Köşe Yazıları Haber Girişi: 05.01.2022 - 09:57, Güncelleme: 05.01.2022 - 09:57

VAN’IN HAFIZASI OLMAK KOLAY MI?

 

VAN’IN HAFIZASI OLMAK KOLAY MI?

Ümit Kayaçelebi yazdı...
Vakti zamanında bizden evvel çok muhterem ve kayda değer insanlar bu topraklarda yaşadılar. Kendi sahalarında çalışıp didindiler ve birçoğu ardı sıra güzel bir hoş sada bırakıp gittiler. İşte zamana damga vurmuş önemli şahsiyetlerden bazıları Remzi Perihan, Servet Mehterbaşıoğlu, Demiray Şaşıhüseyinoğlu, Tayyar Dabbağoğlu, Kaya Kayaçelebi, Ahmet Kuralkan, Nevzat Amiklioğlu, Cevdet Yörük, Alaattin Şen, Abbas Güven, Fevzi Levendoğlu, Enver Perihanoğlu, Vasfi Levendoğlu ve daha nice hepsi birbirinden değerli büyüklerimiz. Yazmaya kalksak sayfalar yetmez misal olarak bazı isimleri zikrettim. Onlar da bizim gibi vardılar zamana mühürlerini vurarak ebedi aleme irtihal ettiler ama biz bu gün onları hayırla yâd ediyoruz aklımıza geldikçe. Onlar dün vardı bu gün de biz varız bizimde elbette ki yapmamız gerekenler varsa biz de yapacağız ve ardımız sıra bir iz bırakmaya çalışmamız elzemdir. Ben de bu anlamda kendime bir pay biçerek sende atalarının ustalarının yaptıklarının yanı sıra sende bir şeyler yapmalısın ve yapacaksın diye kendi kendime söz verdim. Çok okudum, gazete, dergi, kitap elimden düşmedi hala bu yaşa kadar okuduğum gibi bir ayağımda hala kütüphanededir. O kadar çok okudum ki Hakkı Baba bana <Milli Okuyucu> lakabını vermişti rahmetli. Okumayınca olmuyor elbette ki okuyunca yazma hissim uyandı ve 1964 yılını milat kabul ederek o günden bu yana gazetelerde, dergilerde, şiirler, yazılar, fıkralar, makaleler yaz babam yaz. Yazdığım yazılar inanın on binleri geçmiştir. Zamanı geldi mi mahlas bile kullandım. H.Vanlıoğlu, Z.Demiryuğuran, F.Akova, Çuvaldız gibi mahlasları kullandım. Ulusal da yazdım, mahalli gazetelerde yazdım, haftalık gazetede yazdım, günlük gazetede yazdım. Van da bütün gazetelerde yazdım hemen hemen. 1967 yılı itibariyle 10 dan fazla ajansta muhabirlik yaptım ve 80 li yıllar da bu işi bıraktım. Muhabirlik benim için çok hususi bir merak değildi ama buna rağmen muhabirlik yaptığım yıllar oldu. Spora bahusus futbola olan merakım dolayısıyla hem spor yazarlığı yaptım ve aynı zamanda Van spor olayının içerisinde hem Van spor da ve hem de Taraftar ve 65 Van sporlular Derneklerinde yöneticilikte bulundum. Hatta bir dönem basın sözcüsü bendim. Meşk alemlerini çok sevdiğim için senelerdir hep bu meşk gecelerinde bulunurdum ve bu işler şimdi yine aynı hızla devam ediyor. Van’ı seven Van’ın türkülerini de sever o yüzden böyle gecelerde herhangi bir grupla bir arada olmak bana ayrı bir keyif veriyor. Yeri geldi Edremit’te oturma gecelerini ihya ettim. Van da şu anda yaşı konumu itibariyle halk bilimcisi veya halk adamı diye çok öne çıkabilecek kimse yok gibi bu yüzden hemen hemen Van’ın halk bilimi ve halk bilimciliği sahasında benim ayrı bir misyonum var. Son çeyrek asırda gerek Van’da olsun gerekse Van dışında olsun ister tez ister yüksek lisans yapanların büyük bir bölümü hep bana geldiler. Bu gün bile hala bu konuda kapısı en çok çalınan ve bu konuda yardım talep edilen bir halk bilimcisi konumundayım. Bu gençlere yardımcı olmak da bana ayrı bir keyif veriyor. Onları mutlu etmemde çok güzel bir duygu. Çocukluğumdan beri radyo dinleyen ve radyo hastası olan biri olarak TRT nin Ankara, İstanbul, İzmir, Çukurova, Erzurum, Trabzon, Diyarbakır radyolarıyla münasebetim var. Müdürlerinden tutun sanatçıları yayın yapım ekip mensupları hep beni tanırlar onlarla hep görüşürüz. Zaman içinde bu radyolarla yaptığım canlı bağlantılarla yüzlerce ünlü insanla konuştuğum gibi çok programlarda Van’ı anlatmışım ve bu anlatımlar hep ben de kasetlere kaydedilmiştir. İnşallah gelecekte bizden sonra gelenler bu kayıtlardan çok faydalanacaklardır. Ve şu anda Van’ı ifade eden  resim, video, Klip, Şiir ve yazı olarak iddia ediyorum ki Van’ın en içerikli arşivi bendedir ve bunu da herkes biliyor. Bu yaşta tevazu gösterecek durumda değilim inanın. Bu şehirde yaşayan insanlar senelerdir sosyal medyada ne kadar emek sarf ettiğimi gayet iyi biliyorlar. 400 CB’lik bir arşiv yarın benden sonra gelecekteki insanlara gelecek kuşaklara Van’ın geçmişi hakkında en önemli kaynak olarak hizmet verecektir. Böyle bir arşivi kurmak yaratmak kolay olmadı ama Vana benden sonra bırakacağım en güzel miras olacaktır. Kolay değil koca bir hayat hep Van’da geçti. Gördüklerimiz bildiklerimiz duyduklarımız hesaba gelmez. Bu bakımdan  yarın ecel gelse ebedi alemden göç zamanı gelse gözlerim açık gitmez çünkü bu şehri çok sevdiğim için bu toprağa vefa borcum olarak hep Van’ı anlattım ve hep Van’ı yazdım. Bu şehirde yaşayan insanlar benim yazdıklarımı yaptıklarımı gördüler ve gün geldi benim için kimileri <Yürüyen kütüphane> kimileri ise <Van’ın hafızası> dediler. Bunlar güzel iltifatlar ama bunları hak etmek için bir ömür verdim. Ve bu gün Van’ın hafızası denilmiş bir insan olarak Van’da yaşamak da benim için bir şereftir. Bir şehri omuzlamak bir şehri sırtlamak dününü layıkı veçhile bu günlere taşımak o kadar kolay olmasa gerek. Hepimiz faniyiz bir gün ecel gelip göçeceğiz. Aslolan geride hoş anılmak rahmetle anılmak bunu yapabilenlere ne mutlu. Ben de bunu yapabildiysem bana da ne mutlu. Son söz olarak şunu söylerim siz siz olun atanızla babanızla ecdadınızla öğünün gurur duyun ama siz de en az onlar kadar bir şeyler yapmaya çalışın. Ben öyle yaptım sizde öyle yaparsanız sizde unutulmazsınız tarihin derinliklerinde kaybolup gitmezsiniz . < Kim ki ardı sıra bırakmazsa bir eser Onun ardısıra yeller eser> Hakkımız Van’a helal olsun.
Ümit Kayaçelebi yazdı...

