(İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 12.08.2013 - 10:39, Güncelleme: 15.10.2020 - 08:19

VAN'I KENDİ DİNAMİĞİ YÖNETMELİ

 

VAN'I KENDİ DİNAMİĞİ YÖNETMELİ

Fazıl Erüş/ Vansesi Özel Van Büyükşehir Belediye Başkanı aday adayları arasında isimi geçen, Mersin Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sosyolog Prof. Dr. Ahmet Özer gazetemize  konuyla ilgili  çeşitli  açıklamalarda  bulundu.  Özer, 2014 yerel seçimlerinin Van açısından çok önemli olduğunu belirterek Van'ın kendi dinamiği ile yönetilmesi gerektiğine işaret ederek seçim sonrası ilk 5 yılın Van için kalkış aşaması olduğunu söyledi.KENT SAĞLIKLI YÖNETİLİRSE KENTİN  DEĞERLERİ DE YAPISI  DA KORUNURBüyük Şehir Yasası çıktıktan sonra Van'ın Türkiye içerisinde çok daha önemli bir yer kapladığını belirten Özer, bunun hem tarihsel, hem ekonomik, hem demografik, hem de sosyo kültürel nedenleri olduğunu belirterek şöyle dedi:  " Tarihsel nedenleri, burada yaşanan olaylar ve bugüne kadar gelmiş olmasıdır.  Bu Ermeni meselesine kadar uzanabilecek derinliği kapsıyor. Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı problemlerden bir tanesi de Ermeni meselesidir. Bu problemin aşılmasında Van önemli bir işlev görebilir. Ekonomi olarak baktığımızda Van doğuda önemli bir merkezdir. Van, Kafkaslara, İran'a, Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve Irak'a yakın bölgesel bir kenttir. Ayrıca bölgenin kalkındırılması için de işe Van'dan başlanılması gerekir. Van'ı kalkındırmadan; Hakkari'yi, Bitlis'i, Muş'u ve Ağrı'yı kalkındıramazsınız. Sosyokültürel açısından baktığımızda ise Van son yıllarda kırsaldan çok büyük göç aldı. Özellikle köylerden yoğun göç alırken kenti kent yapan dinamik güçler de Van'dan göç etti. Bunlardan biri sermaye, yani üretim gücü olan kesim.  Diğeri de beyin göçü, yani okumuşlar. Mesela Diyarbakır'da entelektüel birikim var ama Van'da yok. Entelektüel birikimi olan insanlarda Van'dan göç ediyor. Kent sağlıklı yönetilirse kentin bu değerleri ve yapısı da korunur." dedi.VAN MODERN ANLAMDA ŞEHİRLEŞEMEDİVan'ın modern anlamda şehirleşemediğine, plansız gelişmeye çalıştığına dikkat çeken Özer, devletin sosyal olanaklarının planlı ve yeterince kullanılmadığı; göçle gelenlere aş, iş, eğitim, sağlık yeterince veremediği için bu tür insanlarında kente karşı görevlerini yerine getiremediğini anlatan Özer, "  Göçle gelen insanlar Haçort, Şamranaltı, İstasyon, Bostaniçi'nde geldikleri yerlerin yapı ve ilişkilerine göre ya da aşiretlere göre kümelenerek Van'ın etrafında adacıklar halinde, yoksul köylü olanaklarıyla kentten kopuk yaşamaya ve kendi eski yapılarını burada üretmeye başladılar" diye konuştu.5 YIL VAN İÇİN KALKIŞ AŞAMASIDIR Van'ın sorunlarını,  gerçeklerini, ihtiyaçlarını, gücünü ve vizyonunu iyi bilmeden kentin doğru yönetilemeyeceğini, Van'ı ve kentte yaşayanları iyi tanıyanların Van'ı yönetmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Özer,  şunları söyledi: " Depremden sonra büyükşehir yasası çıkması Van için fırsat yaratmıştır. Van bölgesel merkez olarak bölgede  Diyarbakır dan sonra   2. büyük şehirdir. 