilecek. BEŞ: Her şey insanların kendi elinde.  Hasta olup yoğun bakımda günlerce kaldıktan sonrada virüse yenilip hayata garip bir şekilde veda etmekte var. Kurallara uyarak virüsü yenip yaşama heyecanıyla devam etmekte var. Tercih toplumundur. ALTI:  Koronavirüs öngörülen en makul  sürede  sıfırlanabilirse herkes  kazanacak. Başarı sağlanamazsa  herkes payına düşen ölçüde  kaybedecek. O nedenle herkesin birbirine yardımcı olması gerekir.  YEDİ:  Eski alışkanlıklara  dönmek öyle kolay olmayacak. Bunun olabilmesi için toplumun yüzde 75'inin virüsle karşılaşması gerektiği söyleniyor. Sonuç olarak… Gevşemeyeceğiz. Rehavete kapılmayacağız.  Tedbiri elden bırakmayacağız.  Maskemizi takacağız, sosyal mesafeye,  temasa, hijyene  daha çok dikkat edeceğiz.  Yoksa.. Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir durumları yaşanır.        Van'ın işi zor! Normalleşme süreci başladı.  Lakin Van'da aymazlık yaparak korona ile dalga geçen sorumsuzlar  sayesinde vaka sayısı artıyor. Sorumsuzlar nedeniyle  toplum geriliyor. Verilen bunca mücadeleye, çekilen sıkıntılara da  yazık oluyor. Taziyeler Van'ın zayıf noktası oldu. Bir iki kişi bir çuval inciri berbat edebiliyor. Yeter artık. Kentin ara sokakları normal günlerden çok daha fazla kalabalık.  Maske takmayan çok, sosyal mesafeye dikkat eden ise yok. Bu kural tanımamazlık devam ederse başa döneriz. Bunun da çok kötü sonuçları olur. Örneğin, şehir ölçeğinde  kısıtlamalara  tabi tutulabiliriz.  Valilikçe mutlaka maske takma zorunluluğu getirilmesi gerekir. Maske olmazsa olmaz. Her yerde sıkı denetim, kontrol mekanizmaları çalıştırılmalı. Kendi yaşamlarıyla birlikte başkalarının hayatını, kentin geleceğini riske edenler ile yasal görevini yerine getiremeyenler hakkında idari ve cezai işlem başlatılmalı. Aksi durumda... Normalleşme süreci  sancılı olur.     Anormalleşme süreci Normalleşme sürecinin diğer yüzü anormalleşmedir. Yeni bir hayata başlarken koronavirüs bazı şeylere bahane, mazeret aracı olacak. Normalleşme ile birlikte her alanda zamların yağmur gibi yağacağı, yeni vergilerin geleceği ve anormalleşme yaşanacağı tahmin ediliyor. Fırsattan istifade fiyatlara bire on anormal zam yapan uyanıklar olacak. Sorun yaşayan bazı insanlar çaresiz kaldığında evini, işyerini veya arsasını satacak. Kimisi de eldeki avuçtakini harcayacak.  Alacak, borç gibi  konular  anormal  tartışmalara yol açacak. Vicdanı, ahlakı, insafı eksik olanlar  durumu anormal fırsata çevirecek. Öyle ya da böyle, anormalleşmeler yaşanacak. Temennimiz anormalleşme hiç yaşamaz, biz de yanılırız.  
Ekleme Tarihi: 11 Mayıs 2020 - Pazartesi

Normalleşme

Çin'in Vuhan kentinde geçen yıl aralık ayında görülmeye başlayan dünyayı kasıp kavuran koronavirüs ülkemizi de etkiledi.

Türkiye'de ilk vaka 11 Mart'ta görüldü. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 11 Mart'ta yaptığı açıklamada, Avrupa üzerinden gelen bir hastanın test sonuçlarının pozitif çıktığını, 13 Mart'ta da ikinci bir kişinin de testlerinin pozitif olduğunu söyledi

İlk vakaya rastlanmasının ardından Türkiye genelinde kademli olarak yeni tedbirler kapsamında evde kal, sosyal mesafeyi koru, izolasyona dikkat et uyarıları yapıldı.

