(İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 16.05.2012 - 09:42, Güncelleme: 15.10.2020 - 08:18

VAN'I 365 YIL ÖNCE YIKAN DEPREM

 

VAN'I 365 YIL ÖNCE YIKAN DEPREM

VANSESİ ÖZELOsmanlı döneminde bölgede meydana geldiğini bildiğimiz ilk deprem 1581'dedir. Hakkında fazla bilgi sahibi olmadığımız bu depremde Van'da fazla hasar meydana gelmemiş gibi görünüyor. Ancak 65 yıl sonraki deprem ise çok yıkıcı olacaktır. Van'ı yıkan deprem1626'da Van Gölü'nün güneyinde Bitlis Hizan'da meydana gelen deprem Van'da da hissedildi. 7 Nisan 1646'daki depremde ise Van'dan Hoşap Nehri'nin kuzeyine kadar olan bölge viraneye döndü. Gece yarısı meydana gelen depremde bölgedeki onlarca cami, kilise ve manastır yıkılmıştı. Ulu Camii de (Cami-i Kebir) hasar gören yapılar arasındaydı. Birçok ev harap olmuştu. Birçok yerde kalenin surları yıkılırken bazı yerlerde ise çatlaklar meydana geldi. Van'ın çevresindeki köylerde de hasar çoktu. Evler, değirmenler, camiler ve kiliseler yerle bir olmuştu. Depremden sonra su kuyuları kurudu. Heyelanlar meydana geldi. Binlerce insanın hayatını kaybettiği bu depremde kaynaklar ölü sayısını tam olarak vermeyip, sayısız insanın gömüldüğünü söyler. Ayrıca dönemin tarihçileri, cenazelerin arabalarla şehir dışına götürülüp, toplu olarak gömüldüğünü söylerler ki bu kayıp sayısının çokluğunu gösterir.Depremden sonra meydana gelen artçı sarsıntılardan dolayı insanlar evlerine girememişti. Sekiz gün süren şiddetli artçı sarsıntıları üç ay kadar süren hafif artçılar izledi. Şehrin ve kalenin imarı ise depremden sonra yıllarca sürdü. 17. yüzyılın sonlarında Van bölgesinde yine büyük bir deprem meydana geldi. 1690'daki deprem bu sefer o zaman Van'a bağlı Adilcevaz'ı vurmuştu. Adilcevaz'da meydana gelen depremde birçok ev ve bina yıkıldı. Depremi bir sel felaketi takip etti. Van ve civarı sel ile harap olurken, bahçe ve tarlalardaki ürünler zarar gördü.46 yıl sonra 27 Ekim 1692 akşamı Van bölgesinde bir deprem meydana geldi. Ancak bu depremin fazla yıkıcı olmadığı anlaşılıyor. 14 Nisan 1696'da Van'ın Çaldıran bölgesinde şiddetli bir deprem meydana geldi. Köylerde hasar çoktu.26 Mart 1701'de Van'da başlayan sarsıntılar durmak bilmedi. Van'da ve bazı köylerde evler yıkıldı. Bunun üzerine Vanlılar şehri terk edip, açık arazide yaşamaya başladılar. Bahar aylarının sonunda sarsıntılar bitti derken 30 Kasım 1701'de Van'da yeni bir deprem meydana geldi. Ancak hafif şiddette bir deprem olduğu için fazla zarar vermedi. 13 Ocak 1705 ve 5 Temmuz 1707'de de fazla şiddetli olmayan depremler yaşandı.Van ve Erçiş depremi 8 Mart 1715'te şafak vakti meydana gelen deprem günümüzdekine oldukça benziyor. Van Gölü'nün doğusunda meydana gelen depremde Van, Erciş ve civardaki köylerde evler, binalar, kale surları yıkıldı, insanlar öldü. Erciş'te çöken kilise kubbesinin altında 37 kişi can vermişti. Bu deprem Van'ın kuzeyinde etkili olmuştu.19. yüzyılın sonlarında 1871'den 1900'e kadar bölgede altı büyük deprem meydana geldi. Nitekim 1896'da Van'a görevli olarak gelen Sadeddin Pasa, şehrin hemen hemen her gün sarsıldığını ifade eder.5 Şubat 1891'de