Vakti zamanında bizden evvel çok muhterem ve kayda değer insanlar bu topraklarda yaşadılar. Kendi sahalarında çalışıp didindiler ve birçoğu ardı sıra güzel bir hoş sada bırakıp gittiler.

İşte zamana damga vurmuş önemli şahsiyetlerden bazıları Remzi Perihan, Servet Mehterbaşıoğlu, Demiray Şaşıhüseyinoğlu, Tayyar Dabbağoğlu, Kaya Kayaçelebi, Ahmet Kuralkan, Nevzat Amiklioğlu, Cevdet Yörük, Alaattin Şen, Abbas Güven, Fevzi Levendoğlu, Enver Perihanoğlu, Vasfi Levendoğlu ve daha nice hepsi birbirinden değerli büyüklerimiz.

Yazmaya kalksak sayfalar yetmez misal olarak bazı isimleri zikrettim. Onlar da bizim gibi vardılar zamana mühürlerini vurarak ebedi aleme irtihal ettiler ama biz bu gün onları hayırla yâd ediyoruz aklımıza geldikçe.

Onlar dün vardı bu gün de biz varız bizimde elbette ki yapmamız gerekenler varsa biz de yapacağız ve ardımız sıra bir iz bırakmaya çalışmamız elzemdir. Ben de bu anlamda kendime bir pay biçerek sende atalarının ustalarının yaptıklarının yanı sıra sende bir şeyler yapmalısın ve yapacaksın diye kendi kendime söz verdim.

Çok okudum, gazete, dergi, kitap elimden düşmedi hala bu yaşa kadar okuduğum gibi bir ayağımda hala kütüphanededir. O kadar çok okudum ki Hakkı Baba bana <Milli Okuyucu> lakabını vermişti rahmetli.

Okumayınca olmuyor elbette ki okuyunca yazma hissim uyandı ve 1964 yılını milat kabul ederek o günden bu yana gazetelerde, dergilerde, şiirler, yazılar, fıkralar, makaleler yaz babam yaz.

Yazdığım yazılar inanın on binleri geçmiştir. Zamanı geldi mi mahlas bile kullandım.

H.Vanlıoğlu, Z.Demiryuğuran, F.Akova, Çuvaldız gibi mahlasları kullandım. Ulusal da yazdım, mahalli gazetelerde yazdım, haftalık gazetede yazdım, günlük gazetede yazdım. Van da bütün gazetelerde yazdım hemen hemen.