İlk ve ortaokullar ile liselerin, 16 Mart itibarıyla iki hafta tatil edilmesine, öğrencilerin 23 Mart'tan itibaren bir hafta süreyle evden internet ve televizyon kanalları üzerinden eğitimlerine devam etmesine karar verildi.

Üniversiteler, 16 Mart tarihinden itibaren 3 hafta süreyle tatil edildi. Spor müsabakalarının nisan ayı sonuna kadar seyircisiz oynanması kararlaştırıldı. Kamu görevlilerinin yurt dışına çıkışı izne tabi oldu. Vaka, pozitif hasta ve ölüm sayısı arttıkça yeni sıkı tedbirler uygulanmaya başlandı. Uygulamalarla iş yerleri kapandı, çalışanlar işlerinden ayrıldı. Üretim, ihracat, ithalat durdu. Bazı günler sokağa çıkma yasakları getirildi. Özgürlüklerimiz kısıtlandı, hayat tam anlamıyla durdu. Korona sürecinde ekonomik, sosyal sorunlar hissedilmeye başlandı. Ülkenin ve günlük hayatın uzun süre bu şekilde devam edemeyeceği anlaşıldı. 

Toplumda bu kaygılar sürerken Cumhurbaşkanı Erdoğan normalleşme süreciyle ilgili açıklamalarda bulunarak normalleşme sürecinin 4 aşamada gerçekleştirileceğini belirtti.

Normalleşme planına göre…

BİRİNCİ AŞAMADA berberler, kuaförler ve AVM'ler belirli kısıtlamalar kapsamında dün itibariyle açıldı. 

İKİNCİ AŞAMADA sokağa çıkma kısıtlamalarının kademeli olarak kaldırılması planlanıyor. 65 yaş için serbest gün sayısı artacak. Pazar günü yaşlılar ilk kez sokağa çıktı. Kafe ve lokantalar belli sınırlamalarla hizmet verecek. Camilerde cuma namazının dış mekan ile birlikte topluca kılınmaya başlaması ise 12 Haziran öngörülüyor. Cuma namazında fiziki mesafe ve maske zorunlu olacak. Ağustos ayında açık hava konserleri, tiyatro gibi toplu etkinliklere sayı kısıtlaması ile izin verilmesi de planlar arasında. Konserlerde de birer koltuk boşluk bırakılacak, maske ile izlenebilecek.

ÜÇÜNCÜ AŞAMA 1 Eylül'den başlayıp yılsonuna kadar devam edecek. 31 Aralık 2020'de kamu tam kapasite olarak çalışacak fakat bazı toplantılar telekonferans ile yapılmaya devam edecek. Okullar açılacak fakat öğrenci ve öğretmenler bazı tedbirlerle okula gidecek. Hijyen kurallarına dikkat edilecek. Kapalı alanda konser, düğün gibi etkinlikler başlayabilecek. Büyük katılımlı toplantılar da bazı tedbirler ile yapılmaya başlanabilecek.

DÖRDÜNCÜ AŞAMA 2021 yılı ocak ayının ilk haftası başlaması planlanıyor. Dördüncü aşama ile birlikte hayatın artık tam olarak normale dönmesi hedefleniyor. Maske ile ilgili zorunluluklar neredeyse hiç olmayacak. Tüm noktalara uçuş serbestliği sağlanacak.

Her şey yolunda gider, ikinci dalga virüs yaşanmazsa normalleşme gerçekleşecek.

Öte taraftan;

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyeleri normalleşme sürecinde de kalabalık oluşturulmaması, maske takılması, sosyal mesafenin korunması, temas ve hijyene dikkat edilmesi uyarısında bulunuyorlar. 

Normalleşmeden şunu anlıyorum:

BİR: Devlet, hükümet olarak biz sorumluluklarımız çerçevesinde korona salgınına karşı gerekli önlemleri alarak mücadele ettik.  Bu kapsamda ekonomi, eğitim, sosyal ve kültürel faaliyetleri durdurduk. Seyahati, tatili, hangi amaçla olursa olsun zorunlu olmadıkça il dışına çıkmayı, toplantı yapmayı yasakladık.