2014 yılında yapılacak seçimler Van için bir kader seçimi olacaktır. Seçimler Diyarbakır için, Mardin için, İzmir için Van kadar önemli değildir. Çünkü Van'ın bir sınır dinamiği ve bölgesel bir merkez olma dinamiği var. Politika dinamiği var. Mesela Diyarbakır da entelektüel bir yapı ve aynı zamanda siyasal bir merkez. Ama Van pratik merkez işlevini görmeye çalışıyor. Seçimde deprem dinamiğini de unutmamak lazım. Take off  ( çıkarmak, götürmek, havalanmak, kaldırmak, sıçramak, kalkmak, hareket etmek, yola çıkmak)  dediğimiz bir şey var. Yani gelecek 5 yıl Doğunun yıldızı, merkezi; Van için kalkış aşamasıdır. Van bu sürede ya kalkacak, havalanacak içindeki yolcuları uçuracak, etrafını da götürecek ya da bunu başaramadığı taktirde, bundan sonraki 50 yılı heder olmuş olacak. Seçim bu anlamda Van'ın geleceği olacaktır. Aksi takdirde bu yaraları onarmayla uğraşacak. Çünkü; Van doğunun kalkış aşamasını gerçekleştirecek bölgesel bir merkezdir. Bu anlamda etraftaki diğer illerden de önemlidir. Deprem sonrası Van önemini ikiye katlamıştır. Seçim aynı zamanda siyasi partiler içinde çok önemlidir. Burada 'Bütünşehir' yasasına bağlı olarak siyasi partiler seçimde ya bir çıkış yaparak kendilerini var edecek ya da başarısız olup,  bu bölgede zayıf duruma düşecek" şeklide konuştu.VAN KENDİ BAĞRINDAN ÇIKAN DİNAMİĞİ İLE İLİ YÖNETİLMELİSon valiler kararnamesi ile ilk defa bölgemize Van'dan daha büyük bir il olan Konya valisinin atanmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Özer, " Gelen vali Konya'nın diğer illere göre daha modernleşme ve markalaşmasına katkıda bulunmuştur. Bu atama iktidarın Van'ı ne kadar önemsediğinin belirgin bir göstergesi olarak görülebilir. Yani iktidar partisinin Van'daki seçimi kazanma iradesinin ilk işareti olarak görebiliriz. Bu BDP açısından da önem kazanabilir. Vali Münir Karaloğlu acaba AKP'nin adayı olacak mı, tartışması bu atama ile son buldu. Bu yüzden atama BDP içinde çok önemlidir. Artık Van belediyesi Van'ın kendi bağrından çıkan dinamiği ile ili yönetmeli. Yani Belediye Başkanı belediye başkanı gibi yönetmeli. Çünkü atık belediyeler milletvekillerinden daha önemli hale geldi. Çünkü icracı olan bunlardır. Milletvekili yatırımcı değil, icracı değildir."NİTELİKLİ YÖNETİM POTANSİYELİ ORTAYA ÇIKARILMALI.Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin Van'ın sorunlarının çözümü açısından hayati önem taşıdığını, dile getiren Özer şunları söyledi: "Ortada kentsel bir sorun varsa, ortada sosyal bir sorun varsa onu yerel yöneticiler halledecek.  Yani Büyükşehir Belediye Başkanı çözecek. Van 5 yılda kalkış yapamasa sorunlarını çözemezse sorunları çığ gibi büyür ama siz bunun farkına varamazsınız. Onun için Van kendi nitelikli yönetim potansiyelini ortaya çıkarmalı. Ortaya çıkan bu yönetim potansiyeli de bir hedeflerini doğru belirlemeli, iki bu hedeflere ulaşacak doğru ve etkili projeler üretmeli,  üç bu projeleri ortaya çıkaracak kadrolar çıkarmalı. Bunu başardığı takdirde pasta büyüyecek yani üretim artacak, üretim adil ve hakça bölüşülecek, çözüm süreci ruhuna uygun barış ortamı içinde bu gerçekleştirilecek. Abdullah Öcalan'ın başlattığı çözüm ve barış süreci bunları başarmak için önemli bir şans sunuyor.  Bu süreç kentimizin geleceği açısından heba edilmemeli, etkili doğru ve yerinde kullanılmalıdır. Bunları başaramadığınız takdirde belediyeyi almanız çok şey ifade etmez."   vanhaber,van,haber,van haber Van Büyükşehir Belediye Başkanı,Abdullah Öcalan,Mersin Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sosyolog Prof. Dr. Ahmet Özer,sorun,proje,Vali Münir Karaloğlu,Seçim,deprem,Ermeni meselesi
Fazıl Erüş/ Vansesi Özel
Van Büyükşehir Belediye Başkanı aday adayları arasında isimi geçen, Mersin Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sosyolog Prof. Dr. Ahmet Özer gazetemize  konuyla ilgili  çeşitli  açıklamalarda  bulundu.  Özer, 2014 yerel seçimlerinin Van açısından çok önemli olduğunu belirterek Van'ın kendi dinamiği ile yönetilmesi gerektiğine işaret ederek seçim sonrası ilk 5 yılın Van için kalkış aşaması olduğunu söyledi.