1967 yılı itibariyle 10 dan fazla ajansta muhabirlik yaptım ve 80 li yıllar da bu işi bıraktım. Muhabirlik benim için çok hususi bir merak değildi ama buna rağmen muhabirlik yaptığım yıllar oldu.

Spora bahusus futbola olan merakım dolayısıyla hem spor yazarlığı yaptım ve aynı zamanda Van spor olayının içerisinde hem Van spor da ve hem de Taraftar ve 65 Van sporlular Derneklerinde yöneticilikte bulundum. Hatta bir dönem basın sözcüsü bendim.

Meşk alemlerini çok sevdiğim için senelerdir hep bu meşk gecelerinde bulunurdum ve bu işler şimdi yine aynı hızla devam ediyor. Van’ı seven Van’ın türkülerini de sever o yüzden böyle gecelerde herhangi bir grupla bir arada olmak bana ayrı bir keyif veriyor. Yeri geldi Edremit’te oturma gecelerini ihya ettim.

Van da şu anda yaşı konumu itibariyle halk bilimcisi veya halk adamı diye çok öne çıkabilecek kimse yok gibi bu yüzden hemen hemen Van’ın halk bilimi ve halk bilimciliği sahasında benim ayrı bir misyonum var.

Son çeyrek asırda gerek Van’da olsun gerekse Van dışında olsun ister tez ister yüksek lisans yapanların büyük bir bölümü hep bana geldiler. Bu gün bile hala bu konuda kapısı en çok çalınan ve bu konuda yardım talep edilen bir halk bilimcisi konumundayım. Bu gençlere yardımcı olmak da bana ayrı bir keyif veriyor. Onları mutlu etmemde çok güzel bir duygu.

Çocukluğumdan beri radyo dinleyen ve radyo hastası olan biri olarak TRT nin Ankara, İstanbul, İzmir, Çukurova, Erzurum, Trabzon, Diyarbakır radyolarıyla münasebetim var. Müdürlerinden tutun sanatçıları yayın yapım ekip mensupları hep beni tanırlar onlarla hep görüşürüz. Zaman içinde bu radyolarla yaptığım canlı bağlantılarla yüzlerce ünlü insanla konuştuğum gibi çok programlarda Van’ı anlatmışım ve bu anlatımlar hep ben de kasetlere kaydedilmiştir. İnşallah gelecekte bizden sonra gelenler bu kayıtlardan çok faydalanacaklardır.

Ve şu anda Van’ı ifade eden  resim, video, Klip, Şiir ve yazı olarak iddia ediyorum ki Van’ın en içerikli arşivi bendedir ve bunu da herkes biliyor. Bu yaşta tevazu gösterecek durumda değilim inanın. Bu şehirde yaşayan insanlar senelerdir sosyal medyada ne kadar emek sarf ettiğimi gayet iyi biliyorlar.

400 CB’lik bir arşiv yarın benden sonra gelecekteki insanlara gelecek kuşaklara Van’ın geçmişi hakkında en önemli kaynak olarak hizmet verecektir. Böyle bir arşivi kurmak yaratmak kolay olmadı ama Vana benden sonra bırakacağım en güzel miras olacaktır.

Kolay değil koca bir hayat hep Van’da geçti. Gördüklerimiz bildiklerimiz duyduklarımız hesaba gelmez. Bu bakımdan  yarın ecel gelse ebedi alemden göç zamanı gelse gözlerim açık gitmez çünkü bu şehri çok sevdiğim için bu toprağa vefa borcum olarak hep Van’ı anlattım ve hep Van’ı yazdım.

Bu şehirde yaşayan insanlar benim yazdıklarımı yaptıklarımı gördüler ve gün geldi benim için kimileri <Yürüyen kütüphane> kimileri ise <Van’ın hafızası> dediler.

Bunlar güzel iltifatlar ama bunları hak etmek için bir ömür verdim. Ve bu gün Van’ın hafızası denilmiş bir insan olarak Van’da yaşamak da benim için bir şereftir.

Bir şehri omuzlamak bir şehri sırtlamak dününü layıkı veçhile bu günlere taşımak o kadar kolay olmasa gerek.

Hepimiz faniyiz bir gün ecel gelip göçeceğiz. Aslolan geride hoş anılmak rahmetle anılmak bunu yapabilenlere ne mutlu.

Ben de bunu yapabildiysem bana da ne mutlu.

Son söz olarak şunu söylerim siz siz olun atanızla babanızla ecdadınızla öğünün gurur duyun ama siz de en az onlar kadar bir şeyler yapmaya çalışın.

Ben öyle yaptım sizde öyle yaparsanız sizde unutulmazsınız tarihin derinliklerinde kaybolup gitmezsiniz .

< Kim ki ardı sıra bırakmazsa bir eser

Onun ardısıra yeller eser>

Hakkımız Van’a helal olsun.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.