Bitlis ve Van bölgesi bir depremle sarsıldı. Deprem yirmi saniye sürmüştü. İki gün sonra 22 saniye süren sarsıntı ise daha şiddetliydi. Depremde minareler ve kubbeler çöktü. Eski evlerin bir kısmı yıkılırken bir kısmında çatlaklar meydana geldi. Ancak deprem asıl o dönemde Van'a bağlı Adilcevaz'ı vurmuştu. Adilcevaz'da 40 ev yıkılmış, 80 ev ise oturulamayacak derecede hasar görmüştü. Mevsimin kış olmasına rağmen sarsıntıların durmaması yüzünden Vanlılar, soğuk havaya rağmen günlerce dışarıda gecelemişlerdi.1891'de Van'ın ilk deprem raporuSeraskerlik MakamıCenabı Allah memleketimizi bütün afetlerden korusun. 5 Şubat 1891'de Bitlis ve Van'da sabahleyin saat bir buçukta müddeti yirmi saniyeden ibaret olarak, oldukça şiddetli bir ve evvelki gün dahi saat 10 raddelerinde emsali görülmemiş bir şiddetle ve yirmi iki saniye süre ile yine bir iki defa deprem meydana geldiği ve Allah'a şükürler olsun Bitlis'te nüfus vesairece herhangi bir kayıp olmamışsa da Van'da nüfusça kayıp olup olmadığının hâlâ tahkik kılınamayıp, ancak halkın evlerinde ve çarşı ve dükkânlarda haylice zayiat olduğu ve askeri mekânlarda ve askerlerde herhangi bir vukuat olmadığı, yalnız kışla-yı hümâyunun tehlikesiz surette çatladığı ve kale bölüğü deposunun ve su haznesinin bir kısmının yıkılmış olduğu Van ve Bitlis kumandanlıklarından bildirildi ve Dördüncü Ordu-yı Hümâyun Müşiriyeti'nden alınan telgrafnameyle haber verildi. Emrü ferman padişahımızındır. 8 Şubat 1891.Serasker Ali SaibOsmanlı tarihçilerinin hayaliHer insanın hayalleri vardır. Bir tarihçi olarak benim de en büyük hayallerimden biri Osmanlı tarihi ile ilgili önemli eserlerin, seyahatnamelerin, elçi raporlarının Türkçe 'ye kazandırılmasıydı. Araştırmalar sadece Osmanlı kaynaklarına dayanılarak yapılırsa Osmanlı tarihi tam olarak aydınlanamıyordu.Bu sahadaki eksiklikleri gidermek için 6 yıl uğraşarak Zinkeisen'in 7 ciltlik "Osmanlı İmparatorluğu Tarihi'ni geçtiğimiz günlerde Yeditepe yayınları arasında yayınladık. Zinkeisen'in bu eseri Osmanlı İmparatorluğu tarihini anlatan en önemli eserlerden biri olduğu için yıllardan beri tarihçiler arasında adı efsane gibi söylenip, dururdu. Ancak gotik Almanca olmasından ve ayrıca içinde Latince, İtalyanca, İspanyolca, İngilizce, Fransızca ve Yunanca metinlerin de bulunmasından dolayı fazla istifade edilemediği gibi, bir türlü Türkçe 'ye de çevrilememişti.Osmanlı tarihi hakkında bilmediğimiz birçok teferruatlı bilgiyi ihtiva eden bu eseri Türkçe'ye kazandırmamıza yardımcı olan mütercimimiz Nilüfer Epçeli'ye, çevirilerin kontrolünü yapan değerli hocam Kemal Beydilli'ye, tercüme müddetince sabırla bekleyen Yeditepe Yayınevi sahibi Mustafa Karagüllüoğlu'na, bu tercümenin yayınlanmasında en önemli pay sahibi olan değerli meslektaşlarım Uğur Demir ve Ahmet Önal ile eserin Almanca dışındaki metinlerini çeviren Erendiz Özbayoğlu, Mustafa Daş, Levent Kayapınar ve Özlem Kumrular'a tarihçiler adına teşekkür ediyorum. Tarih boyunca beşik gibi sallandıVan ve çevresinin deprem kuşağı üzerinde olduğunu anlamak için bölgenin tarihine kısaca göz atmak yeterlidir. Tarih boyunca bölge onlarca