KENT SAĞLIKLI YÖNETİLİRSE KENTİN  DEĞERLERİ DE YAPISI  DA KORUNUR
Büyük Şehir Yasası çıktıktan sonra Van'ın Türkiye içerisinde çok daha önemli bir yer kapladığını belirten Özer, bunun hem tarihsel, hem ekonomik, hem demografik, hem de sosyo kültürel nedenleri olduğunu belirterek şöyle dedi:  " Tarihsel nedenleri, burada yaşanan olaylar ve bugüne kadar gelmiş olmasıdır.  Bu Ermeni meselesine kadar uzanabilecek derinliği kapsıyor. Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı problemlerden bir tanesi de Ermeni meselesidir. Bu problemin aşılmasında Van önemli bir işlev görebilir. Ekonomi olarak baktığımızda Van doğuda önemli bir merkezdir. Van, Kafkaslara, İran'a, Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve Irak'a yakın bölgesel bir kenttir. Ayrıca bölgenin kalkındırılması için de işe Van'dan başlanılması gerekir. Van'ı kalkındırmadan; Hakkari'yi, Bitlis'i, Muş'u ve Ağrı'yı kalkındıramazsınız. Sosyokültürel açısından baktığımızda ise Van son yıllarda kırsaldan çok büyük göç aldı. Özellikle köylerden yoğun göç alırken kenti kent yapan dinamik güçler de Van'dan göç etti. Bunlardan biri sermaye, yani üretim gücü olan kesim.  Diğeri de beyin göçü, yani okumuşlar. Mesela Diyarbakır'da entelektüel birikim var ama Van'da yok. Entelektüel birikimi olan insanlarda Van'dan göç ediyor. Kent sağlıklı yönetilirse kentin bu değerleri ve yapısı da korunur." dedi.
VAN MODERN ANLAMDA ŞEHİRLEŞEMEDİ
Van'ın modern anlamda şehirleşemediğine, plansız gelişmeye çalıştığına dikkat çeken Özer, devletin sosyal olanaklarının planlı ve yeterince kullanılmadığı; göçle gelenlere aş, iş, eğitim, sağlık yeterince veremediği için bu tür insanlarında kente karşı görevlerini yerine getiremediğini anlatan Özer, "  Göçle gelen insanlar Haçort, Şamranaltı, İstasyon, Bostaniçi'nde geldikleri yerlerin yapı ve ilişkilerine göre ya da aşiretlere göre kümelenerek Van'ın etrafında adacıklar halinde, yoksul köylü olanaklarıyla kentten kopuk yaşamaya ve kendi eski yapılarını burada üretmeye başladılar" diye konuştu.
