Köşe Yazıları Haber Girişi: 25.02.2017 - 13:56, Güncelleme: 15.10.2020 - 08:22

Van kırmızısı

 

Van kırmızısı

Pencere içindeki saksıları avlunun en güneş gören köşesine taşıdı. Öyle özenliydi ki toprağı değiştirirken çiçeklerin dallarına, yapraklarına ve köklerine zerre kadar zarar vermedi. Nemli köklerde kalan toprak parçacıklarına dokunmadı. Yeni harmanladığı toprağı saksılara doldurdu. Sonra da bakraçtan tas tas aldığı suyu parmaklarını süzgeç yaparak yenileme suyunu verdi.
Pencere içindeki saksıları avlunun en güneş gören köşesine taşıdı. Öyle özenliydi ki toprağı değiştirirken çiçeklerin dallarına, yapraklarına ve köklerine zerre kadar zarar vermedi. Nemli köklerde kalan toprak parçacıklarına dokunmadı. Yeni harmanladığı toprağı saksılara doldurdu. Sonra da bakraçtan tas tas aldığı suyu parmaklarını süzgeç yaparak yenileme suyunu verdi.   Çiçekleriyle fısır fısır konuşurdu. Küpeliler, sardunyalar, menekşeler onun camgüzelleriydi. Hani bir yarışma düzenlense, adı da pencere içinde büyütülen çiçekler yarışması konsa ve o da katılsa o yarışmaya ödüllerinin tekmilini toplardı.   "Ah bir de şerbetini, reçelini yapabileceğim ve her sabah avludan, açık duran pencereden rüzgârın getirdiği kokusunu duyacağım güllerim olsa." Dediğinde, o dileğini yerine getirmem görev olmuştu.   Her yerde vardı Van kırmızısı güller. Adıyla şanıyla Van'ın kızıl gülüydü. Ama öylesine bir fidanını bulmalıydım ki toprak damlı evimizin küçük avlusundaki toprağı yadırgamayacak, kök salabilecekti.   O gül ki reçeli yapıldığında Van'ın ünlü kahvaltı salonlarının en revaçta reçelleri arasında yerini alırdı. Dört Yol Kahvaltı salonunun sahibi Ali Asker Amcamın en gözde sunumlu kahvaltı çeşnisiydi. Beyaz porselen tabağa yayılmış camız kaymağının ya da yayığından taze çekilmiş tereyağının üzerine özel çömçesiyle damlatıldığında rengiyle, hoş kokusuyla, lezzetiyle:   "Yanılmadınız ben Van kırmızısıyım."Derdi.   Van'ın kızıl gülü özel olarak amcama getirilir, yaprakları hamarat yengemizin özel seçkisiyle ayrılıp önce şerbete bırakılır sonra kaynatılarak reçele dönüştürülürdü.   Kimi:   "Yav bu Isparta gülü." Dese de Isparta gülüyle Van'ın kızıl gülü farklıdır. Belki renk benzerliği olabilir ama iş reçele ve şerbete dönüştürüldüğünde anlaşılır ki Isparta gülü ile Van'ın kızıl gülü apayrı gül çeşitleridir.     YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ 
Pencere içindeki saksıları avlunun en güneş gören köşesine taşıdı. Öyle özenliydi ki toprağı değiştirirken çiçeklerin dallarına, yapraklarına ve köklerine zerre kadar zarar vermedi. Nemli köklerde kalan toprak parçacıklarına dokunmadı. Yeni harmanladığı toprağı saksılara doldurdu. Sonra da bakraçtan tas tas aldığı suyu parmaklarını süzgeç yaparak yenileme suyunu verdi.

Pencere içindeki saksıları avlunun en güneş gören köşesine taşıdı. Öyle özenliydi ki toprağı değiştirirken çiçeklerin dallarına, yapraklarına ve köklerine zerre kadar zarar vermedi. Nemli köklerde kalan toprak parçacıklarına dokunmadı. Yeni harmanladığı toprağı saksılara doldurdu. Sonra da bakraçtan tas tas aldığı suyu parmaklarını süzgeç yaparak yenileme suyunu verdi.

 

Çiçekleriyle fısır fısır konuşurdu. Küpeliler, sardunyalar, menekşeler onun camgüzelleriydi. Hani bir yarışma düzenlense, adı da pencere içinde büyütülen çiçekler yarışması konsa ve o da katılsa o yarışmaya ödüllerinin tekmilini toplardı.

 

"Ah bir de şerbetini, reçelini yapabileceğim ve her sabah avludan, açık duran pencereden rüzgârın getirdiği kokusunu duyacağım güllerim olsa." Dediğinde, o dileğini yerine getirmem görev olmuştu.

 

Her yerde vardı Van kırmızısı güller. Adıyla şanıyla Van'ın kızıl gülüydü. Ama öylesine bir fidanını bulmalıydım ki toprak damlı evimizin küçük avlusundaki toprağı yadırgamayacak, kök salabilecekti.

 

O gül ki reçeli yapıldığında Van'ın ünlü kahvaltı salonlarının en revaçta reçelleri arasında yerini alırdı. Dört Yol Kahvaltı salonunun sahibi Ali Asker Amcamın en gözde sunumlu kahvaltı çeşnisiydi. Beyaz porselen tabağa yayılmış camız kaymağının ya da yayığından taze çekilmiş tereyağının üzerine özel çömçesiyle damlatıldığında rengiyle, hoş kokusuyla, lezzetiyle:

 

"Yanılmadınız ben Van kırmızısıyım."Derdi.

 

Van'ın kızıl gülü özel olarak amcama getirilir, yaprakları hamarat yengemizin özel seçkisiyle ayrılıp önce şerbete bırakılır sonra kaynatılarak reçele dönüştürülürdü.

 

Kimi:

 

"Yav bu Isparta gülü." Dese de Isparta gülüyle Van'ın kızıl gülü farklıdır. Belki renk benzerliği olabilir ama iş reçele ve şerbete dönüştürüldüğünde anlaşılır ki Isparta gülü ile Van'ın kızıl gülü apayrı gül çeşitleridir.

 

 

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.