kez sarsılmıştır. Milattan Sonra 1101'den günümüze kadar Van bölgesinde 30 civarında şiddetli deprem meydana gelmiştir.Van depremleriTürkiye'de deprem tarihi hakkında yapılmış en önemli çalışma olan Ambraseys ve Finkel'in "Türkiye'de ve Komşu Bölgelerde Sismik Etkinlikler, 1500-1800" isimli eserleri ile İsmail Mangaltepe'nin "Seyyahların Gözüyle Van, XIX. Yüzyıl" adlı kitabında Van'da meydana gelen depremler anlatılır. Doç. Dr. Erhan AFYONCUDoç. Dr. Erhan AFYONCUİlk ve ortaöğrenimini doğum yeri de olan Tokat'ta gördü. Liseyi tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler Eğitimi Bölümü'ne başladı. Mezun olduktan bir yıl sonra aynı bölümde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1997'de doktora yapan Afyoncu, 2000 yılında yardımcı doçentliğe, 2008 yılında ise doçentliğe yükseldi. 2001 yılında Fen Edebiyat Fakültesi Tarih bölümüne geçiş yaptı.2007 yılında 24 televizyonunda Geçmiş Zaman Olur Ki adlı haftalık bir tarih programına katılmaktaydı. Habertürk televizyonunda Murat Bardakçı ve Pelin Batu ile birlikte Tarihin Arka Odası adlı bir tarih programı yaptı. Ayrıca ilk sayısı 30 Mayıs 2010'da çıkan ancak 22 Mayıs 2011'de yayın hayatı son bulan 'Murat Bardakçı ile Haberturk Tarih' dergisinde de pazar günleri yazdı. Ayrıca derginin akademik koordinasyonu görevini üstlenmişti. 2011 yılında Show TV'de yayınlanan Muhteşem Yüzyıl adlı dizinin ilk sezonunda tarih danışmanlığını yapan Afyoncu, dizinin ikinci sezonunda tarih danışmanlığını bıraktı.Halen Bugün gazetesinde Çarşamba ve Pazar günleri köşe yazıları yazmaktadır.11 Nisan 2012 tarihinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yönetim Kurulu üyeliğine getirilmiştir. van haber, haberler van
VANSESİ ÖZEL
Osmanlı döneminde bölgede meydana geldiğini bildiğimiz ilk deprem 1581'dedir. Hakkında fazla bilgi sahibi olmadığımız bu depremde Van'da fazla hasar meydana gelmemiş gibi görünüyor. Ancak 65 yıl sonraki deprem ise çok yıkıcı olacaktır.
Van'ı yıkan deprem
1626'da Van Gölü'nün güneyinde Bitlis Hizan'da meydana gelen deprem Van'da da hissedildi. 7 Nisan 1646'daki depremde ise Van'dan Hoşap Nehri'nin kuzeyine kadar olan bölge viraneye döndü. Gece yarısı meydana gelen depremde bölgedeki onlarca cami, kilise ve manastır yıkılmıştı. Ulu Camii de (Cami-i Kebir) hasar gören yapılar arasındaydı. Birçok ev harap olmuştu. Birçok yerde kalenin surları yıkılırken bazı yerlerde ise çatlaklar meydana geldi. Van'ın çevresindeki köylerde de hasar çoktu. Evler, değirmenler, camiler ve kiliseler yerle bir olmuştu. Depremden sonra su kuyuları kurudu. Heyelanlar meydana geldi.
Binlerce insanın hayatını kaybettiği bu depremde kaynaklar ölü sayısını tam olarak vermeyip, sayısız insanın gömüldüğünü söyler. Ayrıca dönemin tarihçileri, cenazelerin arabalarla şehir dışına götürülüp, toplu olarak gömüldüğünü söylerler ki bu kayıp sayısının çokluğunu gösterir.
Depremden sonra meydana gelen artçı sarsıntılardan dolayı insanlar evlerine girememişti. Sekiz gün süren şiddetli artçı sarsıntıları üç ay kadar süren hafif artçılar izledi. Şehrin ve kalenin imarı ise depremden sonra yıllarca sürdü.