İKİ: Ülkeler ekonomik faaliyetlerle, üretimle, ticaretle ayakta durmaktadır. Ekonomik faaliyetler başta olmak üzere günlük yaşamın bu şekilde salgın sıfırlanıncaya kadar devam etmesi mümkün değildir. Hiçbir ülkenin ekonomisi buna dayanamaz. Hele Türkiye hiç dayanamaz.

ÜÇ: Salgının başlangıcından itibaren toplumun büyük çoğunluğu kurallara uydu ama vakalar devam ediyor.Normalleşmeyle birlikte salgınla mücadelede bireylere düşen görev ve sorumluluklar daha fazla olacak. 

DÖRT: Geçen zaman içinde toplumda salgından korunma ve mücadele kültürü oluştu. Edinilen bu kültür ve disiplin kapsamında her birey önce kendisinden sonra da çevresindeki insanlardan sorumlu olacak. Azmi dikkat edilecek.

BEŞ: Her şey insanların kendi elinde.  Hasta olup yoğun bakımda günlerce kaldıktan sonrada virüse yenilip hayata garip bir şekilde veda etmekte var. Kurallara uyarak virüsü yenip yaşama heyecanıyla devam etmekte var. Tercih toplumundur.

ALTI:  Koronavirüs öngörülen en makul  sürede  sıfırlanabilirse herkes  kazanacak. Başarı sağlanamazsa  herkes payına düşen ölçüde  kaybedecek. O nedenle herkesin birbirine yardımcı olması gerekir. 

YEDİ:  Eski alışkanlıklara  dönmek öyle kolay olmayacak. Bunun olabilmesi için toplumun yüzde 75'inin virüsle karşılaşması gerektiği söyleniyor.

Sonuç olarak…

Gevşemeyeceğiz. Rehavete kapılmayacağız. 

Tedbiri elden bırakmayacağız. 

Maskemizi takacağız, sosyal mesafeye,  temasa, hijyene  daha çok dikkat edeceğiz. 

Yoksa..

Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir durumları yaşanır. 

 

 

 

Van'ın işi zor!

Normalleşme süreci başladı.  Lakin Van'da aymazlık yaparak korona ile dalga geçen sorumsuzlar  sayesinde vaka sayısı artıyor.

Sorumsuzlar nedeniyle  toplum geriliyor. Verilen bunca mücadeleye, çekilen sıkıntılara da  yazık oluyor.

Taziyeler Van'ın zayıf noktası oldu. Bir iki kişi bir çuval inciri berbat edebiliyor. Yeter artık.

Kentin ara sokakları normal günlerden çok daha fazla kalabalık. 

Maske takmayan çok, sosyal mesafeye dikkat eden ise yok. Bu kural tanımamazlık devam ederse başa döneriz. Bunun da çok kötü sonuçları olur. Örneğin, şehir ölçeğinde  kısıtlamalara  tabi tutulabiliriz. 

Valilikçe mutlaka maske takma zorunluluğu getirilmesi gerekir. Maske olmazsa olmaz.

Her yerde sıkı denetim, kontrol mekanizmaları çalıştırılmalı.

Kendi yaşamlarıyla birlikte başkalarının hayatını, kentin geleceğini riske edenler ile yasal görevini yerine getiremeyenler hakkında idari ve cezai işlem başlatılmalı.

Aksi durumda...

Normalleşme süreci  sancılı olur.

 

 

Anormalleşme süreci

Normalleşme sürecinin diğer yüzü anormalleşmedir.

Yeni bir hayata başlarken koronavirüs bazı şeylere bahane, mazeret aracı olacak.

Normalleşme ile birlikte her alanda zamların yağmur gibi yağacağı, yeni vergilerin geleceği ve anormalleşme yaşanacağı tahmin ediliyor.

Fırsattan istifade fiyatlara bire on anormal zam yapan uyanıklar olacak.

Sorun yaşayan bazı insanlar çaresiz kaldığında evini, işyerini veya arsasını satacak. Kimisi de eldeki avuçtakini harcayacak. 

Alacak, borç gibi  konular  anormal  tartışmalara yol açacak.

Vicdanı, ahlakı, insafı eksik olanlar  durumu anormal fırsata çevirecek.

Öyle ya da böyle, anormalleşmeler yaşanacak.

Temennimiz anormalleşme hiç yaşamaz, biz de yanılırız.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.