5 YIL VAN İÇİN KALKIŞ AŞAMASIDIR
 Van'ın sorunlarını,  gerçeklerini, ihtiyaçlarını, gücünü ve vizyonunu iyi bilmeden kentin doğru yönetilemeyeceğini, Van'ı ve kentte yaşayanları iyi tanıyanların Van'ı yönetmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Özer,  şunları söyledi: " Depremden sonra büyükşehir yasası çıkması Van için fırsat yaratmıştır. Van bölgesel merkez olarak bölgede  Diyarbakır dan sonra   2. büyük şehirdir. 2014 yılında yapılacak seçimler Van için bir kader seçimi olacaktır. Seçimler Diyarbakır için, Mardin için, İzmir için Van kadar önemli değildir. Çünkü Van'ın bir sınır dinamiği ve bölgesel bir merkez olma dinamiği var. Politika dinamiği var. Mesela Diyarbakır da entelektüel bir yapı ve aynı zamanda siyasal bir merkez. Ama Van pratik merkez işlevini görmeye çalışıyor. Seçimde deprem dinamiğini de unutmamak lazım. Take off  ( çıkarmak, götürmek, havalanmak, kaldırmak, sıçramak, kalkmak, hareket etmek, yola çıkmak)  dediğimiz bir şey var. Yani gelecek 5 yıl Doğunun yıldızı, merkezi; Van için kalkış aşamasıdır. Van bu sürede ya kalkacak, havalanacak içindeki yolcuları uçuracak, etrafını da götürecek ya da bunu başaramadığı taktirde, bundan sonraki 50 yılı heder olmuş olacak. Seçim bu anlamda Van'ın geleceği olacaktır. Aksi takdirde bu yaraları onarmayla uğraşacak. Çünkü; Van doğunun kalkış aşamasını gerçekleştirecek bölgesel bir merkezdir. Bu anlamda etraftaki diğer illerden de önemlidir. Deprem sonrası Van önemini ikiye katlamıştır. Seçim aynı zamanda siyasi partiler içinde çok önemlidir. Burada 'Bütünşehir' yasasına bağlı olarak siyasi partiler seçimde ya bir çıkış yaparak kendilerini var edecek ya da başarısız olup,  bu bölgede zayıf duruma düşecek" şeklide konuştu.
VAN KENDİ BAĞRINDAN ÇIKAN DİNAMİĞİ İLE İLİ YÖNETİLMELİ
Son valiler kararnamesi ile ilk defa bölgemize Van'dan daha büyük bir il olan Konya valisinin atanmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Özer, " Gelen vali Konya'nın diğer illere göre daha modernleşme ve markalaşmasına katkıda bulunmuştur. Bu atama iktidarın Van'ı ne kadar önemsediğinin belirgin bir göstergesi olarak görülebilir. Yani iktidar partisinin Van'daki seçimi kazanma iradesinin ilk işareti olarak görebiliriz. Bu BDP açısından da önem kazanabilir. Vali Münir Karaloğlu acaba AKP'nin adayı olacak mı, tartışması bu atama ile son buldu. Bu yüzden atama BDP içinde çok önemlidir. Artık Van belediyesi Van'ın kendi bağrından çıkan dinamiği ile ili yönetmeli. Yani Belediye Başkanı belediye başkanı gibi yönetmeli. Çünkü atık belediyeler milletvekillerinden daha önemli hale geldi. Çünkü icracı olan bunlardır. Milletvekili yatırımcı değil, icracı değildir."
NİTELİKLİ YÖNETİM POTANSİYELİ ORTAYA ÇIKARILMALI.
Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin Van'ın sorunlarının çözümü açısından hayati önem taşıdığını, dile getiren Özer şunları söyledi: "Ortada kentsel bir sorun varsa, ortada sosyal bir sorun varsa onu yerel yöneticiler halledecek.  Yani Büyükşehir Belediye Başkanı çözecek. Van 5 yılda kalkış yapamasa sorunlarını çözemezse sorunları çığ gibi büyür ama siz bunun farkına varamazsınız. Onun için Van kendi nitelikli yönetim potansiyelini ortaya çıkarmalı. Ortaya çıkan bu yönetim potansiyeli de bir hedeflerini doğru belirlemeli, iki bu hedeflere ulaşacak doğru ve etkili projeler üretmeli,  üç bu projeleri ortaya çıkaracak kadrolar çıkarmalı. Bunu başardığı takdirde pasta büyüyecek yani üretim artacak, üretim adil ve hakça bölüşülecek, çözüm süreci ruhuna uygun barış ortamı içinde bu gerçekleştirilecek. Abdullah Öcalan'ın başlattığı çözüm ve barış süreci bunları başarmak için önemli bir şans sunuyor.  Bu süreç kentimizin geleceği açısından heba edilmemeli, etkili doğru ve yerinde kullanılmalıdır. Bunları başaramadığınız takdirde belediyeyi almanız çok şey ifade etmez."
 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.