17. yüzyılın sonlarında Van bölgesinde yine büyük bir deprem meydana geldi. 1690'daki deprem bu sefer o zaman Van'a bağlı Adilcevaz'ı vurmuştu. Adilcevaz'da meydana gelen depremde birçok ev ve bina yıkıldı. Depremi bir sel felaketi takip etti. Van ve civarı sel ile harap olurken, bahçe ve tarlalardaki ürünler zarar gördü.
46 yıl sonra 27 Ekim 1692 akşamı Van bölgesinde bir deprem meydana geldi. Ancak bu depremin fazla yıkıcı olmadığı anlaşılıyor. 14 Nisan 1696'da Van'ın Çaldıran bölgesinde şiddetli bir deprem meydana geldi. Köylerde hasar çoktu.
26 Mart 1701'de Van'da başlayan sarsıntılar durmak bilmedi. Van'da ve bazı köylerde evler yıkıldı. Bunun üzerine Vanlılar şehri terk edip, açık arazide yaşamaya başladılar. Bahar aylarının sonunda sarsıntılar bitti derken 30 Kasım 1701'de Van'da yeni bir deprem meydana geldi. Ancak hafif şiddette bir deprem olduğu için fazla zarar vermedi. 13 Ocak 1705 ve 5 Temmuz 1707'de de fazla şiddetli olmayan depremler yaşandı.
Van ve Erçiş depremi
8 Mart 1715'te şafak vakti meydana gelen deprem günümüzdekine oldukça benziyor. Van Gölü'nün doğusunda meydana gelen depremde Van, Erciş ve civardaki köylerde evler, binalar, kale surları yıkıldı, insanlar öldü. Erciş'te çöken kilise kubbesinin altında 37 kişi can vermişti. Bu deprem Van'ın kuzeyinde etkili olmuştu.
19. yüzyılın sonlarında 1871'den 1900'e kadar bölgede altı büyük deprem meydana geldi. Nitekim 1896'da Van'a görevli olarak gelen Sadeddin Pasa, şehrin hemen hemen her gün sarsıldığını ifade eder.
5 Şubat 1891'de Bitlis ve Van bölgesi bir depremle sarsıldı. Deprem yirmi saniye sürmüştü. İki gün sonra 22 saniye süren sarsıntı ise daha şiddetliydi. Depremde minareler ve kubbeler çöktü. Eski evlerin bir kısmı yıkılırken bir kısmında çatlaklar meydana geldi. Ancak deprem asıl o dönemde Van'a bağlı Adilcevaz'ı vurmuştu. Adilcevaz'da 40 ev yıkılmış, 80 ev ise oturulamayacak derecede hasar görmüştü. Mevsimin kış olmasına rağmen sarsıntıların durmaması yüzünden Vanlılar, soğuk havaya rağmen günlerce dışarıda gecelemişlerdi.
1891'de Van'ın ilk deprem raporu
Seraskerlik Makamı
Cenabı Allah memleketimizi bütün afetlerden korusun. 5 Şubat 1891'de Bitlis ve Van'da sabahleyin saat bir buçukta müddeti yirmi saniyeden ibaret olarak, oldukça şiddetli bir ve evvelki gün dahi saat 10 raddelerinde emsali görülmemiş bir şiddetle ve yirmi iki saniye süre ile yine bir iki defa deprem meydana geldiği ve Allah'a şükürler olsun Bitlis'te nüfus vesairece herhangi bir kayıp olmamışsa da Van'da nüfusça kayıp olup olmadığının hâlâ tahkik kılınamayıp, ancak halkın evlerinde ve çarşı ve dükkânlarda haylice zayiat olduğu ve askeri mekânlarda ve askerlerde herhangi bir vukuat olmadığı, yalnız kışla-yı hümâyunun tehlikesiz surette çatladığı ve kale bölüğü deposunun ve su haznesinin bir kısmının yıkılmış olduğu Van ve Bitlis kumandanlıklarından bildirildi ve Dördüncü Ordu-yı Hümâyun Müşiriyeti'nden alınan telgrafnameyle haber verildi. Emrü ferman padişahımızındır. 8 Şubat 1891.
Serasker Ali Saib
Osmanlı tarihçilerinin hayali
Her insanın hayalleri vardır. Bir tarihçi olarak benim de en büyük hayallerimden biri Osmanlı tarihi ile ilgili önemli eserlerin, seyahatnamelerin, elçi raporlarının Türkçe 'ye kazandırılmasıydı. Araştırmalar sadece Osmanlı kaynaklarına dayanılarak yapılırsa Osmanlı tarihi tam olarak aydınlanamıyordu.
Bu sahadaki eksiklikleri gidermek için 6 yıl uğraşarak Zinkeisen'in 7 ciltlik "Osmanlı İmparatorluğu Tarihi'ni geçtiğimiz günlerde Yeditepe yayınları arasında yayınladık. Zinkeisen'in bu eseri Osmanlı İmparatorluğu tarihini anlatan en önemli eserlerden biri olduğu için yıllardan beri tarihçiler arasında adı efsane gibi söylenip, dururdu. Ancak gotik Almanca olmasından ve ayrıca içinde Latince, İtalyanca, İspanyolca, İngilizce, Fransızca ve Yunanca metinlerin de bulunmasından dolayı fazla istifade edilemediği gibi, bir türlü Türkçe 'ye de çevrilememişti.
Osmanlı tarihi hakkında bilmediğimiz birçok teferruatlı bilgiyi ihtiva eden bu eseri Türkçe'ye kazandırmamıza yardımcı olan mütercimimiz Nilüfer Epçeli'ye, çevirilerin kontrolünü yapan değerli hocam Kemal Beydilli'ye, tercüme müddetince sabırla bekleyen Yeditepe Yayınevi sahibi Mustafa Karagüllüoğlu'na, bu tercümenin yayınlanmasında en önemli pay sahibi olan değerli meslektaşlarım Uğur Demir ve Ahmet Önal ile eserin Almanca dışındaki metinlerini çeviren Erendiz Özbayoğlu, Mustafa Daş, Levent Kayapınar ve Özlem Kumrular'a tarihçiler adına teşekkür ediyorum.
Tarih boyunca beşik gibi sallandı
Van ve çevresinin deprem kuşağı üzerinde olduğunu anlamak için bölgenin tarihine kısaca göz atmak yeterlidir. Tarih boyunca bölge onlarca kez sarsılmıştır. Milattan Sonra 1101'den günümüze kadar Van bölgesinde 30 civarında şiddetli deprem meydana gelmiştir.
Van depremleri
Türkiye'de deprem tarihi hakkında yapılmış en önemli çalışma olan Ambraseys ve Finkel'in "Türkiye'de ve Komşu Bölgelerde Sismik Etkinlikler, 1500-1800" isimli eserleri ile İsmail Mangaltepe'nin "Seyyahların Gözüyle Van, XIX. Yüzyıl" adlı kitabında Van'da meydana gelen depremler anlatılır. Doç. Dr. Erhan AFYONCU
Doç. Dr. Erhan AFYONCU
İlk ve ortaöğrenimini doğum yeri de olan Tokat'ta gördü. Liseyi tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler Eğitimi Bölümü'ne başladı. Mezun olduktan bir yıl sonra aynı bölümde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1997'de doktora yapan Afyoncu, 2000 yılında yardımcı doçentliğe, 2008 yılında ise doçentliğe yükseldi. 2001 yılında Fen Edebiyat Fakültesi Tarih bölümüne geçiş yaptı.
2007 yılında 24 televizyonunda Geçmiş Zaman Olur Ki adlı haftalık bir tarih programına katılmaktaydı. Habertürk televizyonunda Murat Bardakçı ve Pelin Batu ile birlikte Tarihin Arka Odası adlı bir tarih programı yaptı. Ayrıca ilk sayısı 30 Mayıs 2010'da çıkan ancak 22 Mayıs 2011'de yayın hayatı son bulan 'Murat Bardakçı ile Haberturk Tarih' dergisinde de pazar günleri yazdı. Ayrıca derginin akademik koordinasyonu görevini üstlenmişti. 2011 yılında Show TV'de yayınlanan Muhteşem Yüzyıl adlı dizinin ilk sezonunda tarih danışmanlığını yapan Afyoncu, dizinin ikinci sezonunda tarih danışmanlığını bıraktı.
Halen Bugün gazetesinde Çarşamba ve Pazar günleri köşe yazıları yazmaktadır.
11 Nisan 2012 tarihinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yönetim Kurulu üyeliğine getirilmiştir.
van haber, haberler van
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.